10. Hukuk Dairesi 2024/7592 E. , 2024/10378 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2022/2238 E., 2023/491 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İstanbul 19. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2020/22 E., 2022/189 K.
Taraflar arasındaki çalışmalarının 5953 sayılı Kanun kapsamında olduğunun tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili, davalı Kurum vekili ile davalılar ... Gazetecilik Anonim Şirketi ve ... Dijital Dağıtım Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum ile davalılar ... Gazetecilik Anonim Şirketi ve ... Dijital Dağıtım Anonim Şirketi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı gazete çatısı altında 12.04.2008 tarihinden itibaren sayfa sekreteri (tasarımcısı) -görsel yönetmen olarak çalışmaya başladığı, davacının 29.02.2012 tarihine kadar ... Yayıncılık A.Ş.’de, 01.03.2012 - 31.08.2012 tarihleri arasında ... Dijital Yayıncılık A.Ş.’de 01.09.2012 tarihinden itibaren ise ...
Gazetecilik A.Ş.’de çalıştığını, adı geçen şirketlerin ... Gazetesi bünyesi altındaki tüzel kişilikler oldukları ve davacının kesintisiz olarak aynı işyerinde, aynı görevinde çalıştığı iddiasıyla davacının davalı şirketler bünyesindeki çalışmalarının 5953 sayılı Kanun kapsamında gazetecilik faaliyeti olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerde kanun ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı işverenler vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.03.2012 - 31.08.2012 tarihleri arasında ... Yayıncılık A.Ş.
nezdinde, 01.09.2012 tarihinden itibaren ise yeni ve ayrı bir tüzel kişilik olan davalı şirket bünyesinde çalıştığı, davalı şirketin 2008 - 2012 dönemi ile ilgili sorumluluğunun bulunmadığı, davacının fikir işçiliği gerektirmeyen sayfa sekreterliği görevini ifa ettiği,
gazetecilik mesleğini ifa etmediği, gazetelerin yardımcı teknik ve hizmet bölümünde çalışanlarla sekreter ve daktilo işi ile uğraşanların fikir işçisi olsa da gazeteci sayılmalarının mümkün olmadığı, davacının iş sözleşmesinin ve bordrolarının da 4857 sayılı Kanuna uygun şekilde düzenlendiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının 12.04.2008 - 30.09.2008 tarihleri arasındaki isteminin 506 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 506 sayılı Kanun'un ek beşinci maddesine göre 212 sayılı Kanun ile değiştirilen 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetleri Düzenleyen Kanun kapsamına tabi olarak çalışan sigortalıların geçen sigortalılık sürelerinin her tam yılı için doksan gün sigortalılık süresi ekleneceği ifade edildiği, bu kapsam da davacının yaptığı işin sayfa sekreteri olarak 5953 sayılı Kanun kapsamında gazetecilik faaliyetine ilişkin olması sebebi ile 12.04.2008 - 30.09.2008 tarihleri arasındaki isteminin itibari hizmet kapsamında olduğunun kabulü gerektiği, 01.10.2008 - 07.06.2017 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un 40. maddesine göre inceleme yapılması gerektiği bu hükme göre basın ve gazetecilik mesleğinde basın kartı sahibi olmak suretiyle fiilen çalışanlar fiili hizmet süresinden yararlandırıldıkları, uygulamada basın kartı sahibi olmayan ancak bu karta sahip olanlar ile aynı şartlarda çalışan personelin sigortalılık hakları bakımından farklı düzenlemelere tabi tutulmaları sonucu ortaya çıktığı, basın kartı alabilmek için basın iş sözleşmesi kapsamında çalışma şartının söz konusu olması bu hususta işverenin keyfi bir şekilde sigortalılık statüsüne müdahalesi sonucunu ortaya çıkardığı, basın iş sözleşmesi imzalamaya zorlanamayan işverenden kaynaklı olarak basın iş kanunu kapsamında çalışan bir kısım işçiler basın kartı alamadığı, bu halde madde metninin katı olarak yorumlanıp şeklen basın kartı sahibi olunmadığı gerekçesi ile 01.10.2008 tarihinden sonra ki hizmet süresine ilişkin isteminin reddine karar verilmesi hakkaniyete uygun görülmediği, gazetecilik mesleği icra eden güncel içtihatlara göre sayfa sekreteri sıfatı ile basın iş kanuna tabi olduğu sabit olan davacının basın kartı alabilmesinin önünde herhangi bir engel bulunmadığından basın kartı olan çalışanlar ile aynı statüde olduğunun kabulü ile hareket edilmesi doğru olacağı, bu kapsam da 01.10.2008 - 07.06.2017 tarihleri arasındaki hizmet süresi yönünden gazetecilik mesleği icra eden davacının bu dönem yönünden isteminin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davacının 12.04.2008 - 31.08.2012 tarihleri arasında ... - ... - ... sicil numaralı ve ... Dijital Dağıtım A.Ş. nezdinde geçen 1579 günlük çalışma süresine istinaden 395 gün itibari hizmet süresi bildirilmesi gerektiğinin tespitine, davacının 01.09.2012 - 07.06.2017 tarihleri arasında ... sicil numaralı ve .... nezdinde geçen 1717 günlük çalışma süresine istinaden 429 gün itibari hizmet süresi bildirilmesi gerektiğinin tespitine, ... Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş. yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı Kurum vekili ile davalılar ... Gazetecilik Anonim Şirketi ve ... Dijital Dağıtım Anonim Şirketi vekili istinaf yoluna başvurmuşlar ve Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme gerekçesine atıfla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarında yer alan davacıya ait hizmet dökümü incelendiğinde davacının tespitini istediği tarihte herhangi bir sigortalı çalışmasının bulunmadığı, Yargıtay kararlarına göre bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığının yeterli olmadığı aynı zamanda eylemli olarak çalışmasının da gerektiği, davacının işyerinde düzenli sürekli çalıştığının ispatlanması gerektiği, dosyada buna ilişkin delil bulunmadığı, Kurum resmi kayıtları incelenerek buna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken kurum kayıtlarına itibar etmeyerek yahut kurum yazılı kanıtlarıyla çelişen tanık beyanlarına itibar edilmesi usul yasaya aykırı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı ... Anonim Şirketi ve ... Dijital Dağıtım Anonim Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 01.03.2012 tarihinden 31.08.2012 tarihine kadar ... Yayıncılık Anonim Şirketi nezdinde görev ifa etmiş olup, 01.09.2012 tarihinden itibaren yeni ve ayrı bir tüzel kişilik olan ... Gazetecilik Anonim Şirketinde görev ifa ettiği, başka bir deyişle ... Dağıtım Anonim Şirketi bünyesinde görev ifa etmediği, bu itibarla sayın mahkemenin 12.04.2008 - 31.08.2012 tarihleri arasında ... Dağıtım A.Ş. nezdinde geçen 1579 günlük çalışma süresine istinaden 395 gün itibari hizmet süresi bildirilmesi gerektiğinin tespitine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında hata bulunduğu, davacının fikir işçiliği gerektirmeyen sayfa sekreterliği görevini ifa ettiği, Basın İş Kanunu’nun ihdas amacı fikir işçisini korumak olup, bu husus kanunda “İş Kanunu’ndaki işçi tarifi şümulü haricinde kalan kimseler” olarak belirtildiği, doktrinde genel kabul gördüğü üzere bu ifade ile kastedilen husus, çalışan kimsenin fikri çalışmasının ağırlıkta olmasıdır. Fikir ve sanat işinde çalışmaktan maksat “gazetecilik mesleğinin” ifa edilmesi olduğu, gazete işletmesinin ilan, pazarlama, satış, personel, muhasebe bölümleri gibi yardımcı teknik ve hizmet bölümlerinde çalışanların, sekreter ve daktilo işi ile uğraşanların fikir işçisi olsalar da gazeteci sayılmaları mümkün olmadığı, kaldı ki dosya içerisine alınan dava dışı ... Yayıncılık Anonim Şirketi ile davacı arasında akdedilen İş Sözleşmesi açık biçimde 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak tanzim edilmiş olup, davacı özgür iradesiyle işbu Sözleşmeyi imzaladığı, söz konusu sözleşmenin gerek başlığında, gerekse muhtelif hükümlerinde davacının hizmet ilişkisinin 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olduğu sarih biçimde ortaya konduğu, keza, davacının ifa ettiği “Sayfa Sekreteri” görevi çok uzun yıllardır basın sektöründe bilgisayar sistemi aracılığıyla gerçekleştirilmekte olup; söz konusu meslekte çalışanların herhangi bir ağır çalışmalarının, fikir üretiminin söz konusu olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 12.04.2008 - 07.06.2017 tarihleri arasında kalan dönemde ve davalı işverenler yanında geçen çalışmalarının 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında geçtiğinin tespiti ve buna göre itibari hizmet sürelerinin ve fiili hizmet zammı süresinin tespitine ilişkindir.
1.Somut olayda, itibari hizmet süresi, ağır ve yıpratıcı işlerde çalışanlara, erken emeklilik imkânı sağlamak amacıyla kanun koyucu tarafından öngörülmüştür. Fiilen çalışılmamış olmasına rağmen, sigortalılık süresine eklenir. 506 sayılı Kanun’un Ek 5. maddesi, özellikle Basın İş Kanunu kapsamındaki gazeteciler için her tam yıl çalışmaya karşılık 90 gün itibari hizmet süresi eklenmesini düzenler. Bu bağlamada 01.10.2008 tarihinden önceki dönem yönünden Mahkemenin kararı yerindedir.
2.Öte yandan; 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu bakımından; itibari hizmet kavramı yerine fiili hizmet süresi zammı kavramı kullanılmış ve 5510 sayılı Kanun'un 40. maddesinde fiili hizmet süresi zammından kimlerin hangi şartlarla faydalanabileceği hususu düzenlenmiş olup, basın ve gazetecilik mesleğinde olanlar ve Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda haber hizmetinde çalışanlar bakımından, 19.01.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6385 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile eklenen düzenleme ile basın ve gazetecilik mesleğinde Basın Kartı Yönetmeliğine göre basın kartı sahibi olmak suretiyle fiilen çalışanların ve Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda Basın Kartı Yönetmeliğine göre basın kartı sahibi olmak suretiyle; Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda haber hizmetinde fiilen çalışanların bu çalışma sürelerinin fiili hizmet süresi zammının hesabında gözetileceği hüküm altına alınmış, 6385 sayılı Kanun'un 21. maddesinde de, bu düzenlemenin 2008 yılı Ekim ayı başından itibaren geçerli olacağı belirtilmiştir.
2. Ne var ki, 5510 sayılı Kanun'a, 6385 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile eklenen 16. alt bendinde yer alan, \"basın ve gazetecilik mesleğinde olan kişilerden,-\"Basın Kartı Yönetmeliğine göre basın kartı sahibi olmak suretiyle- fiilen çalışanların- itibari hizmetten faydalandırılması gerektiğine ilişkin Kanun maddesine karşı somut norm denetimi yolu ile Anayasaya aykırılık iddiası ileri sürülmüş ve Anayasa Mahkemesi’nin 25.12.2019 gün ve 2019/62 Esas, 2019/98 Karar sayılı kararı ile 16 numaralı bendin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline dair karar verilmiş olup, karar 14.02.2020 tarih ve 31039 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
3.Diğer taraftan, 7256 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile benzer mahiyette bir bent 13.11.2020 tarihi itibari ile yürürlüğe girmiş olup, bent hükümleri;
Kapsamdaki işler/işyeri Kapsamdaki sigortalılar Eklenecek Gün sayısı
\"16) Basın ve 14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine göre basın 90 gazetecilik kartı sahibi olmak suretiyle fiilen çalışanlar.
Mesleğinde\"
şeklinde iken; bu bent üzerinde bir değişiklik de 13.10.2022 tarihli ve 7418 sayılı Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun'un 24. maddesiyle bu sırada yer alan “14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine” ibaresi “09.06.2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanununa” şeklinde değiştirilmiştir.
4. Sonuç olarak maddenin son hali;
Kapsamdaki işler/işyeri Kapsamdaki sigortalılar Eklenecek Gün sayısı
\"16) Basın ve 09.06.2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanununa 90
Gazetecilik Mesleğinde göre basın kartı sahibi olmak suretiyle fiilen çalışanlar. şeklini almıştır.
5. Görüldüğü üzere Basın Kanunu kapsamında geçen çalışmalar nedeniyle itibari hizmet süresinin tespiti / fiili hizmet süresi zammından faydalandırılması amacıyla açılan davalarda; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7. maddesi hükmünde yer alan \"Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler\" hükmü ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı nazara alınmalıdır.
6.Bu çerçevede; basın kartı sahibi olmadığı anlaşılan davacının 01.10.2008 tarihinden sonraki dönem yönünden talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.