1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10935 E., 2026/1118 K.

Yargıtay 10.02.2026 Sayı: 2024/10935 E. - 2026/1118 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2024/10935 E. , 2026/1118 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1571 E., 2024/2059 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi

SAYISI : 2013/242 E., 2016/378 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 17.07.1985 - 25.01.2008 tarihleri arasında Esnaf Bağ-Kur, 01.02.2008 - 29.02.2012 tarihleri arası Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu, Kurumca 29.02.2012 tarihli talebine göre emekli olduğu, bağlanan aylığının 400 TL olduğu, eksik olduğu düşüncesi ile yeniden hesaplama hususunda talepte bulunduğu, ancak yapılan hesaplamada bir yanlışlık olmadığının bildirildiği iddiasıyla tahsis talep tarihine göre alması gereken aylığının tespiti ile tespit edilecek miktarın davacıya yaşlılık aylığı olarak ödenmesi gerektiğinin tespitine yapılan eksik ödemelerin davacıya yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında yapılan Kurum işlemlerinde herhangi bir hatanın olmadığı, Kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından 11.10.2016 tarihli ve 2013/242 Esas, 2016/378 Karar sayılı kararla davanın kabulü ile tavzihen davacı 2...0 T.C. kimlik numaralı ...'nun 1479 sayılı Kanuna tabi ve 2926 sayılı Kanuna tabi birleştirilen hizmetler üzerinden davacının tescil basamağı 17. olarak kabul edilerek, 01.04.2012 tarihinden itibaren 282,98 TL fark aylığın çeşitli yasal düzenlemelerle yapılan artış oranları ile arttırılarak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2016 tarihli ve 2013/242 Esas, 2016/378 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.12.2016 tarihli ve 2016/122 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararı ile davalı Kurum vekilinin 01.11.2016 tarihli ek tavzih kararına yönelik istinaf isteminin kabulüne, 25.10.2016 gün ve 2013/ 242 E. - 2016/ 378 K. sayılı ek tavzih kararının kaldırılmasına, davanın esasına yönelik davalı Kurum vekilinin 14.10.2016 tarihli istinaf isteminin kabulü ile HMK'nın 353/ 1-b.2 maddesi uyarınca, Konya 4. İş Mahkemesinin 11.10.2016 gün ve 2013/ 242 E. - 2016/ 378 K. sayılı hükmün kaldırılmasına, yerine; davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ya, fark prim borcunu ödediği 17.6.2015 tarihini takip eden aybaşı olan 01.7.2015 tarihinden itibaren 17. basamak karşılığında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, 01.07.2015 tarihinden itibaren 17. basamak karşılığında oluşan ve çeşitli yasal düzenlemelerle yapılan artış oranları sonucunda kurumca hesaplanan fark yaşlılık aylıklarının, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınıp davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Bölge Adliye Mahkemesinin 13.12.2016 tarihli ve 2016/122 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 22.12.2020 tarihli ve 2017/565 Esas, 2020/7458 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur:

"...mahkemece hükme esas alınan raporda davacının 22926 sayılı Yasa kapsamındaki tescil basamağının 17 olarak belirlendiği anlaşılmakta ise de, bu belirlemenin öncelikle kurumca yapılması gereği üzerinde durulmalı ve 17.07.1985-25.01.2008 tarihleri arasında kalan sürelerdeki 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı dikkate alınarak, davacının 01.02.2008 tarihi itibari ile tescil basamağının hangi basamak olması gerektiği Kurumdan sorulmalı ve devamında intibak sonucu oluşacak prim borcu Kurumdan sorularak belirlenmeli ve borcun ödenmesi için davacıya süre verilmeli, sonrasında bu basamaklara göre başlangıçtan itibaren tahsisi gereken yaşlılık aylığı tutarı Kurumdan sorularak tespit edilmeli, davacının Kurumca belirlenen basamak ve yaşlılık aylığı miktarına itiraz etmemesi halinde bu tutarlar esas alınarak hüküm kurulmalı, itiraz olması halinde ise denetime elverişli bir rapor aldırılmalı ve alınacak raporda kurum hesabından ayrılma yönleri belirlenmeli ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen ilkelere uygun olmayan hesaplama yöntemi içeren bilirkişi raporu esas alınarak, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Yapılacak irdelemede, davacının kararı temyiz etmediği ve davalı Kurum lehine mahkeme kararındaki tutar bakımından usuli kazanılmış hak oluştuğu da dikkate alınmalıdır..."

2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak 22.12.2021 tarihli ve 2021/848 Esas, 2021/2260 Karar sayılı kararla davanın kabulü ile davacının yaşlılık aylığı tahsisine esas basamağının 18. basamak olduğunun tespitine, davacıya aylık başlangıç tarihi olan 2012/3. ay için 30 günlük ek ödeme hariç aylığının 863,22 TL, prim borcunun ödendiği tarihi takip eden aybaşı olan 01.07.2015 tarihi itibariyle de 30 günlük ek ödeme hariç aylığının 1.115,34 TL olduğunun tespitine, fark yaşlılık aylıklarının işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

3. Bölge Adliye Mahkemesinin 22.12.2021 tarihli ve 2021/848 Esas, 2021/2260 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 03.10.2023 tarihli ve 2022/3173 Esas, 2023/9142 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur:

"...Eldeki davada ise uyulan bozma ilamı ve oluşan usuli kazanılmış hakkın gereği gibi yerine getirilmediği anlaşılmakta olup, davacı hakkında bozmaya uygun şekilde basamak intibak fark primlerini ödemesini takip eden aybaşı itibari ile aylığının yükseltilmesine dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve Kanun'a aykırı olduğu gibi, davacı bakımından 2012/3. ay için 30 günlük ek ödeme hariç aylığının 863,22 TL olduğunun tespitine dair karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..."

4.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının yaşlılık aylığı tahsisine esas basamağının 18. basamak olduğunun tespitine, davacıya aylık başlangıç tarihi olan 2012/3. ay için 30 günlük ek ödeme hariç aylığının 863,22 TL, prim borcunun ödendiği tarihi takip eden aybaşı olan 01.07.2015 tarihi itibariyle de 30 günlük ek ödeme hariç aylığının 1.115,34 TL olduğunun tespitine, fark yaşlılık aylıklarının işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yerinde olduğu, eksik araştırma ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı tutarı yeniden hesaplanarak fark aylıkların tahsiline ilişkindir.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı