1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/136 E., 2012/7701 K.

Yargıtay 02.05.2012 Sayı: 2011/136 E. - 2012/7701 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2011/136 E. , 2012/7701 K.

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :İş Mahkemesi

No :231-436

Davacı Kurum, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin dava tarihine kadar işlemiş faiziyle birlikte 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, Anayasa Mahkemesi iptal kararını re'sen dikkate alarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davacı Kurum avukatı ile davalı işveren şirket avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum avukatı ile davalı işveren şirket avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Dava, iş kazasından doğan rücu tazminatı istemine ilişkin olup, 506 Sayılı Kanunun 26/1. maddesindeki “....sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere...” bölümünün, Anayasa Mahkemesince 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas 2006/106 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, Kurumun bu maddeden doğan rücu hakkının, “halefiyete” değil, “kanundan doğan basit rücu hakkına” dayandığının kabul edilmesi ve bu kabul çerçevesinde, Kurumun rücu alacağının, ilk peşin değerin kusura tekabül eden miktarıyla sınırlı bulunmasına, öte yandan, kesinleşen önceki rücu davalarında hükmolunan miktarın mahsubu yapılırken, sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin esas alınması gerektiğine; şayet ilk peşin sermaye değerli gelirle birlikte artışlara da hükmedilmişse, artışların hükmolunacak rücu tazminatından mahsup edilmesine olanak bulunmamasına, bu çevrede meseleye fiili ödemeler açısından bakıldığında ise fiili ödemenin mevcudiyeti halinde, kurumun talep edebileceği miktarın hesabının da aynı şekilde gerçekleştirilmesi gerekmekte olup; şayet ilk peşin sermaye değerli gelirin kusur karşılığı, fiili ödeme miktarından düşük ise o takdirde ilk peşin sermaye değerine itibar edilmesi; aksine fiili ödeme miktarı ilk peşin değerden düşük ise o takdirde de fiili ödeme miktarının esas alınması gerektiğine göre, mahkemece, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının derdest davalara uygulanması gerektiği gerekçe gösterilerek ve işverene %70, sigortalıya %30 oranında kusur izafe edilen bilirkişi raporunun hükme dayanak kılınarak yargılama yapılıp, hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ancak, eldeki davaya konu zararlandırıcı sigorta olayının; 13.12.2004 tarihinde, sigortalının, eksantrik pres tezgahında sac filtre kapağı şişirme işi yapmakta iken, sol el baş parmağının kalıp ile malzeme arasına sıkışıp yaralanması biçiminde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Kurum, sigortalının daha önce 23.07.2001 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu %6 oranında işgöremezliğe uğradığını, davaya konu 13.12.2004 tarihli ikinci iş kazası üzerine ise sürekli işgöremezlik kaybının %24,8 oranına yükseldiğini öne sürerek, bu orana göre bağlanan gelirlerin tahsilini talep etmektedir. Mahkeme, aynı yöndeki rapora göre, ilk peşin değerli gelir ile masrafın %75 kusur karşılığı yönünden davanın kabulüne karar vermiş, ayrıca yazılı biçimde de yasal faize hükmetmiştir. Dosya içeriğinden; 21.06.2000 tarihinde işe başlayan sigortalının 23.07.2001 tarihinde aynı işyerinde eksantirik preste metal filtre aksamını şekillendirirken, sağ el işaret parmağını prese kaptırıp yaralandığı, bu nedenle gelir bağlanmayıp ancak, geçici işgöremezlik ödeneği ve tedavi giderinin tahsili için İskenderun İş Mahkemesinin 2005/644 esasında açılan dava sonucu işverenin %70, sigortalının %30 kusurlu bulunup kabule dair kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Birden çok iş kazasına uğrama halinde sigortalıya gelir bağlanırken "Balthazard" formülü uygulanmakta olup, sigortalıda oluşan sürekli işgöremezlik derecesi ayrı ayrı zamanlarda meydana gelen iş kazası sonucu ortaya çıkan işgöremezlik derecelerinin toplamı olarak kabul edilemez. Bu nedenle Kurumun ilk peşin değerli gelire ilişkin rücu alacağı belirlenirken Balthazard formülünün her kazaya yansıyan oranının saptanması, davaya konu faiz hesabının da buna göre yapılması gerekir. Dosyada, 23.07.2001 tarihli ilk kazaya ilişkin olarak sigortalının işgöremezlik derecesini gösteren herhangi bir belge bulunmadığı gibi, davaya konu ikinci iş kazası nedeniyle de meslekte kazanma gücünün hangi oranda kaybedildiğine dair bir belge bulunmayıp, Kurumca doğrudan doğruya %24.8 oranındaki iş göremezlik derecesine göre gelir tahsis edildiği görülmektedir. Mahkemece yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda sigortalının sürekli işgöremezlik derecesi belirlenip, bunun ilk peşin değerli gelir tutarına etki ve derecesi de araştırılıp belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.

O halde, davacı Kurum avukatı ile davalı işveren şirket avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 02.05.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı