10. Hukuk Dairesi 2023/13290 E. , 2024/11818 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/816 E., 2023/1487 K.
KARAR : Karar Verilmesine Yer Olmadığına
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/101 E., 2023/18 K.
Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı DSİ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müteveffanın 08.10.2012 tarihinde Erzurum DSİ 8. Bölge Müdürlüğü içerisinde yer alan misafirhanenin çatı onarımı için çalıştığı sırada meydana gelen yüksekten düşme neticesinde ağır yararlı olarak kaldırıldığı Palandöken Devlet Hastanesinde ''yüksekten düşme sonucu genel beden travmasına bağlı kafatası kemik kırığı ile beraber, beyin kanaması ve iç kanama'' nedeniyle kurtarılamayarak vefat ettiğini, DSİ tüzel kişiliği temsilcisi ...'nun işveren sıfatıyla işin yapılması sırasında çalışanları gereğince denetlemeyerek, yasal yükümlülükleri yerine getirmeyerek gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almayarak bu kazanın meydana gelmesinde etkin rol aldığını, müteveffanın ölümünden sonra geride kalan ailesinin maddi ve manevi zarara uğradığını beyanla, davanın kabulü ile 08.10.2012 tarihli kazanın iş kazası olduğunun tespit edilmesine, müteveffanın anne ve babası için ayrı ayrı olmak üzere maddi tazminatın davalıdan tahsiline, müteveffanın anne ve babası için ayrı ayrı ve kardeşlerinin her biri için manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı DSİ vekili; yetki ve görev itirazında bulunmuş, zaman aşımı def'i ileri sürmüş, müteveffanın davalı Kurumun işi için anlaşılan kişiler içerisinde olmayıp iş için anlaşılan ...'in oğlu olduğunu, müteveffanın iş sahasında bulunmaması gerekirken babasına yardım amaçlı bulunması nedeniyle yaşanan kazada babasının da kusurunun göz ardı edilmemesi gerektiğini, manevi tazminatın bir ceza aracı olmadığını, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Dahili davalı SGK vekili; müvekkili Kurum tarafından davacıların murisi ... ...’in 08.10.2012 tarihinde geçirmiş olduğu kaza 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi gereğince iş kazası olarak sayıldığından bahisle, müvekkili Kurum açısından davanın konusuz kaldığını bu nedenle müvekkili Kurum açısından davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava tazminat talebi yönünden önümüzdeki davadan tefrik edilmiş, davacı tarafa SGK'ya iş kazasının tespiti için başvuruda bulunması için süre verilmiş, tahkikat sonucu Mahkememiz tarafından bekletici mesele yapılmış ve SGK dahili davalı olarak kabul edilerek dava dilekçesi, tensip tutanağı ve istinaf karar ilamının bir sureti Kuruma tebliğ edilmiş, SGK'nın 29.06.2022 tarihli müzekkere cevabının ekinde, SGK rehberlik ve teftiş başkanlığınca hazırlanan inceleme raporu sunulmuş, raporun incelenmesinde ... ...'in 08.10.2012 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olarak kabul edildiği anlaşılmış olmakla, dava şartını yerine getirmeden iş kazasının tespiti davası açmakta davacının kusurunun bulunduğundan bahisle yargılama giderlerine davacının aleyhine olacak şekilde hükmedilmiş, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, ...'in kaza tarihinde sigortalı olduğu, işverenin olayda %90 kusurlu olduğu, kaza olayının iş kazası olarak tespit edildiğini, esas sorumluluk sahibi olan ve yasanın emredici hükmü karşısında hareket etmesi gereken tarafın davalı işveren olduğunu, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmiş olmasının hakkaniyete aykırı bir durum olduğunu belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... somut uyuşmazlıkta davacının gerek 5521 sayılı Kanun gerekse 7036 sayılı Kanun'da açıkça belirtilen Kuruma başvuru şartını yerine getirmeden açmış olduğu iş kazası tespit davasında yargılama aşamasında bu şartın yerine getirildiği, Kurum tarafından olayın iş kazası olduğunun tespiti nedeniyle Mahkemece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, ortaya çıkan yargılama gideri ve vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulduğu anlaşılmış olup istinafa getirilen husus davalılar lehine hüküm altına alınan vekalet ücreti ve davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hüküm edilmemesidir. Davacının dava açmadan önce Kuruma başvurusu bulunmadığından ve davalı işverence de 5510 sayılı Kanun'un 13/2 maddesi gereği iş kazası bildirimi kazadan sonra 3 gün içinde yapılmadığından Kurum iş kazasından haberdar olmadığı için dava açılmasına sebebiyet vermemiştir. Bu nedenle Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi yerinde ise de Mahkemece davalı işverenin bildirim yükümlülüklerini yerine getirmeyip dava açılmasına sebep olması nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğu gibi davacının ilk davasının istinaf denetimi sonrası tefrik edilmesi ile iş kazası tespiti yönünden işverene karşı açtığı davada hukuki yararı olduğu gözetilerek davacının işverene karşı olan davasında haklılık durumu dikkate alınarak davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olmuştur...." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacı lehine hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalı DSİ sorumlu tutulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı DSİ vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı DSİ vekili, aleyhlerine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacılar murisi ...'in 08.10.2012 tarihinde, davalı DSİ nezdinde çalışmakta iken geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı DSİ vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.