10. Hukuk Dairesi 2025/11171 E. , 2026/1545 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/209 E., 2025/906 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/43 E., 2023/279 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde; müvekkili davacının 01.07.2008 tarihinden itibaren bu zamana kadar 2...9 tahsis numarası ile yaşlılık aylığı almakta olduğunu, yaklaşık 6 seneden bu yana sorunsuz bir şekilde maaşının davalı tarafından ödendiğini, ancak 15.06.2014 tarihinden itibaren maaşının ödenmediğini, bu nedenle 02.09.2014 tarih ve 12319197 sayılı yazı ile davalı Kuruma başvurularak yaşlılık aylığının tekrar ödenmesini talep ettiklerini, Kurumun 04.09.2014 tarih ve 24033795/ 743/ 0...3 sayılı yazısı ile davacının ... numaralı işyerinde geçen 02.05.2008-31.05.2008 tarihleri arasındaki çalışmasının fiili olmadığı gerekçesiyle yaşlılık ayılığının iptal edildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin ... isimli işyerindeki çalışmasının fiili olduğunu, ayrıca davacının ... numaralı işyerindeki 2007/10. aya ait kayıtların kaybedildiğini, bu aya ait hizmetin kayıtlarının kaybedilmemesi halinde müvekkilinin yaşlılık aylığı almaya devam edeceğinin de davalı Kurum yazasından sabit olduğunu, bu nedenle Kurum işleminin haksız olduğunu belirterek, davacının 2...9 tahsis numarası ile davalıdan almakta olduğu yaşlılık aylığının davalı tarafından iptaline dair Kurum işleminin iptali ile davacıya yaşlılık aylığının ödenmesine, ödenmeyen yaşlılık aylıklarının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğünün 2015/20822 Esas sayılı dosyasında 83.939,68 TL 'nin tahsili amacıyla takip başlatıldığını, davalı borçlunun itiraz ettiğini, borçlu itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağının tahsiline, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin söz konusu takibe yaptığı itirazın haklı olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Asıl davanın reddine,
2-Davacının .... İcra Müdürlüğünün 2015/20822 sayılı dosyasındaki takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 61.963,64 TL asıl alacak ve 21.921,66 TL işlemiş faiz yönünden devamına, 54,38 TL işlemiş faiz yönünden takibin iptaline,
3-İcra inkar tazminatı talebinin alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden reddine," karar verilmiştir. karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı - birleşen davada davacı Kurum vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada Kurum işleminin iptali; birleşen davada itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davacı/birleşen davada davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi, gerekir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin ikinci fıkrasında “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; ... diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ... hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilir” hükmü öngörülmüştür. Buna göre, itirazın iptali davalarında tarafların talebi ve alacağın likit olması halinde icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Eldeki dosyada, birleşen itirazın iptali davasında mahkemece takibe konu alacağın likit olmadığı gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de; davacı Kurum yersiz ödenen aylığın tahsili için icra takibi yapmış olduğundan, dolayısıyla alacak likit ve belli olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.