1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/2278 E., 2024/13147 K.

Yargıtay 17.12.2024 Sayı: 2022/2278 E. - 2024/13147 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2022/2278 E. , 2024/13147 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2015/171 E., 2021/52 K.

Taraflar arasındaki prim alacaklarının tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalı birlik tarafından ihale edilen çevre koruma proje inşaatı iş yeri işveren ... İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin verdiği iş yeri bildirgesine istinaden 01.06.1998 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, ... İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin, SGK İl Müdürlüğüne 1998/6 - 2006/5 arasındaki döneme ait 9.656.755,92 TL borcu bulunduğu, borçlu şirket hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca icra takibi yapılmış ise de sonuç alınamadığından ihale makamı olan davalı birlikten borçlu işverenin hak ediş ve teminatlarının gönderilmesinin 02.03.2000, 03.06.2004, 04.01.2006, 06.01.2006, 30.10.2006 ve 07.06.2007 tarihli yazılar ile istendiği, mevzuata aykırı bir ödeme yapılmış ise idarenin genel hükümlere göre borcu ödemekle yükümlü olduğunun bildirildiği, ihale makamının cevabi yazıları ile borçlu şirketin kesin hesap işlerinin tamamlandığını hak edişinin tamamının işverene ödenmesi nedeniyle bulunmadığı, teminat mektubunun eksik iş varsa tamamlatıldıktan sonra çözümü yoluna gidileceğinin bildirildiği, bunun üzerine 28.09.2007 tarihinde tebliğ edilen yazı ile 506 sayılı Kanun'un 83. maddesi uyarınca borçlu olan ihale makamında 9.656.755,92 TL'nin 15 gün içerisinde ödenmesinin istendiği ancak davalı birlik tarafından ödeme yapılmadığı, sigorta primlerinin hak edişlerden mahsubu yapılmak şartıyla alıkonularak ödenmesinin esas olduğu, 506 sayılı Kanun'un 83. maddesinin amir hükmü gereği yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı birliğin, ... Kurum zararından sorumlu olduğu, sigorta primlerinin hak edişlerden mahsup edilmesi ve ödenmesi ile Kesin Teminatların İadesi Hakkındaki yönetmeliğin 8. maddesinde açıkça Kurum zararını ödettirme hakkının bulunduğunun belirtildiği iddiasıyla Kurum zararı olan 9.656.755,92 TL'nin 28.09.2007 tarihinde verilen 15 günlük sürenin bitiminden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'in mevcut tüzüğe göre, tüzükte gösterilen işlerin yapılması için ihale açtığı ve ihaleyi en uygun teklifi veren ... İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin kazandığı, yapılacak işlerin ifası için gerekli ödemelerin ikraz anlaşmasıyla dış kredi olarak temin edildiği, Bakanlar Kurulu ve Hazine Dış Ticaret Müsteşarlığının da görüşü ve onayı ile dış kredi sağlandığı, müteahhit firmanın işe başladığı, yapılan ikraz sözleşmesine göre sağlanan dış kredi ödemelerinin, müteahhidin yapmış olduğu işlere karşılık hak ediş hesabının doğrudan müteahhit firma hesabına yapıldığını, alınan kredinin davalı Kurum kasasına girmeyip doğrudan müteahhit firma hesabına ödendiği, müteahhit firmanın ödemesi gereken primleri de tahsil ederek ödemeleri bizzat yaptığı, ...'nın alacakların tahsili için yayınlanan kanun ile 2003 yılı öncesine ilişkin kanun gereğince müteahhit firma ile ödeme hususunda anlaşmaya vardığı, alacaklarının tahsili için yapmış olduğu icra takibi neticesinde alacakların karşılanması için ... İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin borçlarını taksitlendirdiği, davalı Kurumun her defasında, ödemelerin ikraz anlaşması nedeniyle davalı Kurum tarafından değil doğrudan müteahhit firmaya yapıldığını, dolayısıyla mevcut borcu kabul etmediklerini beyan ettiği, dava tarihinde müteahhit firma ... İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ile henüz kesin hesap işlemlerinin tamamlanmadığı, ihalenin tamamen sonuçları ile bitmediği, davalı Kurumun kesinleşmiş, itirazsız herhangi bir sorumluluğunun olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.MAHKEME İLK KARARI

