1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Mevzuat Bilgi Sistemi
  4. Tebliğler
Tebliğ

İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2025/40)

Mevzuat Bilgi Sistemi 20.12.2025 Sayı: 42794

İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2025/40)

Amaç ve kapsam

MADDE 1- (1) Bu Tebliğin amacı, 28/6/2024 tarihli ve 32586 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2024/21) ile Almanya Federal Cumhuriyeti, Çin Halk Cumhuriyeti, Kore Cumhuriyeti, Japonya ve Sırbistan Cumhuriyeti menşeli 7210.11.00, 7210.12.20, 7210.90.40, 7212.10.10, 7212.10.90 ve 7212.40.20 gümrük tarife pozisyonları altında sınıflandırılan “kalayla kaplanmış demir veya alaşımsız çelikten yassı hadde ürünleri” eşya tanımlı kalayla kaplanmış (teneke) ürünlere yönelik başlatılan ve Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen damping soruşturmasının tamamlanması neticesinde alınan kararın yürürlüğe konulmasıdır.

Dayanak

MADDE 2- (1) Bu Tebliğ, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3- (1) Bu Tebliğde geçen;

a) CIF: Masraflar, sigorta ve navlun dâhil teslimi,

b) GTP: Gümrük tarife pozisyonunu,

c) Kurul: İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunu,

ç) TGTC: İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelini,

d) Yönetmelik: 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliği,

ifade eder.

Karar

MADDE 4- (1) Yürütülen soruşturma sonucunda, Almanya Federal Cumhuriyeti, Çin Halk Cumhuriyeti, Kore Cumhuriyeti, Japonya ve Sırbistan Cumhuriyeti menşeli soruşturma konusu ürün ithalatının dampingli olduğu ve yerli üretim dalında maddi zarara neden olduğu tespit edilmiştir. Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülerek tamamlanan soruşturma sonucunda ulaşılan bilgi ve bulguları içeren Bilgilendirme Raporu EK’te yer almaktadır.

(2) Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan tespitleri değerlendiren Kurulun kararı ve Ticaret Bakanının onayı ile aşağıdaki tabloda GTP’si, eşya tanımı ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın Türkiye’ye ithalatında aşağıdaki tabloda gösterilen oranlarda dampinge karşı kesin önlemlerin uygulanmasına karar verilmiştir.

GTP

Eşya Tanımı

Menşe Ülke

Firma Ünvanı

Dampinge Karşı Önlem (CIF Bedelin Yüzdesi)

7210.11

Kalınlıkları 0,5mm veya daha fazla, genişliği 600mm ve daha fazla olan kalayla kaplanmış demir veya alaşımsız çelikten yassı hadde mamüller

Almanya

Federal

Cumhuriyeti

Thyssenkrupp Rasselstein GmbH

5,53

Diğerleri

11,05

Çin Halk

Cumhuriyeti

Handan Jintai Packing Material Co., Ltd.

24,83

7210.12.20

Kalınlıkları 0,5mm. den az, genişliği 600mm ve daha fazla olan kalayla kaplanmış demir veya alaşımsız çelikten yassı hadde mamüller

Handan Steel Group Hengshui Cold

Rolling Steel Co., Ltd.

23,88

Jiangsu Suxun New Material Co., Ltd.

24,73

7210.90.40

Genişliği 600mm veya daha fazla olan kalaylanmış ve baskılı demir veya alaşımsız çelikten diğer yassı hadde mamüller

Diğerleri

50,08

Kore

Cumhuriyeti

KG Dongbu Steel Co., Ltd

12,54

7212.10

Genişliği 600mm. den az demir veya alaşımsız çelikten kalay ile kaplanmış yassı hadde tenekeler

Diğerleri

16,28

Japonya

Nippon Steel Corporation

20,29

7212.40.20

Genişliği 600mm. den az demir/alaşımsız çelikten teneke (cilalanma işleminden öte işleme tabi tutulmamış) ve krom oksitleri veya krom ve krom oksitleriyle kaplanmış (cilalanmış) diğer yassı ürünler

Diğerleri

43,37

Sırbistan

Cumhuriyeti

HBIS Group Serbia Iron&Steel d.o.o. Beograd

15,43

Diğerleri

36,87

Uygulama

MADDE 5- (1) Gümrük idareleri, 4 üncü maddede GTP’si, eşya tanımı ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın, diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamındaki ithalatında karşısında gösterilen oranlarda dampinge karşı kesin önlemleri tahsil eder.

(2) Bilgilendirme Raporunda soruşturma konusu ürün ve benzer ürünler ile ilgili açıklamalar genel içerikli olup uygulamaya esas olan yürürlükteki TGTC’de yer alan GTP ve 4 üncü maddede bulunan tabloda yer alan eşya tanımıdır.

(3) Önleme tabi ürünün yürürlükteki TGTC’de yer alan tarife pozisyonunda ve/veya tanımında yapılacak değişiklikler bu Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.

(4) Yönetmeliğin 35 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu Tebliğ kapsamındaki önlemler, yürürlük tarihinden itibaren 5 yıl sonra yürürlükten kalkar.

(5) Yönetmeliğin 35 inci maddesi uyarınca bu Tebliğ kapsamındaki önlemlerin sona erme tarihinden önce bir nihai gözden geçirme soruşturması başlatıldığı takdirde önlemler, soruşturma sonuçlanıncaya kadar yürürlükte kalmaya devam eder.

Yürürlük

MADDE 6- (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 7- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.

Ekleri için tıklayınız.

── EK: 9.5.42794-EK.docx ──

EK:

İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ

(TEBLİĞ NO: 2025/40)’E DAİR BİLGİLENDİRME RAPORU

GENEL BİLGİ VE İŞLEMLER

Kapsam ve yasal dayanak

(1) Bu Rapor, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun (Kanun), 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar (Karar) ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Soruşturma

(1) Yerli üretici Tosyalı Toyo Çelik A.Ş. tarafından yapılan başvuruda, Almanya Federal Cumhuriyeti (Almanya), Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC), Kore Cumhuriyeti (Güney Kore), Japonya ve Sırbistan Cumhuriyeti (Sırbistan) menşeli “kalayla kaplanmış demir veya alaşımsız çelikten yassı hadde ürünleri” eşya tanımlı “kalayla kaplanmış (teneke) ürünler” ithalatının dampingli fiyatlarla yapıldığı ve bu ithalatın yerli üretim dalında zarara neden olduğu iddiasıyla anılan ülkeler menşeli ithalata yönelik olarak bir damping soruşturması açılması talep edilmiştir.

(2) Başvuru kapsamında sunulan bilgi ve belgeler, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu (Kurul) tarafından değerlendirilmiş ve bir damping soruşturması açılmasını haklı kılacak damping, zarar ve illiyet bağına ilişkin yeterli delillerin mevcut olduğuna kanaat getirilmiştir.

(3) Bu çerçevede, Almanya, ÇHC, Güney Kore, Japonya ve Sırbistan menşeli 7210.11.00, 7210.12.20, 7210.90.40, 7212.10.10, 7212.10.90 ve 7212.40.20 gümrük tarife pozisyonları (GTP) altında sınıflandırılan “kalayla kaplanmış demir veya alaşımsız çelikten yassı hadde ürünleri” eşya tanımlı “kalayla kaplanmış (teneke) ürünler” ithalatına yönelik olarak 28/6/2024 tarihli ve 32586 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2024/21) ile bir damping soruşturması başlatılmıştır.

(4) T.C. Ticaret Bakanlığı (Bakanlık) İthalat Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından yürütülen damping soruşturması tamamlanmıştır.

Yerli üretim dalının temsil yeteneği

(1) Yerli üretim dalının temsil kabiliyeti incelenirken, başvuru sahibi yerli üreticinin 2023 yılında soruşturma konusu üründeki üretim rakamları ile aynı ürünün toplam Türkiye üretimi kıyaslanmaktadır. Yapılan incelemede, Yönetmeliğin 18 inci ve 20 nci maddeleri uyarınca başvuruda bulunan yerli üreticinin yerli üretim dalını temsil etme niteliğini haiz olduğu anlaşılmış olup söz konusu firma işbu Raporun ilgili bölümlerinde “yerli üretim dalı” olarak anılacaktır.

(2) Kimi ilgili taraflar, soruşturma konusu ürünün diğer yerli üreticisi Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş.’nin yerli üretim dalı tarafından yapılan başvuruyu desteklememiş olması ve Türkiye Çelik Üreticileri Derneğinin bahse konu soruşturma kapsamında ilgili taraf olmamasını, anılan tarafların soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalata ilişkin bir damping soruşturması açılmasına ihtiyaç duyulmadığına dair zımni bir kabulü olarak değerlendirmiştir. Ayrıca bu durumun, başvuru sahibi tarafından iddia edilen zararın ithalat kaynaklı olmadığının da göstergesi olduğu yönünde bir görüş paylaşılmıştır.

(3) Öncelikle, başvuru sahibi Tosyalı Toyo Çelik A.Ş., Yönetmeliğin 18 inci ve 20 nci maddeleri hükümleri çerçevesinde başvuru yapma ve yerli üretim dalını temsil niteliğini haiz olduğundan diğer yerli üreticinin başvuruyu desteklememesi soruşturmanın açılışı bakımından bir engel teşkil etmemektedir. Bununla birlikte, yürütülen soruşturmalarda yerli üretim dalını temsil etme niteliğini haiz yerli üretici/üreticiler üzerinde oluşan zarara dair analiz çıkarımların ötesinde tüm zarar unsurların bütüncül bir değerlendirmeye tabi tutulması suretiyle yapılmaktadır.

Soruşturma ve zarar inceleme dönemi

(1) Damping belirlemesi için 1/1/2023-31/12/2023 tarihleri arasındaki dönem soruşturma dönemi olarak kabul edilmiştir.

(2) Zarar belirlemelerinde ise veri toplama ve değerlendirme için 1/1/2021-31/12/2023 arasındaki dönem zarar inceleme dönemi olarak belirlenmiştir.

İlgili tarafların bilgilendirilmesi, dinlenmesi ve bilgilerin değerlendirilmesi

(1) Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu ürünün Almanya, ÇHC, Güney Kore, Japonya ve Sırbistan’da mukim üreticilerine/ihracatçılarına, Türkiye’de yerleşik ithalatçılarına ve anılan ülkelerin Ankara Büyükelçiliklerine soruşturmanın açılışına ilişkin bildirimde bulunulmuştur.

(2) Bildirimde, soruşturma açılış Tebliğine, başvurunun gizli olmayan özetine ve soru formlarına nereden erişilebileceği hususunda bilgi verilmiştir.

(3) Taraflara görüşlerini bildirme ve soru formlarını yanıtlamaları için posta süresi dâhil 37 gün süre tanınmıştır. Ayrıca, ilgili tarafların süre uzatımı yönündeki makul talepleri karşılanmıştır.

(4) Yerli üretim dalı, soruşturma süresi boyunca Bakanlık ile iş birliği içinde olmuş ve gerektiğinde talep edilen ilave bilgileri temin etmiştir.

(5) Soruşturma konusu ürünün ithalatını gerçekleştiren firmalardan 9 tanesi, tacir firmalardan 1 tanesi soru formlarını süresi içinde yanıtlayarak Bakanlığa iletmiştir.

(6) Soruşturma döneminde, Türkiye’ye Almanya, ÇHC, Güney Kore, Japonya ve Sırbistan menşeli soruşturma konusu ürünün ihracatını gerçekleştirdiği tespit edilen üretici/ihracatçı firmalara soruşturma açılışına ilişkin bildirim gönderilmiştir. Bu kapsamda;

Almanya’da yerleşik Thyssenkrupp Rasselstein GmbH (TKR) firması,

ÇHC’de yerleşik Handan Jintai Packing Material Co., Ltd. (Jintai), Handan Steel Group Hengshui Cold Rolling Steel Co., Ltd. (Hengshui) ve Jiangsu Suxun New Material Co., Ltd.firmaları (Suxun) firmaları,

Güney Kore’de yerleşik KG Dongbu Steel Co., Ltd (KG Dongbu) firması,

Japonya’da yerleşik Nippon Steel Corporation (NSC) firması,

Sırbistan’da yerleşik HBIS Group Serbia Iron&Steel d.o.o. Beograd (HBIS Serbia) firması,

soru formlarını süresi içinde yanıtlayarak Bakanlığa iletmiş ve bu soruşturma kapsamında iş birliğine gelmiş olarak kabul edilmişlerdir.

(7) Bunların yanı sıra, Japonya’da yerleşik üretici/ihracatçılardan oluşan Japonya Demir ve Çelik Federasyonu (JISF), kullanıcı ithalatçı firmalardan oluşan Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) ve Metal Ambalaj Sanayicileri Derneği (MASD) ilgili taraf olma talebinde bulunmuş ve soruşturmaya ilişkin görüşlerini Bakanlığa iletmiştir. Yönetmeliğin 23 üncü maddesi uyarınca anılan federasyon ve dernekler ilgili taraf statüsünü haizdir.

(8) Soruşturma kapsamında soru formlarını doldurmak suretiyle ilgili taraf olan ihracatçılar ve ithalatçıların soru formu yanıtları ile görüşlerinin kamuya açık nüshaları ile Avrupa Birliği Komisyonu (Komisyon), Japonya Ankara Büyükelçiliği, Sırbistan Hükümeti ile JISF, ASD ve MASD’nin görüşlerinin kamuya açık nüshaları Yönetmeliğin 25 inci maddesi uyarınca talep eden ilgili taraflarla paylaşılmıştır.

(9) ÇHC’de yerleşik Jiangsu Kemao New Materials Technology Co., Ltd firması, soru formu yanıtlarını 24/1/2025 tarihinde Bakanlığımıza iletmiştir. Anılan firma, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2024/21)’in 12 nci maddesinde tanınan süre içerisinde üretici/ihracatçı soru formu cevaplarını Bakanlığa iletmediğinden Yönetmeliğin 26 ncı maddesi çerçevesinde iş birliğinde bulunan firmalar arasında değerlendirilmemiştir.

(10) Soruşturma sonucunda alınacak karara esas teşkil edecek bilgi, bulgu, tespit ve değerlendirmeleri içeren Nihai Bildirim Raporu 10/10/2025 tarihinde soruşturma konusu ülkelerin Ankara Büyükelçiliğine, iş birliğinde bulunan ihracatçı ve ithalatçı firmalar ile ilgili taraf olan birlik ile derneklere ve ayrıca yerli üretim dalına iletilmiştir. Tüm ilgili taraflara Nihai Bildirim Raporuna ilişkin görüş bildirmeleri için yeterli süre tanınmıştır.

(11) Nihai bildirim sonrasında, ilgili tarafların Nihai Bildirim Raporuna ilişkin görüşlerini sözlü olarak da sunmalarına imkân tanımak amacıyla 21/10/2025 tarihinde kamu dinleme toplantısı düzenlenmiştir.

(12) İş birliğinde bulunan ve bireysel marj hesaplanan firmalardan talep edenlerle 22/10/2025 tarihinde özel dinleme toplantıları gerçekleştirilmiştir.

(13) Tarafların işbu soruşturma boyunca ortaya koyduğu tüm bilgi, belge ve görüşler incelenmiş, mezkûr görüşlerden mevzuat kapsamında değerlendirilebilecek olanlara bu Raporun ilgili bölümlerinde yer verilmiştir.

Yerinde doğrulama incelemeleri

(1) Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde 2025 yılının Şubat ayında yerli üretim dalı nezdinde; Nisan ayında Sırbistan’da yerleşik HBIS Group Serbia Iron&Steel, Mayıs ayında Almanya’da yerleşik Thyssenkrupp Rasselstein GmbH, Güney Kore’de yerleşik KG Dongbu Steel Co., Ltd ve Japonya’da yerleşik Nippon Steel Corporation firmaları nezdinde yerinde doğrulama incelemeleri gerçekleştirilmiştir.

SORUŞTURMA KONUSU ÜRÜN VE BENZER ÜRÜN

Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün

(1) Soruşturma konusu ürün, 7210.11.00, 7210.12.20, 7210.90.40, 7212.10.10, 7212.10.90 ve 7212.40.20 GTP’leri altında sınıflandırılan “kalayla kaplanmış demir veya alaşımsız çelikten yassı hadde ürünleri” eşya tanımlı “kalayla kaplanmış (teneke) ürünler”dir.

(2) Kalayla kaplanmış (teneke) ürünler düşük karbonlu soğuk haddelenmiş yassı çeliğin elektrolitik kaplama yöntemi ile kalay kaplanması sonucunda üretilen ürünlerdir. Ürünün her iki yüzeyi eşit ya da farklı miktarlarda kalay kaplanabilmektedir. Teneke ürünler, sürekli tavlı (CA - Continual Annealed) veya yığın tavlı (BA - Batch Annealed) olarak; tek ezmeli (SR - Single Reduced) veya çift ezmeli (DR - Double Reduced) olarak üretilebilmektedir.

(3) Kalayla kaplanmış (teneke) ürününün hammaddesi olan sıcak haddelenmiş yassı çelik ilk olarak asitleme ve soğuk haddeleme hatlarına sonrasında ise nihai ürünün kalınlığına getirilmesi için tandem hattına girer.

(4) Tandem hattından çıkan ürün tavlama sürelerine göre değişiklik gösteren iki ayrı yöntem ile üretilebilmektedir. Birinci yöntem, bobinlerin ayrı ayrı her bir yüzeyinin ısıl teması eşit olacak şekilde tavlanmak üzere sürekli tavlama hattına girmesi ve ürünün istenilen mekanik özelliğe ulaştırılabilmesi için ısıl işleme tabi tutulması şeklindedir. İkinci yöntem ise, toplu halde ısıl işleme tabi tutulması gereken bobinlerin önce yıkanması için elektrolitik temizleme hattına girmesi ve yığın bir halde ısıtılması için yığın tavlama fırınına girmesi şeklindedir.

(5) Hem sürekli tavlama hem de yığın tavlama hattından gelen ürünlerin mekanik özelliklerini homojenize etmek ve talep edilen yüzey pürüzlülüğünü malzemeye kazandırmak amacıyla temper ve ikincil haddeleme hatlarına girmektedir. Bu aşamada, ürüne tek ezme ya da çift ezme işlemi uygulanabilmektedir. Sonrasında ürün elektrolitik kalay kaplama hattına alınarak kalay kaplaması yapılmaktadır. Son olarak, her ürün, müşterinin siparişine bağlı olarak çelik servis merkezine alınarak levha haline getirilebilmektedir.

(6) Kalayla kaplanmış (teneke) ürünler metal ambalaj sanayisinde; endüstriyel yağ, boya ve benzeri kimyasal maddelerin kutuları, yağ, peynir gıda kutuları, salça, sebze, meyve ve et konserveleri, yağ filtreleri, içecek kutuları, kavanoz, meşrubat ve kolay açılır kapakları, aerosol kutuları, dekoratif kutular, oyuncak ve kırtasiye gereçleri gibi birçok ürünün üretiminde kullanılmaktadır.

(7) Kimi ilgili taraflarca soruşturma kapsamında yer alan 7210.90.40 GTP’i altında kayıtlı ürünlerin baskılı ürünler olduğu ve yerli üretim dalının bu kapsamda bir üretimi bulunmadığı ifade edilmektedir. Bununla birlikte, belirli ürünlerin yerli üretiminin bulunmadığı hususu da gündeme getirilmiştir. Bu hususta, yerli üretim dalı tarafından soruşturma konusu GTP’ler altında yer alan tüm ürün tiplerini üretme kabiliyetleri olduğu, müşteri talepleri doğrultusunda üretim yapabildikleri belirtilmiştir.

(8) Kimi ilgili taraflarca, yerli ürünlerin teknik özellikler açısından yetersiz olduğu ve kalite bakımından ithal ürünlerin gerisinde kaldığı öne sürülmektedir. Ancak yapılan incelemeler, soruşturma konusu ürünün üretiminde kullanılan hatların sektörün gerektirdiği ileri teknolojiye sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca, yerli üretim dalının Ar-Ge merkezine sahip olduğu, birçok ülkeye ihracat gerçekleştirdiği tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, yerli üretim dalının kalite, çevre ve sera gazı yönetimi hususlarında ISO (9001, 45001, 14001, 50001, 14064) sertifikalarına sahip olduğu görülmüş, soruşturma konusu ürün özelinde ise TSEN10202 uygunluk belgesinin bulunduğu tespit edilmiştir.

(9) İlgili taraflarca öne sürülen iddialar dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda, soruşturma dönemi boyunca incelenen ithal ürün tipleri ile yerli üretim dalına ait ürün tipleri karşılaştırıldığında, Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde yer alan benzer ürün tanımına aykırılık teşkil edecek herhangi bir husus tespit edilmemiştir. Bu itibarla, yerli üretim dalı tarafından tedarik edilmeyen bazı ürün tiplerinin bulunmasının, soruşturma kapsamında yapılan benzer ürün tespitinin geçerliliğini ortadan kaldırmamaktadır.

(10) Soruşturma esnasında yapılan incelemeler neticesinde, soruşturma konusu ürün ile yerli üretim dalı tarafından üretilen ve Türkiye piyasasında satılan ürünün teknik ve fiziki özellikleri ile temel kullanım alanları itibarıyla benzer özelliklere sahip olduğu anlaşılmış olup söz konusu ürünlerin Yönetmeliğin 4 üncü maddesi kapsamında “benzer ürün” niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.

(11) Soruşturma konusu ürün ve benzer ürüne ile ilgili açıklamalar genel nitelikli olup bilgilendirme amacını taşımaktadır.

Ürünün ithalinde uygulanan gümrük vergisi ve diğer yükümlülükler

(1) Soruşturma konusu ürün için 31/12/2020 tarihli ve 3350 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan İthalat Rejimi Kararı çerçevesinde belirlenen gümrük vergileri aşağıda yer almaktadır. Bu kapsamda, Almanya, Güney Kore ve Sırbistan menşeli ithalat için %0 oranında, ÇHC ve Japonya menşeli ithalat için ise %20 oranında gümrük vergisi yürürlüktedir. Zarar inceleme dönemi içinde bulunan 2021 ve 2022 yıllarında, %15 oranında uygulanan söz konusu gümrük vergisinin, 27/1/2023 tarihli ve 6776 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan İthalat Rejimi Kararında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar kapsamında %20 oranında uygulanması yönünde yapılan değişiklik, 30/3/2023 tarihli ve 7014 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki Kararı ile uygulanmaya başlanmıştır.

Tablo 1: Soruşturma Konusu GTİP ve Gümrük Vergileri

GTİP

GÜMRÜK VERGİSİ ORANI (%)

GTS ÜLKELERİ

1

2

3

4

5

6

7

8

7210.11.00.10.11

0

0

20

20

20

20

20

20

7210.11.00.10.19

0

0

0

0

0

0

0

0

7210.11.00.90.11

0

0

20

20

20

20

20

20

7210.11.00.90.19

0

0

0

0

0

0

0

0

7210.12.20.00.11

0

0

20

20

20

20

20

20

7210.12.20.00.21

0

0

0

0

0

0

0

0

7210.12.20.00.29

0

0

0

0

0

0

0

0

7210.12.20.00.80

0

0

20

20

20

20

20

20

7210.12.20.00.91

0

0

0

0

0

0

0

0

7210.12.20.00.99

0

0

0

0

0

0

0

0

7210.90.40.10.11

0

0

20

20

20

20

20

20

7210.90.40.10.19

0

0

0

0

0

0

0

0

7210.90.40.90.11

0

0

20

20

20

20

20

20

7210.90.40.90.19

0

0

0

0

0

0

0

0

7212.10.10.00.11

0

0

20

20

20

20

20

20

7212.10.10.00.19

0

0

20

20

20

20

20

20

7212.10.90.11.11

0

0

20

20

20

20

20

20

7212.10.90.11.12

0

0

0

0

0

0

0

0

7212.10.90.19.11

0

0

20

20

20

20

20

20

7212.10.90.19.12

0

0

0

0

0

0

0

0

7212.10.90.21.11

0

0

0

0

0

0

0

0

7212.10.90.21.12

0

0

0

0

0

0

0

0

7212.10.90.29.11

0

0

0

0

0

0

0

0

7212.10.90.29.12

0

0

0

0

0

0

0

0

7212.40.20.11.11

0

0

20

20

20

20

20

20

7212.40.20.11.21

0

0

20

20

20

20

20

20

7212.40.20.11.29

0

0

0

0

0

0

0

0

7212.40.20.19.11

0

0

20

20

20

20

20

20

7212.40.20.19.21

0

0

20

20

20

20

20

20

7212.40.20.19.29

0

0

0

0

0

0

0

0

7212.40.20.21.11

0

0

0

0

0

0

0

0

7212.40.20.21.21

0

0

0

0

0

0

0

0

7212.40.20.21.29

0

0

0

0

0

0

0

0

7212.40.20.29.11

0

0

0

0

0

0

0

0

7212.40.20.29.21

0

0

0

0

0

0

0

0

7212.40.20.29.29

0

0

0

0

0

0

0

0

Kaynak: İthalat Rejimi 2025

1: AB Üyesi Ülkeler, EFTA Üyesi Ülkeler, Serbest Ticaret Anlaşması Ülkeleri: Arnavutluk, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı, Bosna-Hersek, Fas, Faroe Adaları, Filistin, Gürcistan, Güney Kore, İsrail, Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti, Malezya, Mısır Arap Cumhuriyeti, Morityus, Moldova, Sırbistan, Singapur Cumhuriyeti, Şili, Tunus. 2: Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti. 3: Birleşik Arap Emirlikleri. 4: Katar. 5: En Az Gelişmiş Ülkeler. 6: Özel Teşvik Düzenlemelerinden Yararlanacak Ülkeler. 7: Gelişme Yolundaki Ülkeler. 8: Diğer Ülkeler

(2) Öte yandan, 31/12/2020 tarihli ve 3351 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta İlave Gümrük Vergisi Uygulanmasına İlişkin Karar uyarınca 7210.11.00.10.19, 7210.11.00.90.19, 7210.12.20.00.21, 7210.12.20.00.29, 7210.12.20.00.91, 7210.12.20.00.99, 7210.90.40.10.19, 7210.90.40.90.19, 7212.10.90.11.12, 7212.10.90.19.12, 7212.10.90.21.11, 7212.10.90.21.12, 7212.10.90.29.11, 7212.10.90.29.12, 7212.40.20.11.29, 7212.40.20.19.29, 7212.40.20.21.11, 7212.40.20.21.21, 7212.40.20.21.29, 7212.40.20.29.11, 7212.40.20.29.21, 7212.40.20.29.29 GTİP’lerinin soruşturma konusu ülkelerden gerçekleşen ithalatının ÇHC ve Japonya menşeli olanlarında %20 oranında ilave gümrük vergisi (İGV) uygulanmaktadır.

DAMPİNGE İLİŞKİN BELİRLEMELER

Genel açıklamalar

(1) Almanya’da yerleşik Thyssenkrupp Rasselstein GmbH (TKR) firması, ÇHC’de yerleşik Handan Jintai Packing Material Co., Ltd. (Jintai), Handan Steel Group Hengshui Cold Rolling Steel Co., Ltd. (Hengshui) ve Jiangsu Suxun New Material Co., Ltd. firmaları, Güney Kore’de yerleşik KG Dongbu Steel Co., Ltd (KG Dongbu) firması, Japonya’da yerleşik Nippon Steel Corporation (NSC) firması ve Sırbistan’da yerleşik HBIS Group Serbia Iron&Steel d.o.o. Beograd (HBIS Serbia) firması soru formlarını süresi içinde yanıtlayarak Bakanlığa iletmiş olup soruşturmanın ilgili ihracatçı tarafları olarak damping marjı hesaplamasına konu edilmiştir.

Almanya

3.2.1. Normal değerin belirlenmesi

(1) Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükümleri gereğince, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmaların menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için genel ve ürün tipleri bazında temsil testi uygulanmıştır. Buna göre, benzer mal satışlarının miktar bazında Türkiye’ye satışlarının %5’ini veya daha fazlasını oluşturması halinde normal değer, normal ticari işlem çerçevesinde kabul edilen iç piyasa satışları esasında, aksi halde oluşturulmuş normal değer esasında belirlenmiştir.

(2) Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükümleri gereğince, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmanın menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için ürün tipleri bazında normal ticari işlem testi uygulanmıştır.

(3) Buna göre normal değer;

a) Benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının ağırlıklı ortalama birim maliyetinin üzerinde olduğu durumlarda;

Birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının %80’ini veya daha fazlasını oluşturması halinde, soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen tüm iç piyasa satış işlemlerinin (kârlı ya da kârsız) ağırlıklı ortalaması esasında,

Birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının %80’inden daha azını oluşturması halinde ise soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen yalnızca kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında,

belirlenmiştir.

b) Benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının, ağırlıklı ortalama birim maliyetinin altında olması halinde, soruşturma dönemi boyunca kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında belirlenmiştir.

c) Benzer ürünün tip bazında kârlı satış işlemi olmaması halinde, oluşturulmuş normal değer esasında belirlenmiştir.

(4) İş birliğine gelen üretici/ihracatçı firma için Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükmü gereğince, iç piyasa satışlarının esas alındığı hallerde normal değer, menşe ülkenin iç pazarında benzer ürün için normal ticari işlemler çerçevesinde bağımsız alıcılar tarafından ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatlar esasında belirlenmiştir.

(5) Oluşturulmuş normal değer, firmadan temin edilen benzer ürünün birim üretim maliyeti ile satış, genel ve idari giderler ile finansman giderine, Yönetmeliğin 6 ncı maddesi hükmüne göre, normal ticari işlemler çerçevesinde mâkul bir kar oranının eklenmesi suretiyle hesaplanmıştır.

3.2.2. İhraç fiyatının belirlenmesi

(1) Yönetmeliğin 9 uncu maddesi uyarınca, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmanın ihraç fiyatı, Türkiye’ye ihraç amacıyla satılan soruşturma konusu ürün için fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyat temelinde tespit edilmiştir.

3.2.3. Fiyat karşılaştırması

(1) Adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen, normal değer ile ihraç fiyatı mümkün olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı ticari aşamada karşılaştırılmıştır.

(2) Yönetmeliğin 10 uncu maddesi hükmü gereğince, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmalar tarafınca fiyat karşılaştırmasını etkilediği ileri sürülen hususlar değerlendirilmiş olup belgelendirilen ve uygulanabilir ayarlamalar marj hesabına yansıtılmıştır.

3.2.4. Damping marjı

(1) Yönetmeliğin 11 inci maddesi çerçevesinde damping marjı, normal değer ile ihraç fiyatının ağırlıklı ortalamasının karşılaştırılması suretiyle hesaplanmıştır. Damping marjının belirlenmesinde kullanılan yöntem ile yapılan hesaplamalar, firma özel nihai bildirimlerinde kapsamlı ve ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

(2) Soruşturma kapsamında iş birliğine gelmeyen/gelmemiş addedilen diğer firmalar için damping marjı, Yönetmeliğin 26 ncı maddesi hükmü uyarınca tespit edilmiştir.

(3) Buna göre, Almanya’da yerleşik soru formuna cevap veren üretici/ihracatçı firma ile iş birliğinde bulunmayan diğer firmalar için CIF bedelin yüzdesi olarak hesaplanan damping marjları aşağıda yer almaktadır.

FİRMA

DAMPİNG MARJI

Thyssenkrupp Rasselstein GmbH

%11,05

Diğerleri

%14,87

ÇHC

3.3.1. Normal değerin belirlenmesi

(1) ÇHC için normal değer, iş birliğinde bulunan firmaların soru formuna yanıtlarında piyasa ekonomisinde işlem gören ülke statüsünü seçmemesi üzerine, Yönetmeliğin 7 nci maddesi çerçevesinde, emsal ülke olarak değerlendirilen Türkiye’de benzer malın ortalama birim imalat maliyetine genel, idari ve satış giderleri ile makul bir kârın eklenmesiyle oluşturulmuştur. Normal değerin tespitinde, soruşturma konusu ülke koşullarına ilişkin ihracatçı firmalar lehine ayarlamalar yapılmıştır.

(2) Nihai bildirim sonrasında bir ihracatçı firma tarafından normal değerin tespitinde, soruşturma konusu ülke koşullarına ilişkin ihracatçı firmalar lehine yapılan ve firma özel bildirimde detayları kendileri ile paylaşılmış olan ayarlamalara ilave bir ayarlama yapılması ve mevcut ayarlamaların hangi kaynaklara dayanarak ne oranda yapıldığına dair bilgi paylaşılması talebinde bulunulmuştur. İhracatçı firmalar lehine yapılan söz konusu ayarlamalar soruşturma konusu ürün bazında yapılmakta olup hangi maliyet kalemlerinin ayarlamaya muhtaç olduğu hâlihazırda değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, talep edilen maliyet unsuruna ilişkin ilave bir ayarlama yapılmasına ihtiyaç olmadığı tespit edilmiştir.

(3) Bir ihracatçı firma tarafından nihai bildirim sonrasında iletilen görüşlerde, emsal ülke belirlemesinde önceliğin benzer ürünleri ihraç eden ve piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet gösteren üçüncü bir ülkeye verilmesi gerektiği ifade edilerek emsal ülke olarak değerlendirilen Türkiye yerine soruşturma konusu ülkelerden birinin değerlendirmeye alınmasına ilişkin bir talep iletilmiştir. Yönetmeliğin 7 nci maddesinde piyasa ekonomisi uygulamayan ülkelerden yapılan ithalatta normal değer hesaplanırken göz önüne alınması beklenen seçenekler arasında bir öncelik sıralaması bulunmadığından anılan firmanın talebi değerlendirmeye alınmamıştır.

3.3.2. İhraç fiyatının belirlenmesi

(1) Yönetmeliğin 9 uncu maddesi uyarınca, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmanın ihraç fiyatı, Türkiye’ye ihraç amacıyla satılan soruşturma konusu ürün için fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyat temelinde tespit edilmiştir.

(2) Nihai bildirim sonrasında bir ihracatçı firma tarafından soru formu yanıtlarında kendilerince sunulmuş olan kredi maliyeti ayarlamasında cüz’i bir değişikliğe yol açacağı ifade edilen bir güncelleme Bakanlığımıza iletilmiş ve hesaplamaların bu çerçevede yeniden yapılması talep edilmiştir. Soruşturmanın bu aşamasında sunulan veri güncellemesi talebi kabul edilmemiştir.

3.3.3. Fiyat karşılaştırması

(1) Adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen, normal değer ile ihraç fiyatı mümkün olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı ticari aşamada karşılaştırılmıştır.

(2) Yönetmeliğin 10 uncu maddesi hükmü gereğince, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmalar tarafınca fiyat karşılaştırmasını etkilediği ileri sürülen hususlar değerlendirilmiş olup belgelendirilen ve uygulanabilir ayarlamalar marj hesabına yansıtılmıştır.

3.3.4. Damping marjı

(1) Yönetmeliğin 11 inci maddesi çerçevesinde damping marjı, normal değer ile ihraç fiyatının ağırlıklı ortalamasının karşılaştırılması suretiyle hesaplanmıştır. Damping marjının belirlenmesinde kullanılan yöntem ile yapılan hesaplamalar, firma özel nihai bildirimlerinde kapsamlı ve ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

(2) Soruşturma kapsamında iş birliğine gelmeyen/gelmemiş addedilen diğer firmalar için damping marjı, Yönetmeliğin 26 ncı maddesi hükmü uyarınca tespit edilmiştir.

(3) Buna göre, ÇHC’de yerleşik soru formuna cevap veren üretici/ihracatçı firmalar ile iş birliğinde bulunmayan diğer firmalar için CIF bedelin yüzdesi olarak hesaplanan damping marjları aşağıda yer almaktadır.

FİRMA

DAMPİNG MARJI

Handan Jintai Packing Material Co., Ltd.

%51,83

Handan Steel Group Hengshui Cold Rolling Steel Co., Ltd.

%50,08

Jiangsu Suxun New Material Co., Ltd.

%50,60

Diğerleri

%58,60

Güney Kore

3.4.1. Normal değerin belirlenmesi

(1) Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükümleri gereğince, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmaların menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için genel ve ürün tipleri bazında temsil testi uygulanmıştır. Buna göre, benzer mal satışlarının miktar bazında Türkiye’ye satışlarının %5’ini veya daha fazlasını oluşturması halinde normal değer, normal ticari işlem çerçevesinde kabul edilen iç piyasa satışları esasında, aksi halde oluşturulmuş normal değer esasında belirlenmiştir.

(2) Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükümleri gereğince, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmanın menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için ürün tipleri bazında normal ticari işlem testi uygulanmıştır.

(3) Buna göre normal değer;

a) Benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının ağırlıklı ortalama birim maliyetinin üzerinde olduğu durumlarda;

Birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının %80’ini veya daha fazlasını oluşturması halinde, soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen tüm iç piyasa satış işlemlerinin (kârlı ya da kârsız) ağırlıklı ortalaması esasında,

Birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının %80’inden daha azını oluşturması halinde ise soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen yalnızca kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında,

belirlenmiştir.

b) Benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının, ağırlıklı ortalama birim maliyetinin altında olması halinde, soruşturma dönemi boyunca kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında belirlenmiştir.

c) Benzer ürünün tip bazında kârlı satış işlemi olmaması halinde, oluşturulmuş normal değer esasında belirlenmiştir.

(4) İş birliğine gelen üretici/ihracatçı firma için Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükmü gereğince, iç piyasa satışlarının esas alındığı hallerde normal değer, menşe ülkenin iç pazarında benzer ürün için normal ticari işlemler çerçevesinde bağımsız alıcılar tarafından ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatlar esasında belirlenmiştir.

(5) Oluşturulmuş normal değer, firmadan temin edilen benzer ürünün birim üretim maliyeti ile satış, genel ve idari giderler ile finansman giderine, Yönetmeliğin 6 ncı maddesi hükmüne göre, normal ticari işlemler çerçevesinde mâkul bir kar oranının eklenmesi suretiyle hesaplanmıştır.

(6) Nihai bildirim sonrasında iletilen görüşlerde, bireysel marj hesaplanan bir üretici firma tarafından yukarıda bahsi geçen temsil testindeki temsil oranının %5’ten daha düşük bir oranda uygulanması talep edilmiştir. Ancak, söz konusu temsil testi Yönetmeliğin 5 inci maddesinde belirtildiği şekilde hesaplanmış olup firmanın talebi kabul edilmemiştir.

(7) Nihai bildirim sonrasında iletilen görüşlerde, bireysel marj hesaplanan bir üretici firma tarafından oluşturulmuş normal değer hesaplamasında kullanılan kâr oranının mâkul olmadığı ve hesaplamalarda daha düşük bir kâr oranının kullanılması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, söz konusu firma için kullanılan kâr marjı Yönetmeliğin 6 ncı maddesi çerçevesinde firmanın kendi verileri kullanılarak hesaplandığından mezkur talep kabul edilmemiştir.

3.4.2. İhraç fiyatının belirlenmesi

(1) Yönetmeliğin 9 uncu maddesi uyarınca, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmanın ihraç fiyatı, Türkiye’ye ihraç amacıyla satılan soruşturma konusu ürün için fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyat temelinde tespit edilmiştir.

3.4.3. Fiyat karşılaştırması

(1) Adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen, normal değer ile ihraç fiyatı mümkün olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı ticari aşamada karşılaştırılmıştır.

(2) Yönetmeliğin 10 uncu maddesi hükmü gereğince, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmalar tarafınca fiyat karşılaştırmasını etkilediği ileri sürülen hususlar değerlendirilmiş olup belgelendirilen ve uygulanabilir ayarlamalar marj hesabına yansıtılmıştır.

(3) Nihai bildirim sonrasında iletilen görüşlerde, bireysel marj hesaplanan bir üretici firma tarafından soru formu yanıtlarında sunulan ve fiyat karşılaştırmasını etkilediği ileri sürülen hususlardan Bakanlık tarafından hesaplamalara dâhil edilmeyen iki kalemin hesaplamaya dâhil edilmesi talep edilmiştir. Ancak, söz konusu iki hususa ilişkin tespitler hâlihazırda firma özel bildiriminde sunulmuş olup Nihai Bildirim Raporu sonrasında iletilen görüşlerin Bakanlık tarafından yapılan tespitleri değiştirilebilir nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir.

3.4.4. Damping marjı

(1) Yönetmeliğin 11 inci maddesi çerçevesinde damping marjı, normal değer ile ihraç fiyatının ağırlıklı ortalamasının karşılaştırılması suretiyle hesaplanmıştır. Damping marjının belirlenmesinde kullanılan yöntem ile yapılan hesaplamalar, firma özel nihai bildirimlerinde kapsamlı ve ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

(2) Soruşturma kapsamında iş birliğine gelmeyen/gelmemiş addedilen diğer firmalar için damping marjı, Yönetmeliğin 26 ncı maddesi hükmü uyarınca tespit edilmiştir.

(3) Buna göre, Güney Kore’de yerleşik soru formuna cevap veren üretici/ihracatçı firma ile iş birliğinde bulunmayan diğer firmalar için CIF bedelin yüzdesi olarak hesaplanan damping marjları aşağıda yer almaktadır.

FİRMA

DAMPİNG MARJI

KG Dongbu Steel Co., Ltd

%12,54

Diğerleri

%16,28

(4) Nihai bildirim sonrasında iletilen görüşlerde, bireysel marj hesaplanan bir üretici/ihracatçı firma tarafından firma özel bildiriminde yer alan verilerde maddi hata olabileceği iddia edilmiştir. Söz konusu iddia incelenmiş olup herhangi bir maddi hata tespit edilmemiştir.

(5) Nihai bildirim sonrasında iletilen görüşlerde, iş birliğinde bulunan üretici/ihracatçı firmaya yönelik hesaplanan damping marjı ile iş birliğinde bulunmayan diğer firmalara yönelik hesaplanan damping marjının arasındaki farkın minimal düzeyde olduğu ve bu çerçevede diğer firmalar için hesaplanan damping marjının gözden geçirilmesi talep edilmiştir. Söz konusu talep yerinde bulunmamış olup iş birliğine gelmeyen firmalar için Yönetmeliğin 26 ncı maddesine göre hesaplanan damping marjında herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir.

Japonya

3.5.1. Normal değerin belirlenmesi

(1) Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükümleri gereğince, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmaların menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için genel ve ürün tipleri bazında temsil testi uygulanmıştır. Buna göre, benzer mal satışlarının miktar bazında Türkiye’ye satışlarının %5’ini veya daha fazlasını oluşturması halinde normal değer, normal ticari işlem çerçevesinde kabul edilen iç piyasa satışları esasında, aksi halde oluşturulmuş normal değer esasında belirlenmiştir.

(2) Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükümleri gereğince, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmanın menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için ürün tipleri bazında normal ticari işlem testi uygulanmıştır.

(3) Buna göre normal değer;

a) Benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının ağırlıklı ortalama birim maliyetinin üzerinde olduğu durumlarda;

Birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının %80’ini veya daha fazlasını oluşturması halinde, soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen tüm iç piyasa satış işlemlerinin (kârlı ya da kârsız) ağırlıklı ortalaması esasında,

Birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının %80’inden daha azını oluşturması halinde ise soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen yalnızca kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında,

belirlenmiştir.

b) Benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının, ağırlıklı ortalama birim maliyetinin altında olması halinde, soruşturma dönemi boyunca kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında belirlenmiştir.

c) Benzer ürünün tip bazında kârlı satış işlemi olmaması halinde, oluşturulmuş normal değer esasında belirlenmiştir.

(4) İş birliğine gelen üretici/ihracatçı firma için Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükmü gereğince, iç piyasa satışlarının esas alındığı hallerde normal değer, menşe ülkenin iç pazarında benzer ürün için normal ticari işlemler çerçevesinde bağımsız alıcılar tarafından ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatlar esasında belirlenmiştir.

(5) Oluşturulmuş normal değer, firmadan temin edilen benzer ürünün birim üretim maliyeti ile satış, genel ve idari giderler ile finansman giderine, Yönetmeliğin 6 ncı maddesi hükmüne göre, normal ticari işlemler çerçevesinde mâkul bir kar oranının eklenmesi suretiyle hesaplanmıştır.

3.5.2. İhraç fiyatının belirlenmesi

(1) Yönetmeliğin 9 uncu maddesi uyarınca, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmanın ihraç fiyatı, Türkiye’ye ihraç amacıyla satılan soruşturma konusu ürün için fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyat temelinde tespit edilmiştir.

3.5.3. Fiyat karşılaştırması

(1) Adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen, normal değer ile ihraç fiyatı mümkün olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı ticari aşamada karşılaştırılmıştır.

(2) Yönetmeliğin 10 uncu maddesi hükmü gereğince, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmalar tarafınca fiyat karşılaştırmasını etkilediği ileri sürülen hususlar değerlendirilmiş olup belgelendirilen ve uygulanabilir ayarlamalar marj hesabına yansıtılmıştır.

3.5.4. Damping marjı

(1) Yönetmeliğin 11 inci maddesi çerçevesinde damping marjı, normal değer ile ihraç fiyatının ağırlıklı ortalamasının karşılaştırılması suretiyle hesaplanmıştır. Damping marjının belirlenmesinde kullanılan yöntem ile yapılan hesaplamalar, firma özel nihai bildirimlerinde kapsamlı ve ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

(2) Soruşturma kapsamında iş birliğine gelmeyen/gelmemiş addedilen diğer firmalar için damping marjı, Yönetmeliğin 26 ncı maddesi hükmü uyarınca tespit edilmiştir.

(3) Buna göre, Japonya’da yerleşik soru formuna cevap veren üretici/ihracatçı firma ile iş birliğinde bulunmayan diğer firmalar için CIF bedelin yüzdesi olarak hesaplanan damping marjları aşağıda yer almaktadır.

FİRMA

DAMPİNG MARJI

Nippon Steel Corporation

%43,37

Diğerleri

%49,87

Sırbistan

3.6.1. Normal değerin belirlenmesi

(1) Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükümleri gereğince, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmaların menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için genel ve ürün tipleri bazında temsil testi uygulanmıştır. Buna göre, benzer mal satışlarının miktar bazında Türkiye’ye satışlarının %5’ini veya daha fazlasını oluşturması halinde normal değer, normal ticari işlem çerçevesinde kabul edilen iç piyasa satışları esasında, aksi halde oluşturulmuş normal değer esasında belirlenmiştir.

(2) Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükümleri gereğince, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmanın menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için ürün tipleri bazında normal ticari işlem testi uygulanmıştır.

(3) Buna göre normal değer;

a) Benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının ağırlıklı ortalama birim maliyetinin üzerinde olduğu durumlarda;

Birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının %80’ini veya daha fazlasını oluşturması halinde, soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen tüm iç piyasa satış işlemlerinin (kârlı ya da kârsız) ağırlıklı ortalaması esasında,

Birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının %80’inden daha azını oluşturması halinde ise soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen yalnızca kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında,

belirlenmiştir.

b) Benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının, ağırlıklı ortalama birim maliyetinin altında olması halinde, soruşturma dönemi boyunca kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında belirlenmiştir.

c) Benzer ürünün tip bazında kârlı satış işlemi olmaması halinde, oluşturulmuş normal değer esasında belirlenmiştir.

(4) İş birliğine gelen üretici/ihracatçı firma için Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükmü gereğince, iç piyasa satışlarının esas alındığı hallerde normal değer, menşe ülkenin iç pazarında benzer ürün için normal ticari işlemler çerçevesinde bağımsız alıcılar tarafından ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatlar esasında belirlenmiştir.

(5) Oluşturulmuş normal değer, firmadan temin edilen benzer ürünün birim üretim maliyeti ile satış, genel ve idari giderler ile finansman giderine, Yönetmeliğin 6 ncı maddesi hükmüne göre, normal ticari işlemler çerçevesinde mâkul bir kar oranının eklenmesi suretiyle hesaplanmıştır.

3.6.2. İhraç fiyatının belirlenmesi

(1) Yönetmeliğin 9 uncu maddesi uyarınca, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmanın ihraç fiyatı, Türkiye’ye ihraç amacıyla satılan soruşturma konusu ürün için fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyat temelinde tespit edilmiştir.

3.6.3. Fiyat karşılaştırması

(1) Adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen, normal değer ile ihraç fiyatı mümkün olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı ticari aşamada karşılaştırılmıştır.

(2) Yönetmeliğin 10 uncu maddesi hükmü gereğince, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmalar tarafınca fiyat karşılaştırmasını etkilediği ileri sürülen hususlar değerlendirilmiş olup belgelendirilen ve uygulanabilir ayarlamalar marj hesabına yansıtılmıştır.

3.6.4. Damping marjı

(1) Yönetmeliğin 11 inci maddesi çerçevesinde damping marjı, normal değer ile ihraç fiyatının ağırlıklı ortalamasının karşılaştırılması suretiyle hesaplanmıştır. Damping marjının belirlenmesinde kullanılan yöntem ile yapılan hesaplamalar, firma özel nihai bildirimlerinde kapsamlı ve ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

(2) Soruşturma kapsamında iş birliğine gelmeyen/gelmemiş addedilen diğer firmalar için damping marjı, Yönetmeliğin 26 ncı maddesi hükmü uyarınca tespit edilmiştir.

(3) Buna göre, Sırbistan’da yerleşik soru formuna cevap veren üretici/ihracatçı firma ile iş birliğinde bulunmayan diğer firmalar için CIF bedelin yüzdesi olarak hesaplanan damping marjları aşağıda yer almaktadır.

FİRMA

DAMPİNG MARJI

HBIS Group Serbia Iron&Steel d.o.o. Beograd

%36,87

Diğerleri

%39,51

ZARARA İLİŞKİN BELİRLEMELER

Genel açıklamalar

(1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülkeler menşeli dampingli ithalatın hacmi, bu ithalatın iç piyasadaki benzer mal fiyatlarına etkisi ile yerli üretim dalının ekonomik göstergelerine bakılmıştır. Söz konusu inceleme, bu Raporun 2.1 inci maddesinde belirtilen soruşturma konusu ürünler için 1.4 üncü maddede belirtilen 1/1/2021-31/12/2023 tarihleri arasındaki zarar inceleme dönemi için yapılmıştır.

Ürünün genel ithalatının mutlak gelişimi ile fiyatları

(1) Soruşturma konusu ürünün genel ithalatı, 2021 yılında 96.295 ton, 2022 yılında 105.691 ton, 2023 yılında 109.092 ton seviyelerinde gerçekleşmiştir.

(2) Söz konusu ithalatın değeri 2021 yılında 114 milyon ABD doları, 2022 yılında 168 milyon ABD doları ve 2023 yılında 144 milyon ABD doları seviyelerinde gerçekleşmiştir.

(3) Genel ithalatın ortalama birim fiyatları ise, incelenen dönemler için sırasıyla 1.185 ABD doları/ton, 1.588 ABD doları/ton ve 1.322 ABD doları/ton seviyelerinde gerçekleşmiştir.

Ürünün soruşturma konusu ülkelerden ithalatının mutlak gelişimi ile fiyatları

4.3.1. Almanya

(1) Almanya menşeli soruşturma konusu ürün ithalatının gelişimi incelendiğinde, 2021 yılında 30.022 ton olarak gerçekleşen ithalatın 2022 yılında 31.611 ton seviyesine, 2023 yılında ise 31.996 ton seviyelerine yükseldiği görülmektedir.

(2) Söz konusu ithalatın değeri incelenen dönemler için sırasıyla 32,9 milyon ABD doları, 47,5 milyon ABD doları ve 50,2 milyon ABD doları seviyelerinde gerçekleşmiştir.

(3) Yukarıdaki veriler ışığında, Almanya menşeli ithalatın ortalama fiyatları hesaplanmıştır. 2021 yılında 1.097 ABD doları/ton olan ortalama birim fiyat, 2022 yılında 1.503 ABD doları/ton seviyesine, 2023 yılında ise 1.568 ABD doları/ton seviyesine yükselmiştir.

(4) 2021 yılında %31 seviyesinde olan Almanya menşeli ithalatın genel ithalat içerisindeki miktar bazındaki payı, 2022 yılında %30 seviyesinde, 2023 yılında ise %29 seviyesinde gerçekleşmiştir.

4.3.2. ÇHC

(1) ÇHC menşeli soruşturma konusu ürün ithalatının gelişimi incelendiğinde, 2021 yılında 21.117 ton olarak gerçekleşen ithalatın 2022 yılında 41.834 ton seviyesine yükseldiği, 2023 yılında ise 28.762 ton seviyesinde gerçekleştiği görülmektedir.

(2) Söz konusu ithalatın değeri incelenen dönemler için sırasıyla 27,6 milyon ABD doları, 67,8 milyon ABD doları ve 31,4 milyon ABD doları seviyelerinde gerçekleşmiştir.

(3) Yukarıdaki veriler ışığında, ÇHC menşeli ithalatın ortalama fiyatları hesaplanmıştır. 2021 yılında 1.307 ABD doları/ton olan ortalama birim fiyat, 2022 yılında 1.620 ABD doları/ton seviyesine yükselmiş, 2023 yılında ise 1.093 ABD doları/ton seviyesine gerilemiştir.

(4) ÇHC menşeli ithalatın genel ithalat içerisindeki miktar bazındaki payı, 2021 yılında %22 seviyesinde iken 2022 yılında %40 seviyesine yükselmiş, 2023 yılında ise %26 seviyesinde gerçekleşmiştir.

4.3.3. Güney Kore

(1) Güney Kore menşeli soruşturma konusu ürün ithalatının gelişimi incelendiğinde, 2021 yılında 2.564 ton seviyesinde gerçekleşen ithalatın 2022 yılında 2.641 tona, 2023 yılında ise 6.295 tona yükseldiği görülmektedir.

(2) Söz konusu ithalatın değeri incelenen dönemler için sırasıyla 2,7 milyon ABD doları, 4,6 milyon ABD doları ve 8,3 milyon ABD doları seviyelerinde gerçekleşmiştir.

(3) Yukarıdaki veriler ışığında, Güney Kore menşeli ithalatın ortalama fiyatları hesaplanmıştır. 2021 yılında 1.048 ABD doları/ton olan ortalama birim fiyat, 2022 yılında 1.743 ABD doları/ton seviyesine yükselmiş, 2023 yılında ise 1.323 ABD doları/ton seviyesine gerilemiştir.

(4) Güney Kore menşeli ithalatın genel ithalat içerisindeki miktar bazındaki payı, 2021 yılında %2,7 seviyesinde iken 2022 yılında %2,5 seviyesinde, 2023 yılında ise %5,8 seviyesinde gerçekleşmiştir.

4.3.4. Japonya

(1) Japonya menşeli soruşturma konusu ürün ithalatının gelişimi incelendiğinde, 2021 yılında 4.168 ton seviyelerinde gerçekleşen ithalat miktarının 2023 yılında 12.211 tona yükseldiği görülmektedir. Japonya’dan 2022 yılında ithalat gerçekleşmemiştir.

(2) Söz konusu ithalatın değeri, 2021 ve 2023 yılları için sırasıyla 4,8 milyon ABD doları ve 15,7 milyon ABD doları seviyelerinde gerçekleşmiştir.

(3) Yukarıdaki veriler ışığında, Japonya menşeli ithalatın ortalama birim fiyatları hesaplanmıştır. 2021 yılında 1.152 ABD doları/ton olan ortalama birim fiyat, 2023 yılında 1.282 ABD doları/ton seviyesinde gerçekleşmiştir.

(4) Japonya menşeli ithalatın genel ithalat içerisindeki miktar bazındaki payı 2021 ve 2023 yılları için sırasıyla %4,3 ve %11,2 seviyelerinde gerçekleşmiştir.

4.3.5. Sırbistan

(1) Sırbistan menşeli soruşturma konusu ürün ithalatının gelişimi incelendiğinde, 2021 yılında 10.086 ton seviyesinde gerçekleşen ithalatın 2022 yılında 10.026 tona gerilediği, 2023 yılında ise 11.873 tona yükseldiği görülmektedir.

(2) Söz konusu ithalatın değeri incelenen dönemler için sırasıyla 12,3 milyon ABD doları, 16,4 milyon ABD doları ve 15,1 milyon ABD doları seviyelerinde gerçekleşmiştir.

(3) Yukarıdaki veriler ışığında, Sırbistan menşeli ithalatın ortalama fiyatları hesaplanmıştır. 2021 yılında 1.224 ABD doları/ton olan ortalama birim fiyat, 2022 yılında 1.633 ABD doları/ton seviyesine yükselmiş, 2023 yılında ise 1.273 ABD doları/ton seviyesine gerilemiştir.

(4) Sırbistan menşeli ithalatın genel ithalat içerisindeki miktar bazındaki payı, 2021 yılında %10,5 seviyesinde iken 2022 yılında %9,5 seviyesinde, 2023 yılında ise %10,9 seviyesinde gerçekleşmiştir.

4.3.6. Soruşturma konusu ülkelerden ithalat

(1) Soruşturma konusu ülkelerden ithalat toplu olarak incelendiğinde, 2021 yılında 67.956 ton seviyesinde gerçekleşen ithalatın, 2022 yılında 86.111 tona, 2023 yılında ise 91.137 tona yükseldiği görülmektedir.

(2) Soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın toplam değeri ise 2021 yılında 80,4 milyon ABD doları seviyesinden, 2022 yılında 136,2 milyon ABD doları seviyesine yükselmiş, 2023 yılında ise 120,7 milyon seviyesinde gerçekleşmiştir.

(3) Soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın ortalama birim fiyatları ise incelenen yıllar için sırasıyla 1.183 ABD doları/ton, 1.582 ABD doları/ton ve 1.324 ABD doları/ton seviyesinde gerçekleşmiştir.

(4) Soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın toplam ithalat içerisindeki miktar bazındaki payı ise 2021 yılında %71 oranında iken 2022 yılında %81’e, 2023 yılında ise %84’e yükselmiştir.

Üçüncü ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın mutlak gelişimi ile fiyatları

(1) Soruşturmaya konu olmayan üçüncü ülkeler menşeli toplam ithalata bakıldığında, 2021 yılında 28.339 ton seviyelerinde gerçekleşen ithalatın 2022 yılında 19.579 ton seviyesine, 2023 yılında ise 17.955 ton seviyesine gerilediği görülmektedir.

(2) Diğer ülkeler menşeli ithalatın değeri 2021 yılında 33,7 milyon ABD doları, 2022 yılında 31,6 milyon ABD doları, 2023 yılında ise 23,5 milyon ABD doları seviyelerinde gerçekleşmiştir.

(3) Söz konusu ithalatın ortalama birim fiyatları ise incelenen dönemde sırasıyla, 1.190 ABD doları/ton, 1.613 ABD doları/ton ve 1.311 ABD doları/ton seviyelerinde gerçekleşmiştir.

(4) Soruşturmaya konu olmayan ülkeler menşeli ithalatın genel ithalat içerisindeki payının 2021 yılında %29 seviyesinde iken, 2022 yılında %19 seviyesine, 2023 yılında ise %16 seviyesine gerilediği görülmektedir.

İthalatın nispi gelişimi

(1) Soruşturma konusu ithalatın Türkiye pazarındaki nispi konumunu görebilmek için, söz konusu ithalatın toplam Türkiye benzer mal tüketimi içindeki payı 1/1/2021-31/12/2023 dönemi için incelenmiştir. Türkiye toplam benzer mal tüketiminin hesaplanmasında yerli üretim dalının yurt içi satışları ve diğer yerli üreticinin yurt içi satışları ile genel ithalat miktarı toplanmıştır. Yerli üretim dalının yurt içi satışlarının ve soruşturma konusu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın toplam tüketime oranlanmasıyla pazar payları hesaplanmıştır. İncelenen veriler 2021 yılı 100 birim olacak şekilde endekslenmiştir.

(2) Buna göre yurt içi tüketim endeksi 2021 yılı için 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 yılında 95 birim, 2023 yılında ise 88 birim olarak gerçekleşmiştir.

(3) Almanya menşeli ithalatın pazar payı endeksi 2021 yılı için 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 yılında 111 birim, 2023 yılında ise 121 birim olarak gerçekleşmiştir.

(4) ÇHC menşeli ithalatın pazar payı endeksi 2021 yılı için 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 yılında 208 birim, 2023 yılında ise 155 birim olarak gerçekleşmiştir.

(5) Güney Kore menşeli ithalatın pazar payı endeksi 2021 yılı için 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 yılında 108 birim, 2023 yılında ise 280 birim olarak gerçekleşmiştir.

(6) Japonya menşeli ithalatın pazar payı endeksi 2021 yılı için 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2023 yılında 334 birim olarak gerçekleşmiştir.

(7) Sırbistan menşeli ithalatın pazar payı endeksi 2021 yılı için 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 yılında 104 birim, 2023 yılında ise 134 birim olarak gerçekleşmiştir.

(8) Soruşturmaya konu ülkelerin toplam pazar payı endeksi 2021 yılı için 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 yılında 133 birime, 2023 yılında ise 153 birime yükselmiştir.

(9) Diğer ülkelerin toplam pazar payı endeksi 2021 yılı için 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 yılında 73 birime ve 2023 yılında 72 birime gerilemiştir.

(10) Yerli üretim dalının pazar payı endeksi 2021 yılı için 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 yılında 100 birim, 2023 yılında ise 85 birim seviyesinde gerçekleşmiştir.

(11) Diğer yerli üretici ile birlikte yerli üreticilerin toplam pazar payı endeksi 2021 yılı için 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 yılında 96 birim, 2023 yılında 93 birim seviyesine gerilemiştir.

Dampingli ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatları üzerindeki etkisi

4.6.1. Fiyat kırılması

(1) Yönetmeliğin 17 nci maddesinin ilgili hükümleri çerçevesinde, dampingli ithalatın yerli üretim dalının satış fiyatları üzerindeki etkisi değerlendirilirken soruşturma konusu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını kırıp kırmadığı incelenmiştir. Fiyat kırılması, soruşturma konusu ithal ürünün Türkiye pazarına giriş fiyatlarının yerli üretim dalının yurt içi birim satış fiyatlarının yüzde olarak ne kadar altında kaldığını göstermekte olup CIF bedelin yüzdesi olarak hesaplanmaktadır.

(2) Fiyat kırılması hesap edilirken, iş birliğine gelen ihracatçı firmaların tip bazında ağırlıklı ortalama CIF ithal birim fiyatının üzerine soruşturma konusu ülkelere yönelik uygulanan gümrük vergisi ve İGV1 ile CIF kıymetin %2’si tutarındaki diğer ithalat masrafları2 eklenerek ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatı bulunmuştur. Bulunan değer ile yerli üretim dalının tip bazında ağırlıklı ortalama yurt içi satış fiyatı soruşturma dönemi için karşılaştırılmıştır.

(3) Bu çerçevede, 2023 yılında, Almanya, ÇHC, Güney Kore ve Japonya’dan gerçekleşen ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını kırmadığı, Sırbistan menşeli ithalatın ise yerli üretim dalının fiyatlarını CIF bedelin %0<X<%10’u aralığında bir oranda kırdığı tespit edilmiştir.

4.6.2. Fiyat baskısı

(1) Yönetmeliğin 17 nci maddesinin ilgili hükümleri çerçevesinde, dampingli olduğu iddia edilen ithalatın yerli üretim dalının satış fiyatları üzerindeki etkisi değerlendirilirken soruşturma konusu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarına baskı yapıp yapmadığı incelenmiştir.

(2) Fiyat baskısı, yerli üretim dalının fiyatlarının dampingli ithalat sebebiyle baskı altında bulunması ve yerli üreticinin fiyatlarını makul kâr elde edecek şekilde belirleyememesi durumunu ifade etmektedir.

(3) Bu kapsamda, soruşturma konusu ürünün gümrük vergisi, İGV ile CIF kıymetin %2’si tutarındaki diğer ithalat masrafları dâhil, iş birliğine gelen ihracatçı firmaların tip bazında ağırlıklı ortalama CIF ithal birim fiyatlarının Türkiye pazarına giriş fiyatı ile yerli üretim dalının tip bazında ağırlıklı ortalama birim ticari maliyetine makul bir kâr (%XX) eklenerek bulunan olması gereken yurt içi birim satış fiyatı soruşturma dönemi için karşılaştırılmıştır.

(4) Bu çerçevede, SD’de

Almanya’dan gerçekleşen ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını CIF bedelin %0<X<%10’u aralığında bir oranda baskıladığı,

ÇHC’den gerçekleşen ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını CIF bedelin %20<X<%30’u aralığında bir oranda baskıladığı,

Güney Kore’den gerçekleşen ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını CIF bedelin %10<X<%20’si aralığında bir oranda baskıladığı,

Japonya’dan gerçekleşen ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını CIF bedelin %15<X<%25’i aralığında bir oranda baskıladığı,

Sırbistan’dan gerçekleşen ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını CIF bedelin %10<X<%20’si aralığında bir oranda baskıladığı,

tespit edilmiştir.

Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri

(1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri, maddi zarar inceleme dönemi olan 2021, 2022 ve 2023 yılları için incelenmiştir.

(2) Eğilimin sağlıklı bir şekilde analiz edilebilmesi amacıyla, Türk lirası bazındaki veriler yıllık ortalama Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) kullanılması suretiyle enflasyondan arındırılarak, 2021 yılı 100 birim olacak şekilde endekslenmiştir.

(3) Ekonomik göstergelerin değerlendirilmesinde, soruşturma konusu ürüne ait miktar incelemesinde ton ölçü birimi kullanılmıştır.

a) Üretim, kapasite ve kapasite kullanım oranı (KKO)

1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için 2021 yılında 100 birim olan üretim miktar endeksi, 2022 yılında 97 birime, 2023 yılında ise 77 birime gerilemiştir.

2) Yerli üretim dalının kapasitesi incelenen dönem boyunca sabit kaldığından kapasite kullanım endeksi üretim endeksi ile paralellik arz ederek sırasıyla 100 birim, 97 birim ve 77 birim olarak gerçekleşmiştir.

b) Yurt içi ve yurt dışı satışlar

1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için 2021 yılında 100 birim olarak kabul edilen yurt içi satış miktarı endeksi 2022 yılında 95 birime, 2023 yılında ise 75 birime gerilemiştir.

2) Yurt içi satış değeri endeksi ise 2021 yılında 100 birim, 2022 yılında 102 birim, 2023 yılında ise 56 birim olarak gerçekleşmiştir.

3) Yerli üretim dalının yurt dışı satış miktar endeksi 2021 yılında 100 birim, 2022 ve 2023 yıllarında ise 65 birim olarak gerçekleşmiştir.

4) Yurt dışı satış değer endeksi ise incelenen dönemde sırasıyla 100 birim, 58 birim ve 39 birim seviyelerinde gerçekleşmiştir.

c) Yurt içi fiyatlar

1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için yurt içi birim satış fiyatı endeksi 2021 yılında 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 yılında 107 birime yükselmiş, 2023 yılında ise 74 birim seviyesinde gerçekleşmiştir.

ç) Pazar payı

1) Yerli üretim dalının pazar payı endeksi 2021 yılında 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 yılında 100 birim olarak gerçekleşmiş, 2023 yılında ise 85 birime gerilemiştir.

d) Maliyetler ve kârlılık

1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için 2021 yılında 100 birim olan birim sınai maliyet endeksi, 2022 yılında 104 birim, 2023 yılında ise 70 birim olarak gerçekleşmiştir. Faaliyet ve finansman giderleri eklenerek hesaplanan birim ticari maliyet endeksi ise 2021 yılında 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 yılında 105 birim, 2023 yılında 72 birim olarak gerçekleşmiştir.

2) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için gerçekleşen ticari maliyetleri ve yurt içi satış fiyatları dikkate alınarak hesaplanan yurt içi satışlardan birim kârlılık endeksi 2021 yılında 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 yılında 129 birime yükselmiş, 2023 yılında ise 91 birime gerilemiştir.

3) Yurt dışı satışlardan birim kârlılık endeksi incelenen yıllarda sırasıyla 100 birim, 53 birim ve 30 birim seviyelerinde gerçekleşmiştir.

4) Yerli üretim dalının toplam satışlarından birim kârlılığı ise 2021 yılında 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 yılında 73 birime, 2023 yılında 48 birime gerilemiştir.

e) Stoklar

1) Yerli üretim dalının dönem sonu stok miktarı 2021 yılında 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 yılında 150 birim, 2023 yılında ise 316 birim seviyesine yükselmiştir.

f) İstihdam

1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün üretiminde çalışan işçi sayısı endeksi 2021 yılında 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 ve 2023 yıllarında sırasıyla 104 birim ve 105 birim seviyesinde gerçekleşmiştir.

g) Ücretler

1) Soruşturma konusu ürün üretiminde çalışan bir işçinin aylık brüt ücretinin endeksi 2021 yılında 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 yılında 71 birim, 2023 yılında ise 97 birim seviyesinde gerçekleşmiştir.

ğ) Verimlilik

1) Soruşturma konusu ürün üretiminde çalışan işçi başına düşen üretim miktarını gösteren verimlilik endeksi 2021 yılında 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 yılında 93 birim, 2023 yılında ise 74 birim seviyelerine gerilemiştir.

h) Nakit akışı

1) Soruşturma konusu üründe sağlanan nakit akış endeksi 2021 yılında 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 yılında 65 birime, 2023 yılında ise 38 birim olarak gerçekleşmiştir.

ı) Büyüme

1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerini kapsayan aktif büyüklüğü incelenen yıllarda sırasıyla 100 birim, 67 birim, 80 birim seviyelerinde gerçekleşmiştir.

i) Sermayeyi artırma yeteneği

1) Yerli üretim dalının öz sermaye endeksi 2021 yılında -100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 yılında -1 birim, 2023 yılında ise 1 birim seviyesinde gerçekleşmiştir.

j) Yatırımları artırma yeteneği

1) Yerli üretim dalının incelenen dönemde yalnızca 2022 ve 2023 yıllarında tevsi yatırımı bulunmakta olup anılan yıllar itibarıyla tevsi yatırımı 100 birim ve 207 birim olarak gerçekleşirken incelenen dönem boyunca yenileme yatırımı bulunmamaktadır.

2) Yerli üretim dalının yatırımlarının geri dönüş oranı (dönem kârı/öz sermaye) 2021 yılında -100 birim olarak kabul edildiğinde, 2022 yılında -357 birime, 2023 yılında ise -64.826 birime gerilemiştir.

Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesi

(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu üründeki üretim miktarı, incelenen dönem itibarıyla düşüş göstermektedir. Üretim miktarında, 2023 yılında 2021 yılına göre %23 oranında bir düşüş olduğu görülmektedir.

(2) Yerli üretim dalının soruşturma konusu üründeki yurt içi satış miktarının incelenen dönem boyunca baz yıla göre düşüş gösterdiği gözlemlenmekte olup 2023 yılında, 2021 yılına göre %25 oranında bir düşüş olduğu görülmektedir.

(3) Yerli üretim dalının soruşturma konusu üründeki yurt içi satışlarından birim kârlılığının 2022 yılında 2021 yılına göre artış gösterdiği görülmekle birlikte, 2023 yılında ise 2021 yılına kıyasla %9 oranında düşüş gösterdiği görülmektedir. Bu kapsamda, yerli üretim dalının yurt içi satışlardan birim kârlılığının düşüş seyrinde olduğu gözlemlenmiştir.

(4) Yerli üretim dalının kapasite miktarı incelenen dönem boyunca sabit kalmış olup üretimdeki düşüşe paralel olarak, kapasite kullanım oranının aşağı yönlü bir eğilim içinde olduğu görülmektedir.

(5) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün stok miktarında önemli bir artış yaşanmış olup 2021 yılına göre 2023 yılında %216 oranında bir artış olduğu görülmektedir. Bu çerçevede, anılan dönemde stok çevrim hızının da düştüğü görülmektedir.

(6) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürüne yönelik ürün nakit akışının baz yıla kıyasla 2023 yılında %62 oranında düştüğü gözlemlenmektedir.

(7) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürünün Türkiye tüketiminden aldığı pazar payının 2023 yılında baz yıla göre %15 oranında düşüş gösterdiği görülmektedir.

(8) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürüne yönelik verimliliğinin incelenen dönem boyunca aşağı yönlü bir eğilim takip ettiği gözlemlenmektedir.

(9) Kimi ilgili taraflarca, yerli üretim dalının başvurunun gizli olmayan özetinde paylaştığı firma geneli ekonomik gösterge endekslerinin, Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun verilerinin paylaşıldığı https://www.iso500.org.tr/ uzantılı internet sitesinde yer alan veriler ile örtüşmediği ifade edilmiştir. Bu kapsamda, yerli üretim dalınca başvurunun gizli olmayan özetinde paylaşılan endeksler cari değerleri değil enflasyondan arındırılmış reel verileri yansıttığından anılan internet sitesinde paylaşılan veriler ile tutarlılık göstermemesi olağan bir sonuçtur. Öte yandan, başvuru aşamasında sunulan tüm veriler, Yönetmeliğin 21 inci maddesi uyarınca yerli üretim dalı nezdinde yapılan yerinde doğrulama esnasında firmaların kayıtları üzerinden incelenmekte olup güncellenmeye muhtaç veriler revize edilerek zarar analizi yapılmaktadır.

(10) Kimi ilgili taraflarca, yerli üretim dalının yatırımlarının kârlılığına olumsuz bir etkisi olmuş olabileceği ifade edilmiştir. Yerli üretim dalının tevsi yatırımlarının endeks değerlerinin 2023 yılında bir artış eğiliminde olduğu görülmektedir fakat tevsi yatırımlara ilişkin veriler yalnızca soruşturma konusu ürüne dair yatırımları değil yerli üretim dalının firma geneli yatırımlarını temsil etmektedir. Bunun içinde soruşturma konusu ürüne ilişkin yatırımın değeri oldukça düşük seviyede olup ürün amortismanına ilişkin gösterge endeksinin trendi de bunu tevsik edici niteliktedir.

(11) Kimi ilgili taraflarca yurt içi talep ile karşılaştırıldığında ihracat taleplerinin önceliklendirildiği; fiyat ve özellikle termin, teslim süreleri bakımından yerli üretim dalının Türkiye pazarında sergilediği performansın ihracat pazarlarındaki performansının oldukça gerisinde kaldığı ifade edilmektedir. Bu kapsamda, yerli üretim dalının soruşturma konusu dönemdeki üretim kapasitesinin, soruşturma konusu ürünün Türkiye toplam talebinin önemli bir kısmını tek başına karşılamaya yetecek seviyede olduğu değerlendirilmektedir. Öte yandan, yerli üretim dalının yurt içi satış miktarlarının incelenen dönem boyunca yurt dışı satış miktarlarının oldukça üzerinde seyrettiği tespit edilmiş ve pazar bazlı fiyatların gelişimi de dikkate alındığında ihraç pazarlarının yerli üretim dalı tarafından önceliklendirildiğine dair bir bulguya rastlanmamıştır.

(12) Termin ve teslim sürelerine dair iddialar hususunda yerli üretim dalı tarafından, yurt içi ve yurt dışı taleplerde herhangi bir termin öncelik ayrımına gitmeden müşteri ihtiyaçlarına vaktinde karşılık verildiği; talepleri karşılama hususunda pazar bazlı bir performans karşılaştırılması yapıldığında bir pazarın diğer pazarın gerisinde kalmasının söz konusu olmadığı ifade edilmiştir.

(13) Kimi ilgili taraflarca, yerli üretim dalının soruşturma konusu ürünün hammaddesi olan sıcak haddelenmiş yassı çelik ithalatını gerçekleştirdiği ve hammadde tedariğinde yaşanan gecikmelerin yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün tedariği performansını etkilediği ifade edilmiştir. Bu hususta, yerli üretim dalı tarafından hem elektrik ark ocağından hem de yüksek fırından sıcak haddelenmiş yassı çelik üretiminin gerçekleştirilebildiği belirtilerek müşteri talepleri doğrultusunda hangi rotadan malzeme talep ediliyorsa, kalite ve termin uyumlarına son derece özen gösterilerek talep edilen soruşturma konusu ürünlerin üretilebildiği ifade edilmiştir. Öte yandan, yerli üretim dalının ürün gamı çeşitliliği sağlayabilmek ya da tedarik kaynağı bağlamında alternatif üretmek gibi maksatlarla ithalat yapmasında yürürlükteki mevzuat açısından bir kısıt bulunmamaktadır.

(14) Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin bütüncül olarak değerlendirilmesi neticesinde; incelenen dönemde soruşturma konusu ürünün üretim, yurt içi satış miktarı, stok miktarı ve stok değeri, ürün nakit akışı, verimlilik, kapasite kullanım oranı ve pazar payı gibi temel ekonomik göstergelerinde bozulma olduğu ve yurt içi satışlardan birim kârlılığın özellikle soruşturma dönemi olan 2023 yılında düşüş gösterdiği gözlemlenmektedir.

Zarara ilişkin değerlendirme

(1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde, maddi zararın belirlenmesine temel teşkil eden etkenler incelenmiştir.

(2) İşbu Raporun 1.4 üncü maddesinde belirtildiği üzere, zarar inceleme dönemi, 1/1/2021-31/12/2023 arasındaki dönemi kapsadığından, anılan dönem dışındaki veri ve göstergelerin değerlendirmeye alınması mümkün olmayıp ilgili tarafların anılan dönem dışına dayanan görüş ve iddialarına dair bir analiz yapılmamıştır.

(3) Soruşturma konusu ürünün Almanya’dan gerçekleşen ithalatının 2021 yılından 2023 yılına mutlak olarak %7 oranında önemli bir artış gösterdiği görülmektedir.

(4) Almanya menşeli ithalatın soruşturma konusu ürünün genel ithalatı içerisindeki payının ise %31 seviyesinden %29 seviyesine düştüğü görülmektedir.

(5) Almanya menşeli ithalatın Türkiye’nin tüketiminden aldığı payın 2021 yılı 100 birim kabul edildiğinde, 2023 yılında 121 birime (%21 artış) yükseldiği görülmektedir.

(6) Almanya menşeli ithalatın birim fiyatlarının 2021 ve 2022 yıllarında genel ithalatın birim fiyatlarının altında seyretmekte olduğu görülmektedir.

(7) Komisyon tarafından, soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalat ile karşılaştırıldığında Almanya menşeli ithalat artışının göreceli olarak düşük kaldığı; Almanya menşeli ithalatın fiyatlarının incelenen dönem boyunca artış trendi içinde olduğu; zarar analizinde kümülatif değerlendirilmeye tabi tutulmaması gerektiği ifade edilmiştir. Nihai bildirim sonrasında da ithalat artışı ve fiyatların gelişimine dair yukarıda sayılan görüşler Komisyon tarafından yinelenmiş olup Almanya menşeli ithalatın pazar payında yaşanan artışın soruşturma konusu diğer ülkelerin pazar payında yaşanan gelişme ile kıyaslandığında göreceli olarak düşük kaldığı değerlendirmesi paylaşılmıştır.

(8) Kimi ilgili taraflarca ise yine Almanya menşeli ithalat artışının düşük bir seviyede olduğu, Almanya menşeli ürünlerin birim fiyatlarının görece yüksek olduğu ve Almanya menşeli ithalatın tercih edilme sebebinin fiyat değil kalite olduğu hususları vurgulanmıştır.

(9) Bu kapsamda, 2023 yılında soruşturma konusu ürün genel ithalatının %29’una tekabül eden Almanya menşeli ithalatın, mutlak olarak artış gösterdiği; birim fiyatlarının artış trendinde olmasına rağmen, iş birliği kapsamında iletilen veriler çerçevesinde Almanya menşeli ithalatın birim fiyatlarının yerli üretim dalı fiyatları üzerinde baskıya sebebiyet verdiği; daralan Türkiye pazarından aldığı payı 2022 ve 2023 yıllarında sırasıyla %11 ve %21 oranlarında önemli seviyede artırdığı gözlemlenmektedir. Öte yandan, soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalat ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulmuş olup işbu soruşturma kapsamında kümülatif değerlendirme yapılmamıştır.

(10) Nihai bildirim sonrasında Komisyon tarafından iletilen görüşlerde, Almanya menşeli ithalat ile soruşturma konusu diğer ülkelerin ithalatının birim fiyatlarının seviyesi ve soruşturma konusu diğer ülkeler için tespit edilen fiyat baskısı dikkate alındığında Almanya menşeli ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını baskılamaması gerektiği yönünde bir kanaat paylaşılmıştır. Ancak fiyat kırılması ve fiyat baskısı hesaplamalarında iş birliğine gelen ihracatçı firmaların tip bazında ağırlıklı ortalama CIF ithal birim fiyatlarının Türkiye pazarına giriş fiyatı dikkate alındığından ve soruşturma konusu ürün kompozisyonu ülkeden ülkeye değişkenlik gösterebilmekte olduğundan Komisyon tarafından yapılan değerlendirme yanıltıcı bir sonuç vermektedir.

(11) Komisyon tarafından nihai bildirim sonrasında iletilen görüşlerde, Almanya menşeli ithalatın istikrarlı bir pazar payına sahip olması ve ithalatın fiyatlarındaki gelişim göz önüne alındığında yerli üretim dalının uğradığı zararın Almanya menşeli ithalata atfedilemez olduğu belirtilmiştir. Bu analizde, Almanya’nın incelenen dönem boyunca soruşturma konusu ürünün genel ithalatından aldığı yaklaşık %30 seviyesindeki pay ile en fazla ithalat yapılan ülke olduğu, 2023 yılında daralan Türkiye pazarından aldığı payı %21 oranında artırdığı ve ithalatın birim fiyatlarının yerli üretim dalının fiyatları üzerinde baskıya sebebiyet verdiği hususlarının dikkate alınmadığı değerlendirilmektedir.

(12) TKR firması tarafından, nihai bildirim sonrasında iletilen görüşlerde Almanya menşeli ithalatın 2023 yılında 2021 yılına kıyasla yalnızca 1.974 ton arttığı ve söz konusu artışın soruşturma döneminde Türkiye’nin toplam ithalatının sadece %1,8’ine tekabül ettiği ifade edilmiştir. Bu kapsamda, bahse konu artışın toplam ithalat miktarı içindeki payının incelenmesinin sağlıklı bir analiz olmadığı değerlendirilmekle birlikte anılan artışın soruşturma konusu ülkelerden gerçekleşen ithalat artışı içindeki payının %8,5; genel ithalat artışı içindeki payının ise %15,4 gibi önemli bir seviyede olduğu gözlemlenmektedir.

(13) Almanya menşeli ithalat miktarındaki artış, TKR firması tarafından anılan ithalatın Türkiye pazarından aldığı pay kapsamında da aynı bakış açısı ile değerlendirilmiş olup anılan artışın pazar payının ihmal edilebilir düzeyin altında olduğu ifade edilmiştir. Bu hususta Komisyon tarafından da benzer bir görüş iletilmiştir. Bu kapsamda, yalızca artış miktarının Türkiye toplam tüketimi içindeki yerini gösterir bir incelemenin ve ihmal edilebilir düzeye ilişkin yorumun Almanya menşeli ithalatın Türkiye tüketiminden aldığı paya ilişkin yanıltıcı bir analiz olduğu değerlendirilmektedir.

(14) TKR firması tarafından nihai bildirim sonrasında iletilen görüşlerde, Almanya menşeli ürünlerin yerli üretim dalının fiyatlarını kırmadığından yerli üretim dalı üzerinde oluşan zararın Almanya menşeli ürünlerden kaynaklanmadığı ifade edilmiştir. Ancak, Yönetmeliğin 17 nci maddesine göre, dampingli ithalatın yerli üretim dalı üzerinde oluşturduğu zarara ilişkin analiz yalnızca bir bulguya dayandırılmayıp bütünsel olarak ele alınmaktadır.

(15) Soruşturma konusu ürünün ÇHC’den gerçekleşen ithalatının 2021 yılından 2023 yılına mutlak olarak %36 oranında önemli bir artış gösterdiği görülmektedir.

(16) ÇHC menşeli ithalatın soruşturma konusu ürünün genel ithalatı içerisindeki payının ise %22 seviyesinden %26 seviyesine çıktığı görülmektedir.

(17) ÇHC menşeli ithalatın Türkiye’nin tüketiminden aldığı payın 2021 yılı 100 birim kabul edildiğinde, 2023 yılında 155 birime (%55 artış) yükseldiği görülmektedir.

(18) ÇHC menşeli ithalatın birim fiyatları 2021 yılına kıyasla 2022 yılında artış göstermiş olup 2023 yılında aşağı yönlü seyretmiş ve genel ithalatın birim fiyatlarının oldukça altında kalmıştır.

(19) Kimi ilgili taraflarca, soruşturma konusu ürün ithalat artışının belirli ülkelere özgü olmadığı genel olarak artış eğiliminde olduğu ifade edilmiştir. Ancak zarar inceleme döneminde soruşturma konusu üründe ÇHC menşeli ithalatın genel ithalattan aldığı pay %22 oranından %26 oranına artış gösterirken, soruşturma konusu ülkeler dışındaki ülkelerden gerçekleşen ithalatın genel ithalattan aldığı pay %29 oranından %16 oranına gerilemiştir.

(20) Nihai bildirim sonrasında iletilen görüşlerde kimi ilgili taraflarca, 2022 yılında ÇHC menşeli ithalatta yaşanan artışın aynı yıl Ülkemiz menşeli soruşturma konusu ürün ihracatında yaşanan artış kaynaklı olabileceği ifade edilmiştir. Bu kapsamda, ÇHC menşeli ithalatın 2021 yılına kıyasla 2022 yılında %98 oranında 2023 yılında ise %36 oranında artış gösterdiği dikkate alındığında ÇHC menşeli ithalatın yalnızca 2022 yılında artış göstermediği, dalgalı seyretmekle birlikte incelenen dönemde artış eğiliminde olduğu gözlemlenmektedir.

(21) Soruşturma konusu ürünün Güney Kore’den gerçekleşen ithalatının 2021 yılından 2023 yılına mutlak olarak ciddi bir artış gösterdiği görülmektedir. 2021 yılında 2.564 ton seviyelerinde gerçekleşen Güney Kore menşeli ithalat %145 oranında bir artış göstererek 2023 yılında 6.295 ton seviyelerine yükselmiştir.

(22) Güney Kore menşeli ithalatın genel ithalat içerisindeki payının ise 2021 yılında %3 olarak gerçekleşmişken 2023 yılında %6’ya yükseldiği görülmektedir.

(23) Güney Kore menşeli ithalatın Türkiye’nin tüketiminden aldığı pay ise 2021 yılında 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2023 yılında 280 birim seviyelerinde gerçekleşerek %180 oranında artış göstermiştir.

(24) Güney Kore menşeli ithalatın ağırlıklı ortalama birim fiyatları dalgalı bir seyir izlemekle birlikte, 2023 yılında genel ithalatın birim fiyatlarına yakın bir seviyede gerçekleşmiştir.

(25) Japonya menşeli ithalatın 2021 yılından 2023 yılına mutlak bir artış trendinde olduğu görülmektedir. 2021 yılında 4.168 ton seviyesinde gerçekleşen ithalat, %193 gibi ciddi bir oranda artış göstererek, 2023 yılında 12.211 ton seviyesine yükselmiştir.

(26) Japonya menşeli ithalatın Türkiye toplam ithalatından aldığı payın incelenen yıllarda %4’ten %11 seviyelerine çıktığı görülmektedir.

(27) Japonya menşeli ithalatın Türkiye tüketiminden aldığı payın ise 2021 yılından 2023 yılına %234 gibi önemli bir oranında artış kaydettiği görülmektedir.

(28) Japonya menşeli ithalatın ağırlıklı ortalama birim fiyatlarının 2021 yılından itibaren artış trendinde olduğu ve ithalatın artış gösterdiği 2023 yılında genel ithalatın birim fiyatlarının önemli ölçüde altında seyrettiği görülmektedir.

(29) Kimi ilgili taraflarca, Japonya menşeli ürünlerin birim fiyatlarının ÇHC ve Sırbistan menşeli ithalatın birim fiyatlarının üstünde gerçekleştiği, Japonya’dan yapılan ithalatın Türkiye tüketiminin %2’si seviyesinde olduğu; zarar analizinde kümülatif değerlendirilmeye tabi tutulmaması gerektiği; Japonya’nın çelik üretim kapasitesinin düştüğü ve teneke üretiminin de azalmakta olduğu hususları dile getirilmiştir.

(30) Bu kapsamda, Japonya menşeli ithalatın Türkiye pazarından aldığı pay %234 oranında artış göstermiş olmakla birlikte, Japonya’nın birim fiyatlarının genel ithalatın birim fiyatlarının altında olduğu, iş birliği kapsamında iletilen veriler çerçevesinde Japonya menşeli ithalatın birim fiyatlarının yerli üretim dalı fiyatları üzerinde baskıya sebebiyet verdiği gözlemlenmektedir. Öte yandan, soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalat ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulmuş olup işbu soruşturma kapsamında kümülatif değerlendirme yapılmamıştır.

(31) Kimi ilgili taraflarca, incelenen dönemde Japonya menşeli ithalatın toplam ithalat içindeki payı yaklaşık %7 oranında artış gösterirken soruşturma konusu olmayan ülkelerden yapılan ithalatın payının %13 oranında azalmış olmasının yerli üreticilerin pazar payı kaybı yaşamasından ziyade, yabancı tedarikçiler arasındaki pazar payı kaymaları kaynaklı olduğuna dair bir görüş iletilmiştir. Bu kapsamda, soruşturma konusu ülkelerden ithalat artarken diğer ülkelerden gerçekleşen ithalatın azalıyor olması ithalatta genel bir eğilimin aksine soruşturma konusu ülkelerden gerçekleşen ithalatın mutlak olarak arttığının açık bir göstergesidir. Öte yandan, ithalatın nispi gelişimi incelendiğinde Japonya’dan gerçekleşen ithalatın daralan pazardan aldığı pay artarken, 2023 yılında 2021 yılına kıyasla diğer ülkelerden gerçekleşen ithalatın pazar payı %28 oranında, yerli üretim dalının pazar payı ise %18 oranında azalmıştır. Diğer ülkelerin pazar kaybı yaşamış olması, yerli üretim dalının yaşamış olduğu pazar kaybının önüne geçmemektedir.

(32) Kimi ilgili taraflarca nihai bildirim sonrası iletilen görüşlerde, Japonya menşeli ürünlerin yerli üretim dalının fiyatlarını kırmadığından yerli üretim dalı üzerinde oluşan zararın Japonya menşeli ürünlerden kaynaklanmadığı ifade edilmiştir. Ancak, Yönetmeliğin 17 nci maddesine göre, dampingli ithalatın yerli üretim dalı üzerinde oluşturduğu zarara ilişkin analiz yalnızca bir bulguya dayandırılmayıp bütünsel olarak ele alınmaktadır.

(33) Sırbistan menşeli ithalatın 2021 yılından 2023 yılına mutlak olarak artış gösterdiği görülmektedir. 2021 yılında 10.086 ton seviyesinde gerçekleşen ithalat %18 oranında artış göstererek 2023 yılında 11.873 ton seviyesine yükselmiştir.

(34) Sırbistan menşeli ithalatın Türkiye toplam ithalatından aldığı payın incelenen yıllarda %10’dan %11 seviyelerine çıktığı görülmektedir.

(35) Sırbistan menşeli ithalatın Türkiye tüketiminden aldığı payın ise 2021 yılından 2023 yılına %34 gibi önemli bir oranda artış kaydettiği görülmektedir.

(36) Sırbistan menşeli ithalatın ağırlıklı ortalama birim fiyatlarının 2021 yılından itibaren artış trendinde olduğu ve ithalatın artış gösterdiği 2023 yılında genel ithalatın birim fiyatlarının altında seyrettiği görülmektedir.

(37) Sırbistan Hükümeti ve HBIS Serbia firması tarafından, nihai bildirim sonrasında iletilen görüşlerde Sırbistan menşeli ithalatın 2023 yılında 2021 yılına kıyasla yalnızca 1.787 ton arttığı ve söz konusu artışın Türkiye’nin toplam ithalatının sadece %1,6’sına tekabül ettiği ifade edilmiştir. Bu kapsamda, bahse konu artışın toplam ithalat miktarı içindeki payının incelenmesinin sağlıklı bir analiz olmadığı değerlendirilmekte birlikte anılan artışın soruşturma konusu ülkelerden gerçekleşen ithalat artışı içindeki payının %7,7; genel ithalat artışı içindeki payının ise %14 gibi önemli bir seviyede olduğu gözlemlenmektedir.

(38) Sırbistan menşeli ithalat miktarındaki artış, Sırbistan Hükümeti ve HBIS Serbia firması tarafından anılan ithalatın Türkiye pazarından aldığı pay kapsamında da aynı bakış açısı ile değerlendirilmiş olup anılan artışın pazar payının ihmal edilebilir düzeyin altında olduğu ifade edilmiştir. Bu kapsamda, yalızca artış miktarının Türkiye toplam tüketimi içindeki yerini gösterir bir incelemenin ve ihmal edilebilir düzeye ilişkin yorumun Sırbistan menşeli ithalatın Türkiye tüketiminden aldığı paya ilişkin yanıltıcı bir analiz olduğu değerlendirilmektedir.

(39) Soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalat birlikte değerlendirildiğinde, 2021-2023 yıllarında mutlak bir artış içerisinde olan ithalatın, 2021 yılındaki 67.956 ton seviyelerinden %34 oranında bir artışla 2023 yılında 91.137 tona yükseldiği görülmektedir.

(40) Soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın genel ithalat içerisindeki payının ise 2021 yılında %71 seviyesinden 2023 yılında %84 seviyesine yükseldiği görülmektedir.

(41) Soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın Türkiye tüketiminden aldığı pazar payı 2021 yılında 100 birim olarak kabul edildiğinde 2023 yılında 153 birim seviyesine yükselmiştir.

(42) Soruşturma konusu ülkeler pazar paylarını önemli ölçüde artırırken, yerli üretim dalının pazar kaybı yaşadığı görülmektedir. Yerli üretim dalının 2021 yılından 2023 yılına %15 oranındaki pazar kaybının, soruşturma konusu ülkelerin Türkiye tüketiminden aldıkları payda yaşanan %53 oranındaki artış kaynaklı olduğu değerlendirilmektedir.

(43) Soruşturma konusu ülkelerden gerçekleşen ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını önemli seviyelerde baskıladığı tespit edilmiştir.

(44) Kimi ilgili taraflarca nihai bildirim sonrasında, fiyat baskısı hesabında kullanılan mâkul kâr oranının yüksek belirlenmiş olduğuna ilişkin görüşler ifade edilmiş olup anılan görüşe dair sektörde faaliyet gösteren başka firmaların kamuya açık kaynaklardan elde edilmiş kârlılık seviyeleri ve Bakanlığımızca yürütülen farklı soruşturmalarda kullanılan mâkul kâr oranları gibi kaynaklar sunulmuştur. Bu kapsamda, fiyat baskısı hesabında kullanılmış olan mâkul kâr oranı soruşturma konusu ürün için Türkiye piyasa dinamiklerini yansıtır bir seviyede olup anılan oran soruşturma kapsamında elde edilen tüm veriler çerçevesinde belirlenmiştir.

(45) Zarar inceleme döneminde yerli üretim dalının üretim, yurt içi satış miktarı, stok miktarı ve stok değeri, ürün nakit akışı, verimlilik, KKO, pazar payı, yurt içi satışlardan birim kârlılık ve toplam birim kârlılık gibi temel ekonomik göstergelerinde önemli bozulmalar olduğu gözlemlenmiştir.

(46) Nihai bildirim sonrasında kimi ilgili taraflarca iletilen görüşlerde, yerli üretim dalının birim ticari maliyetindeki düşüşün, yurt içi satış fiyatlarındaki düşüşten daha yüksek olduğu, yurt içi satış fiyatlarının ticari maliyetle uyumlu şekilde geliştiği ve yerli üretim dalının yurt içi satış fiyatlarını ithalattan ziyade kendi maliyet yapısına göre belirlediği ifade edilmiştir. Yerli üretim dalının maliyetlerindeki ve yurt içi satış fiyatlarındaki gelişim incelendiğinde maliyetlerdeki düşüşü yurt içi satış fiyatlarına yansıtmasına rağmen 2023 yılında yurt içi satış miktarında gerçekleşen düşüşün ve pazardan aldığı payda yaşanan gerilemenin önüne geçemediği değerlendirilmektedir.

(47) Nihai bildirim sonrasında ÇHC’de yerleşik ihracatçı firmalardan bir tanesi tarafından iletilen görüşlerde, yerli üretim dalının yurt içi satışlar ve üretim endeks değerlerinde görülen kademeli düşüşün 2023 yılı itibarıyla Türkiye pazarında görülen talep daralmasından kaynaklı olabileceği ifade edilmiştir. Bu kapsamda, Türkiye pazarında 2021 yılına kıyasla 2023 yılında %12 seviyesinde bir daralma yaşanırken, yerli üretim dalının pazardan aldığı pay %25 oranında azalmış, aynı dönemde ÇHC menşeli ithalatın daralan pazardan aldığı pay ise %55 oranında artış göstermiştir.

(48) Nihai bildirim sonrasında ÇHC’de yerleşik ihracatçı firmalardan bir tanesi tarafından iletilen görüşlerde, yerli üretim dalının net dönem kârı endeksinin 2023 yılındaki seviyesine dikkat çekilerek soruşturma konusu ürüne dair finansman giderlerindeki artışın yerli üretim dalı üzerinde gerçekleşen zararın önemli bir unsuru olabileceği belirtilmiştir. İlaveten tevsi yatırımlarda gerçekleşen artıştan yola çıkılarak anılan yatırımlar kaynaklı finansman giderlerinde yaşanan artışın yerli üretim dalı üzerinde oluşan zararın esaslı sebebi olabileceği ifade edilmiştir. Öncelikle, yerli üretim dalının tevsi yatırımları firma geneli yatırımları göstermekte olup bunun içinde soruşturma konusu ürüne ilişkin yatırımların payı oldukça düşük seviyededir. Öte yandan, baz yıla kıyasla 2023 yılında yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün bazında finansman giderlerinde %74 oranında bir artış yaşanmış olduğu görülmekle birlikte yerli üretim dalının soruşturma konusu üründeki sınai maliyet ile ticari maliyet endeks değerleri karşılaştırıldığında maliyet içindeki payı oldukça düşük olan finansman giderlerinde yaşanan artışın dikkate alınabilir bir unsur olmadığı anlaşılmaktadır.

DAMPİNGLİ İTHALAT İLE ZARAR ARASINDAKİ NEDENSELLİK BAĞI

Dampingli ithalatın zarar üzerindeki etkisi

(1) Soruşturma konusu ülkelerden gerçekleşen ithalatın dampingli olduğu işbu Raporun 3 üncü maddesinde tespit edilmiştir.

(2) Soruşturma konusu ülkelerden gerçekleşen ithalat, zarar inceleme döneminde artış göstermiştir. Öyle ki anılan dönemde Almanya’dan gerçekleşen ithalat % 7 oranında; ÇHC’den gerçekleşen ithalat %36 oranında; Güney Kore’den gerçekleşen ithalat %145 oranında; Japonya’dan gerçekleşen ithalat %193 oranında; Sırbistan’dan gerçekleşen ithalat ise %18 oranında artış göstermiştir.

(3) Soruşturma konusu ülkelerin 2021-2023 döneminde Türkiye pazarından aldıkları pay da önemli ölçüde artış göstermiştir. Anılan dönemde Almanya’nın pazar payının %21 oranında; ÇHC’nin pazar payının %55 oranında; Güney Kore’nin pazar payının %180 oranında; Japonya’nın pazar payının %234 oranında; Sırbistan menşeli ithalatın pazar payının ise %34 oranında artış gösterdiği gözlemlenmektedir.

(4) Anılan dönemde daralan Türkiye pazarında yerli üretim dalının %15 oranında pazar kaybı yaşadığı gözlemlenmektedir. Yerli üretim dalının pazar kaybının, dampingli olduğu tespit edilen soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın Türkiye pazarından aldığı payda yaşanan önemli artış kaynaklı olduğu değerlendirilmektedir.

(5) Dampingli olduğu tespit edilen soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını önemli seviyelerde baskıladığı tespit edilmiştir.

(6) Zarar inceleme döneminde yerli üretim dalının üretim, yurt içi satış miktarı, stok miktarı ve stok değeri, ürün nakit akışı, verimlilik, KKO, pazar payı ve yurt içi satışlardan birim kârlılık gibi temel ekonomik göstergelerinde önemli bozulmalar olduğu gözlenmiştir.

(7) Bunların yanı sıra, dampingli olduğu tespit edilen ithalat ile yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde meydana gelen zararın, ikisi arasındaki illiyet bağının mevcudiyetini gösterir nitelikte eşzamanlı olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir. Bu kapsamda, yerli üretim dalında görülen maddi zarar ile soruşturma konusu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın ve bu ithalatın pazar payındaki artışın eş zamanlı olduğu, ayrıca aynı dönemde söz konusu ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını baskıladığı dikkate alındığında, yerli üretim dalındaki maddi zararın ana kaynağının soruşturma konusu ülkeler menşeli dampingli ithalat olduğu değerlendirilmektedir.

Zarara neden olabilecek diğer unsurlar

(1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde, yerli üretim dalı üzerinde meydana gelen maddi zarar ile dampinge konu ithalat arasındaki nedensellik bağının incelenmesi esnasında zarara etki edebilecek bilinen diğer unsurlar incelenmiştir.

5.2.1. Tüketimdeki değişiklikler

(1) Soruşturma konusu ürünün Türkiye pazarının 2022 ve 2023 yıllarında, 2021 yılına göre daralma trendi içerisine girmiş olduğu ve zarar inceleme döneminde talepte daralma yaşandığı, görülmektedir. Ancak, tüketici tercihlerinde bir değişiklik olmadığı dikkate alınarak soruşturma konusu ürünün tüketimindeki daralma karşısında yerli üretim dalının ve diğer yerli üreticinin satışlarındaki düşüş ile soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın artışına ilişkin kompozisyon incelendiğinde tüketimdeki daralmanın zarara etki edebilecek nitelikte olmadığı değerlendirilmektedir.

5.2.2. Diğer ülkeler menşeli ithalat

(1) Soruşturma konusu ülkeler haricindeki diğer ülkeler menşeli ithalatın zarar inceleme dönemindeki gelişimi incelendiğinde, söz konusu ithalatın mutlak olarak azaldığı, genel ithalattan aldığı payının ise düşüş eğilimi içinde olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan, diğer ülkelerden gerçekleşen ithalatın 2023 yılında pazardan aldığı payın 2021 yılına kıyasla %28 oranında düşmüş olduğu gözlemlenmektedir. Bu kapsamda, diğer ülkelerden gerçekleşen soruşturma konusu ürün ithalatının yerli üretim dalı üzerinde oluşan zarara etki edebilecek nitelikte olmadığı değerlendirilmektedir.

5.2.3. Yerli üretim dalının yurt dışı satışları

(1) Yerli üretim dalındaki zararın yurt içi satışlardan mı yoksa yurt dışı satışlardan mı kaynaklandığı incelendiğinde, incelenen dönemde yerli üretim dalının toplam satışlarının %50’sinden fazlasını yurt içi satışlarının oluşturduğu görülmüştür. Bununla birlikte, yerli üretim dalının incelenen dönemdeki yurt dışı satışlardan birim kârlılığın, mutlak olarak yurt içi satışlardan birim kârlılığından daha yüksek seviyelerde gerçekleştiği görülmektedir. Yukarıda ifade edilen hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, yerli üretim dalındaki zararın esas olarak yurt içi satışlardan kaynaklandığının muhtemel olduğu tespit edilmiştir.

(2) Kimi ilgili taraflarca nihai bildirim sonrasında, yerli üretim dalınca 2023 yılında yayımlanan bir raporda Ülkemiz teneke ihracatının %70’inin kendilerince gerçekleştirildiği bilgisinin paylaşılmış olmasından bahisle yurt dışı satışlarının önemli bir seviyede olduğu ifade edilerek anılan satışlardaki bozulmanın etkisinin ayrıştırılması gerektiği ve bu seviyede bir ihracatın Türkiye pazarındaki talebin karşılanması noktasında sorunlara sebebiyet verdiği görüşleri dile getirilmiştir.

(3) Bu kapsamda, işbu Raporun 5.2.3 üncü maddesinin birinci paragrafında, incelenen dönemde yerli üretim dalının toplam satışlarının %50’sinden fazlasını yurt içi satışlarının oluşturduğuna dair bir tespit paylaşılmış olmakla birlikte, bu bilginin yerli üretim dalının verilerinin gizliliğini teminen bu şekilde paylaşılmış olduğunu belirtmekte fayda olduğu düşünülmektedir. Bu kapsamda, yerli üretim dalının yurt içi satış miktarı ile yurt dışı satış miktarı yakın seviyelerde olmadığından Ülkemiz ihracatının önemli bir kısmının yerli üretim dalı tarafından gerçekleştiriliyor olmasının Türkiye piyasasındaki talebin karşılanabilirliği noktasında bir engel teşkil etmediği değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, 2023 yılında yerli üretim dalının üretim miktarı, KKO ve stok miktarı gibi göstergelerinde yaşanan önemli bozulmalardan da anlaşılacağı üzere, yerli üretim dalı kapasitesi ölçüsünde üretim yapmaktan oldukça uzaklaşmak durumunda kalmış ve stoklarında da önemli bir artış yaşanmıştır.

(4) Öte yandan, yerli üretim dalının incelenen dönemdeki yurt dışı satışlardan birim kârlılığının, mutlak olarak yurt içi satışlardan birim kârlılığından daha yüksek seviyelerde gerçekleştiği hususu dikkate alındığında yurt dışı satışlara dair göstergelerdeki bozulmaların hem cari hem de reel olarak ele alınması neticesinde yerli üretim dalı üzerinde oluşan zararın dampingli ithalattan kaynaklanmadığına dair bir bulguya rastlanmamıştır.

5.2.4. Deprem

(1) HBIS Serbia firması tarafından, Sırbistan menşeli ithalat artışının esaslı olarak 2023 yılı Mayıs ayında gerçekleştiği ve bu ithalatın 6 Şubat 2023 tarihinde Ülkemizde gerçekleşen deprem sebebiyle yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün tedariğinde yaşanması beklenen olası gecikmeleri bertaraf etmek amacıyla kullanıcı ithalatçı firmaların alternatif tedarik sağlamalarından kaynaklanmış olabileceği ifade edilmektedir.

(2) TKR firması tarafından da Almanya menşeli ithalatın 2023 yılı Şubat-Temmuz ayları arasında istikrarlı olarak arttığı sonrasında ise olağan seyrine döndüğü ifade edilerek bu artışın 6 Şubat 2023 tarihinde Ülkemizde gerçekleşen deprem sebebiyle yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün tedariğinde yaşanması beklenen olası gecikmeleri bertaraf etmek amacıyla kullanıcı ithalatçı firmaların alternatif tedarik sağlamalarından kaynaklanmış olabileceği ifade edilmektedir.

(3) Bu kapsamda, yerli üretim dalı tarafından deprem felaketine rağmen mücbir sebep ilan edilmediği, müşterilere termin revizyonu talebiyle gidilmediği ve gecikme yaşanmadan sürecin hızla atlatıldığı ifade edilmiştir. Diğer yandan, inceleme döneminde gerçekleşen ithalatın aylık gelişimi incelendiğinde hem Sırbistan ve Almanya menşeli ithalatın hem de genel ithalatın her yıl Nisan-Ağustos ayları arasındaki dönemde artış eğilimi gösterdiği gözlemlenmektedir. Soruşturma konusu ürünün tüketiminin önemli bir kısmının konserve salça, sebze, meyve ve zeytinyağı kutusu üretiminde kullanıldığı hususu da dikkate alındığında ithalatta meydana gelen artışın anılan döneme tekabül etmesinin yalnızca Şubat 2023 depreminin olası sonuçlarına göre hareket edilmiş olmasının neticesi olarak görülemeyeceği değerlendirilmektedir.

5.2.5. Diğer unsurlar

(1) Anılan dönemde, teknolojik değişmeler, tüketim alışkanlıkları, yerli üreticilerin kendi aralarındaki rekabet gibi diğer unsurlarda önceki yıllara göre olumsuz bir değişiklik olmadığı tespit edilmiştir.

(2) Nihai bildirim sonrasında kimi ilgili taraflarca iletilen görüşlerde, yerli üretim dalının diğer yerli üreticiye kıyasla daha fazla pazar payı kaybetmiş olmasının altı çizilerek yerli üretim dalının yaşadığı kaybın bir kısmının Japonya menşeli ithalat nedeniyle olmadığı, diğer yerli üreticiden kaynaklandığı ifade edilmiştir. Ancak, ithalatın nispi gelişimi incelendiğinde hem yerli üretim dalı hem de diğer yerli üretici pazar kaybı yaşarken Japonya menşeli ithalatın daralan pazardan aldığı payı artırabilmiş olduğu gözlemlenmektedir. Dolayısıyla, yerli üreticilerin kendi aralarındaki rekabet koşullarında olumsuz bir değişiklik olmadığına dair daha önce yapılmış olan tespiti değiştirecek nitelikte bir bulguya rastlanmamıştır.

(3) Sonuç olarak, illiyet bağı değerlendirmesi kapsamında incelenen söz konusu hususların, dampinge konu ithalat ile yerli üretim dalı üzerinde oluşan maddi zarar arasındaki illiyet bağını zayıflatacak veya tümüyle ortadan kaldıracak nitelik ve güçte olmadığı değerlendirilmiştir.

SONUÇ

Yürütülen soruşturma sonucunda, Almanya, ÇHC, Güney Kore, Japonya ve Sırbistan menşeli “kalayla kaplanmış (teneke) ürünler” ithalatının dampingli olduğu ve yerli üretim dalında maddi zarara neden olduğu tespit edilmiştir.

Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan tespitleri değerlendiren Kurulun kararı ve Ticaret Bakanının onayı ile Almanya, ÇHC, Japonya ve Sırbistan menşeli ithalat için kamu yararı ilkesi çerçevesinde Kanunun 7 nci ve 13 üncü maddeleri uyarınca daha az oranlı önlem uygulanması temelinde aşağıdaki tabloda GTP’si, eşya tanımı ve menşe ülkeleri belirtilen eşyaya yönelik aşağıdaki tabloda gösterilen oranda dampinge karşı kesin önlem uygulanmasına karar verilmiştir.

GTP

Eşya Tanımı

Menşe Ülke

Firma Ünvanı

Dampinge Karşı Önlem (CIF Bedelin Yüzdesi)

7210.11

Kalınlıkları 0,5mm. veya daha fazla, genişliği 600mm. ve daha fazla olan kalayla kaplanmış demir veya alaşımsız çelikten yassı hadde mamüller

Almanya Federal Cumhuriyeti

Thyssenkrupp Rasselstein GmbH

5,53

Diğerleri

11,05

Çin Halk Cumhuriyeti

Handan Jintai Packing Material Co., Ltd.

24,83

7210.12.20

Kalınlıkları 0,5mm. den az, genişliği 600mm. ve daha fazla olan kalayla kaplanmış demir veya alaşımsız çelikten yassı hadde mamüller

Handan Steel Group Hengshui Cold Rolling Steel Co., Ltd.

23,88

Jiangsu Suxun New Material Co., Ltd.

24,73

7210.90.40

Genişliği 600 mm. veya daha fazla olan kalaylanmış ve baskılı demir veya alaşımsız çelikten diğer yassı hadde mamüller

Diğerleri

50,08

Kore Cumhuriyeti

KG Dongbu Steel Co., Ltd

12,54

7212.10

Genişliği 600mm. den az demir veya alaşımsız çelikten kalay ile kaplanmış yassı hadde tenekeler

Diğerleri

16,28

Japonya

Nippon Steel Corporation

20,29

7212.40.20

Genişliği 600mm. den az demir/alaşımsız çelikten teneke (cilalanma işleminden öte işleme tabi tutulmamış) ve krom oksitleri veya krom ve krom oksitleriyle kaplanmış (cilalanmış) diğer yassı ürünler

Diğerleri

43,37

Sırbistan Cumhuriyeti

HBIS Group Serbia Iron&Steel d.o.o. Beograd

15,43

Diğerleri

36,87

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı