1. Hukuk Dairesi 2026/2039 E. , 2026/2697 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI\t: 2022/188 E., 2024/140 K.
Hınıs Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Mal Müdürlüğü vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve geri çevirme kararı sonrası getirilen evraklar ile birlikte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu,... ilçesi, ...köyü çalışma alanında bulunan 1 12... ve 2 parsel sayılı taşınmazların öncesinde bütün olduğu, 1937 tarihli ve 131 numaralı vergi kaydına istinaden ... oğlu ... .... adına kayıtlı olduğu, ......ın bu taşınmazı iki parçaya ifraz ederek 1 numaralı parseli ... oğlu...... 2 numaralı parseli...oğlu ... ve ... oğlu ... ...'a satış suretiyle devrettiği, bu parsellerin miktarının vergi kaydından fazla geldiği, doğu ve batı sınırlarının mera okuması nedeniyle bu gibi yerlerde miktara itibar edilmesi gerektiği belirtilerek kayıt miktarının 2 numaralı parsele tespit edildiği, miktar fazlası olan kısmın 1 ve 8 parsel numarasıyla köy merası olarak sınırlandırılmasına ilişkin 08.08.19 88... .10.1988 tarihli şerhler düşülerek 1 12... parsel sayılı taşınmazın 41.0 66... yüz ölçümüyle mera olarak 31.01.1989 tarihinde sınırlandırıldığı; 1 12... parsel sayılı taşınmazın 35.7 00... yüz ölçümüyle mera olarak 31.01.1989 tarihinde sınırlandırıldırıldığı; 1 12... parsel sayılı 5.4 00... yüz ölçümlü ve tarla nitelikli taşınmazın 1937 tarihli ve 131 sayılı vergi kaydına istinaden...oğlu ... ve ... oğlu ... ... adına 31.01.1989 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı ...14.08.1989 tarihli dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonucunda... ilçesi, ...köyünde bulunan 1 12... ve 8 parsel sayılı taşınmazların mera olduğundan bahisle ...Köyü Tüzel Kişiliği adına tescil edildiğini, bu taşınmazın atalarından intikal ettiğini, zeminde kültür arazisi olduğunu ve 36 tahrir tarihli vergi kaydı bulunduğunu ileri sürerek 1 12... ve 8 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Davacının ölümüyle mirasçılarından ...'ın terekeye temsilci atandığı görülmüştür.
Davalı Hazine vekili, yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin 26.11.1992 tarihli ve 1989/156 Esas, 1992/168 Karar sayılı kararıyla; davacı dayanağı 134 sayılı tahrir kaydının miktarı az olsa da dava konusu yere uyduğu, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle 1 12... ve 8 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, yargılama sırasında davacının dayandığı 134 tahrir numaralı vergi kaydının dava konusu taşınmazlara aidiyetinin belirlendiğini, vergi kaydının bir sınırının mera olması nedeniyle değişebilir ve genişletilebilir olduğundan bu sınırlarda miktar fazlasının mera sınırından genişletilmek suretiyle elde edildiğinin kabul edildiğini, davacının dayandığı vergi kaydı 20 dönüm olduğundan bu miktar yerin davacı tarafından zilyetlikle kazanılabileceğini, dava konusu 1 12... ve 8 parsel sayılı taşınmazlarda 20 dönüm miktar için davanın kabulüne, kalan miktarın ise reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan keşifte davacı dayanağı 134 sayılı vergi kaydının dava konusu taşınmazlara uyduğunun anlaşıldığı belirtilip bozma kararına uyularak 1 12... parsel sayılı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen 20.0 00... taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Dairece geri çevirme kararı üzerine toplanan delillerden, davacı dayanağı 134 sayılı vergi kaydının ... mevkii, 2 hektar miktarlı, ... oğlu...adına olduğu, bu vergi kaydına istinaden dava konusu taşınmazın bulunduğu ...köyü 1 11... ve 6 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sonucunda dava dışı kişiler adına tescil edildiği, bu taşınmazların kadastro tutanağının edinme sebebi kısmında 1 11... ve 6 parsel sayılı taşınmazların evvelce bir bütün halinde 1937 tesis tarihli vergi kaydının 134 sırasında ... oğlu ...adına kayıtı olup 1965 yılında yapmış olduğu harici ifraz sonucunda 6 nolu parseli ... oğlu ......a, 5 nolu parseli de ... oğlu ......'na satış suretiyle zilyetliğini devrettiği, uygulanan tahrir kaydının 5 ve 6 parseli kapsadığı bilgilerine yer verildiği, böylece davacı dayanağı vergi kaydının dava dışı parsellere uygulandığı, davacının tekrardan aynı vergi kaydına dayanmasına olanak bulunmadığı görülmektedir.
Öte yandan, yukarıda yapılan tespit gözetildiğinde Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 18.04.1994 tarihli vergi kaydının dava konusu taşınmaza uyduğuna dair bozma kararının da maddi hataya dayalı olduğu böylece davacı taraf lehine kazanılmış hak teşkil etmeyeceği kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca, dava konusu 1 12... parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı 2 parsel sayılı taşınmazın öncesinde bütün olduğu, 1937 tarihli ve 131 numaralı vergi kaydına istinaden ... oğlu ... .... adına kayıtlı olduğu, ......ın bu taşınmazı iki parçaya ifraz ederek 1 numaralı parseli ... oğlu...... 2 numaralı parseli...oğlu ... ve ... oğlu ... ...'a satış suretiyle devrettiği, bu parsellerin miktarının vergi kaydından fazla geldiği, doğu ve batı sınırlarının mera okuması nedeniyle bu gibi yerlerde miktara itibar edilmesi gerektiği belirtilerek kayıt miktarının 2 numaralı parsele tespit edildiği, miktar fazlası olan kısmın 1 ve 8 parsel numarasıyla köy merası olarak sınırlandırıldığı, 1 12... parsel sayılı taşınmaza ilişkin alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın 1955 tarihli hava fotoğrafında komşu meralardan farklılık arz edecek bir kullanım olmadığının tespit edildiği, taşınmazın güney sınırı hariç tüm sınırlarının da mera olduğu böylece dava konusu taşınmazın evveliyatının mera olduğu, meraların niteliği gereği zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığı davacının dayandığı 134 sayılı vergi kaydının da başka parsellere uygulandığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden dahili davalı ...'na iadesine, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 07.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.