Mahkeme tarafından 05.02.2013 tarihli ve 2007/371 Esas, 2013/76 Karar sayılı kararla; ... İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin prim borçlarının birlik tarafından ödenmesi için taraflar arasında 2000-2007 döneminde yazışmalar yapıldığı, en son davacı Kurumun 21.09.2007 tarihli yazısı ile dava konusu edilen 9.656.755,92 TL prim borcunun tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde ödenmesinin istendiği, davalı birlik tarafından şirketin prim borçlarından birliğin sorumluluğunun olmadığına dair cevap verildiği, ... İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin dava konusu olan iş yeri dosyası ve diğer iş yeri dosyalarının 2000-2007 dönemine ait prim borçlarına ilişkin açılan icra takiplerinin 2001/2195 sayılı dosyada birleştirildiği, borçların tahsili için ... İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin Yönetim Kurulu üyelerinin mal varlıkları ile hak ve alacaklarına haciz konulduğu, ... İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin borçları nedeniyle birliğe gönderilen ödeme emirlerine karşılık yalnızca mal beyanında bulunulduğu, davacı Kurumun 2001/2193 sayılı takibindeki haciz işleminin iptali için davalı Kurum tarafından İdare Mahkemesinde açılan davanın görev nedeniyle reddedildiği, davalı Kurumun Marmaris Vakıfbank şubesindeki hesabında 2001/2195 sayılı icra takip dosyasına 04.12.2008 tarihinde 1.686.585,89 TL aktarıldığı, aktarılan bu meblağın 1.672.663,55 TL'sinin dava konusu alacağın 04.12.2008 tarihine kadar işlemiş faizi ile birlikte ulaştığı tutardan geri kalanının ise dava dışı alacaklardan mahsup edildiği, dava tarihi itibariyle davalı birliğin sorumluluğunda olan ve davalı birlik tarafından SGK'ya hak edişler kapsamında ödenmesi gereken miktarın 3.224.097,08 TL, teminat mektupları kapsamında ödenmesi gereken miktarın 6.432.658,82 TL, Kurum tarafından talep edilen dava konusu miktarın 9.656.755,92 TL olduğu anlaşılmakla, Kurum tarafından 04.12.2008 tarihinde tahsil edilen 1.672.663,55 TL'nin dava konusu alacaktan mahsup edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 7.984.092,37 TL alacağın 15.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Mahkemenin 05.02.2013 tarihli ve 2007/371 Esas, 2013/76 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 26.05.2014 tarihli ve 2013/12455 Esas, 2014/12710 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:

\"...1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, tarafların vekillerinin, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davanın yasal dayanağı ihtilaf konusu prim borçlarının ait olduğu dönemde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 83. maddesidir. Anılan maddenin 1 ve 2. Fıkralarında 'Genel ve katma bütçeli kuruluşlar, il ve belediyeler veya sermayesinin en az yarısı genel ve katma bütçeli kuruluşlar ile il ve belediyelere ait olan teşekkül ve müesseseler, kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştirakleri, kanunla ve kanunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan kurum ve kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşların ihale yolu ile yaptırılan her türlü işleri üzerine alanları ve bunların adreslerini Kuruma bildirmekle yükümlüdürler.' hükmüne yer verilmiş olup, davalının bu çerçevede ihale makamı olarak hak edişlerin ödenmesi esnasında vereceği talimat sonucu kesinti yapılmasını sağlamaması nedeni ile prim borçlarından sorumlu tutulması isabetli ise de, davalı tarafından ileri sürülen ödeme iddiaları karşısında, Kurumdan davalı ve dava dışı işveren hakkında ihale konusu iş ile ilgili prim borçlarının tahsili için yapılan icra takip dosyalarının tümü celp edilerek, yapılan ödemelerin hangi prim borçlarına yönelik olduğu belirlenmeli, ihtilaf konusu prim borçlarının dava dışı işveren tarafından yapılandırma kapsamında ödenip ödenmediği ve bu çerçevede, davanın konusunun, halen mevcut olup olmadığı tespit edilerek, gerektiğinde, alanında uzman bilirkişi heyetinden, davalının sorumlu olduğu prim borcu tutarının belirlenmesi yönünde rapor alınarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

3-Kabule göre de; ihtilaf konusu prim borçlarının bir kısmının, yargılama aşamasında ödenmesi sonucu, bu tutarlar yönünden, davanın konusunun kalmadığı ve davalının bu halde yargılama gideri ve avukatlık parasının tamamından sorumlu olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yargılama aşamasında ödenen tutarlar yönünden davanın kısmen reddine gidilerek, davacı aleyhine avukatlık parası ve yargılama giderine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir...\"

2.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; bozma sonrasında yapılan yargılamada bilirkişi heyetlerinden rapor aldırılmış, usul ve yasaya uygun, hüküm vermeye elverişli bulunduğundan hükme esas alınan 15.10.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda dava sırasında yapılan ödemeler mahsup edilerek hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddine 5.346.382,91 TL alacağın 15.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahsup işlemlerinin yerinde olmadığı, davalının sorumluluğunun bulunduğu, davanın tümünün kabulünün gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, Kurum zararının tahsiline ilişkindir.

1.Dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve Mahkemenin, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.

2.Davacı Kurumun 24.07.2023 tarihli yazısı ve eki belgelerde, davalı Genel Müdürlüğün 7440 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” hükümlerinden yararlanmak için talepte bulunduğu ve alacağın tamamı üzerinden yapılandırma işlemi yapıldığı iddia edilmektedir.

3.Mahkemece; 7440 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma yapılıp yapılmadığı, yapılandırmanın devam edip etmediği, giderek dava konusunun devam edip etmediği hususları belirlenerek sonucuna göre karar verilmeli; yargılama gideri ve vekalet ücreti bu çerçevede değerlendirilmelidir.

4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,

17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı