10. Hukuk Dairesi 2011/12151 E. , 2012/16500 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :721-790
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
... Spor Kulübü Derneği'ne ait prim borcu nedeniyle, davacı aleyhine çıkarılan 21.06.2010 tarih ve 9705490 sayılı ödeme emrinin 30.06.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 7 günlük yasal süre içinde işbu davayı açarak; yönetim kurulu üyesi olmakla birlikle temsil ve ilzam yetkisi olmadığı için prim borçlarından sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; prim borçlarının ait olduğu dönemde, davacının kulübü ilzama yetkili şahıs olmadığı gerekçesiyle, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu, 6183 sayılı Kanunun 35. mükerrer 35. mülga 506 sayılı Kanunun 80 ve bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 88. maddesinde düzenlenmiştir.
506 sayılı Kanunun 80/12 maddesi, "Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri Kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü öngörmüş, 5510 sayılı Kanunun 88/20 maddesi de ufak farklar dışında anılan maddeye paralel düzenleme getirmiş olup, "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur " hükmünü öngörmüştür.
6183 sayılı Kanunun mükerrer 35.maddesine göre ise; amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi, yada, tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde, kanuni temsilcilerin mal varlıklarıyla sorumlu olacağı öngörülmüştür.
Yukardaki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, işveren ile birlikte, müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için, işveren kamu kurum ve kuruluşu ise, kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması, tüzel kişiliğe haiz diğer işyerlerinde ise, üst düzey yönetici, ya da, yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunması gerekir.
Somut olayda, çözümlenmesi gereken husus, davacının prim borçlarının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, üst düzey yönetici veya kanuni temsilci sıfatıyla, prim borçlarından sorumlu tutulup tutulamayacağı hususudur.
Ödeme emrine konu borcun, 2006 yılının 7-8-9-10. aylarına ilişkin olduğu, davacının, 05.11.2006 tarihinde yönetim kurulu başkan yardımcısı seçildiği, 05.11.2006 öncesi dönemde kulüpte temsil ve ilzama yetkili üst düzey yönetici olmadığı ve bu dönem bakımından mahkemenin kabulünün isabetli olmakla birlikte, 2006/10. ay borcunun bir sonraki ay muaccel hale geldiği ve yetkiye ilişkin aynı tarihli yönetim kurulu kararı gözetildiğinde davacının son ay bakımından temsil ve ilzam yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yukarda belirtilen açıklamalar ışığında, mahkemece; son aya ait prim borcunun tahakkuk ettiği dönemde, temsil ve ilzama yetkili olduğu ve bu nedenle sorumlu olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde ödeme emrinin tamamının iptaline karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli vc hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ :Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.