İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2024/32)
Amaç ve kapsam
MADDE 1- (1) Bu Tebliğin amacı, 13/9/2023 tarihli ve 32308 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2023/22) ile Hindistan Cumhuriyeti menşeli 4007.00 gümrük tarife pozisyonu altında sınıflandırılan “vulkanize edilmiş kauçuktan iplik ve ipler” ürününe yönelik başlatılan ve Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen damping soruşturmasının tamamlanması neticesinde alınan kararın yürürlüğe konulmasıdır.
Dayanak
MADDE 2- (1) Bu Tebliğ, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 3- (1) Bu Tebliğde geçen;
a) CIF: Masraflar, sigorta ve navlun dâhil teslimi,
b) GTP: Gümrük tarife pozisyonunu,
c) Hindistan: Hindistan Cumhuriyeti’ni,
ç) Kurul: İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunu,
d) TGTC: İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelini,
e) Yönetmelik: 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliği,
ifade eder.
Karar
MADDE 4- (1) Yürütülen soruşturma sonucunda, Hindistan menşeli soruşturma konusu ürün ithalatının dampingli olduğu ve yerli üretim dalında zarara neden olduğu tespit edilmiştir. Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülerek tamamlanan soruşturma sonucunda ulaşılan bilgi ve bulguları içeren Bilgilendirme Raporu Ek’te yer almaktadır.
(2) Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan tespitleri değerlendiren Kurulun kararı ve Ticaret Bakanının onayı ile aşağıdaki tabloda GTP’si, eşya tanımı ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın Türkiye’ye ithalatında aşağıdaki tabloda gösterilen oranlarda dampinge karşı kesin önlemlerin uygulanmasına karar verilmiştir.
GTP
Eşyanın Tanımı
Menşe Ülke
Firma Unvanı
Dampinge Karşı Önlem
(CIF Bedelin Yüzdesi)
4007.00
Vulkanize edilmiş kauçuktan iplik ve ipler
Hindistan Cumhuriyeti
Rubfila International Limited
7,1
Diğerleri
12,3
Uygulama
MADDE 5- (1) Gümrük idareleri, 4 üncü maddede GTP’si, eşya tanımı ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın, diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamındaki ithalatında karşısında gösterilen oranlarda dampinge karşı kesin önlemleri tahsil eder.
(2) Bilgilendirme Raporunda soruşturma konusu ürün ve benzer ürün ile ilgili açıklamalar genel içerikli olup uygulamaya esas olan TGTC’de yer alan GTP ve 4 üncü maddede yer alan tablodaki eşya tanımıdır.
(3) Önleme tabi ürünün yürürlükteki TGTC’de yer alan tarife pozisyonunda ve/veya tanımında yapılacak değişiklikler bu Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
(4) Yönetmeliğin 35 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu Tebliğ kapsamındaki önlemler, yürürlük tarihinden itibaren 5 yıl sonra yürürlükten kalkar.
(5) Yönetmeliğin 35 inci maddesi uyarınca bu Tebliğ kapsamındaki önlemlerin sona erme tarihinden önce bir nihai gözden geçirme soruşturması başlatıldığı takdirde önlemler, soruşturma sonuçlanıncaya kadar yürürlükte kalmaya devam eder.
Yürürlük
MADDE 6- (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 7- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.
Ekleri için tıklayınız
── EK: 9.5.41106-Ek.docx ──
Ek:
İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO:2024/332)’E DAİR BİLGİLENDİRME RAPORU
1. GENEL BİLGİ VE İŞLEMLER
Kapsam ve yasal dayanak
(1) Bu rapor, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun (Kanun), 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar (Karar) ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Soruşturma
(1) Yerli üretici Elpa Elastiki İplikler Sanayi ve İhracat A.Ş. firması tarafından yapılan ve Şahin Lateks Sanayi ve Ticaret A.Ş. firması tarafından desteklenen başvuruda, Hindistan Cumhuriyeti (Hindistan) ve Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti (Vietnam) menşeli 4007.00 gümrük tarife pozisyonu (GTP) altında yer alan “vulkanize edilmiş kauçuktan iplik ve ipler” ürünü ithalatının dampingli fiyatlarla yapıldığı ve bu ithalatın yerli üretim dalında zarara neden olduğu iddiasıyla anılan ülkeler menşeli ithalata yönelik bir damping soruşturması açılması talep edilmiştir.
(2) Başvuru kapsamında sunulan bilgi ve belgeler, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu (Kurul) tarafından değerlendirilmiş ve başvuru konusu ürünün yalnızca Hindistan menşeli olanlarına yönelik bir damping soruşturması açılmasını haklı kılacak damping, zarar ve illiyet bağına ilişkin yeterli delillerin mevcut olduğuna kanaat getirilmiştir.
(3) Bu çerçevede, Hindistan menşeli 4007.00 gümrük tarife pozisyonu (GTP) altında sınıflandırılan “vulkanize edilmiş kauçuktan iplik ve ipler” ürünü ithalatına yönelik 13/9/2023 tarihli ve 32308 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2023/22) ile bir damping soruşturması başlatılmıştır.
(4) T.C. Ticaret Bakanlığı (Bakanlık) İthalat Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından yürütülen damping soruşturması tamamlanmıştır.
Yerli üretimin temsil yeteneği
(1) Yerli üretim dalının temsil kabiliyeti incelenirken, başvuru sahibi yerli üreticilerin 2022 yılında soruşturma konusu üründeki üretim rakamları ile aynı ürünün toplam Türkiye üretimi kıyaslanmaktadır. Yapılan incelemede, Yönetmeliğin 18 inci ve 20 nci maddeleri uyarınca başvuruda bulunan yerli üreticilerin yerli üretim dalını temsil etme niteliğini haiz olduğu anlaşılmış olup anılan firmalar işbu raporun ilgili bölümlerinde “yerli üretim dalı” olarak anılacaktır.
Soruşturma ve zarar inceleme dönemi
(1) Damping belirlemesi için 1/4/2022-31/3/2023 tarihleri arasındaki dönem soruşturma dönemi (SD) olarak kabul edilmiştir.
(2) Zarar belirlemelerinde ise veri toplama ve değerlendirme için 1/1/2020-31/3/2023 arasındaki dönem zarar inceleme dönemi olarak belirlenmiştir.
İlgili tarafların bilgilendirilmesi, dinlenmesi ve bilgilerin değerlendirilmesi
(1) Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu ürünün Hindistan’da mukim ilgili üreticilerine/ihracatçılarına, Türkiye’de yerleşik ithalatçılarına ve Hindistan’ın Ankara Büyükelçiliğine soruşturmanın açılışına ilişkin bildirimde bulunulmuştur.
(2) Bildirimde, soruşturma açılış Tebliğine, başvurunun gizli olmayan özetine ve soru formlarına nereden erişilebileceği hususunda bilgi verilmiştir.
(3) Taraflara görüşlerini bildirme ve soru formlarını yanıtlamaları için posta süresi dâhil 37 gün süre tanınmıştır. Ayrıca, ilgili tarafların süre uzatımı yönündeki makul talepleri karşılanmıştır.
(4) Yerli üretim dalı, soruşturma süresi boyunca Bakanlık ile iş birliği içinde olmuş ve gerektiğinde talep edilen ilave bilgileri temin etmiştir.
(5) Soruşturma konusu ürünün ithalatını gerçekleştiren firmalardan 2 tanesi soru formlarını süresi içinde yanıtlayarak Bakanlığa iletmiştir.
(6) Hindistan’da yerleşik üretici/ihracatçı firma Rubfila International Limited (Rubfila) ilgili soru formunu süresi içinde yanıtlayarak Bakanlığa iletmiştir.
(7) Soruşturma sonucunda alınacak karara esas teşkil edecek bilgi, bulgu, tespit ve değerlendirmeleri içeren ilk Nihai Bildirim Raporu 5/7/2024 tarihinde yayımlanmıştır. Nihai Bildirim Raporu sonrasında, yerli üretim dalından damping marjı hesabına ilişkin esaslı bir itirazın gelmesi üzerine, damping marjı hesabı gözden geçirilmiş ve revize Nihai Bildirim Raporu 12/9/2024 tarihinde yayımlanmıştır.
(8) Yayımlanan nihai bildirim raporları sonrasında, ilgili tarafların nihai bildirime ilişkin görüşlerini sözlü olarak da sunmalarına imkân tanımak amacıyla Kamu Dinleme Toplantıları planlanmış; ancak, ilgili taraflardan talep gelmemesi üzerine söz konusu toplantılar düzenlenmemiştir.
(9) İşbirliğinde bulunan ve bireysel marj hesaplanan Rubfila firması ile 24/9/2024 tarihinde Özel Dinleme Toplantısı gerçekleştirilmiştir.
(10) Tarafların işbu soruşturma boyunca ortaya koyduğu tüm bilgi, belge ve görüşler incelenmiş, mezkûr görüşlerden mevzuat kapsamında değerlendirilebilecek olanlara bu raporun ilgili bölümlerinde yer verilmiştir.
Yerinde doğrulama incelemeleri
Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde, 24/1/2024-25/1/2024 tarihlerinde yerli üretim dalı nezdinde; 11/3/2024-14/3/2024 tarihlerinde Rubfila firması nezdinde yerinde doğrulama incelemeleri gerçekleştirilmiştir.
SORUŞTURMA KONUSU ÜRÜN VE BENZER ÜRÜN
2.1 Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün
Soruşturma konusu ürün, 4007.00 GTP’si altında yer alan “vulkanize edilmiş kauçuktan iplik ve ipler”dir. Söz konusu ürün, işbu raporun ilerleyen bölümlerinde “lateks iplik” olarak anılacaktır.
Tabii lateks, kauçuk ağaçlarından toplandıktan sonra çeşitli kimyasal maddeler (amonyak) ile belirli sürelerde santrifüj (merkezkaç) makinelerinde karıştırılarak likit ve katı bölümlerinin belirli oranlarda ayrıştırılmasını takiben varillere ve muhafaza depolarına doldurulur ve konteyner içerisinde sevk edilir. Sıvı haldeki lateksin yaklaşık olarak %60’lık kısmı doğal ham lateks olup diğer kısmı çözücü (su) maddelerdir.
Lateks hammaddesi fabrika depolama tanklarına girdikten sonra, kimyevi maddeler ve istenildiğinde boya ile homojenleştirilerek iplik üretimine uygun hale getirilir. Daha sonra bu karışım “basınç altında fışkırtma-extrusion” adı verilen bir teknik kullanılarak ince hassas cam tüpler vasıtasıyla makinelere verilir ve böylece iplik haline getirilir.
İplikler çeşitli su ve asit banyolarından geçtikten sonra kurutma fırınlarına girer, pişirme yani vulkanizasyon işlemi ile birlikte yaklaşık olarak %40 oranında su, üründen alınır. Ardından, ürünün satıldıktan sonra işlem göreceği tekstil makinelerindeki kayganlığının arttırılması için üzerine talk (pudra) veya silikon uygulanır. Bu ana kadar bağımsız ince tel şeklinde olan ürün, endüstriyel kullanım makinelerine uygun olması ve ambalajlama kolaylığı kazanması için diğer teller ile birleştirilerek şerit haline getirilir.
Lateks iplikler ağırlıklı olarak tekstil ve mobilya sektörlerinde kullanılmaktadır. Bu iplikler, doğal olmaları sebebiyle çok özel durumların dışında sağlık açısından yan etkiler oluşturmaz ve tekstil-konfeksiyon-çorap-iç çamaşırı, mobilya gibi pek çok yerde rahatlıkla kullanılırlar. Lateks iplikler az sayıda renkte üretilir ve normal şartlarda kullanıldıkları ürünün içinde gözle görülmeyecek şekilde yer alırlar.
Soruşturma konusu ürünün bazı ithalatçı firmaları tarafından, yerli ürünlerin teknik özelliklerinde ve kalitesinde farklılıklar olduğu iddia edilmiştir. Bu kapsamda, yerli üretim dalının gerekli kalite yönetim sistemi belgelerine sahip olması nedeniyle ithal ürün kalitesinin soruşturma konusu yerli ürüne göre daha iyi olduğuna yönelik iddialar yerinde bulunmamıştır.
Buna ek olarak, yerli üretim dalının ürettiği ürünlerdeki pudra oranının Hindistan menşeli ürünlere göre daha yüksek olduğu ve pudralı lateks ipliklerin üretim esnasında bazı olumsuzluklara sebep olduğu iddia edilmiş olup iddia sahipleri tarafından iddialarını destekleyici herhangi bir belge sunulamamıştır. Yapılan inceleme sonucunda da bu iddianın doğruluğunu tevsik edici herhangi bir bilgi veya belgeye ulaşılamamıştır. Ayrıca, birçok kullanım yeri açısından bahse konu silikonlu ürünlerin yerli ürünün ikamesi konumunda bulunduğu tespit edilmiştir. Tüm bunlara ek olarak, yerli üretim dalı kamu dinleme toplantısının ardından silikonlu kauçuktan üretime başladığını Bakanlığa ibraz etmiştir. Dolayısıyla, söz konusu iddiaların “benzer ürün” tanımına halel getirmediği anlaşılmıştır.
Soruşturma esnasında yapılan incelemeler neticesinde, yerli üretim dalı tarafından üretilen ürün ile soruşturma konusu ithal ürün arasında ürünün teknik ve fiziki özellikleri, temel kullanım alanları, tüketici algılaması ve dağıtım kanalları bakımından bir fark bulunmadığı belirlenmiştir. Bu nedenle, Yönetmeliğin 4 üncü maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ürün ile yerli üretim dalı tarafından üretilen ürün benzer ürün olarak kabul edilmiştir.
Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün ile ilgili açıklamalar bağlayıcı nitelikte olmayıp genel içerikli ve bilgi amaçlıdır.
Ürünün ithalinde uygulanan gümrük vergisi ve diğer yükümlülükler
Soruşturma konusu ürün için mer’i İthalat Rejimi Kararı çerçevesinde uygulanan gümrük vergileri aşağıdaki tabloda yer almaktadır. Buna göre, soruşturma konusu ürünün Hindistan menşeli olanlarına yönelik %3 gümrük vergisi uygulanmaktadır. Soruşturma döneminde yürürlükte bulunan İthalat Rejimi Kararı çerçevesinde de soruşturma konusu ülke için aynı vergi oranları uygulanmıştır.
GTİP
GÜMRÜK VERGİSİ ORANI (%)
1
2
3
4
GTS ÜLKELERİ
8
5
6
7
4007.00
0
0,9
3
0
0
0
0
3
Kaynak: 2024 Yılı İthalat Rejimi Kararı
1: AB Üyesi Ülkeler, EFTA Üyesi Ülkeler, Serbest Ticaret Anlaşması Ülkeleri: Arnavutluk, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı, Bosna-Hersek, Fas, Faroe Adaları, Filistin, Gürcistan, Hindistan, İsrail, Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti, Malezya, Mısır Arap Cumhuriyeti, Morityus, Moldova, Sırbistan, Singapur Cumhuriyeti, Şili, Tunus. 2: Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti. 3: TPS-OIC İslam Konferansı Teşkilatı Üyesi Devletler Arasında Tercihli Ticaret Sistemi Çerçeve Anlaşması ve Tercihli Tarife Düzenlemesi Protokolü (PRETAS) kapsamındaki ülkeler (Bahreyn Krallığı, Bangladeş Halk Cumhuriyeti, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas Krallığı, İran İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Kuveyt Devleti, Malezya, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Suudi Arabistan Krallığı, Umman Sultanlığı ve Ürdün Haşimi Krallığı). 4: Birleşik Arap Emirlikleri. GTS ÜLKELERİ: Meri İthalat Rejimi Kararı Ek -1’inde yer alan Genelleştirilmiş Tercihler Sisteminden Yararlanacak Ülkeler. 5: En Az Gelişmiş Ülkeler. 6: Özel Teşvik Düzenlemelerinden Yararlanacak Ülkeler. 7: Gelişme Yolundaki Ülkeler. 8: Diğer Ülkeler
Soruşturma konusu ürün ithalatında, 31/12/2020 tarihli ve 3351 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta İlave Gümrük Vergisi Uygulanmasına İlişkin Karar çerçevesinde Hindistan için %8 oranında ilave gümrük vergisi (İGV) uygulaması mevcuttur.
12/5/2021 tarihli ve 31482 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2021/25) kapsamında soruşturma konusu ürünün Malezya menşeli olanlarında CIF bedelin %11,6’sı ve %16,9’u arasında değişen oranlarda dampinge karşı önlem yürürlüktedir.
8/9/2018 tarihli ve 30529 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2018/30) kapsamında soruşturma konusu ürünün Tayland menşeli olanlarında CIF bedelin %4,37’si ve %8,75’i oranlarında dampinge karşı önlem yürürlüktedir.
Soruşturma konusu ürünün ithalatı, 25/12/2020 tarihli ve 31345 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2020/9) kapsamında kayda tabidir.
3. DAMPİNGE İLİŞKİN BELİRLEMELER
3.1 Genel açıklamalar
(1) Soruşturma kapsamında Hindistan’da yerleşik Rubfila firması iş birliğine gelmiş olarak kabul edilmiş olup adı geçen üretici/ihracatçı için damping belirlemeleri kendi sunduğu veriler kullanılarak yapılmıştır.
3.2 Normal değerin belirlenmesi
Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükümleri gereğince, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmanın menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için öncelikle genel ve ürün tipleri bazında temsil testi uygulanmıştır. Buna göre, benzer mal satışlarının miktar bazında Türkiye’ye satışlarının %5’ini veya daha fazlasını oluşturması halinde normal değer, normal ticari işlem çerçevesinde kabul edilen iç piyasa satışları esasında, aksi halde oluşturulmuş normal değer esasında belirlenmiştir.
Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükümleri gereğince, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmanın menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için ikinci olarak ürün tipleri bazında normal ticari işlem testi uygulanmıştır.
Buna göre normal değer;
a)Benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının ağırlıklı ortalama birim maliyetinin üzerinde olduğu durumlarda;
i) Birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının %80’ini veya daha fazlasını oluşturması halinde, soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen tüm iç piyasa satış işlemlerinin (kârlı ya da kârsız) ağırlıklı ortalaması esasında,
ii) Birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının %80’inden daha azını oluşturması halinde ise soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen yalnızca kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında, belirlenmiştir.
b) Benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının, ağırlıklı ortalama birim maliyetinin altında olması halinde, soruşturma dönemi boyunca kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında belirlenmiştir.
c) Benzer ürünün tip bazında kârlı satış işlemi olmaması halinde, oluşturulmuş normal değer esasında belirlenmiştir.
İş birliğine gelen üretici/ihracatçı firma için Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükmü gereğince, iç piyasa satışlarının esas alındığı hallerde normal değer, menşe ülkenin iç pazarında benzer ürün için normal ticari işlemler çerçevesinde bağımsız alıcılar tarafından ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatlar esasında belirlenmiştir.
Oluşturulmuş normal değer, firmadan temin edilen benzer ürünün üretim maliyeti ile satış, genel ve idari giderler ile finansman giderine, Yönetmeliğin 6 ncı maddesi hükmüne göre, normal ticari işlemler çerçevesinde makul bir kâr oranının eklenmesi suretiyle hesaplanmıştır.
3.3 İhraç fiyatının belirlenmesi
(1) Yönetmeliğin 9 uncu maddesi uyarınca, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firmanın ihraç fiyatı, Türkiye’ye ihraç amacıyla satılan soruşturma konusu ürün için fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyat temelinde tespit edilmiştir.
3.4 Fiyat karşılaştırması
(1) Adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen, normal değer ile ihraç fiyatı mümkün olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı ticari aşamada karşılaştırılmıştır.
(2) Yönetmeliğin 10 uncu maddesi hükmü gereğince, iş birliğine gelen üretici/ihracatçı firma tarafından fiyat karşılaştırmasını etkilediği ileri sürülen hususlar değerlendirilmiş olup belgelendirilen ve uygulanabilir ayarlamalar yapılmıştır.
3.5 Damping marjı
(1) 5/7/2024 tarihinde yayımlanan birinci Nihai Bildirim Raporunda, damping marjları Yönetmeliğin 11 inci maddesi hükmü çerçevesinde, normal değer ile ihraç fiyatlarının ağırlıklı ortalamalarının karşılaştırılması suretiyle hesaplanmış olup Rubfila firması için CIF bedelin %3,13’ü; iş birliğine gelmediği kabul edilen firmalar içinse CIF bedelin %9,30’u olarak belirlenmiştir. Söz konusu damping marjının belirlenmesinde kullanılan yöntem ile yapılan hesaplamalar, 5/7/2024 tarihinde Rubfila firmasına gönderilen özel bildirimde ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
(2) 5/7/2024 tarihinde yayımlanan birinci Nihai Bildirim Raporunun yayımlanmasının ardından, yerli üretim dalı Bakanlığımıza sunmuş olduğu görüşlerde, Hindistan menşeli ithalatın fiyatlarının SD boyunca farklı dönemler arasında önemli ölçüde değişkenlik gösterdiğini ve Yönetmeliğin 11 inci maddesi ile Anti-Damping Anlaşması’nın 2.4.2 nci maddesi hükümlerince damping marjının ağırlıklı ortalama normal değer ile işlem bazında ihraç fiyatlarının karşılaştırılması suretiyle hesaplanması gerektiğini ifade etmiştir.
(3) Yerli üretim dalı tarafından damping marjı hesabına ilişkin dile getirilen görüşlerin ardından iş birliğine gelen Rubfila firmasının soruşturma dönemi boyunca ihraç fiyatları incelenmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda, yerli üretim dalının hesaplamaya ilişkin itirazları haklı görülmüş ve Rubfila firmasının ihraç fiyatlarının SD’deki farklı dönemler arasında önemli ölçüde değişiklik gösterdiği saptanmıştır. Bu çerçevede, ağırlıklı ortalama normal değer ile ağırlıklı ortalama ihraç fiyatının karşılaştırılması yöntemi zamana göre fiyat farklılaştırmasından kaynaklanan dampingi belirlemede yetersiz kaldığından, dampingin büyüklüğünün tam olarak ortaya konulabilmesi ve varsa gizli dampingin ortaya çıkarılabilmesi için damping marjı Yönetmeliğin 11 inci maddesi uyarınca ağırlıklı ortalama normal değer ile işlem bazında ihraç fiyatlarının karşılaştırılması suretiyle yeniden hesaplanmıştır.
(4) Buna göre, Rubfila firması için CIF bedelin %7,1’i, iş birliğine gelmediği kabul edilen diğer firmalar içinse CIF bedelin %12,3’ü oranında damping marjı belirlenmiştir. Söz konusu damping marjının belirlenmesinde kullanılan yöntem ile yapılan hesaplamalar, firma özel bildiriminde ayrıntılı olarak Rubfila firması ile paylaşılmıştır.
(5) Rubfila firması revize Nihai Bildirim Raporunun yayımının ardından Bakanlığımıza iletmiş olduğu görüşlerde ağırlıklı ortalama normal değer ile işlem bazında ihraç fiyatlarının karşılaştırılması şeklinde hesaplanan damping marjında ürün maliyetlerinde ve normal değerde farklı dönemler içinde oluşan değişikliklerin de dikkate alınması gerektiğini bildirmiştir. Ancak, yapılan damping marjı hesabında kullanılan soruşturma dönemi işbu raporun 1.4 üncü maddesinde yer alan 1/4/2022-31/3/2023 dönemidir. Dolayısıyla, ağırlıklı ortalama normal değer tüm soruşturma dönemini kapsayacak şekilde tip bazında hesaplanmıştır. İşbu raporun 3.2 nci maddesinde yer alan normal ticari işlem testleri ve oluşturulmuş normal değer hesabı da tüm soruşturma dönemi esas alınarak yapılmıştır. İhraç fiyatları ise soruşturma dönemi içinde sadece önemli ölçüde değişkenlik gösteren dönemler için işlem bazında hesaplanmıştır. Sonuç olarak, ihracatçı firmanın görüşleri yürürlükteki mevzuat uyarınca söz konusu firma için soruşturma kapsamında hesaplanan damping marjı hesabını değiştirecek nitelikte değildir.
4. ZARARA İLİŞKİN BELİRLEMELER
4.1 Genel açıklamalar
(1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülke menşeli ithalatın hacmi, bu ithalatın iç piyasadaki benzer mal fiyatlarına etkisi ile yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri incelenmiştir. Söz konusu inceleme işbu raporun 1.4 üncü maddesinde belirtilen zarar inceleme dönemi için yapılmıştır.
(2) Soruşturma konusu ürünün genel ithalatı ve soruşturma konusu ülkeden yapılan ithalatının incelenmesinde Ticaret Bakanlığı KÜBİS veri tabanı Özel Ticaret Sistemi (ÖTS) verileri kullanılmıştır.
Ürünün genel ithalatının mutlak gelişimi ile fiyatları
Soruşturma konusu ürünün genel ithalatı 2020 yılında 5.039 ton iken, 2021 yılında 4.192 ton, 2022 yılında 5.519 ton, SD’de ise 5.246 ton olarak gerçekleşmiştir.
Söz konusu ithalat değer bazında incelendiğinde, 2020 yılında 13,47 milyon ABD doları olan ithalatın 2021 yılında 15,21 milyon ABD dolarına ve 2022 yılında 21,16 milyon ABD dolarına yükseldiği SD’de ise 18,73 milyon ABD dolarına gerilediği görülmektedir.
Soruşturma konusu ürün ithalatının ortalama birim fiyatları incelenen yıllar itibarıyla sırasıyla 2,67 ABD doları/kg, 3,63 ABD doları/kg, 3,83 ABD doları/kg ve 3,57 ABD doları/kg olarak gerçekleşmiştir.
Ürünün soruşturma konusu ülkeden ithalatının mutlak gelişimi ile fiyatları
Hindistan menşeli ithalatın gelişimi incelendiğinde, 2020 yılında 967 ton olan ithalatın 2021 yılında 1.052 ton, 2022 yılında 2.056 ton, SD’de ise 2.125 ton olarak gerçekleştiği görülmektedir.
Hindistan menşeli ithalat değer bazında incelendiğinde, 2020 yılında 2,81 milyon ABD doları olan ithalatın 2021 yılında 3,87 milyon ABD dolarına ve 2022 yılında 7,55 milyon ABD dolarına yükseldiği, SD’de ise 7,30 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleştiği görülmektedir.
Yukarıdaki veriler ışığında Hindistan menşeli ithalatın ortalama fiyatları hesaplanmıştır. 2020 yılında 2,90 ABD doları/kg olan ortalama birim fiyat, 2021 yılında 3,68 ABD doları/kg, 2022 yılında 3,67 ABD doları/kg, SD’de ise 3,43 ABD doları/kg olarak gerçekleşmiştir.
Hindistan menşeli ithalatın genel ithalat içerisindeki miktar bazındaki payı incelenmiştir. 2020 yılında %19 olan ithalat miktar payının incelenen dönem boyunca sırasıyla %25, %37 ve %41’e yükseldiği tespit edilmiştir.
Üçüncü ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın mutlak gelişimi ile fiyatları
Diğer ülkelerden gerçekleşen ithalat 2020 yılında 4.072 ton iken, 2021 yılında 3.141 ton, 2022 yılında 3.463 ton, SD’de ise 3.120 ton olarak gerçekleşmiştir.
Söz konusu ithalat değer bazında incelendiğinde, 2020 yılında 10,66 milyon ABD doları olan ithalatın 2021 yılında 11,33 milyon ABD dolarına ve 2022 yılında 13,61 milyon ABD dolarına yükseldiği, SD’de ise 11,43 milyon ABD dolarına gerilediği görülmektedir.
Diğer ülkelerden gerçekleştirilen soruşturma konusu ürün ithalatının ortalama birim fiyatları ise incelenen dönem boyunca sırasıyla 2,62 ABD doları/kg, 3,61 ABD doları/kg, 3,93 ABD doları/kg ve 3,66 ABD doları/kg olarak gerçekleşmiştir.
İthalatın nispi gelişimi
Soruşturma konusu ithalatın nispi gelişimini görebilmek için soruşturma konusu ülkeden gerçekleştirilen ithalatın toplam Türkiye benzer mal tüketimi içindeki payı bulunmuştur. Bu bağlamda, öncelikle yerli üretim dalı ve diğer yerli üreticilerin yurt içi satışları ile genel ithalat miktarı toplanarak ilgili yıllarda toplam Türkiye benzer mal tüketimi elde edilmiştir. Yerli üretim dalının yurt içi satışlarının ve soruşturma konusu ülkeden gerçekleştirilen ithalatın toplam tüketime oranlanmasıyla pazar payları hesaplanmıştır. İncelenen veriler 2020 yılı 100 birim olacak şekilde endekslenmiştir.
Bu çerçevede, yurt içi tüketim endeksi incelenen dönem itibarıyla sırasıyla 100 birim, 105 birim, 113 birim ve 109 birim olarak gerçekleşmiştir.
Hindistan menşeli ithalatın 2020 yılında 100 birim olan pazar payı endeksi, 2021 yılında 104 birime, 2022 yılında 188 birime, SD’de ise 202 birime yükselmiştir.
Diğer ülkeler menşeli ithalatın toplam pazar payı endeksi 2020 yılında 100 birim iken, 2021 yılında 73 birime, 2022 yılında 75 birime, SD’de ise 70 birime gerilemiştir.
Yerli üretim dalının pazar payı endeksi 2020 yılında 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2021 yılında 124 birim, 2022 yılında 100 birim ve SD’de 101 birim olarak gerçekleşmiştir.
4.6 Dampingli ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatları üzerindeki etkisi
4.6.1 Fiyat kırılması
Yönetmeliğin 17 nci maddesinin ilgili hükümleri çerçevesinde, dampingli ithalatın yerli üretim dalının satış fiyatları üzerindeki etkisi değerlendirilirken soruşturma konusu ülkeden gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını kırıp kırmadığı incelenmiştir. Fiyat kırılması, soruşturma konusu ithal ürünün Türkiye pazarına ağırlıklı ortalama giriş fiyatının yerli üretim dalının ağırlıklı ortalama yurt içi birim satış fiyatının yüzde olarak ne kadar altında kaldığını göstermekte olup CIF bedelin yüzdesi olarak hesaplanmaktadır.
Fiyat kırılması hesaplanırken, ortalama CIF ithal birim fiyatının üzerine soruşturma konusu ülkeye yönelik uygulanan gümrük vergisi (%3) ve 2021 yılından itibaren uygulanan İGV (%8) ile CIF kıymetin %1’i tutarındaki diğer ithalat masrafları eklenerek ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatı bulunmuştur. Bulunan değer ile yerli üretim dalının ağırlıklı ortalama yurt içi satış fiyatı karşılaştırılmıştır.
Bu kapsamda, Hindistan menşeli ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını 2020 yılında CIF kıymetin %1-%5’i aralığında, 2021 yılında CIF kıymetin %5-%10’u aralığında, 2022 yılında CIF kıymetin %1-%5’i aralığında bir oranda kırdığı, SD’de ise kırmadığı tespit edilmiştir.
4.6.2 Fiyat baskısı
Yönetmeliğin 17 nci maddesinin ilgili hükümleri çerçevesinde, dampingli olduğu iddia edilen ithalatın yerli üretim dalının satış fiyatları üzerindeki etkisi değerlendirilirken soruşturma konusu ülkeden gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarına baskı yapıp yapmadığı incelenmiştir. Fiyat baskısı, yerli üretim dalının fiyatlarının dampingli ithalat sebebiyle baskı altında bulunması ve yerli üreticinin fiyatlarını makul kâr elde edecek şekilde belirleyememesi durumunu ifade etmektedir. Bu kapsamda, soruşturmaya konu ürünün gümrük vergisi, İGV ve gümrükleme masrafları dahil Türkiye pazarına ağırlıklı ortalama giriş fiyatı ile yerli üretim dalının ağırlıklı ortalama birim ticari maliyetine makul bir kâr oranı (%X) eklenerek bulunan olması gereken yurt içi birim satış fiyatı karşılaştırılmıştır.
Bu kapsamda, Hindistan menşeli ithalatın yerli üreticinin fiyatlarını 2020 yılında CIF kıymetin %1-%5’i aralığında bir oranda baskıladığı, 2021 ve 2022 yıllarında baskılamadığı, SD’de ise CIF kıymetin %5-%10’u aralığında bir oranda baskıladığı tespit edilmiştir.
Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri
Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri, yerli üretim dalının 1/1/2020-SD dönemine ilişkin verileri esas alınarak incelenmiştir.
Eğilimin sağlıklı bir şekilde analiz edilebilmesi amacıyla, Türk lirası bazındaki veriler yıllık ortalama Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kullanılması suretiyle enflasyondan arındırılarak endekslenmiştir.
Ekonomik göstergelerin değerlendirilmesinde, soruşturma konusu ürüne ait miktar incelemesinde ton ölçü birimi kullanılmıştır.
Üretim, kapasite ve kapasite kullanım oranı (KKO)
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için 2020 yılında 100 birim olan üretim miktar endeksi, 2021 yılında 132 birim, 2022 yılında 134 birim, SD’de ise 124 birim seviyesinde gerçekleşmiştir.
(2) Yerli üretim dalının 2020 yılında 100 birim olan kapasite endeksi sonrasında da sabit kalmıştır. KKO endeksi ise sırasıyla 100 birim, 132 birim, 134 birim ve 124 birim olarak gerçekleşmiştir.
Yurt içi ve yurt dışı satışlar
Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için 2020 yılında 100 birim olarak kabul edilen yurt içi satış miktarı endeksi 2021 yılında 130 birim, 2022 yılında 113 birim, SD’de ise 110 birim seviyesinde gerçekleşmiştir.
Aynı dönemde, yurt içi satış değeri endeksi sırasıyla 100 birim, 161 birim, 109 birim ve 93 birim olmuştur.
Yerli üretim dalının yurt dışı satış miktar endeksi 2020 yılında 100 birim, 2021 yılında 136 birim, 2022 yılında 122 birim, SD’de ise 109 birim olmuştur.
Aynı dönemde, yurt dışı satış değer endeksi sırasıyla 100 birim, 167 birim, 123 birim ve 98 birim olarak gerçekleşmiştir.
Yurt içi fiyatlar
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için 2020 yılında 100 birim olarak kabul edilen yurtiçi satış birim fiyatı endeks 2021 yılında 123 birim olurken, 2022 yılında 97 birime, SD’de ise 84 birim seviyesine gerilemiştir.
Pazar payı
(1) Yerli üretim dalının pazar payı endeksi gözden geçirme döneminde sırasıyla 100 birim, 124 birim, 100 birim ve 101 birim olarak gerçekleşmiştir.
Maliyetler ve kârlılık
Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için 2020 yılında 100 birim olan birim sınai maliyet endeksi 2021 yılında 117 birim, 2022 yılında 97 birim ve SD’de 93 birim olurken; faaliyet ve finansman giderleri eklenerek hesaplanan birim ticari maliyet endeksi sırasıyla 100 birim, 111 birim, 94 birim ve 90 birim seviyesinde gerçekleşmiştir.
Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için gerçekleşen ticari maliyetleri ve yurt içi satış fiyatları dikkate alınarak hesaplanan yurt içi satışlardan birim kârlılık endeksi 2020 yılında 100 birim, 2021 yılında 218 birim, 2022 yılında 120 birim ve SD’de 44 birim olarak gerçekleşmiştir.
Yurt dışı satışlardan birim kârlılık endeksi 2020 yılından itibaren sırasıyla 100 birim, 492 birim, 349 birim ve 85 birim olarak gerçekleşmiştir.
Yerli üretim dalının toplam satışlarının birim kârlılığı ise 2020 yılında 100 birim, 2021 yılında 232 birim, 2022 yılında 132 birim ve SD’de 47 birim seviyesindedir.
Stoklar
(1) Yerli üretim dalının 2020 yılında 100 birim olan dönem sonu stok miktarı endeksi, 2021 yılında 74 birim, 2022 yılında 211 birim ve SD’de 144 birim seviyesindedir.
İstihdam
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün üretiminde çalışan işçi sayısı endeksi 2020 yılında 100 birim iken 2021 yılında 118 birim, 2022 yılında ve SD’de ise 125 birim olmuştur.
Ücretler
(1) Soruşturma konusu ürün üretiminde çalışan bir işçinin aylık brüt ücretinin endeksi 2020 yılında 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2021 yılında 91 birim, 2022 yılında 96 birim ve SD’de 89 birim seviyesinde gerçekleşmiştir.
Verimlilik
(1) Soruşturma konusu ürün üretimde çalışan işçi başına düşen üretim miktarını gösteren verimlilik endeksi 2020 yılında 100 birim, 2021 yılında 112 birim, 2022 yılında 107 birim ve SD’de 99 birim seviyesindedir.
Nakit akışı
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürüne ilişkin amortisman ve kârlılık değerleri dikkate alınarak hesaplanan nakit akışı endeksi 2020 yılında 100 birim, 2021 yılında 281 birim, 2022 yılında 158 birim ve SD’de 72 birim olarak gerçekleşmiştir.
Büyüme
(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerini kapsayan aktif büyüklük endeksi 2020 yılında 100 birim, 2021 yılında 206 birim, 2022 yılında 167 birim ve SD’de 155 birim olarak gerçekleşmiştir.
Sermayeyi artırma yeteneği
(1) Yerli üretim dalının öz sermaye endeksi aynı dönemde sırasıyla 100 birim, 185 birim, 175 birim ve SD’de 193 birim olarak gerçekleşmiştir.
Yatırımları artırma yeteneği
(1) Yerli üretim dalının incelenen dönem boyunca tevsi veya yenileme yatırımı yapmadığı görülmektedir.
4.8 Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesi
Soruşturma konusu üründe yerli üretim dalının 2021 yılından itibaren yurt içi satış miktarları ile birim fiyatlarının ve kârlılığının düştüğü görülmektedir. SD’de üretim ve KKO’nun da 2021 yılına kıyasla düştüğü anlaşılmaktadır.
Öte yandan, incelenen dönemde yerli üretim dalının düşük KKO ile çalışmakta olduğu, toplam kârlılığının azaldığı, inceleme döneminde üretim miktarının artıyor olmasına rağmen stokların da önemli oranda artış gösterdiği ve ürün nakit akışının düştüğü gözlemlenmektedir.
Yönetmeliğin 17 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtildiği üzere, dampingli ithalatın yerli üretim dalının ekonomik göstergelerine etkisi kapsamında dikkate alınan etkenlerin biri veya birkaçı mutlaka belirleyici bir yargıya temel teşkil etmeyebileceği gibi söz konusu faktörlerin bir bütünlük içinde ele alınması gerekmektedir.
4.9 Zarara ilişkin değerlendirme
Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde, zarara ilişkin değerlendirme dampingli ithalatın mutlak ve nispi gelişimi, bu ithalatın iç piyasadaki benzer mal fiyatları ile yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri üzerindeki etkilerini içermektedir.
