10. Hukuk Dairesi 2012/18930 E. , 2012/21767 K.
\n\"İçtihat Metni\"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No \t :65-163
Dava, Kuruma ödenecek prim borcunda 6111 sayılı Kanun kapsamında prim borçlarının yapılandırılmasından yararlandırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava açılmadan önce Kuruma yapılan başvuruda, 1998 yılı prim kesintisinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile, ihya edilecek hizmet borcu ve varsa 01.05.2008 sonrası borcu hakkında 6111 sayılı Kanundan yararlanılmasının talep edildiği; Kurumca önce 04.03.2011 tarihi itibariyle davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında tescilini yapmış iken, anılan başvuru üzerine 01.10.1998 tarihinden itibaren sigortalı olarak tescil edilen davacının, 5 yılı aşan prim borcu bulunması nedeni ile 5510 sayılı Yasanın Geçici 17. maddesinin “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. …” hükmü gereğince aynı tarih itibariyle sigortalılığının durdurulduğu, 01.05.2008 tarihinden itibaren yeniden başlatıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, Mahkemece öncelikle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi gereğince davacıya talep sonucunu açıklattırmalı, sonrasında, gerekiyorsa anılan maddenin “…Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. …” hükmü gereği, davacıya işlem yapılmak üzere süre vermesi, sonucuna göre belirlenecek sigortalılık süresi dikkate alınarak, ihtilafa konu sigortalılık süresi varsa hakında yöntemince araştırma yapmalı ve kalan prim borcunun varlığı durumunda, 6111 sayılı Kanundan yararlanmak için Kuruma süresinde başvuruda bulunduğu gözetilmeli, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.03.2012 gün ve 6-97, 203 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298.maddesi kapsamında infaza elverişli karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum avukatının, bu yönlerini amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.11.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi