10. Hukuk Dairesi 2024/11035 E. , 2025/1037 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2022/1679 E., 2024/2062 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Karaman 1. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2021/667 E., 2022/513 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; çalıştığı tarladaki hasat olan buğdayları depoya dökmek için gittiğini, buğday helezyon makinesi kurulmuş ve makine tam sağlamlaştırılmadan işveren tarafından çalıştırıldığında müvekkilinin sol el 2, 3 ve 4. parmaklarının kopardığını, davalının davacının sigortasını dahi yapmadığını, çalıştığı dönemde hiçbir iş güvenliği eğitimi verilmeden çalıştığını, söz konusu kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bu iş kazasından sonra davalı şirketin iş kazası bildiriminde dahi bulunmadığını, davalı işverence müvekkilinin hiçbir masrafının karşılanmadığını, davacının iş kazası geçirdiğinin Karaman Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma ile sabit olduğunu, söz konusu soruşturma dosyası içerisinde davalı tarafın açıkça davacının çalışırken iş kazası geçirdiğini beyan ettiğini belirterek dava konusu 17.07.2007 tarihindeki olayın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; konuya ilişkin 06.07.2021 tarihli 2021/407802/27 sayılı denetmen raporu tanzim edildiğini, raporda yapılmakta olan buğday hasadı işinin yılın belirli bir dönemde kısa süreçte tamamlanabilecek bir iş olduğundan mahiyeti dolayısıyla devamlılık arz eden bir iş olmaması, araştırma konusu olayda ...'ın ... yanında sürekli bir çalışmasının olmadığının değerlendirildiğini bu nedenle sigortalı sayılamayacağı kazanın 506 sayılı Kanun kapsamında iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği, ayrıca kolluk tutanağı ile sağlık tesisince vaka olarak iş kazası bildirimi yapılmadığından davayı konu olayın iş kazası olarak tespitinin mümkün olmadığını belirterek, haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış davanın ilk olarak usulden aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle, davanın zamanaşımına uğradığını, olay tarihinde Borçlar Kanunu'ndaki sürelerin geçtiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının doğru olmadığını, iddia ettiği olayın SGK kapsamında iş kazası sayılan hallerden olmadığını, kendisinin tarım işleri ile uğraştığını, geçimini ailesi ile çiftçilikle sağladığını, davacının dilekçesinde belirttiği gibi herhangi bir şirketi olmadığını, şirketi olmadığı için herhangi bir işçi de çalıştırmadığını belirterek öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, açıklanan nedenlerle tespit davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a.İlgili Kanunun 5. maddesi gereğince tarım işlerinde çalışanlar bakımından iş kazası tespitine karar verilebileceğini,
b.Tanık beyanları ile iş kazasının olduğunun sabit olduğunu,
c.Kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.