Bu çerçevede, Hindistan menşeli dampingli olduğu tespit edilen lateks iplik ithalatının mutlak ve nispi olarak gelişimine bakılmıştır. Söz konusu ithalatın zarar inceleme döneminde hem mutlak olarak miktarının önemli seviyede artış gösterdiği (%120) hem de nispi olarak pazar payının önemli seviyede arttığı (%102) değerlendirilmektedir.
Hindistan menşeli dampingli ithalatın birim fiyatlarının 2022 yılında ve SD’de ülkemiz ortalama ithalat birim fiyatlarının altında seyrettiği görülmektedir. Bu çerçevede, bahse konu dampingli ithalatın 2020, 2021 ve 2022 yıllarında soruşturma konusu üründe yerli üretim dalının iç piyasa satış fiyatlarını kırdığı, SD’de ise YÜD’nin satış fiyatlarını aşağı çekmiş olması sebebiyle fiyat kırılmasının yerini fiyat baskısına bıraktığı görülmektedir.
Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri incelendiğinde, soruşturma konusu üründe yerli üretim dalının 2021 yılından itibaren yurt içi satış miktarları ile birim fiyatlarının ve kârlılığının düştüğü görülmektedir. Ayrıca SD’de üretim ve KKO’nun 2021 yılına göre düştüğü anlaşılmakta ve incelenen dönemde yerli üretim dalının düşük KKO ile çalışmakta olduğu, toplam kârlılığının azaldığı ve stoklarının arttığı gözlemlenmektedir.
DAMPİNGLİ İTHALAT İLE ZARAR ARASINDAKİ NEDENSELLİK BAĞI
5.1 Dampingli ithalat ile zarar arasındaki nedensellik bağı
Soruşturma konusu ülkeden gerçekleşen ithalatın dampingli olduğu işbu raporun 3 üncü bölümünde tespit edilmiştir.
Soruşturma konusu ülkeden gerçekleşen ithalat SD’de 2020 yılına kıyasla %120 oranında artarken, aynı dönemde tüketimde %9 oranında artış yaşanmış ve Hindistan’dan gerçekleşen ithalatın Türkiye pazarından aldığı pay %102 oranında artış göstermiştir. Öte yandan, anılan dönemde yerli üretim dalı bu pazardan aldığı payı ancak %1 oranında artırabilmiştir.
Soruşturma konusu ülkeden gerçekleşen ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını 2020-2022 döneminde kırdığı ve SD’de baskıladığı tespit edilmiştir.
Yerli üretim dalının yurt içi satışlar, kapasite kullanım oranı, kârlılık, stoklar, ürün nakit akışı, verimlilik gibi ekonomik göstergelerinde bozulmalar gözlemlenmiştir.
Bunların yanı sıra, dampingli olduğu tespit edilen ithalat ile yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde meydana gelen zararın, ikisi arasındaki nedensellik bağının mevcudiyetini gösterir nitelikte eş zamanlı olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir.
Zarara neden olabilecek diğer unsurlar
Yönetmeliğin 17 nci maddesi hükümleri çerçevesinde, yerli üretim dalı üzerinde maddi zarara yol açabileceği düşünülen diğer bilinen unsurlar incelenmiştir.
Hâlihazırda soruşturma konusu ürünün Malezya ve Tayland menşeli olanlarına yönelik dampinge karşı önlem mevcuttur. Soruşturma konusu ithalatın anılan ülkelerden gerçekleştirilen toplam ithalatın üzerinde gerçekleştiği tespit edilmiştir.
İncelenen dönemde yerli üretim dalının yurt dışı satışlarından birim kârlılığının düşüş gösterdiği gözlemlenmektedir. Öte yandan, yerli üretim dalının yurt dışı satışlarının toplam satışları içindeki payının kârlılığa etki edecek seviyelerde olmadığı ve yurt içi satışlarındaki birim kârlılığının daha yüksek oranda bir düşüş gerçekleştirdiği değerlendirilmektedir.
(4) Bunun dışında, incelenen dönemde tüketim kalıplarındaki değişmeler, yabancı ve yerli üreticilerin ticareti kısıtlayıcı uygulamaları ve aralarındaki rekabet, teknolojideki gelişmeler ile yerli üretim dalının verimliliğinde önceki yıllara göre önemli ölçüde olumsuz bir değişiklik olmadığı tespit edilmiştir.
(5) Sonuç olarak, illiyet bağı değerlendirmesi kapsamında incelenen söz konusu hususların, dampinge konu ithalat ile yerli üretim dalı üzerinde oluşan maddi zarar arasındaki illiyet bağını zayıflatacak veya tümüyle ortadan kaldıracak nitelik ve güçte olmadığı değerlendirilmiştir
6. SONUÇ
(1) Yürütülen soruşturma sonucunda, Hindistan menşeli “vulkanize edilmiş kauçuktan iplik ve ipler” ürünü ithalatının dampingli olduğu ve yerli üretim dalında maddi zarara neden olduğu tespit edilmiştir.
(2) Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan tespitleri değerlendiren Kurulun kararı ve Ticaret Bakanının onayı ile aşağıdaki tabloda GTP’si, eşya tanımı ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın Türkiye’ye ithalatında aşağıdaki tabloda gösterilen oranlarda dampinge karşı kesin önlemlerin uygulanmasına karar verilmiştir.
GTP
Eşyanın Tanımı
Menşe Ülke
Firma Unvanı
Dampinge Karşı Önlem
(CIF Bedelin Yüzdesi)
4007.00
Vulkanize edilmiş kauçuktan iplik ve ipler
Hindistan Cumhuriyeti
Rubfila International Limited
7,1
Diğerleri
12,3