1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5107 E., 2024/5372 K.

Yargıtay 15.05.2024 Sayı: 2024/5107 E. - 2024/5372 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2024/5107 E. , 2024/5372 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/929 E., 2023/769 K.

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kozan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI : 2017/217 E., 2019/842 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 28.07.2004-07.06.2013 tarihleri arasında sigortalı olarak un, buğday, kepek indirme-bindirme işleri yaptığını beyanla, çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1 Davalı vekili, davacının tespitini istediği tarihlerde isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğunun görüldüğünü, aynı dönemde müvekkili nezdinde sigortalı çalışmasının mümkün olmadığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

2.Fer'i müdahil SGK vekili, davacının 28.07.2004-07.06.2013 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığına dair kayda rastlanmadığını, çalışma olgusunun yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile

Davacının 28.07.2004-07.06.2013 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığının tespitine, 01.10.2005-07.06.2013 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında ödenen primlerin 4-a kapsamında 3190 gün çalışma için ödenecek primlerden mahsup edilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı vekili, cevap dilekçesini aynen tekrarla, tanık beyanlarının eksik ve yetersiz olduğunu iddia etmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının 328.07.2004-07.06.2013 yılları arasında davalı şirkette aralıksız çalıştığını somut delillerle ve belgelerle ispat edemediğini iddia etmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ıncı maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

2. Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu' nun 13 üncü maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63 üncü maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63 üncü madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.

3. Değerlendirme

Somut olayda davacının 28.07.2004-07.06.2013 tarihleri arasında yük indirme bindirme işlerini yapmak suretiyle, davalı iş yerindeki hizmetlerinin tespitini talep ettiği eldeki davada, Mahkemece dinlenen tanık beyanlarına itibarla davanın kabulüne karar verilmiş ise de kararın eksik inceleme sonucu karar verildiği anlaşılmaktadır.

Dosyanın incelenmesinde; davacının davalı iş yerinden talebine konu dönem dışında 08.06.2013-28.02.2017 tarihleri arasında sigortalı bildirimlerinin yapıldığı, 01.10.2005- 07.06.2013 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu, dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanlarında ağırlıklı olarak davacının hamal olarak davalı işveren nezdinde sürekli ve aralıksız çalıştığının ifade edildiği görülmektedir. Öncelikle hizmet tespiti yönünden incelemeye konu somut olayda, davacının 4/b sigortalılık dosyası Kurumdan sorulup celp edilmeli, hamallık işini ifa eden veya hal işçisi olan kişinin yaptığı işin niteliğine göre; davalı işyerinin sürekli olarak hamala ihtiyacı olup olmadığı araştırılmalı, davacının serbest hamal olarak çalışıp çalışmadığının tespiti açısından, çalışmanın geçtiği yerdeki toptancı halinin varsa yönetiminden, belediye ve zabıtadan davacının serbest çalışan hamal olduğuna dair herhangi bir yerde kaydı veya yetkililerce verilmiş çalışma kartı bulunup bulunmadığı sorularak, varsa dinlenilmemiş bordro tanıkları dinlenilmeli, davacının kendi nam ve hesabına bağımsız çalışıp çalışmadığı, bu yönde piyasa hamallarının bağlı bulunduğu Serbest Hamallar Odası veya Yük Taşıyıcıları Odası vs. gibi bir oda veya dernek varsa davacının kaydı olup olmadığı sorulmalı, varsa işyeri ile ilgili vergi yoklama tutanakları, belediye tarafından yapılan denetimlerde düzenlenen tutanak ve belgeler celbedilerek tutanak ve belgelerde ismi geçen ilgili olan tanıklar dinlenilmeli, bu tür hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiği de dikkate alınıp araştırmanın genişletilerek toptancı halinde benzer işi yapan işveren ve çalışmaları bu işverenlerin kaydına geçmiş sigortalı kişilerin davalı Kurum kayıtları ve zabıta marifetiyle belirlenerek beyanlarına başvurularak, varsa tarafların tabi olduğu meslek kuruluşlarındaki kayıtları ile çalışma şekli ve koşulları hakkında bilgi almak suretiyle davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin niteliği açıklığa kavuşturulduktan sonra, varsa tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli, işin yoğunluğuna göre davacının çalışmadığı dönem olup olmadığı, varsa hangi dönemlerde ne kadar süre çalıştığı tespit edilmeli, kısmi çalışmanın varlığı halinde, kabule konu dönemde değinilen 63 üncü madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmeli ve uyuşmazlık konusu husus hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı