10. Hukuk Dairesi 2011/15893 E. , 2012/18745 K.
\n\"İçtihat Metni\"
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No \t :35-124
Davacı, 09.05.1984 tarihinden 08.05.1985 tarihine kadar yapmış olduğu köy bekçiliği hizmetinin tespitini talep etmiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Davacı, ...Köyünde köy bekçisi olarak çalıştığı 09.05.1984 - 08.05.1985 tarihleri arasında eksik bildirilen hizmetinin tespitine talep etmiş, davayı SGK ile birlikte ...Köyüne yöneltmiştir. Mahkemece ...Köyü Tüzel Kişiliği'nin katılımı sağlanmadan, dava, davacı ile davalı ... arasında görüşülüp sonuçlandırılmıştır.
Dava, 5510 sayılı Yasa geçici m.7 uyarınca uygulama alanı bulan; 506 sayılı Yasa m.79/10 uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır.
Taraf teşkili ve husumet konusu, ilk itirazdan olmadığından davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek Mahkemece, gerekse Yargıtay’ca, tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın, kendiliğinden göz önünde tutulur.
506 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi ile, “işveren; ...sigortalıları çalıştıran... kişiler...” olarak tanımlanmış olup, hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmasında, bir başka deyişle, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, işverene husumet yöneltilmesi zorunludur.
Mahkemece, yapılması gereken iş, dava dilekçesini adı geçen köy tüzel kişiliğine tebliğ ederek, köy tüzel kişiliğinin davaya iştirakini sağlamak, bu davalının göstereceği deliller de toplandıktan sonra, hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı ... Başkanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.