1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11682 E., 2023/11638 K.

Yargıtay 22.11.2023 Sayı: 2023/11682 E. - 2023/11638 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2023/11682 E. , 2023/11638 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2019/130 E., 2021/432 K.

KARAR : Davanın reddi

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı dernekte 01.12.2007 - 10.12.2010 tarihleri arasında çalıştığının ve sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu,davacı iddialarının Kurum kayıtlarına eşdeğer belgelerle ispatı gerektiğini ve davacının işyerine asılan bordroları incelemeyerek eksiklikler hususunda Kuruma şikayette bulunmayarak üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini, davacının çalıştığını iddia ettiği döneme ait belgelerin Kuruma verilip verilmediğinin ya da çalışmalarının Kurum tarafından tespit edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini,davacının çalışmasının resmi deliller ile ispatı gerektiğini ve hizmet akti ile davalı işverene bağlı olarak çalıştığının,çalışmanın niteliğinin ve ücretin somut delillerle ispatı gerektiğini,çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, ücret hususunun araştırılması ve Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi gerektiğini açıklamış ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı işyeri vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı derneğin 5253 sayılı Dernekler Kanunu'na tabi olduğunu, davacının dernek üyesi olduğunu ve dernekte çalışma sıfatı olmaması sebebi ile davanın hukuki dayanağı olmadığını,davacının davalı derneğin çalışanı olmayıp üyesi olduğunu, davalı derneğin merkezi bir yerde yüzlerce üyesi olan ve yıllardır kapılarını sporu seven ve destekleyen üyelerine açan bir dernek olduğunu, davacının maddi menfaat elde etmek için kötü niyetle dava açtığını açıklayarak davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2016 tarihli ve 2011/591 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararıyla; davacının davalı dernekte çalıştığı iddiasının ispat edilemediği kanısına varılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 15.04.2019 tarih 2016/18559 Esas, 2019/3481 Karar sayılı bozma ilamında; Mahkemece, davacının ne iş yaptığı, kimlere hizmet verdiği belirlenmeden, tanık olarak dinlenen dernek üyelerinin üyelik kayıtları denetlenmeksizin, ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup re'sen araştırma ilkesi çerçevesinde; davacının beyanı alınarak, hangi işleri ne şekilde yaptığı, hangi üyelere hizmet verdiği açıklattırılmalı, bahse konu üyelerin üyelik kayıtları getirtilip dava konusu döneme ilişkin olarak beyanlarına başvurulmalı, daha önce dinlenen tanıkların üyelik sürelerine ilişkin kayıtlar getirtilip beyanları denetlenmeli, çelişki varsa giderilmeli, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bozma ilamı sonrasında yapılan tüm araştırma içeriklerine göre her ne kadar davacı dava dilekçesinde 01.02.2007 - 10.12.2010 tarihlerinde iş yerinde çalıştığını ileri sürmüş ise de bizzat alınan beyanında dahi söz konusu yerde hangi tarihler arasında çalıştığını net olarak ifade edemediği, ücret konusunda somut bir taleplerinin olmadığı, yine celp edilen üye kayıt defterine göre davacının anılan derneğe 06.06.2009 tarihinde üye olduğu, genel olarak derneğe üye olan bir kısım kişilerin kamu tanığı olarak alınan beyanlarında davacının o dönemlerde kulüpte başkan yardımcısı olan ...'nin kulübün işleri ile ilgilenmesi nedeniyle davacının bu kişi ile samimi bir ilişkisinin bulunması nedeniyle bunun vasıtası ile kulübe gelip gittiğini ve bu esnada tüm kulüp üyelerinin de zaman zaman yaptığı gibi davacının çay getirip götürme tost gibi işlemlerde yardımcı olduğu, kulüpte başka ücretli ve sigortalı çalışan olmadığı, kulübün herhangi bir gelir amacı gütmediği, gönüllülük amacı ile işlerinin yürütüldüğü, dolayısıyla davacının anılan derneğe sabit olarak belirli bir ücret karşılığında çalışmak suretiyle sürekli devam ettiğine dair somut bir sonuca ulaşılamadığı gibi davacının kulübe gelip gittiği dönemin net olarak tespit edilemediği, ücret konusunda ise hiç bir sonuca ulaşılamadığı dolayısıyla hizmet tespiti yönünden davanın kabulü için gerekli olan şartlardan hiçbirisinin bulunmadığı belirlenmekle davacının davasının reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili: tanıklarla dosyanın ispatlanmış olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının davalı dernekte 01.12.2007 - 10.12.2010 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 ve 439 uncu maddeleri 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması HUMK'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı