10. Hukuk Dairesi 2023/12346 E. , 2025/15658 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1774 E., 2023/69 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... ... 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/160 E., 2022/9 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Sosyal Güvenlik Kurumunca 23.01.2019 tarihli yazı ile özel sektöre ait devamlı işyeri olarak tanımlandığı, 02 kod numarası ile tescil edildiği, daha sonra bu görüşünden dönerek davacı şirketi kamu işyeri statüsüne aldığı, davacı şirket tarafından yazılan 09.03.2020 tarihli ve 479 sayılı yazı ile işveren mahiyeti kodunun değiştirilmesinin talep edildiği, ancak Kurumun bunu reddettiği, davacı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş sermayesi ... Teşkilatı A. Ş.’ye ait bir ticari şirket olduğu, işyeri sicil numaralarının Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği madde 28/1 – a bendinde açıklandığı, mahiyet kodunun belirtildiği, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 3. maddesinde kamu idarelerinin tanımlandığı, Türk Ticaret Kanununa tabi şirketlerin kamu hisselerinin % 50’den fazla olması durumunda bile, kamu idaresi, kamu tüzel kişisi olmayacaklarının bu hükümde açıklandığı, davacı şirketin TTK hükümlerine göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi olduğu, bu sebeplerle davacı şirketin sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında özel sektöre ait devamlı işyeri olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumunun konuyla ilgili olarak İşverenler Prim Daire Başkanlığının 23.01.20 19... 83 sayılı yazısı ve Bakanlar kurulunun 24.01.2017 tarihli ve 2017/9756 sayılı kararnamesine istinaden görüş sorduğu, buna istinaden ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 21.02.20 20... 57 sayılı cevabında bağımsız Hizmet Akdiyle çalışanlar Daire başkanlığının 17.02.20 20... 74 sayılı yazısında %100 sermayesi ... A.Ş.’ye ait olan bahse konu işyerinin 5335 sayılı Kanunun 30. maddesi kapsamında olduğunun değerlendirildiği ve davacı şirketin kamu işyeri niteliğinde bulunduğunun tespit edildiği, bu sebeplerle davacı taraf taleplerini reddinin gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla davacının 6102 sayılı TTK hükümlerine göre kurulmuş olması ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü İşverenler Daire Başkanlığı'nın 09.03.2020 tarih ve 2020 sayılı yazısındaki “...Böylece PTT’nin Kamu İktisadi Kuruluşu statüsüne son verilerek özel hukuk hükümlerine tabi ticari işletme olduğu anlaşılmaktadır.” şeklindeki görüşü dikkate alındığında davacının özel sektöre ait devamlı işyeri olduğu gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile davacı şirketin özel sektöre ait devamlı işyeri olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap ve istinaf dilekçelerini tekrar ederek Kurum işlemlerinin yerinde olduğu ve eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş yerleri mahiyet kodunun değiştirilmesine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi hükümleri; sosyal güvenlik hukukunun dinamik yapısı içerisinde işverenler üzerindeki mali yükü hafifletmeyi amaçlayan stratejik bir teşvik düzenlemesidir. Kanun koyucu bu düzenleme ile; ekonomik istikrarın korunması adına istihdamın artırılmasını, iş gücü piyasasında sürekliliğin sağlanması için işçi çıkarmalarının önlenmesini, Kurumun aktüeryal dengesinin korunması amacıyla primlerin süresinde ve tam olarak ödenmesinin teşvik edilmesini, kayıt dışı ekonomiyle mücadele kapsamında sigortasız işçi çalıştırılmasının minimize edilmesini hedeflemiştir. Söz konusu "%5 puanlık indirim" olarak da bilinen bu teşvik, işverenlere tanınmış mutlak bir hak olmayıp; dürüst ve yükümlülüklerini yerine getiren işverenlerin ödüllendirilmesi mahiyetindedir. Bu nedenle bu haktan yararlanma belli şartlara bağlanmıştır.
2.Nitekim söz konusu hükme göre işveren hissesine ait primlerin %5'inin Hazinece karşılanabilmesi için; işverenin özel sektör işvereni olması, sigortasız işçi çalıştırmamış olması, çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 5510 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermiş olmaları, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ati tutarı yasal süresi içinde ödemiş olmaları, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması gerekmektedir.
3.Davaya konu uyuşmazlık davacı şirketin özel sektör işyeri olup olmadığı ve dolayısıyla 5510 sayılı Kanun/un anılan 81/1-ı maddesi kapsamında teşvik hükümlerinden yararlanıp yaralanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
4.5510 sayılı Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde Kamu idarelerinin tanımı yapılmış olup, "Kamu idareleri: 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen kamu idareleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı idare, ortaklık, müessese ve işletmeleri ve yukarıda belirtilenlerin ödenmiş sermayesinin %50’sinden fazlasına sahip oldukları ortaklık ve işletmelerden Türk Ticaret Kanununa tabi olmayanlarla özel kanunlarına göre personel çalıştıran diğer kamu kurumlarını,” ifade ettiği anlaşılmaktadır.
5.5018 sayılı Kanun 3. maddesinin “a” bendinde "Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri: Uluslararası sınıflandırmalara göre belirlenmiş olan, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahallî idareleri” ifade ettiği, mahalli idarelerin ise aynı maddenin “e” bendinde tanımlanarak, “Yetkileri belirli bir coğrafi alan ve hizmetlerle sınırlı olarak kamusal faaliyet gösteren belediye, il özel idaresi ile bunlara bağlı veya bunların kurdukları veya üye oldukları birlik ve idareleri” ifade ettiği hususu açıklanmıştır.
6.Somut olaya; davacı şirketin % 100 hissesi Posta ve Telegraf Teşkilatı Anonim Şirketi'ne ait bir anonim şirket olduğu anlaşılmaktadır. Anılan ... Teşkilatı Anonim Şirketi'nin ise Cumhuriyetin ilk yıllarında İçişleri Bakanlığına bağlı olan PTT Genel Müdürlüğü unvanıyla kurulduğu; 1933 yılında katma bütçeli bir idare olarak Bayındırlık Bakanlığına, 1939 yılında ise Ulaştırma Bakanlığına bağlandığı anlaşılmaktadır. 1954 yılında Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) olan PTT Genel Müdürlüğü 1984 yılında 233 sayılı KHK ile Kamu İktisadi Kuruluşu statüsüne geçirilmiştir. 4000 sayılı Kanun ile PTT Genel Müdürlüğü ve Türk Telekomünikasyon AŞ olarak ikiye ayrılmıştır. 24.04.1995 tarihinden itibaren TC Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü olarak faaliyetlerine devam etmiş, 29.01.2000 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 4502 sayılı Kanun ile TC Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü unvanı TC ... Teşkilatı Genel Müdürlüğü olarak değiştirilmiştir. 23.05.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımladan 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ile PTT özel hukuk hükümlerine tabi sermayesinin tamamı Hazineye ait bir Anonim Şirket olarak yapılandırılmıştır. 05.02.2017 tarihli Mükerer Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararnamesi eki ile de Sermayesinin tamamı Varlık Fonuna aktarılmıştır. 15.07.2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 385. maddesi ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre ve özel hukuk hükümlerine tabi ... Teşkilatı Anonim Şirketi unvanı altında kurulmuştur. 12.12.2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 463 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile PTT’nin sermayesinin Hazineye ait hisselerinin tamını 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nın yürürlük tarihinden itibaren Türkiye Varlık Fonuna aktarılmıştır.
7.Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda, davacı şirketin kamusal yönü ile 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) bendinin sadece özel sektör işyerleri niteliğinde olan işyerleri bakımından uygulanma gereği ile 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin de bu durumu teyit eder niteliği ve sosyal güvenlik ilkeleri de dikkate alınarak, şirkete ait işyerlerinin de Kamu idaresi işyerleri kapsamında olduğunun kabul edilmesi ve bu durum dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı, şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.