10. Hukuk Dairesi 2025/11110 E. , 2026/4941 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2024/2281 E., 2025/958 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Kütahya 1. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2019/289 E., 2024/100 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA\t
Davacı vekili dava ve talep artırım dilekçesinde özetle; sigortalının 03.01.2016 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin alınması gerekli tüm iş güvenliği önlemlerini aldığını, gerekli eğitimleri verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1-Davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulüne, 3.036.038,95 TL tazminatın 03.01.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
2-Davanın manevi tazminat talebi yönünden kabulüne, 150.000,00 TL tazminatın 03.01.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalıya ait işyerinde elektrikçi ustası olarak çalışan davacının 03.01.2016 tarihinde meydana gelen kazada sağ gözünden ağır yaralandığı, Adli Tıp 2. Üst Kurulu 23.03.2023 tarihli kararı ile davacının maluliyet oranının %36,2 olarak kesinleştiği, kusura ilişkin 07.02.2021 tarihli bilirkişi kurulunun raporunda ... denetmen raporuna aynen katıldıklarını belirttikleri, anılan ... raporunda davalı işverenliğin meydana gelen kazada %90 oranında kusurlu olduğu, davacının % 10 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, kazalı işçinin davalı işyerinde çalıştığı esnada iş kazası neticesinde yaralandığı, Mahkeme tarafından hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranlarının olayın oluşuna uygun olduğu, davacının ücretinin işyeri kayıtlarına göre belirlendiği, hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosuna göre davacının bakiye ömrünün tespit edildiği, aktif devre ve pasif devre zarar hesaplarının yapıldığı, gerekli arttırım ve iskontoların uygulandığı anlaşıldığından dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile istinaf edenin sıfatı, istinaf kapsam ve nedenleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde tarafların bu yönlere ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, tedavi süreci ve olaydaki kusur ve gelir durumu, kaza tarihi yukarıda belirtilen ilkeler göz önüne alındığında Mahkemece 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin fazla bulunduğu, davalı tarafın bu yöndeki istinafının kabulü ile kararın kaldırılarak taktiren 70.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun bulunduğu gerekçesiyle;
A-Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,
B-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Kütahya 1. İş Mahkemesinin 2019/289 Esas-2024/100 Karar sayılı ilamının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
1-Davanın kısmen kabulü ile
Davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulüne, 3.036.038,95 TL tazminatın 03.01.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, 70.000,00 TL tazminatın 03.01.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Hesap raporlarına itirazlar doğrultusunda ve en güncel verilere göre zararlarının hesaplanması gerektiğini,
b. Hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat tutarının gerçek zararı karşılamaktan uzak olduğunu,
c. İş kazasında davacının kusurunun bulunmadığını,
d. Lehe takdir edilen yargılama gideri, harç, vekalet ücreti alacaklarının düşük olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Kusur tespitine itirazın değerlendirilmediğini, kusur raporunun yetersiz olduğunu, kazazedenin kusur oranı tüm itirazlara rağmen düşük tespit edildiğini,
b. Adli Tıp Raporunun hukuki denetime elverişli olmadığını,
c. Hesap raporuna itirazların değerlendirilmediğini, ücret hesabının hatalı olduğunu, sosyal haklar adı altında ispata yarar evrak olmadığını,
d. Zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını,
e. Manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu,
f. Faizlerin olay tarihinden itibaren başlatılması da hakkaniyetli ve yasal olmadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
b.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
c.Dosya içeriğine göre temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Manevi tazminata yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,
2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3. Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.