1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/11682 E., 2026/5239 K.

Yargıtay 21.04.2026 Sayı: 2025/11682 E. - 2026/5239 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/11682 E. , 2026/5239 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2024/937 E., 2024/1313 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Gaziantep 4. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2013/27 E., 2018/887 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA\t

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı kazalı ...'in davalı şirketlere ait .. - .. otel inşaatında 23.04.2008 tarihinde kalıpçı olarak çalışmaya başladığı, günlük 60,00 TL yevmiye aldığı, aylık ücretinin ise 1.800,00 TL olduğu, davalı işverenlere ait işyerinde gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması neticesinde iş kazası meydana geldiği, müvekkili ile birlikte bir kişi daha yaralandığı, 2 kişinin öldüğü, davalılar tarafından iş güvenliği ve sağlığı ile ilgili önlemlerin alınmadığı, kaza neticesinde müvekkilinin iş gücünde büyük oranda azalma meydana geldiğinden bahisle davacı kazalı için 247.426,97 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, eş için 500,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi, çocuk için 500,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... İnş. Elk. Mak. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ... Şirketi arasında taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, anlaşmaya göre ..'teki otellerin yapımı konusunda müteahhitin ... Şirketi olduğunu, taşeronun .. Şirketinin sahibi ... olduğunu, bu nedenle husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı işçinin taşeron firmanın sigortalı işçisi olduğunu, müvekkilinin meydana gelen iş kazasında herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi davanın tarafı da olmadığını, müvekkil şirketin iş güvenliği ve sağlığı konusunda gerekli bütün önlemlerini aldığını ve kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kule vinç operatörü oluğunu, müvekkilinin alçıpan dolu paleti platforma indirdikten sonra güvenlik nedeniyle vinci kapattığını, bu nedenle vinç halatının yukarıya doğru çekilmesinin de mümkün olmadığını, kazanın asıl nedeninin platformdan kaynaklandığını, müvekkili ...'ın meydana gelen kaza da kusurunun olmadığını, davacıların talep ettiği manevi tazminat bedellerinin meydana gelen zararla kıyaslandığında oldukça fahiş olup zenginleşme amacı güttüğünden davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2018 tarihli kararında özetle, kazanın meydana gelişinde davacı kazalının kusursuz olduğu, davalılar alt işveren ..., asıl işveren ... Şirketi ve vinç operatörü ...'ın kusur oranlarının %100 olduğu, kendi aralarındaki kusur dağılımının açacakları rücu davasında yeniden tartışılabileceği, davacı kazalının tespit edilen sürekli iş göremezlik oranının %15,00 olduğundan bahisle kazalı lehine 104.592,44 TL, 40.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, davacılar eş ve çocukların maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... İnş. Elk. Mak. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı ... vekili vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli kararıyla davacılar vekilinin istinaf isteminin hesaba esas ücret yönünden, davalılar ... ve ... şirketinin istinaf istemlerini ise davacı kazalıya verilen manevi tazminat tutarı yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı kazalının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı kazalı lehine 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, davacılar eş ve çocuğun maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... İnş. Elk. Mak. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz istemin bulunulması üzerine Dairemiz'in 11.07.2023 tarihli kararı ile somut olayda, davacı kazalının kusursuz olduğu kabul edilmekle birlikte, davanın tarafları ile dava dışı kişiler arasındaki kusurun aidiyeti ve oranları yönünden yeterli inceleme yapılmaksızın, davalılar ..., ... Şirketi ve vinç operatörü ...'ın kusurlu oldukları ve tüm kusurun işverene ait bulunduğu kabul edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğu, kazanın meydana geldiği inşaat işi kapsamında yer alan gerçek ve tüzel kişiler arasındaki hukuki ilişkilerin, taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerin, ceza dosyasında verilen kesinleşmiş kararın, aynı olaya ilişkin rücuan tazminat ve diğer tazminat davalarında alınan kusur raporlarının, ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişi raporunun birlikte değerlendirilerek kazanın oluşumunda yer alan tüm kişi ve kuruluşların kusur durumları ile kusur oranlarının belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda önceki raporları düzenleyenlerden farklı ve alanında uzman bilirkişi heyetinden, taraflar arasındaki hukuki ilişkileri, iş organizasyonunu, işverenlik ve alt işverenlik ilişkilerini, ceza dosyasında kesinleşen maddi olguları ve mevcut raporlar arasındaki çelişkileri irdeleyen denetime elverişli yeni bir kusur raporu alınması gerektiği, yeniden hesap raporu alınmasının gerekli görülmesi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan hesap raporundaki bilinen ve bilinmeyen dönemlerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin korunması ve usuli kazanılmış hakların da gözetilmesi suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 19.11.2024 tarihli son karar ile davacı kazalının iş kazası nedeniyle %15,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın meydana gelişinde davacı kazalı ...'ın %5, dava dışı .. İnşaat Tur. ve Tic. A.Ş.'nin %15, davalı asıl işveren ... şirketinin %25, davacının işvereni olan davalı ...’ın (.. firması) %35, davalı Kule vinç operatörü ..’in %10, dava dışı alçıpan işçisi ... ...'ın %2,5, dava dışı Kule vinç operatörünü yönlendiren işçi ..'nım %2,5, dava dışı iş güvenliği uzmanı ..'un %5 oranında kusurlu oldukları, dava dışı .. Büyükşehir Belediyesi, dava dışı ... Gayrımenkul Yatırım Ortaklığı, dava dışı YPU Yapı Proje Şirketi, dava dışı şantiye şefi ... ..'un ise kusursuz oldukları kabulünden hareketle davacı kazalının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı kazalı lehine 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, davacılar eş ve çocukların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1-Davalı ... şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı müvekkili şirketin dava konusu iş kazasının meydana gelmesinde herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... İnşaat Elektrik Makine ve Taahhüt Sanayi ve ... Ltd. Şti.’ne %25 oranında kusur verilmesinin herhangi bir dayanak ve gerekçesinin bulunmadığını, kule vinç operatörü ..., kazazede ..., alçıpan işçisi ... ..., hakkında ceza davası açılan İsa Dündar ve iş güvenliği mühendisi ... hakkında belirlenen kusur oranlarının da yetersiz incelemeye ve gerekçesiz değerlendirmelere dayandığını, bu nedenle kusur dağılımının hatalı olduğunu, dava konusu olayda kazanın meydana geldiği taşınmazın malikinin .. Büyükşehir Belediyesi olduğunu, inşaat işinin anahtar teslimi olarak sırasıyla .. Şirketine, ardından müvekkili ... Şirketine ve son olarak ...’ın şahıs firmasına devredildiğini, davacının da ...’ın sigortalı çalışanı olduğunu, aynı olaya ilişkin ceza yargılamasında ... hakkında kusuru bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu nedenle anahtar teslim sözleşme ilişkileri dikkate alındığında müvekkili şirkete kusur yüklenemeyeceğini, taşeronun beraat ettiği bir olayda müvekkili şirketin kusurlu kabul edilmesinin de hukuken mümkün olmadığını, aynı olay nedeniyle açılan rücuan tazminat davasında alınan 14.11.2018 tarihli kusur raporunda müvekkiline herhangi bir kusur verilmediğini, eldeki dosyada bilirkişilerin farklı dosyalardaki raporlar arasındaki çelişkileri giderecek şekilde gerekçeli değerlendirme yapmak yerine soyut ifadelerle rapor düzenlediklerini, bu nedenle raporun eksik ve hatalı olduğunu, ayrıca davacı tarafın ücret hesabının da hatalı yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2-Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusur raporunu düzenleyen bilirkişilerin, aynı olay nedeniyle yürütülen ceza yargılamasında müvekkili hakkında beraat kararı verildiğini ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini göz önünde bulundurmadıklarını, bu nedenle kusur değerlendirmesinin eksik ve hatalı olduğunu, ceza dosyasındaki tespitlerin dikkate alınması halinde müvekkiline kusur yüklenemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme Gerekçe

a.Davalı şirket vekilinin davacı kazalı ...'ın manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin davacı kazalı için 247.426,97 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, eş için 500,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi, çocuk için 500,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava ettiği, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz incelemesine konu son kararı ile davacı kazalının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı kazalı lehine 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, davacılar eş ve çocukların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği gözetildiğinde, davacı kazalı lehine hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı şirket vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

b. Temyiz eden davalılar vekillerinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

1.Davalı şirket vekilinin davacı kazalının manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

2.Temyiz eden davalılar vekillerinin diğer hükümlerle ilgili olarak yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı şirket ve ...'dan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı