10. Hukuk Dairesi 2025/10236 E. , 2026/3770 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2025/656 E., 2025/1022 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Bursa 2. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2024/474 E., 2025/48 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA\t
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının 23.08.2016 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada kusuru olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;
\"Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 24/10/2024 tarih ve 2024/17 64... /2190 Karar sayılı ilamı ile \"Maddi tazminatın karar tarihine yakın verilerle hesaplanması kamu düzenine ilişkin olduğu için, karar tarihine yakın hesap raporu alınarak yeniden karar verilmelidir. \" denilmek suretiyle kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş, mahkememizce karar tarihine yakın yeniden hesap raporu alınmıştır. Hesap raporunda belirlenen tazminat miktarı davacının ıslah talebini aştığı, ek dava da açmadığı anlaşılmakla ıslah talebi ile bağlı kalınarak tazminata hükmedilmiştir.
1-Davanın kabulüne;
- 574.839,12 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
- 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalıdan alınarak davacıya verilmesine, \" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya ait iş yerinde çalışmakta iken, 23.08.2016 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde % 28,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, maddi tazminat miktarının tespiti için alınan 25.12.2024 tarihli ek bilirkişi raporlarının, yasal düzenlemeler ile yerleşik yargısal kararlara uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşıldığından davalının maddi tazminatın hesaplanmasına yönelik istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, tarafların kabul edilen kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli, işgöremezlik oranı, olay tarihi dikkate alındığında Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı dosya kapsamına uygun olduğu, Mahkemece hükme esas alınan 17.07.2019 tarihli kusur raporunun, iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiler tarafından ve kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli 6331 sayılı Kanun ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendikleri, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli oldukları, kusur oranlarının dayanakları belirtilmek suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından Mahkemece kazanın meydana gelmesinde davacının % 20, davalı işverenin % 80 oranında kusurlu bulunduklarının kabulünde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle; davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b/1maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Davalı Şirkete kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
b.Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından yapılan incelemede belirlenen % 28,20 oranında meslekte kazanma gücü kaybının hatalı tespit edildiğini,
c.Gelecek pasif dönem zararının tazminat hesabına katılmaması gerektiğini,
d.İlk Derece Mahkemesinin istinaf incelemesi öncesindeki kararının her ne kadar faiz sebebiyle bozulmuş ise de maddi tazminat hesabında yeni güncel ücretlerden hesap yapılmış olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu, bu hususun müvekkili aleyhine kazanılmış hakkını ihlal ettiğini, kaldı ki istinaf incelemesi sonucu tazminat miktarına ilişkin bir bozma da bulunmadığını, yalnızca tazminata ilişkin faiz kararına karşı bir bozma bulunduğunu,
e.Faiz talebi olmamasına karşın faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.