10. Hukuk Dairesi 2025/10768 E. , 2026/3481 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2023/67 E., 2024/197 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalılar ... ve Kurum vekilleri ile ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:\t
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı apartman nezdinde 01.06.2002–05.07.2010 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının iddialarının yerinde olmadığını, ayrıca davacının Kuruma herhangi bir başvurusunu da bulunmadığını, Kurumun bu konuda bir ret kararı bulunmadan doğrudan işbu davanın açılmasının yerinde olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili beyan dilekçesinde özetle; apartmanda bugüne kadar hiç kapıcı çalışmadığını, davacının binada kiracı olarak oturduğunu ve bina dışındaki evlere temizliğe gittiğini, aynı zamanda iki apartmana dışarıdan baktığını, bir başka işyerinde de sigortalı çalıştığını, son iki yılda da aynı binada ikamet eden Dr. ...'in çocuğuna bakmakta iken, rahatsızlandığından ve ücret alamadığından bahisle bina yönetimine hitaben 06.07.2010 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi keşide ederek, 20.07.2010 tarihinde evi boşalttığını, davacı ile aynı evde kalan ...'ın evlere temizliğe gittiğini, çeşitli işlerde çalıştığını, boş kaldıkça özellikle akşamları İş Kanunu 5/4 maddesindeki istisnalar bağlamında aynı binada oturan davalının evine temizliğe gittiğini, çamaşır, ütü, bulaşık gibi her türlü işi yaptığını, çöpleri attığını, binayı yıkadığını ve ücretini aldığını, ancak davacının hiç kimseye herhangi bir hizmet vermediğini, bu iki kişiden hangisinin kiracı hangisini kapıcı olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının muhtarlık kaydına göre binaya 30.07.2003 tarihinde geldiği ve sözleşmesinin de 01.08.2003 tarihinde başladığı ortadayken davacının binada 01.06.20 02... .07.2010 tarihleri arasında sürekli çalıştığı iddiasının doğru olmadığını açıklamıştır.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2015 tarih ve 2010/743 - 2015/2167 E.K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacının galip vasfı çocuk bakımı işi olan işyerinde 1.8.2003-5.7.2010 döneminde tam zamanlı ve sürekli çalıştığından 1.8.2003-4.10.2009, 1.2.2010-5.7.2010 döneminde toplam 2378 gün hizmet akdiyle ve işçi sıfatıyla çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin isteklerin reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı, davalılardan Kurum, ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 21.12.2017 tarih ve 2016/5636 - 2017/10920 E.K. sayılı kararı ile;\"...Somut olayda, davacı uyuşmazlık konusu dönem içerisinde Apartman Görevlisi olarak geçen hizmetlerinin tespiti isteminde bulunmakla kurulan hükümde davacının çalışmalarının hangi işyeri nezdinde geçtiği açıkça belirtilmeksizin tüm çalışmalarının davalı Apartman Yönetimi nezdinde çocuk bakımı faaliyeti olarak değerlendirilmesi hatalı olmuştur.
Gerçekten, çocuk bakımı faaliyetinin hangi işverenlik nezdinde geçtiği hususu netleştirilmeden, davalı Apartman Yöneticisi olarak gösterilen ... 'a usulüne uygun, geçerli bir tebligat yapılmadan, davalılar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmadan, yetersiz ve çelişkili tanık beyanları esas alınarak kurulan hüküm hatalı olmuştur. Yapılacak iş; 1- Davacının Apartman Görevlisi olarak geçen çalışma iddialarına ilişkin olarak, uyuşmazlık konusu dönem içerisinde davalı apartmanda ve bu apartmana komşu olan apartmanlarda oturan veya işyeri bulunan kişiler ve komşu apartmanlarda kapıcı olarak çalışanlar ile dava konusu apartmana yakın bakkal ve apartman yöneticileri tanık olarak tespit edilerek bu kişilerin davacının tüm mesaisini davalı apartmana hasredip hasretmediği, davacının davalı apartman dışında başkaca hizmet verip vermediği hususunda beyanlarına başvurmak,
a) Davacının davalı Apartman Yönetimi nezdinde Apartman Görevlisi olarak hizmette bulunduğunun tespit edilmesi halinde, davalı apartmanın büyüklüğü, daire sayısı, bahçesi, ısınma sistemi göz önünde bulundurularak çalışmanın part-time olup olmadığı saptanarak part-time çalışmanın kabulü halinde, davacının sürekli olarak bir günde kaç saat çalıştığı, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenerek, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç işgücüne karşılık olduğu hususunda bir uzman bilirkişinin görüşünü almak,
b) Davacının hizmetinin şimdiki gibi baskın çocuk bakımı faaliyeti olarak tespit edilmesi halinde, çocuğun ebeveynleri davaya dahil edilerek tarafların gösterecekleri delilleri nazara almak,
2- Dahili davalı ...'ın hangi tarihten itibaren davalı Apartman'da kat maliki olduğunu tespit ederek buna göre ... ve davalı Apartman Yöneticisi olduğu iddia .... bir değerlendirmede bulunmak, bu şekilde davacının hangi işveren nezdinde, hangi dönemde ve ne kadar süre ile çalıştığı hususları açıkça ortaya konulduktan sonra, Mahkemece bir karar vermekten ibarettir.\" şeklindeki gerekçelerle hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2021 tarih ve 2018/48 E.- 2021/614 K. sayılı kararıyla; bozma kararına uyularak yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davacının davasının kısmen kabulü ile
1-Davacının 01.08.20 03... .05.2008 tarihleri arasında ...'ın evinde kısmi zamanlı olarak her ay 20 gün üzerinden toplam 1160 gün çalıştığının tespitine,
2-Davacının 01.08.20 03... .07.2010 tarihleri arasında ... Apartmanında kısmi zamanlı apartman görevlisi olarak her ay 10 gün üzerinden, 2010 yılı Temmuz ayında 2 gün üzerinden, 2009 yılı Ekim ayında 1 gün üzerinden olmak üzere toplam 793 gün çalıştığının tespitine,
3-Davacının 30.05.20 08... .07.2010 tarihleri arasında ... ve ...'in evinde kısmi zamanlı olarak her ay 20 gün üzerinden, 2010 yılı Temmuz ayında 3 gün üzerinden, 2009 yılı Ekim ayında 2 gün üzerinden olmak üzere toplam 445 gün çalıştığının tespitine,
4-Davacının 05.10.20 09... .01.2010 tarihleri arası talebi için ise karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacının 01.06.20 02... .07.2003 tarihleri arası talebinin reddine,
6-Dahili davalı ...'a karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Kurum vekili, ..., ... ve ... tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Daire kararı ile; \" ... Somut olay bakımından verilen kararın hükümde adları geçen ... ve ...’in hak alanını ilgilendirdiği, davacı tarafından 31.07.2018 tarihli dilekçe ile çocuk bakıcısı olarak yanlarında çalıştığı ... ve ...’in davaya dahil edilmesi talebinde bulunduğu, Mahkemece bu şahısların “... Mahallesi, ...-Ankara” kayıtlı MERNİS adreslerine “şirket yetkilisi bulunmadığından daimi işçi ...” isimli şahsa 12.02.2020 tarihinde ayrı ayrı, usulüne uygun olmayan şekilde tebliğ edildiği, ...’in duruşmada dinlendiği, ...’in ise yazılı olarak beyanına başvurulduğu anlaşılmakla, davanın kamu düzenine ilişkin niteliği gereği H.M.K m. 124 gereğince ... ve ...’e usulüne uygun bir biçimde husumet yöneltilmeden, davaya katılımları sağlanmadan kurulan hüküm bozmayı gerektirmektedir. Belirtilen neden ve açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde; H.M.K’nın 124. maddesi gereğince dahili davalılar ... ve ...’e dava dilekçesi, bilirkişi raporları, gerekçeli karar, Yargıtay bozma ilamı, dahili davalı dilekçesi, duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edilerek savunma hakkı tanınmalı, anılan şahısların davaya katılımları sağlanmalı ve bu davalıların göstereceği deliller de gözetilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.\" şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.\t
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 07.05.2024 tarih ve 2023/67 E.- 2024/197 K. sayılı kararıyla; bozma kararına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının davasının kısmen kabulü ile 1-Davacının 01.08.20 03... .05.2008 tarihleri arasında ...'ın evinde kısmi zamanlı olarak her ay 20 gün üzerinden toplam 1160 gün çalıştığının tespitine,
2-Davacının 01.08.20 03... .07.2010 tarihleri arasında ... Apartmanında kısmi zamanlı apartman görevlisi olarak her ay 10 gün üzerinden, 2010 yılı Temmuz ayında 2 gün üzerinden, 2009 yılı Ekim ayında 1 gün üzerinden olmak üzere toplam 793 gün çalıştığının tespitine,
3-Davacının 30.05.20 08... .07.2010 tarihleri arasında ... ve ...'in evinde kısmi zamanlı olarak her ay 20 gün üzerinden, 2010 yılı Temmuz ayında 3 gün üzerinden, 2009 yılı Ekim ayında 2 gün üzerinden olmak üzere toplam 445 gün çalıştığının tespitine,
4-Davacının 05.10.20 09... .01.2010 tarihleri arası talebi için karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacının 01.06.20 02... .07.2003 tarihleri arası talebinin reddine,
6-Dahili davalı ...'a karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, kararın tüm mat malikleri açısından verilmesi gerektiğini, salt davalı yönünden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yargılama aşamasında toplanan deliller, en son dinlenen tanık ve diğer dinlenen tüm tanıkların, davacının kapıcılık yapmadığını ve çocuk bakıcılığı yaptığını ifade ettiklerinden, davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediğini, işbu davada Kurumun fer'i müdahil sıfatına haiz olduğundan aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, eylemli ve gerçek çalışma olgusunun yöntemince ortaya konulamadığını, davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; davanın husumetten ve hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun Ek 9. maddesi gereğince 10 gün ve fazlası olan çalışmaların zorunlu sigortalılığa tabi olduğunu, Mahkemece usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
4.Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; davanın husumetten ve hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun Ek 9. maddesi gereğince 10 gün ve fazlası olan çalışmaların zorunlu sigortalılığa tabi olduğunu, Mahkemece usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... ve Kurum vekilleri ile ... ve ...'in yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.