10. Hukuk Dairesi 2013/9551 E. , 2013/25287 K.
\n\"İçtihat Metni\"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No \t :2011/1323-2013/141
Davacı, 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu kapsamında alınması işleminin iptaline, 2004 yılından sonra 506 sayılı Yasaya tabi olarak çalışmalarının üstün tutulması ile 12.05.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına müstehak olduğunun tespiti ile kurumca çıkartılamn prim borçlarının iptalini istemiştir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle; davanın kabulüne, davacının sigortalı olarak çalışmaya başladığı 14.08.2004 tarihinden itibaren SSK sigortalısı sayılmasına, bu tarihten itibaren Bağ-Kur sigortalılığı ilgili olarak tahakkuk ettirilen prim borçlarının iptali ile 01.06.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve ödenmesi gereken aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faizleri ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, Kurum avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Eldeki davada davacının 1479 sayılı Yasa kapsamında geçen 31.03.1995–03.05.2004 tarihleri arasındaki sigortalılık sürelerinin 12.05.2008 tarihli tahsis talebine göre yaşlılık aylığında gözetilebilmesi için, bu döneme ilişkin prim borcunun bulunmaması gerektiği hususu dikkate alınmalı ve davalı Kurumdan bu döneme ilişkin prim borcunun olup olmadığı sorulmalıdır.
Diğer taraftan, davacının tahsis talebinin geçerli ve prim borcunun olmaması halinde de 12.05.2008 tarihinden sonra tekne ile deniz taşımacılığı faaliyetinin devam edip etmediği davacının bu tekneyi satışının veya vergi dairesinden terkini olup olmadığının belirlenmesi ile bune göre faaliyeti devam ediyorsa 506 sayılı Yasanın 63 ve 5510 sayılı Yasanın 30’uncu maddeleri gereğince sosyal güvenlik destek primi borcunun doğacağı gözetilmeli, bu kapsamda Kurumca tahakkuk ettirilen prim borçlarının tamamının iptaline karar verilemeyeceği hususu dikkate alınmalı ve bu yönde mahkemece yapılacak araştırma sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.