10. Hukuk Dairesi 2025/11522 E. , 2026/4818 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2025/1365 E., 2025/1367 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Burdur İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2024/64 E., 2024/24 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA\t
Davacı vekili dava dilekçesinde, 13.03.2019 tarihindeki iş kazası sonucu sol bacağını ve sol gözünü kaybeden davacının, maluliyet aylığı bağlanması talebinin reddine dair Sosyal Güvenlik Kurumu işleminin iptali ile iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik/maluliyet oranının tespiti ve kaza (veya başvuru) tarihinden itibaren maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacının iş kazası sonrası sürekli iş göremezlik oranının yasal mevzuata uygun olarak %47 olarak tespit edildiğini ve kendisine 01.05.2019 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, maluliyet aylığı için aranan %60 çalışma gücü kaybı şartının oluşmadığını ve Kurum işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; \"Davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde:
A. 13.03.2019 tarihli iş kazası neticesinde müvekkilinin sol bacağının ampute edildiğini ve sol gözünde tam görme kaybı oluştuğunu, alınan Adli Tıp Raporunun kazadan sonra yürürlüğe giren yönetmelik hükümlerini ve geçici maddeleri hatalı uyguladığını, müvekkilinin askerlik terhisi ve işe giriş sağlık raporları ile sabit olan sağlamlık\" durumuna rağmen, gözdeki kaybın kaza ile illiyetinin çocukluk travması iddiasıyla reddedilmesinin somut dayanaktan yoksun olduğunu, nitekim ceza dosyasındaki rapor ve engelli sağlık kurulu raporlarında %65 oranında maluliyet tespit edildiğini, göz ve bacak kaybının Balthazard veya ilgili mevzuat hükümlerine göre birlikte değerlendirilmesi gerekirken sadece bacak üzerinden yapılan eksik hesaplamayla maluliyetin %60'ın altında bırakılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 13.03.2019 tarihinde geçirdiği iş kazası sebebi ile en az %60 çalışma gücü kaybı bulunduğu ve maluliyet aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
1.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 25. ve 26. maddesidir. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 25. maddesi “Sigortalının veya işverenin talebi üzerine, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını, (e) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır.” hükmünü içermekte olup, malul sayılma için 506 sayılı Kanun'da öngörülen çalışma gücünün en az 2/3’sini yitirmiş olma hali, 01.10.2008 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 25. maddesindeki yasal düzenlemede “çalışma gücünün en az %60’ını kaybetme” olarak öngörülmüştür.
Anılan Kanun’un 26. maddesinde ise “Sigortalıya malûllük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının; a) 25. maddeye göre malûl sayılması, b) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması, e) Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya iş yerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması halinde malûllük aylığı bağlanır...\" hükmü getirilerek, “malullük aylığı” bağlanma şartları düzenlenmiştir.
2.Somut olayda, davacının maluliyet durumuna ilişkin olarak Antalya Kurum Sağlık Kurulunun 21.11.2019 tarihli kararı ile Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 10.02.2020 tarihli kararında mülga Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmediği belirtilmiş, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 25.05.2023 tarihli raporunda ise kaza tarihinden sonra yürürlüğe giren 28.09.2021 tarih ve 31612 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak çalışma gücü kaybı orta derecede (%50-59) saptanmış; buna karşın Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun 16.05.2024 tarihli raporunda bir önceki kurul raporuyla açıkça çelişecek şekilde, kaza tarihinde mülga olan 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri tatbik edilerek meslekte kazanma gücü kaybı %42 olarak hesaplanmış olup, mahkemece anılan raporlara dayanılarak eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; 28.09.2021 tarih ve 31612 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak davacının talebini değerlendirmek üzere dosyanın Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kuruluna gönderilmesi, bu doğrultuda denetime elverişli rapor alınması suretiyle sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2026 tarihinde karar verildi.