1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/227 E., 2024/1943 K.

Yargıtay 28.02.2024 Sayı: 2024/227 E. - 2024/1943 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2024/227 E. , 2024/1943 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1373 E., 2023/1964 K.

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 6. İş Mahkemesi

SAYISI : 2019/460 E., 2023/4 K.

Taraflar arasındaki iş kazası ve sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının iş yerinde 01.09.2018 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti ile maluliyet oranının tespitine karar verilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini, bu sebeple müvekkili Kurum aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmemesini beyanla müvekkil Kurum hakkında haksız ve yasal dayanaktan yoksun açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; iş yerine giriş çıkışlarda bulunan kamera kayıtları incelendiğinde ise davacının 01.09.2018 günü iş yerine girerken belini tutmakta olduğunu ve zor yürüdüğünün fark edildiğini, dolayısıyla davacının işyeri dışında özel hayatında beliyle ilgili bir sağlık sorununun oluştuğunu ve bunu iş kazası olarak gösterip müvekkili şirkete mal ederek haksız kazanç elde etme gayesi içinde bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; MEDULA kayıtlarının incelenmesinde davacının bel rahatsızlıkları ile ilgili 2014-2015 yıllarında dahi muayene kayıtları olduğunun, alınan bilirkişi heyet raporu ve ATK raporundan davacının yaşadığı rahatsızlık ve geçirdiği operasyonun uzun süreli bir rahatsızlık neticesinde meydana gelen sağlık soruna ilişkin olduğunun anlaşılması, rahatsızlığının travmatik bir patolojiden kaynaklanmaması, davacı tanığı...'ın beyanından davacının iş yerinde belinde acı hissettiği anlaşılmakta ise de bu acının davacıda daha önce de mevcut bir rahatsızlığın alevlenmesinden kaynaklanabileceği yolundaki teknik rapor karşısında davacının eldeki davaya konu ettiği 01.09.2018 tarihinde iş yerinde belinde acı hissetmesi olayının iş kazası olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varılarak davanın reddine karar vermiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:

Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri

Meydana gelen ve dava konusu etmiş oldukları olayın iş kazası olarak kabul edilmesi gerektiğini, dinlenen ve olayın görgü tanığı olan işyeri çalışanı...'ın davaya konu iş kazasını doğruladığını, meydana gelen olayın işin yapılması esnasında gerçekleştiğini, Mahkemece delillerin hatalı olarak değerlendirildiğini, tüm dosya kapsamı ile davacının maruz kaldığı olayın iş kazası olduğunun anlaşıldığını, aksi yöndeki kararının kabul edilemeyeceğini, kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesi; düzenlenen ATK raporunda; kazadan hemen sonra çekilen Lomber BT'sinde akut travmatik patoloji saptanmadığından illiyet bağı kurulamadığı tespitine yer verildiği, doktor bilirkişilerden alınan heyet raporunda da, olayın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğinin belirtildiği, getirtilen MEDULA sistemi kayıtlarından davacının bel rahatsızlıkları nedeniyle 2014-2015 yıllarından itibaren muayene kayıtları olduğu, tomografi ve MR filmlerinden bel omurgalarında uzun sürede gelişebilecek dejeneratif değişikliklerin bulunduğunun anlaşıldığı, her ne kadar olayın görgü tanığı olan davacı tanığı İlkay beyanında, davacının koliyi kaldırırken birden yere düştüğünü ve belinde acı hissettiğini belirtmişse de MEDULA sistemi kayıtlarının incelenmesinden, davacının bel rahatsızlıkları ile ilgili 2014-2015 yıllarından itibaren muayene kayıtları olduğunun, davacının işyerinde çalışmaya başlamasından uzun bir süreden beri bel rahatsızlığının olduğunun anlaşılmış olması, alınan bilirkişi heyet raporu ve ATK raporundan davacının yaşadığı rahatsızlık ve geçirdiği operasyonun uzun süreli bir rahatsızlık neticesinde meydana gelen sağlık sorununa ilişkin olduğunun anlaşılması, rahatsızlığının travmatik bir patolojiden kaynaklanmaması, davacının belinden hissettiği acının davacıda daha önce de mevcut bir rahatsızlığın alevlenmesinden kaynaklanabileceği yönünde teknik rapor olması hususları bilrikte değerlendirildiğinde; davacının dava konusu etmiş olduğu 01.09.2018 tarihinde iş yerinde belinde acı hissetmesi olayının iş kazası olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; iş kazasının ve iş göremezlik derecesinin tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında iş kazası,

a- Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b-(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

c-Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d-(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e-Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır.

3.Değerlendirme

Davacı, davalı iş yerinde paketleme elemanı olarak çalışması esnasında 01.09.2018 tarihinde16 kiloluk koliyi kaldırırken belinden gelen garip bir ses ve acı ile yere yığıldığını, bu kaza sonrası belinde kırık tespit edildiğini, bu nedenle 01.09.2018 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun ve sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti talebinde bulunmuş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; MEDULA sistemi kayıtlarında davacının bel rahatsızlıkları ile ilgili 2014-2015 yıllarından itibaren muayene kayıtları olduğunun, davacının işyerinde çalışmaya başlamasından uzun bir süreden beri bel rahatsızlığının olduğunun anlaşılmış olması, alınan bilirkişi heyet raporu ve ATK raporundan davacının yaşadığı rahatsızlık ve geçirdiği operasyonun uzun süreli bir rahatsızlık neticesinde meydana gelen sağlık sorununa ilişkin olduğunun anlaşılması, rahatsızlığının travmatik bir patolojiden kaynaklanmaması, davacının belinden hissettiği acının davacıda daha önce de mevcut bir rahatsızlığın alevlenmesinden kaynaklanabileceği yönünde teknik rapor olması hususları değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş ise de dosyadaki delillere, olayın gelişimine göre değerlendirme hatalıdır.

Zira dosya kapsamında; davacının davalı iş yerinde paketleme elemanı olarak çalışması esnasında 01.09.2018 tarihinde 16 kiloluk koliyi kaldırırken belinden gelen garip bir ses ve acı ile birden yere yığıldığının iş yeri çalışanı ve davacı tanığı olarak dinlenen makine operatörü...'ın beyanı ile de doğrulandığı, adı geçenin beyanında davacının makineden gelen ürünleri paketlediğini, paletlerin üzerine dizdiğini, makineden reçel, peynir gibi ürünler için ambalajlar çıktığını ve davacının bunları kolilere yerleştirip, paletin üzerine koyduğunu, kolilerin büyük olup 10-15 kg kadar olduğunu, bu kolileri davacının hep eliyle kaldırıp, palete koyduğunu beyan ettiği ve somut olay açısından da açıkça; ' 2018 yılı Eylül ayının başlarıydı, paletlere dört sıralı koliler diziliyordu, palet dediğim yerde duran tahta bir platformdur, koliler bu paletin üzerine konur, daha sonra forklift ile kaldırılıp, taşınır, davacı kolileri bu paletin üzerine yerleştiriyordu, makineden çıkan peynir sızdırmazlar kaplarını kolinin içerisine yerleştirip bu paletin üzerine koyuyorken bu kolide ağırdı, o an davacı koliyi kaldırdı paletin üzerine yerleştirdi, koyduktan sonra bir anda yere düştü ve belim dedi, kendisini kaldırıp rayların üzerine oturttum, ben kendisine izin iste dedim, o da izin istedi, izin istediği kişi vardiya amiri ...'ydı, ... davacıya çalışıyorsan çalış, yoksa kapıyı gösterdi,' şeklinde anlatımda bulunmuştur. Tanığın bu açık beyanı, davacının ertesi gün işe gelmeyip hastahaneye gitmesi ve kaza sonrası Tuzla Devlet Hastanesinde tedavi görmesi, bu yeterli gelmeyince Medicana İnternational Ankara Hastanesine giderek orada belinde kırık tespit edildiğinin anlaşılması karşısında olayın işyerinde meydana geldiği ve iş kazası olduğu sabittir. Bu maddi olgulara göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi yönünde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.

VI.KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı