İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO: 2021/38)
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 24/6/2020 tarihli ve 31165 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2020/13) ile Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti menşeli 7306.40.20.90.00 ve 7306.40.80.90.00 gümrük tarife istatistik pozisyonları altında yer alan “Diğerleri” ile 7306.61.10.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonu altında yer alan “Paslanmaz çelikten olanlar” ithalatına yönelik olarak başlatılan ve Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen damping soruşturmasının tamamlanması neticesinde alınan kararın yürürlüğe konulmasıdır.
Dayanak
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;
a) GTİP: Gümrük tarife istatistik pozisyonunu,
b) Kurul: İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunu,
c) TGTC: İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelini,
ç) Vietnam: Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti’ni,
d) Yönetmelik: İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliği,
ifade eder.
Karar
MADDE 4 – (1) Yürütülen soruşturma sonucunda, Vietnam menşeli soruşturma konusu ürün ithalatının dampingli olduğu ve yerli üretim dalında zarara neden olduğu tespit edilmiştir. Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülerek tamamlanan soruşturma sonucunda ulaşılan bilgi ve bulguları içeren Bilgilendirme Raporu Ek’te yer almaktadır.
(2) Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan tespitleri değerlendiren Kurulun kararı ve Ticaret Bakanının onayı ile aşağıdaki tabloda GTİP’i, eşya tanımı ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın Türkiye’ye ithalatında tabloda gösterilen oranlarda dampinge karşı önlemin uygulanmasına karar verilmiştir.
GTİP
Eşya Tanımı
Menşe Ülke
Firma Unvanı
Dampinge Karşı Önlem (CIF Bedelin %)
7306.40.20.90.00
Diğerleri
Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti
Inox Hoa Binh Joint Stock Company
21,86
7306.40.80.90.00
Diğerleri
OSS Dai Duong International Joint Stock Company
22,36
7306.61.10.00.00
Paslanmaz çelikten olanlar
Sonha SSP Vietnam Sole Member Company Limited
19,64
Diğerleri
25
Uygulama
MADDE 5 – (1) Gümrük idareleri, 4 üncü maddede GTİP’i, eşya tanımı ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın, diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamındaki ithalatında karşısında gösterilen oranda dampinge karşı kesin önlemleri tahsil ederler.
(2) Bilgilendirme Raporunda soruşturma konusu ürün ve benzer ürün ile ilgili açıklamalar genel içerikli olup uygulamaya esas olan TGTC’de yer alan GTİP ve 4 üncü maddede bulunan tabloda yer alan eşya tanımıdır.
(3) Önleme tabi ürünün TGTC’de yer alan tarife pozisyonunda ve/veya tanımında yapılacak değişiklikler bu Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
(4) Yönetmeliğin 35 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu Tebliğ kapsamındaki önlemler, yürürlük tarihinden itibaren 5 yıl sonra yürürlükten kalkar.
(5) Yönetmeliğin 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bu Tebliğ kapsamındaki önlemlerin sona erme tarihinden önce bir nihai gözden geçirme soruşturması başlatıldığı takdirde önlemler, soruşturma sonuçlanıncaya kadar yürürlükte kalmaya devam eder.
Yürürlük
MADDE 6 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 7 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.
Ekleri için tıklayınız
── EK: 9.5.38787-Ek.docx ──
EK:
2021/38 SaYILI İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞE DAİR BİLGİLENDİRME RAPORU
soruşturmaya ilişkin Genel Bilgi ve İşlemler
Dayanak
(1) Bu rapor, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun (Kanun), 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar (Karar) ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelikten (Yönetmelik) oluşan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuat (Mevzuat) hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Soruşturma
Yerli üretici Marcegaglia TR Paslanmaz Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Marcegaglia TR) tarafından yapılan başvuru üzerine, “paslanmaz çelikten borular”ın Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti (Vietnam) menşeli olanlarına yönelik olarak 24/6/2020 tarihli ve 31165 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlemesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2020/13) ile başlatılan ve Ticaret Bakanlığı (Bakanlık) İthalat Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından yürütülen damping soruşturması tamamlanmıştır.
Yerli üretim dalının temsil niteliği
Başvuru aşamasında yapılan değerlendirmede, Yönetmeliğin 18 inci maddesi uyarınca yerli üretim dalını temsil etme niteliğine sahip olan yerli üretici Marcegaglia TR tarafından yapılan başvurunun, Yönetmeliğin 20 nci maddesi uyarınca yerli üretim dalı adına yapıldığı anlaşılmıştır. Anılan firma, bu raporun ilgili bölümlerinde “yerli üretim dalı” olarak anılacaktır. Söz konusu başvuru Borşen Boru Sanayi ve Ticaret A.Ş. firması tarafından da desteklenmiştir.
Soruşturma açılmasını müteakip Kaya Çelik İnşaat ve Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. firması tarafından doldurulan diğer yerli üretici soru formu cevabında adı geçen diğer yerli üreticiler dikkate alınarak yeniden temsil testi yapılmıştır. Bu çerçevede, soruşturmanın açılışından evvel yapılan temsil testinin sıhhatine halel gelmediği tespit edilmiş olup Marcegaglia TR firmasının yerli üretim dalını temsil yeteneğini haiz olduğu tespitinin geçerliliğini koruduğu görülmüştür.
Bir ihracatçı firma tarafından nihai bildirim sonrası sunulan görüşlerde, başvuru sahibi Marcegaglia TR firmasının tek başına yerli üretim dalını temsil niteliğini haiz olmadığı, bu nedenle söz konusu başvuru sahibi firma verilerine dayalı bir zarar incelemesi yapılmasının yanlış olduğu iddia edilmiştir. Anılan firma tarafından iddiasına ilişkin olarak; Arjantin-Kümes Hayvanları Anti-Damping Vergileri uyuşmazlığında “a major proportion (önemli bir bölüm)” ifadesinin, toplam iç piyasa üretiminin %50’sinden daha fazla üretim miktarını temsil eden yerli üreticilerin “yerli sanayi”nin “önemli bir bölüm”ünü oluşturup oluşturmadığının değerlendirildiği, Panel tarafından “major (önemli)” ifadesinin“ aynı zamanda “important, serious, or significant” (önemli, ciddi ya da kayda değer) olarak tanımlandığı; bu nedenle, yerli üreticilerin yerli sanayi olarak tanımlanmasının ancak yerli sanayinin “important, serious, veya significant” oranını temsil etmesi durumunda kabul edilebileceğinin ifade edildiği hususları belirtilmiştir. İlaveten, anılan ihracatçı firma tarafından, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Temyiz Organının AB - Çin Halk Cumhuriyeti Bağlantı Parçaları uyuşmazlığında AB’nin yerli sanayiyi bağlantı parçalarının AB tahmini toplam üretiminin %27’sini oluşturan üreticiler olarak tanımlamasının DTÖ Anti-Damping Anlaşması (ADA)’nın 4 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmünü açıkça ihlal ettiği ifade edilerek zarar incelemesine konu Marcegaglia TR firmasının üretiminin Türkiye toplam üretiminin yüzde kaçını oluşturduğunun açıklanması talep edilmiştir. Soruşturma açılmasını müteakip diğer yerli üretici soru formunda adı geçen firmalardan talep edilen üretim verileri dikkate alınarak yeniden üretim temsil şartı yapılmıştır. Bu kapsamda, verilerin değerlendirilmesi neticesinde, başvuru sahibi Marcegaglia TR firmasının üretiminin %35 - %45 aralığında bir oranda Türkiye toplam üretimini karşıladığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, ihracatçı firmanın iddiasına konu Arjantin-Kümes Hayvanları Anti-Damping Vergileri uyuşmazlığının incelenmesinden; Panel tarafından ADA’nın 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında geçen “major proportion” ifadesiyle yerli üretim dalının %50 oranını geçme zorunluluğunun bulunmadığı yönünde görüş verildiği anlaşılmıştır. Bu çerçevede, %35 - %45 aralığında bir oranda Türkiye toplam üretimini karşıladığı tespit edilen başvuru sahibi yerli üretici verilerine dayalı bir zarar incelemesi yapılmasının ihracatçı firmanın iddia ettiği gibi yanlış olmadığı değerlendirilmiştir.
Soruşturma ve Zarar İnceleme Dönemi
Damping belirlemesi için 1/1/2019-31/12/2019 dönemi soruşturma dönemi olarak kabul edilmiştir. Zarar belirlemelerinde ise veri toplama ve değerlendirme için 1/1/2017-31/12/2019 dönemi zarar inceleme dönemi olarak belirlenmiştir.
İlgili Tarafların Bilgilendirilmesi, Dinlenmesi ve Bilgilerin Değerlendirilmesi
Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu ürünün Bakanlık tarafından tespit edilen Vietnam’daki üreticilerine/ihracatçılarına, Türkiye’de yerleşik ithalatçılarına ve ayrıca Vietnam’da yerleşik diğer üreticilere/ihracatçılara iletilebilmesini teminen anılan ülkenin Ankara Büyükelçiliğine soruşturmanın açılışına ilişkin bildirimde bulunulmuştur.
Bildirimde, soruşturma açılış Tebliğine, başvurunun gizli olmayan özetine ve soru formlarına nereden erişilebileceği hususunda bilgi verilmiştir.
Taraflara görüş bildirme ve soru formunu yanıtlamaları için posta süresi dâhil 37 gün süre tanınmıştır. Ayrıca, ilgili tarafların süre uzatımı yönündeki makul talepleri karşılanmıştır.
Yerli üretim dalı, soruşturma süresi boyunca Bakanlık ile işbirliği içinde olmuş ve gerektiğinde talep edilen ilave bilgileri temin etmiştir.
Soruşturma konusu ürünün tespit edilen diğer yerli üreticilerine soruşturma açılışına ilişkin bildirimde bulunulmuş olup söz konusu firmalardan 1 tanesi soru formunu zamanında yanıtlayarak Bakanlığa iletmiştir.
Soruşturma konusu üründe ithalat gerçekleştirdiği tespit edilen ithalatçı firmalara soruşturma açılışına ilişkin bildirimde bulunulmuş olup söz konusu firmalardan 2 tanesi soru formlarını zamanında yanıtlayarak Bakanlığa iletmiştir.
Türkiye’ye Vietnam menşeli soruşturma konusu ürünün ihracatını gerçekleştirdiği tespit edilen üretici/ihracatçı firmalara soruşturma açılışına ilişkin bildirim gönderilmiş olup; Inox Hoa Binh Joint Stock Company (Inox Hoa Binh), OSS Dai Duong International Joint Stock Company (OSS Dai Duong) ve Sonha SSP Vietnam Sole Member Company Limited (Sonha SSP) firmaları soru formlarına usulüne uygun cevap vermiş ve soruşturma süresince iş birliğinde bulunmuştur.
Soruşturma sonucunda alınacak karara esas teşkil edecek bilgi, bulgu, tespit ve değerlendirmeleri içeren nihai bildirim raporu Vietnam’ın Ankara Büyükelçiliğine, işbirliğinde bulunan diğer yerli üretici, ithalatçı ve ihracatçı firmalar ile yerli üreticilere iletilmiştir. Tüm ilgili taraflara nihai bildirime ilişkin görüş bildirmeleri için yeterli süre tanınmıştır.
Nihai bildirim sonrasında, ilgili tarafların nihai bildirime ilişkin görüşlerini sözlü olarak da sunmalarına imkân tanımak amacıyla 7/6/2021 tarihinde kamu dinleme toplantısı düzenlenmiştir. Ayrıca, 8/6/2021 tarihinde Inox Hoa Binh ve Sonha SSP firmaları ile firma özel dinleme toplantıları gerçekleştirilmiştir.
Tarafların işbu soruşturma boyunca ortaya koyduğu tüm bilgi, belge ve görüşler incelenmiş, mezkûr görüşlerden mevzuat kapsamında değerlendirilebilecek olanlara bu raporun ilgili bölümlerinde yer verilmiştir.
Yerinde Doğrulama İncelemesi
Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde yerli üretici Marcegaglia TR firması nezdinde Covid-19 pandemi koşulları nedeniyle yerinde doğrulama incelemesi gerçekleştirilmemiş olup; anılan firma nezdinde çevrimiçi doğrulama incelemesi gerçekleştirilmiştir. Vietnam’da yerleşik üretici/ihracatçılar olan Inox Hoa Binh, OSS Dai Duong ve Sonha SSP firmaları nezdinde ise yerinde doğrulama incelemesi gerçekleştirilmemiştir.
Soruşturma Konusu Ürün ve Benzer Ürün
Soruşturma Konusu Ürün ve Benzer Ürün
Soruşturma konusu ürün, 7306.40.20.90.00 ve 7306.40.80.90.00 gümrük tarife istatistik pozisyonları (GTİP) altında yer alan “Diğerleri” ile 7306.61.10.00.00 GTİP’i altında yer alan “Paslanmaz çelikten olanlar”dır.
Paslanmaz çelikten boruların üretimi belirli standartlara uygun olarak yapılmakta olup ürünün üretiminde kullanılan başlıca hammaddeler, paslanmaz çelik rulo ve bantlar ile dilinmiş şeritlerdir.
Üretim hattında şeritler özel takım çeliğinden imal edilmiş roller (makaralar) yardımıyla kademe kademe bükülerek yuvarlak boru formuna getirilir. Yuvarlak boru formu tamamlandığında kullanılan kaynak yöntemi ile birlikte şeridin iki kenarı birbirine kaynatılır. Kaynak işlemi sonrası boru kalibrasyon rolleri içerisinden geçirilerek final ölçü ayarı yapılır. Eğer kare/dikdörtgen profil imalatı yapılacak ise makaralar sayesinde yuvarlak forma sahip boru dört kenardan ezilerek profil formuna getirilir. Final şekillendirme sonrası, sipariş ihtiyacına göre hat üzerinde basit fırçalama işlemi yapılabilir. Eğer boru/profilden yüzey talebi var ise, paketlenmiş boru/profiller polisaj makinelerine aktarılarak uygun zımpara ve parlatıcı reçeteleri ile birlikte yüzey işlemine tabi tutularak istenilen görüntü elde edilir. Polisaj işlemi sonrası yüzey zarar görmeyecek şekilde her bir boru/profil ayrı ayrı poşetlenir. Müteakiben boru/profillerin paketleme işlemi yapılır.
Paslanmaz çelikten borular muhtelif ebatlarda olabilmekte ve inşaat, asansör, otomotiv, gıda, kimya, makine imalat, sağlık, yenilenebilir enerji, endüstriyel mutfak sanayileri başta olmak üzere birçok sektörde kullanılmaktadır. Ayrıca bina içi araç ve gereçlerinde, yangın söndürme sistemlerinde, evsel atık ve su arıtma sistemlerinde, endüstriyel atık su arıtma sistemlerinde, boru hatlarında ve termik santrallerde de kullanılmaktadır.
Yerli üretim dalı tarafından çok az çeşitlilikte ürün üretildiği, kullanılan malzemelerin kaliteli olmadığı; ayrıca, ithal ürünlerin TİG (tungsten asal gaz) kaynaklı üretilen, gıda ve makine sektörü başta olmak üzere birçok sektörde kullanılan basınca ve gıda normuna uygun olan sanayi boruları olduğu, yerli üretici tarafından üretilen ürünlerin ise dekorasyon amaçlı olduğu, sanayi ve gıda sektöründe kullanılmaya elverişli olmadığı hususları iddia edilmiştir. Yerli üretim dalının gerekli kalite yönetim sistemi belgelerine sahip olması nedeniyle kullanılan malzemelerin kaliteli olmadığına yönelik iddialar yerinde bulunmamıştır. Bununla birlikte; yapılan incelemelerde Marcegaglia TR tarafından halihazırda sanayi tipi boruların üretildiği tespit edilmiştir. Ayrıca, yerli üretim dalının ürünün tüm tiplerini üretme zorunluluğu bulunmamakla birlikte; özellikle dampingli ithalatın yarattığı fiyat ve maliyet baskısı altında tüm ürün tiplerini kapsayacak bir üretim yapılanmasına gitmemesinin olağan olduğu değerlendirilmiştir. İlaveten, yerli üretim dalının geniş bir ürün gamına sahip bulunduğu kaydedilmiştir.
Yerli üretim dalının ürün teslimat süresinin çok uzun sürdüğü, fiyat avantajının yanı sıra uygun ödeme şartları ve satış sonrası hizmetler açısından da ithalatın tercih edildiği iddia edilmiştir. Söz konusu iddialara ilişkin yerli üreticiden açıklama talep edilmiştir. Yerli üretim dalı tarafından ürünün azami teslimat süresinin bulunduğu ve stoklu ürünler için termin sürelerinin bu süreden daha kısa sürede gerçekleştirildiği ifade edilmiştir. Ayrıca, yerli üretim dalı nezdinde gerçekleştirilen çevrimiçi doğrulama incelemesi esnasında ürün stoklarının bulunduğu görülmüştür. Yerli üretim dalı tarafından satış sonrası hizmetlere ilişkin olarak ise ürün ile ilgili bir sorun olması halinde satış ve kalite biriminin müşteri ile derhal iletişime geçerek ürünün kontrollerini gerçekleştirdiği, herhangi bir sorunun tespiti durumunda ürünün ivedilikle iadesinin sağlandığı ifade edilerek anılan hususlara ilişkin gerekli belgelendirme de yapılmıştır.
Yerli üretim dalı tarafından yapılan başvuruda, taraflarınca üretilen ürün ile başvuru konusu ürün arasında teknik ve fiziki özellikler ile ürünün temel kullanım alanları bakımından bir fark bulunmadığı belirtilmiştir. Soruşturma kapsamında da, soruşturma konusu ürün ile yerli üretim dalı tarafından üretilen ve Türkiye piyasasında satılan ürününün teknik ve fiziki özellikleri ile temel kullanım alanları itibariyle benzer özelliklere sahip olduğu anlaşılmıştır. Söz konusu hususlar çerçevesinde, Yönetmeliğin 4 üncü maddesi uyarınca soruşturma konusu ürün ile yerli üretim dalı tarafından üretilen ürün benzer ürün olarak kabul edilmiştir.
Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün ile ilgili açıklamalar bağlayıcı nitelikte olmayıp genel içerikli ve bilgi amaçlıdır.
Ürünün İthalinde Uygulanan Dampinge Karşı Önlemler
(1) Çin Halk Cumhuriyeti menşeli “paslanmaz çelikten borular” ithalatına yönelik CIF bedelin %13,82’si ile %20,50’si, Çin Tayvanı menşeli söz konusu ürün için CIF bedelin %7,98’i ile %11,50’si oranlarında firma bazında değişen dampinge karşı önlemler yürürlüktedir.
Vietnam ve Malezya menşeli “paslanmaz çelikten borular” ithalatına yönelik olarak Vietnam için Inox Hoa Binh, Sonha SSP ve OSS Dai Duong firmaları ve Malezya için Hoto Stainless Steel Industries Sdn. Bhd. firması %0 olmak üzere, her iki ülkenin diğer firmaları için CIF bedelin %20,50’si oranında dampinge karşı önlemler yürürlüktedir.
DampingE İLİŞKİN BELİRLEMELER
Genel Açıklamalar
Bu raporun 1.4 üncü maddesinde de belirtildiği üzere, damping belirlemesi için 1/1/2019-31/12/2019 dönemi soruşturma dönemi olarak kabul edilmiştir.
Piyasa Ekonomisi İddiasına İlişkin Değerlendirmeler
Yönetmeliğin Ek Madde 1 hükmü uyarınca ve 2020/13 sayılı Tebliğin 9 uncu maddesinde ifade edildiği üzere, piyasa ekonomisi uygulamayan ülkelerden yapılan ithalata yönelik damping soruşturmalarında, ilgili ülkedeki soruşturmaya tabi üreticilerin soruşturma konusu ürünün üretiminde ve satışında bahse konu maddede belirtilen ölçütler çerçevesinde piyasa ekonomisi koşullarının geçerli olduğunu yeterli delillerle göstermesi halinde, bu üreticiler için normal değerin tespitinde Yönetmeliğin 5 inci maddesi, aksi durumda ise Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükümleri uygulanmaktadır.
Üretici/ihracatçı soru formuna cevap veren Vietnam’da yerleşik Inox Hoa Binh, OSS Dai Duong ve Sonha SSP firmaları piyasa koşullarında faaliyet gösterdiklerini belirterek, firmalarının piyasa ekonomisi statüsünde değerlendirilmesini talep etmiştir.
Gerek anılan firmaların iletmiş oldukları veriler gerekse ilgili araştırmalar neticesinde ulaşılan saptamalar aşağıda yer almaktadır.
2013 tarihli ve 45/2013/QH13 numaralı Toprak Kanununun 4 üncü maddesi, 6 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 9 uncu maddesinin birinci fıkrası, 11 inci maddesinin üçüncü fıkrası, devletin dahli olan toprak mülkiyetine ilişkin II. Bölüm hükümleri ve “toprak yönetim ajansının” görev ve yetkilerine ilişkin 24 üncü maddesi hükümleri Vietnam Sosyalist Cumhuriyetinde toprak mülkiyeti ve gayrimenkul üzerinde tesis edilebilecek sair ayni hakları konusunda devletin müdahalesinden bağımsız bir yapının mevcut olmadığını gösterir niteliktedir.
2012 tarihli ve 11/2012/QH13 numaralı Fiyat Kanununun incelenmesi neticesinde anılan Kanunun başta “devletin fiyatları düzenleyici işlemleri”ne ilişkin III.Bölüm hükümleri olmak üzere birçok hükmünde hammadde fiyatlarının düzenlenmesinde devletin rolünün büyük olduğu değerlendirilmiştir.
Dünya Bankası tarafından yayımlanan 2020 yılı Enerji Küresel Uygulamaları Raporuna göre, Vietnam’da enerji sektöründe büyük ölçüde devletin hakimiyeti bulunmakta olup Vietnam Elektrik Kurumu ülkenin elektrik iletim ve dağıtım alanında tekel konumundadır. Anılan rapora göre, enerji piyasalarında rekabet ve şeffaflık düşük düzeyde bulunmaktadır.
ç) 2013 tarihli ve 694/QD-BCT numaralı Çelik Üretimi ve Dağıtım Sistemine İlişkin Kalkınma Planının (2015-2025) Onaylanması Hakkında Kararın incelenmesinden, üretilecek çelik ürün tiplerinin belirlenmesi ve çelik sektöründe üretim kapasitesinin arttırılması gibi konularda devletin oldukça aktif bir rol üstlendiği değerlendirilmiş olup anılan hususların girdi niteliğindeki çelik ürünü fiyatlarını etkilediği düşünülmektedir.
Inox Hoa Binh firmasının soru formu cevabının incelenmesinden; firmanın üretim ve ticari amaçlar için kullanılan tesis arazisinin kullanım hakkına sahip olduğu, söz konusu arazi kullanım hakkının maddi olmayan duran varlıklar altında muhasebeleştirildiği ve amortismana tabi olmadığı anlaşılmaktadır.
OSS Dai Duong firması tarafından sunulan soru formu cevabında ise, firmanın maddi olmayan duran varlığa sahip olmadığı, üretim ve ticari amaçlar için kullanılan tesis arazisinin kullanım hakkına sahip olduğu, söz konusu arazinin hükümet projeleri kapsamında kiralandığı belirtilmiştir.
Sonha SSP firmasının soru formu cevabının incelenmesinden; üretim süreci ve eşyanın depolanması için kullanılan tesisin kiralandığı, anılan firmanın bağlı olduğu ana şirketi ile arasındaki kira sözleşmesine göre kiraya verenin devlet planlaması kapsamında kiraya verdiği, süre kısıtının ise yine devlet tarafından belirlendiği anlaşılmaktadır.
Vietnam’da arazi mülkiyeti kollektif olup devlet tarafından idare edilmektedir. Belirli aralıklarla devlet tarafından firmalara verilen sınırlı arazi kullanım hakkına ilişkin kullanımlar yine devlet iznine tabi olmaktadır. İşbirliğine gelen söz konusu firmaların tamamında, firmaların tesislerinin bulunduğu arazilerin kendilerine ait olmayıp bu arazilerin kullanım hakkına sahip oldukları görülmüştür. Bu çerçevede, devletin temel üretim girdilerinden biri olan arazi üzerinde mutlak söz sahibi olduğu yani üretimin temel girdilerinden birisi olan arazinin değerinin piyasa koşullarında oluşmadığı anlaşılmaktadır.
ğ) Dünya Bankası tarafından yayımlanan 2020 yılı İş Yapma Kolaylığı Raporuna göre, Vietnam’da iflas işlemleri ortalama beş yıllık bir sürede tamamlanmakta olup iflas neticesinde alacakların tahsil oranı %21,3 seviyesinde gerçekleşmektedir. Anılan rapora göre söz konusu oran Doğu Asya-Pasifik bölgesi ortalamasının neredeyse yarısına tekabül etmektedir. Bu çerçevede, iflas kanununun tatbiki bakımından yasal belirlilik ve istikrar garanti şartlarının tam mevcut olmadığı değerlendirilmiştir.
(4) Bazı ihracatçı firmalar tarafından ve Vietnam Büyükelçiliği kanalıyla Vietnam Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından nihai bildirime ilişkin iletilen görüşlerde, 2012 tarihli ve 11/2012/QH13 numaralı Fiyat Kanununun III. Bölümünün, devletin belirli malların fiyatları üzerinde yalnızca gerekli durumlarda istikrar sağlamasını öngördüğü ifade edilerek anılan bölüm kapsamındaki zorunlu mallar listesinde paslanmaz çelik boru üretmek için kullanılan herhangi bir maddenin bulunmadığı, ayrıca nihai bildirim raporunda Vietnam’da enerji sektöründe devlet tekeli bulunduğu hususuna herhangi bir yasal dayanak gösterilmeden yer verildiği, 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe giren 21/2017/QH14 sayılı Planlama Kanununa uyum sağlayacak şekilde 694/QD-BCT numaralı Karar da dahil olmak üzere belirli ürünlerin planlamasını yürürlükten kaldırmak için 27/12/2018 tarihli ve 4977/QD-BCT sayılı Karar yayımlandığı, bu çerçevede “Çelik Üretimi ve Dağıtım Sisteminin Geliştirilmesine Yönelik Ana Plan”ın 2019 yılı başından itibaren geçersiz olduğu, ayrıca Çelik Ana Planı da dahil olmak üzere herhangi bir ulusal planın belirli bir sanayiyi desteklemek amacıyla herhangi bir hükümet eylemi için yasal bir araç olarak kabul edilmediği, ilaveten bir iflas davasında alacakların tahsil oranının iflas hukukunun niteliğini göstermediği hususları belirtilmiştir. 2012 tarihli ve 11/2012/QH13 numaralı Fiyat Kanununun III. Bölümü kapsamında yer alan mal ve hizmet listesinde aynı zamanda girdi niteliği bulunan “elektrik”in yer aldığı görülmüştür. Ayrıca, nihai bildirim raporunda Vietnam’da enerji sektöründe büyük ölçüde devlet hakimiyetinin bulunması ile Vietnam’da iflas işlemlerine ilişkin alacakların tahsil oranı verisine yönelik bulgular Dünya Bankası raporları dayanak gösterilerek değerlendirilmiştir. Söz konusu raporların yasal nitelik taşımaması, nihai bildirim raporundaki değerlendirmeleri dayanaksız bırakmadığı gibi soruşturma konusu Vietnam’da yerleşik üreticilerin piyasa ekonomisinde faaliyet gösterdikleri yönündeki iddiaların araştırılmasında sadece anılan raporlardan faydalanılmadığı hususu izahtan varestedir. Öte yandan, 2013 tarihli ve 694/QD-BCT numaralı Çelik Üretimi ve Dağıtım Sistemine İlişkin Kalkınma Planının (2015-2025) Onaylanması Hakkında Karar, işbu soruşturmanın inceleme sürecinin belirli bir döneminde yürürlükte bulunduğundan, iddiada belirtildiği gibi anılan Kararın 2019 yılı başında geçersiz kılınmasının bu madde çerçevesinde yapılan değerlendirmeleri tamamen geri bırakmadığı sonucuna varılmaktadır.
(5) Vietnam Büyükelçiliği ve bazı ihracatçı firmalar tarafından kamu dinleme toplantısı sonrasında iletilen görüşlerde, arazinin devlet tarafından arazi kullanıcılarına tahsis edilmesini veya kiralanmasını düzenleyen Arazi Kanunu kapsamında, arazi kullanıcılarının devlet tarafından tanınan arazi kullanım hakkına sahip oldukları, arazi kullanım hakkına sahip tüm ekonomik aktörlerin bir arazi parçasının tüm sivil ve gayrimenkul işlemlerini yapmalarına ve bu arsanın değerini arazi kullanım hakkının fiyatı ve değeri aracılığıyla belirlemelerine izin verildiği ifade edilerek bir üretim girdisi olarak piyasada arazinin tam olarak işlev gördüğü belirtilmiştir. Söz konusu hususların hiçbirinin, Vietnam Sosyalist Cumhuriyetinde toprak mülkiyeti ve gayrimenkul üzerinde tesis edilebilecek sair ayni hakları konusunda devletin müdahalesinden tamamen bağımsız bir yapının mevcut olmadığı ile arazi mülkiyetinin kollektif olduğu ve devlet tarafından idare edildiğine yönelik değerlendirmeleri değiştirecek nitelik ve güçte olmadığı düşünülmektedir. Firmalara tanınan sınırlı nitelikteki arazi kullanım hakkına ilişkin kullanımlar yine devletin iznine tabi olup işbirliğinde bulunan ihracatçı firmaların tamamında, firmaların tesislerinin bulunduğu arazilerin kendilerine ait olmayıp bu arazilerin kullanım hakkına sahip oldukları görülmüştür. Nitekim, arazi kullanım hakkının bazı firmalar tarafından maddi olmayan duran varlıklar altında muhasebeleştirilmesi bunu teyid eder niteliktedir. Öte yandan, bir ihracatçı firma tarafından devletin belirlediği fiyattan arazi kirasının ödenmesi zorunluluğunun bulunduğu ifade edilmiştir. Bu kapsamda, tüm hususların bir bütünlük içerisinde ele alınması neticesinde üretimin temel girdilerinden birisi olan arazinin değerinin tamamen piyasa koşullarında oluşmadığı tespiti geçerliliğini korumaktadır.
(6) Vietnam Büyükelçiliği ile bir ihracatçı firma tarafından kamu dinleme toplantısı sonrasında iletilen görüşlerde, nihai bildirim raporunda atıfta bulunulan Dünya Bankası raporlarının farklı amaçlar taşıdığı iddia edilmiştir. İlaveten, anılan Büyükelçilik ve firma tarafından Vietnam ile Avrasya Ekonomik Birliği arasındaki anlaşmanın Ekim 2016’da yürürlüğe girmesini müteakiben Avrasya Ekonomik Birliği’nin Vietnam’ın 5 yıl daha Genelleştirilmiş Tercihler Sisteminden yararlanmaya devam etmesine izin vermiş olmasının Vietnam’ın 2016 yılından bugüne kadar geçen süre zarfında piyasa ekonomisi olarak kabul edildiğini kanıtlayıcı nitelik taşıdığı iddia edilmiştir. Söz konusu iddiaları ileri süren taraflarca Dünya Bankası raporlarının yayımlanma amaçlarına ilişkin iddialarını kanıtlayıcı herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığından anılan iddialar geçersiz görülmüştür. Öte taraftan, daha önce de vurgulandığı gibi piyasa ekonomisine yönelik değerlendirmeler sadece Dünya Bankası raporlarından istifade edilerek gerçekleştirilmemiş, anılan raporlar değerlendirmeleri destekleyici bir unsur olarak kullanılmıştır. Bununla birlikte, Vietnam ile Avrasya Ekonomik Birliği arasındaki anlaşma sonrasında Vietnam’ın Genelleştirilmiş Tercihler Sisteminden yararlanmaya devam etmesi ile piyasa ekonomisi statüsü tanınması arasında herhangi bir bağlantı kurulamamıştır.
(7) Bir ihracatçı firma tarafından Vietnam’ın Dünya Ticaret Örgütüne katılma taahhüdünde, yalnızca 31 Aralık 2018 tarihine kadar piyasa dışı bir ekonomi olarak kabul edilmeyi öngördüğü ifade edilmiştir. Bu kapsamda, Vietnam’ın piyasa ekonomisi statüsünün bulunduğu, söz konusu hususlar çerçevesinde de fiyat karşılaştırmasının Vietnam’ın iç piyasa fiyatları ile maliyetlerine dayanması gerektiği iddia edilmiştir. Bilindiği üzere, halihazırda ülkemiz mevzuatında Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti’nin piyasa ekonomisi statüsünde olmadığına ilişkin bir hüküm veya tespit bulunmamakta, ancak piyasa ekonomisi uygulamayan ülkelerde faaliyet gösteren üreticilerin ilgili sektörlerde piyasa ekonomisi koşullarının geçerli olduğunu gösterebilmeleri için gerekli koşullar yer almaktadır. Diğer taraftan, Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti’nin Dünya Ticaret Örgütü’ne Katılım Protokolü’ne ilişkin WT/ACC/VNM/48 simgeli Çalışma Grubu Raporu incelenmiştir. Anılan Raporun 255’inci paragrafının (a)(ii) maddesinin 31 Aralık 2018 tarihinde işlerliğini kaybetmiş olmasının, anılan Raporun diğer maddelerinin, özellikle 255’inci paragrafının (a)(i) maddesinin, geçerliliğini koruduğu hususu dikkate alındığında, işbu soruşturma kapsamında Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti’nde faaliyet gösteren firmaları otomatik olarak piyasa ekonomisinde faaliyet gösteren firmalar haline getirmediği değerlendirilmektedir.
(8) Bu değerlendirmeler ışığında, soru formunu yanıtlayarak kendilerine piyasa ekonomisi statüsü uygulanmasını talep eden firmaların Yönetmelik Ek Madde 1’de öngörülen kanıt mükellefiyetini yerine getiremediklerinin saptanması neticesinde ikinci fıkrada zikredilen firmalar için normal değer Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükümleri çerçevesinde belirlenmiştir.
Oluşturulmuş Normal Değerin Belirlenmesi
(1) Yönetmeliğin 7 nci maddesi çerçevesinde ve bu raporun 3.2 nci maddesindeki açıklamalar ışığında, Vietnam’da yerleşik Inox Hoa Binh, OSS Dai Duong ve Sonha SSP firmalarının piyasa ekonomisinde faaliyet göstermediği kabul edildiğinden normal değer, yerli üretim dalının benzer ürüne yönelik birim sınai maliyetine genel, idari ve satış giderleri ile makul bir kârın eklenmesiyle fabrika çıkış aşamasında oluşturulmuştur. Birim sınai maliyet ile genel, idari ve satış giderlerinde ihracatçı firmalar lehine olmak üzere gerekli ayarlamalar yapılmıştır.
(2) Bazı ihracatçı firmalar tarafından ve Vietnam Büyükelçiliği kanalıyla Vietnam Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından nihai bildirime ilişkin iletilen görüşlerde, Vietnamlı “paslanmaz çelik boru” üreticilerinin/ihracatçılarının piyasa koşullarında faaliyet gösterdiği iddia edilerek Vietnamlı üreticiler/ihracatçılar tarafından sağlanan veri ve bilgilerin dikkate alınması talep edilmişse de Vietnam’da yerleşik Inox Hoa Binh, OSS Dai Duong ve Sonha SSP firmalarının piyasa ekonomisinde faaliyet göstermediği kabul edildiğinden söz konusu talep uygun görülmemiştir.
(3) Bazı ihracatçı firmalar nihai bildirim raporuna yönelik sunmuş oldukları görüşlerde, kendileri için hesaplanan damping marjının ayrıntılarını içeren firma özel bildirimlerinde oluşturulmuş normal değerin nasıl hesaplandığına yönelik ayrıntılı bilgi ve verinin bulunmadığını, bu durumun savunma haklarını engellediğini iddia etmişlerdir. Ancak, oluşturulmuş normal değere temel teşkil eden yerli üretim dalının tip bazında birim maliyetleri Yönetmeliğin 22 nci maddesi kapsamında açıklanması rakiplere önemli bir fayda sağlayabilecek bilgi kapsamına girdiğinden gizli olarak addedilmektedir.
(4) Bir ihracatçı firma tarafından yerli üreticinin ürün tipi ile ihraç ürün tipinin nasıl eşleştirildiği ve oluşturulmuş normal değerin nasıl belirlendiği hususunda herhangi bir bilgi verilmediği ifade edilerek bu durumun savunma hakkını engellediği iddia edilmiştir. Öte yandan, Türkiye’de diğer üreticiler mevcut iken rekabetçi olmayan başvuru sahibi firmanın üretim maliyetinin ve satış genel idari giderlerinin kullanılmasının adil ve objektif soruşturma yürütülmediğine işaret ettiği belirtilmiştir. Firma özel bildiriminde de ifade edildiği üzere, yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün ile aynı veya yakın özellikteki ürünü karşılaştırılmıştır. Bu kapsamda, soruşturma konusu ürünün malzeme kalitesi, uzunluğu, boyu, et kalınlığı ve ürün yüzeyi gibi özellikleri dikkate alınmış; soruşturma konusu ürün tipi ile aynı veya aynı tipin bulunmaması halinde yakın özellikteki ürün tipleri karşılaştırılmıştır. Başvuru sahibi yerli üretim dalının verilerinin doğrulanması esnasında söz konusu tip bazlı doğrulamalar da gerçekleştirilmiştir. Diğer taraftan normal değer tespiti yapılırken, bu maddenin birinci fıkrasında da belirtildiği üzere Vietnam’da yerleşik firmaların lehine olacak şekilde birim sınai maliyet ile genel, idari ve satış giderlerinde gerekli ayarlamalar yapılmıştır.
İhraç Fiyatının Belirlenmesi
(1) İhraç fiyatı bahse konu firmaların Türkiye’ye satışlarında bağımsız alıcılara fiilen ödenen fiyat esasında belirlenmiştir.
(2) Bir ihracatçı firma tarafından 2018 yılına ait faturalara ilişkin işlemlerin ihraç fiyatı hesaplanmasına dahil edilmemesinin makul olmadığı, söz konusu satışların 2019 yılı ithalat verilerine dahil olması nedeniyle zarar analizinde dikkate alındığı; bu nedenle bu satışların ihraç fiyatı hesabında dikkate alınmamasının tutarsızlık yaratacağı iddia edilmiştir. Bu raporun 1.4’üncü maddesinde de yer aldığı üzere; damping belirlemesi için 1/1/2019-31/12/2019 dönemi soruşturma dönemi, 1/1/2017-31/12/2019 dönemi ise zarar inceleme dönemi olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla, damping marjı hesabı soruşturma dönemi olan 2019 yılı için yapılırken, bir trend analizi olan zarar incelemesinde üç yıllık veriler karşılaştırılmıştır. Bununla birlikte, ADA’nın 2.4 üncü maddesinin birinci fıkrasına ait dipnotta da yer aldığı üzere, damping belirlemesinde satış tarihi olarak fatura tarihinin esas alınması mümkün bulunmaktadır. Öte taraftan, ihraç fiyatı hesaplanmasına dahil edilmeyen, soruşturma dönemi öncesine ait faturalara ilişkin işlemler zarar inceleme dönemi içerisinde yer aldığından zarar incelemesine dahil edilmiştir. Dolayısıyla, ilgili işlemlerin incelemeye konu dönem itibarıyla zarar analizine dahil edilmiş olması ve zarar analizinin yıllar itibarıyla verilerin karşılaştırılmasına olanak vermesi nedeniyle herhangi bir tutarsızlığın bulunmadığı değerlendirilmektedir.
(3) Bir ihracatçı firma tarafından kendi hesaplamalarına göre soruşturma döneminde Türkiye’ye yapılan ihracat siparişlerinden iyi kâr elde ettiği belirtilerek bunun kendi maliyetlerine kıyasla damping fiyatından satış yapmadığı hususunda bir gösterge olabileceği iddia edilmiştir. Yönetmelik hükümleri çerçevesinde damping, bir malın Türkiye’ye ihraç fiyatının, benzer malın normal değerinin altında olmasını ifade etmektedir. Karlı satış mevcudiyetinin, ithalatın dampingli gerçekleştirilmediğine doğrudan bir kanıt teşkil edemeyeceği aşikardır. Dolayısıyla, söz konusu iddia geçersiz bulunmuştur.
Fiyat Karşılaştırması
Adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen, normal değer ile ihraç fiyatı mümkün olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı ticari aşamada karşılaştırılmıştır.
Yönetmeliğin 10 uncu maddesi çerçevesinde, ilgili taraflarca fiyat karşılaştırmasını etkilediği ileri sürülen hususlardan belgelendirilen, uygulanabilir ve haklı görülenler için ayarlamalar yapılmıştır.
Söz konusu ayarlamalar, üretici/ihracatçı firmalara münhasıran iletilen firma özel bildirimlerinde dikkatlerine sunulmuştur.
Nihai bildirim raporuna sunulan görüşlerde bir ihracatçı firma tarafından, oluşturulmuş normal değer ile ihraç fiyatının aynı ticari aşamada karşılaştırılıp karşılaştırılmadığı hususunda tereddüte düşüldüğü, oluşturulmuş normal değer hesabında paketleme gibi masrafların düşülüp düşülmediğinin açıklığa kavuşturulması gerektiği ifade edilmiştir. Bu maddenin ikinci fıkrasında da yer verildiği üzere, Yönetmeliğin 10 uncu maddesi çerçevesinde, ilgili taraflarca fiyat karşılaştırmasını etkilediği ileri sürülen hususlardan belgelendirilen, uygulanabilir ve haklı görülenler için ayarlamalar yapılmıştır. Bu çerçevede, yerli üretim dalı tarafından sunulan maliyetler üzerinde Vietnamlı firmaların lehine ayarlamalar yapılarak hesaplanan oluşturulmuş normal değer hesabında, soruşturma konusu ürünün tipleri ile yerli üretim dalı tarafından üretilen ürün tiplerinin karşılaştırılmasında gerek ürünün malzeme kalitesi, uzunluğu, boyu, et kalınlığı ve ürün yüzeyi gibi spesifik özellikleri dikkate alınarak fiziksel özelliklerdeki farklılıklar göz önünde bulundurulmuş; gerekse paketleme gibi masrafların düşülmesi de dahil diğer tüm gerekli ayarlamalar yapılmıştır.
Damping Marjı
Yönetmeliğin 11 inci maddesi çerçevesinde damping marjı, normal değer ile ihraç fiyatının ağırlıklı ortalamasının karşılaştırılması suretiyle hesaplanmıştır. Damping marjının belirlenmesinde kullanılan yöntem ile yapılan hesaplamalar firma özel bildirimlerinde açıklanmıştır.
Buna göre, Inox Hoa Binh firması için CIF bedelin %21,86’sı oranında, OSS Dai Duong firması için CIF bedelin %22,36’sı oranında ve Sonha SSP firması için CIF bedelin %19,64’ü oranında damping marjı hesaplanmıştır.
Diğer taraftan, Vietnam’da yerleşik iş birliğinde bulunmayan diğer üretici/ihracatçılara yönelik ise Yönetmeliğin 26 ncı maddesi hükmü uyarınca damping marjı hesaplanmıştır. Söz konusu hesaplamada, soruşturma döneminde Türkiye’ye ihracat miktarı en yüksek olan Inox Hoa Binh firmasının verileri kullanılmış ve söz konusu firma için tespit edilen bireysel damping marjı oranından daha yüksek olan satır bazındaki damping marjlarının ağırlıklı ortalaması neticesinde hesaplanan oran dikkate alınmıştır. Bu çerçevede, diğer üretici/ihracatçı firmalar için CIF bedelin %38,15’i oranında damping marjı tespit edilmiştir.
Bir ihracatçı firma normal değerin Türkiye piyasasındaki maliyetlere dayandırılması nedeniyle damping marjının yüksek seviyede oluştuğunu iddia etmiştir. Bu raporun 3.2 nci maddesinde piyasa ekonomisi iddialarına yönelik değerlendirmeler çerçevesinde soru formunu yanıtlayarak kendilerine piyasa ekonomisi statüsü uygulanmasını talep eden firmaların talepleri reddedilmiş; söz konusu firmalar için normal değer Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükümleri çerçevesinde yerli üretim dalının benzer ürüne yönelik birim sınai maliyetlerine genel, idari ve satış giderleri ile makul bir karın eklenmesiyle fabrika çıkış aşamasında belirlenmiştir. Bununla beraber, halihazırda birim sınai maliyet ile genel, idari ve satış giderlerinde Vietnamlı ihracatçı firmalar lehine olmak üzere gerekli ayarlamalar yapılmıştır.
Bir ihracatçı firma kendileri için hesaplanan damping marjının ayrıntılarına yönelik tüm rakamlar için kanıt, formül ve hesaplama yönteminin sunulmasını talep etmiştir. Oluşturulmuş normal değere temel teşkil eden yerli üretim dalının tip bazında birim maliyetleri Yönetmeliğin 22 nci maddesi kapsamında açıklanması rakiplere önemli bir fayda sağlayabilecek bilgi kapsamına girdiğinden gizli olarak addedilmektedir. Öte taraftan, ihracatçı firmalara yönelik hazırlanan firma özel nihai bildiriminde belirtilen bilgi, bulgu ve değerlendirmeler neticesinde ortaya çıkan hesaplama sonuçlarını gösteren MS Excel çalışma kitabı, firma özel nihai bildirim ekinde firmaların dikkatlerine sunulmuştur.
ZararA İLİŞKİN BELİRLEMELER
Genel Açıklamalar
Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülke menşeli dampingli ithalatın hacmi ile bu ithalatın iç piyasadaki benzer mal fiyatları ile yerli üretim dalı üzerindeki etkisine bakılmıştır. Bu çerçevede, dampingli ithalatın miktarı ve gelişimi, dampingli ithalatın fiyatının gelişimi, yurt içi tüketim ve pazar payları, fiyat baskısı ve fiyat kırılması ile yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri incelenmiştir. Söz konusu inceleme, bu raporun 2.1 inci maddesinde belirtilen soruşturma konusu ürün için 1.4 üncü maddesinde belirtilen 1/1/2017-31/12/2019 tarihleri arasındaki zarar inceleme dönemi için yapılmıştır.
Soruşturma konusu ürünün genel ithalatı ve soruşturma konusu ülkeden yapılan ithalatının incelenmesinde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri kullanılmıştır.
Bir ihracatçı firma, Vietnam’dan gerçekleştirilen ithalat fiyatları ile diğer ülkelerden gerçekleştirilen ithalat fiyatları arasında büyük fark bulunduğunu belirterek soruşturma otoritesinin söz konusu verilerin gerçekliğini kanıtlayacak bir hesaplama yöntemi sunmadığını iddia etmiştir. Söz konusu ithalat verilerinin dayanağını TÜİK verileri oluşturduğundan bahse konu iddianın mesnetsiz olduğu her türlü izahtan varestedir.
Ürünün Genel İthalatının Mutlak Gelişimi ve Fiyatları
Soruşturma konusu ürünün genel ithalatı 2017 yılında 34.046 ton (110,3 milyon ABD doları) iken 2018 ve 2019 yıllarında sırasıyla 29.294 ton (98,5 milyon ABD doları) ve 24.331 ton (78,5 milyon ABD doları) olarak gerçekleşmiştir.
Yukarıdaki veriler çerçevesinde soruşturma konusu ürün ithalatının ortalama birim fiyatları hesaplanmıştır. Buna göre genel ithalatın ortalama birim fiyatları 2017-2019 dönemi itibarıyla dalgalı bir seyir izlemiş ve sırasıyla 3.239 ABD doları/ton, 3.362 ABD doları/ton ve 3.229 ABD doları/ton olarak gerçekleşmiştir.
Soruşturma Konusu Ülke Menşeli İthalatın Mutlak Gelişimi ve Fiyatları
Soruşturma konusu ürünün Vietnam’dan yapılan ithalatı 2017 yılında 7.114 ton (16,7 milyon ABD doları) iken 2018 ve 2019 yıllarında sırasıyla 6.450 ton (16,3 milyon ABD doları) ve 6.364 ton (14,3 milyon ABD doları) olarak gerçekleşmiştir. Vietnam menşeli ürün ithalatının toplam ithalat içindeki payı incelendiğinde ise 2017 yılında %21 olan payın, 2018 yılında %22’ye ve 2019 yılında %26’ya yükseldiği görülmektedir.
Vietnam menşeli soruşturma konusu ürün ithalatının ortalama birim fiyatları hesaplanmıştır. Buna göre Vietnam menşeli ithalatın birim fiyatları 2017, 2018 ve 2019 yıllarında sırasıyla 2.353 ABD doları/ton, 2.533 ABD doları/ton ve 2.253 ABD doları/ton olarak gerçekleşmiştir. Vietnam menşeli ithalatın birim fiyatlarının zarar inceleme dönemi boyunca genel ithalatın birim fiyatlarının altında seyrettiği kaydedilmiştir.
Diğer Ülkelerden İthalatın Mutlak Gelişimi ve Fiyatları
Soruşturma konu ürüne ilişkin diğer ülkelerden gerçekleşen 2017-2019 dönemi ithalat istatistiklerine bakıldığında, 2017 yılında 26.932 ton (93,5 milyon ABD doları) olan diğer ülkeler ithalatı 2018 ve 2019 yıllarında ise sırasıyla 22.844 ton (82,1 milyon ABD doları) ve 17.967 ton (64,2 milyon ABD doları) olarak gerçekleşmiştir.
Soruşturmaya konu olmayan üçüncü ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim fiyatlarına bakıldığında, ithal birim fiyatının 2017-2019 döneminde sırasıyla 3.474 ABD doları/ton, 3.597 ABD doları/ton ve 3.574 ABD doları/ton olarak gerçekleştiği kaydedilmiştir. Üçüncü ülkeler menşeli ithalatın birim fiyatlarının 2017-2019 dönemi itibarıyla genel ithalatın birim fiyatlarının üzerinde seyrettiği tespit edilmiştir.
İthalatın Nispi Gelişimi
Soruşturma konusu ithalatın nispi olarak gelişimini görebilmek için, söz konusu ithalatın toplam Türkiye benzer mal tüketimi içerisindeki payı 2017-2019 yılları itibarıyla incelenmiştir. Türkiye toplam benzer mal tüketiminin hesaplanmasında, yerli üretim dalının ve diğer yerli üreticilerin yurt içi satışları genel ithalat miktarı ile toplanmıştır. Yerli üretim dalının yurt içi satışlarının ve soruşturma konusu ülkeden gerçekleştirilen ithalatın toplam tüketime oranlanmasıyla pazar payları hesaplanmıştır. İncelenen veriler 2017 yılı=100 olacak şekilde endekslenmiştir.
Bu çerçevede söz konusu ürünün yurtiçi tüketimi 2017 yılında 100 birim iken, 2018 ve 2019 yıllarında sırasıyla 100 birim ve 83 birim olarak gerçekleşmiştir.
Vietnam menşeli ithalatın pazar payı 2017-2019 dönemi itibarıyla dalgalı bir seyir izlemiştir. Buna göre, 2017 yılında 100 birim olan pazar payı endeksi, 2018 yılında 91 birime gerilemiş ve 2019 yılında 107 birime yükselmiştir.
Diğer ülkeler menşeli ithalatın pazar payı 2017-2019 yılları itibarıyla azalan bir seyir göstermiştir. Buna göre, 2017 yılında 100 birim olan pazar payı endeksi, 2018 yılında 85 ve 2019 yılında 80 birime gerilemiştir.
Bununla birlikte, 2017-2019 yılları itibarıyla incelendiğinde; yerli üretim dalının pazar payı endeksinin 2017 yılı 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2018 ve 2019 yıllarında sırasıyla 95 ve 110 olarak gerçekleştiği kaydedilmiştir.
Yerli üretimin pazar payı ise 2017-2019 yılları itibarıyla incelendiğinde; 2017 yılında 100 birim olan yerli üretim pazar payı endeksinin, 2018 ve 2019 yıllarında sırasıyla 145 ve 147 birim olarak gerçekleştiği kaydedilmiştir.
Fiyat Kırılması ve Baskısı
Yönetmeliğin 17 nci maddesinin ilgili hükümleri çerçevesinde dampingli ithalatın yerli üretim dalının satış fiyatları üzerindeki etkisi değerlendirilirken, ithalat fiyatları ile yerli üreticilerin satış fiyatları ve maliyetleri dikkate alınarak fiyat kırılması ve baskısı hesaplanmıştır. Fiyat kırılması ve baskısının nesnel bir biçimde değerlendirilebilmesi amacıyla yerli üretim dalının en çok imalatını ve satışını gerçekleştirdiği 304 malzeme kalitesi (304 kalite paslanmaz çelik) bazında paslanmaz çelikten boruların ortalama yurtiçi satış fiyatları esas alınmıştır. Eş yönlü olarak soruşturma döneminde, işbirliğinde bulunan her bir ihracatçı firmadan ithalatı yapılan ürünlerin büyük çoğunluğunun 304 malzeme kalitesinde olduğu dikkate alınarak 304 malzeme kalitesi bazında paslanmaz çelikten boruların CIF temeldeki ortalama ithal fiyatı alınmıştır.
Fiyat kırılması, dampingli ithal ürünün Türkiye pazarına giriş fiyatlarının yerli üretim dalının fiyatlarının ne kadar altında kaldığını gösterir. Bu kapsamda, soruşturma konusu ülkeden gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını ne ölçüde kırdığı incelenmiştir. Fiyat kırılması hesaplanırken; soruşturma konusu ülkeden gerçekleştirilen ithalatın CIF bedeline %0 gümrük vergisi ile CIF kıymetin %2’si tutarındaki gümrükleme masrafları eklenerek ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatı bulunmuştur. Bulunan değerler ile yerli üretim dalının yurtiçi satış fiyatları karşılaştırılmıştır. Hesaplamalar soruşturma dönemi olan 2019 yılı için yapılmıştır.
Bu çerçevede; Vietnam’da mukim Inox Hoa Binh firmasından gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını CIF değerin %2X’i oranında, OSS Dai Duong firmasından gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını CIF değerin %X’i ve Sonha SSP firmasından gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını CIF değerin %1X’i oranında kırdığı belirlenmiştir.
Fiyat baskısı, ithal ürünün fiyatlarının Türkiye piyasasında yerli üretim dalının yurt içi satış fiyatlarını olması gereken seviyeye göre yüzde olarak ne kadar baskı altında tuttuğunu göstermektedir. Fiyat baskısı hesaplanırken; soruşturma konusu ülkeden gerçekleştirilen ithalatın CIF bedeline %0 gümrük vergisi ile CIF kıymetin %2’si tutarındaki gümrükleme masrafları eklenerek ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatı bulunmuştur. Bulunan değerler ile yerli üretim dalının ticari maliyetine eklenen makul kâr oranı ile elde edilen olması gereken yurtiçi satış fiyatları karşılaştırılmıştır. Hesaplamalar soruşturma dönemi olan 2019 yılı için yapılmıştır.
Bu çerçevede; Vietnam’da mukim Inox Hoa Binh firmasından gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını CIF değerin %3X’i oranında, OSS Dai Duong firmasından gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını CIF değerin %1X’i oranında ve Sonha SSP firmasından gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını CIF değerin %1X’i oranında baskıladığı belirlenmiştir.
Nihai bildirim raporuna sunulan görüşlerde, bir ihracatçı firma tarafından soruşturma konusu ürünün fiyatının paslanmaz çeliğin kalitesi yanında ürünün uzunluğu, et kalınlığı ve ürün yüzeyi gibi özellikler tarafından belirlendiği ifade edilerek fiyat kırılması ve fiyat baskısının tip bazında aynı tip ürünler için yapılması gerektiği ifade edilmiştir. Bu çerçevede, her bir ihracatçı firma tarafından soruşturma döneminde Türkiye’ye en çok satışı yapılan ve yerli üreticinin de satışının bulunduğu aynı ürün tiplerinin dikkate alınması suretiyle de fiyat kırılması ve fiyat baskısı analizleri gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, Inox Hoa Binh firmasından gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını CIF değerin %5 - %15’i aralığında bir oranda kırdığı ve %15 - %25’i aralığında bir oranda baskıladığı, OSS Dai Duong firmasından gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını CIF değerin %5 - %15’i aralığında bir oranda kırdığı ve baskıladığı, Sonha SSP firmasından gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını ise CIF değerin %10 - %20’si aralığında bir oranda kırdığı ve baskıladığı tespit edilmiştir.
Yerli Üretim Dalının Ekonomik Göstergeleri
(1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri, soruşturma konusu üründe başvuru sahibi Marcegaglia TR’nin 2017-2019 yıllarına ilişkin verilerin esas alınması suretiyle incelenmiştir. Diğer taraftan, eğilimin sağlıklı bir şekilde incelenmesi amacıyla Türk lirası bazındaki veriler için on iki aylık ortalama Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kullanılarak enflasyondan arındırılmış reel değerler kullanılmıştır.
a) Üretim, Kapasite ve Kapasite Kullanım Oranı (KKO)
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için 2017 yılında 100 olan üretim miktar endeksi, 2018 yılında 106’ya yükselmiş ve 2019 yılında 88 olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde yerli üretim dalının kapasite miktarı endeksi 100 olarak gerçekleşmiştir. 2017-2019 döneminde yerli üretim dalının kurulu kapasitesi kullanım oranı endeksi ise anılan yıllar itibarıyla sırasıyla 100, 106 ve 88 olarak kaydedilmiştir.
b) Yurtiçi Satışlar
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için 2017 yılında 100 olarak kabul edilen yurtiçi satış miktarı endeksi 2018 yılında 95’e ve 2019 yılında 91’e gerilemiştir. Aynı dönemde yurtiçi satış hasılası endeksi ise sırasıyla 100, 96 ve 88 olarak gerçekleşmiştir.
c) Yurtiçi Fiyatlar
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için birim yurtiçi satış fiyatı 2017 yılında 100, 2018 yılında 101 ve 2019 yılında 97 olarak gerçekleşmiştir.
ç) İhracat
(1) Yerli üretim dalının ihracat miktar endeksi 2017 yılında 100 iken, 2018 yılında 174’e yükselmiş ve 2019 yılında 149 olarak gerçekleşmiştir.
d) Pazar Payı
(1) Yerli üretim dalının pazar payı endeksi 2017 yılında 100 iken, 2018 yılında 95’e gerilemiş ve 2019 yılında 110 olarak gerçekleşmiştir.
e) Maliyetler
(1) Yerli üretim dalının söz konusu ürün için 2017 yılında reel olarak 100 kabul edilen birim ticari maliyeti 2018 yılında 98’e düşmüş, 2019 yılında ise 101 olarak gerçekleşmiştir.
f) Karlılık
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu üründe yurtiçi satışlarından elde ettiği birim karlılığı 2017 yılı 100 olarak kabul edildiğinde, 2018 yılında 396’ya yükselmiş ancak 2019 yılında -231 olarak gerçekleşmiştir.
g) Stoklar
(1) Yerli üretim dalının 2017 yılında 100 olan dönem sonu stok miktar endeksi, 2018 ve 2019 yıllarında sırasıyla 102 ve 83 olarak gerçekleşmiştir.
ğ) İstihdam
(1) Yerli üretim dalının 2017 yılında 100 olarak kabul edilen soruşturma konusu ürün üretiminde çalışan doğrudan işçi sayısı endeksi 2018 yılında ise 100 seviyesini korumuş ancak 2019 yılında 80 olarak gerçekleşmiştir.
h) Ücretler
(1) Yerli üretim dalında çalışan işçilerin aylık brüt işçi ücreti endeksi 2017 yılında 100 olarak kabul edildiğinde, 2018 ve 2019 yıllarında ise sırasıyla 85 ve 105 seviyesinde gerçekleşmiştir.
ı) Verimlilik
(1) Üretimde çalışan işçi başına üretim miktarını gösteren verimlilik endeksi 2017 yılında 100 iken 2018 yılında 106’ya yükselmiş ve 2019 yılında 110 olarak gerçekleşmiştir.
i) Nakit Akışı
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün üretim ve satışı ile sağladığı reel nakit akışı endeksi, 2017 yılında -100 iken 2018 ve 2019 yıllarında ise sırasıyla 193 ve 240 olarak gerçekleşmiştir.
j) Büyüme
(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerini kapsayan bilanço aktif büyüklüğü 2017 yılında 100 iken 2018 yılında 126’ya yükselmiş ve 2019 yılında 115 olarak gerçekleşmiştir.
k) Sermaye Artışı
(1) Yerli üretim dalının 2017 yılında -100 olarak kabul edilen öz sermayesi 2018 yılında 666, 2019 yılında ise 548 olarak gerçekleşmiştir.
l) Yatırımlar
(1) Zarar inceleme döneminde yerli üretim dalının tüm faaliyetlerine ilişkin yenileme ve tevsi yatırımının bulunmadığı görülmüştür.
m) Yatırımların Geri Dönüş Oranı
(1) Yerli üretim dalının söz konusu üründe yatırım hasılatı oranı (Kar/Öz sermaye) endeksi 2017 yılında -100 iken, 2018 yılında 13 ve 2019 yılında 4 olarak gerçekleşmiştir.
Yerli Üretim Dalının Ekonomik Göstergelerinin Değerlendirilmesi
Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin 2017-2019 dönemi itibarıyla incelenmesi neticesinde; 2019 yılında, 2017 yılına göre üretiminin reel olarak %12 azalış gösterdiği, 2017-2019 dönemi boyunca yurtiçi satış miktarının tedricen azaldığı, birim yurtiçi satış fiyatlarının reel olarak 2019 yılında, 2017 yılına göre %3 azaldığı kaydedilmiştir.
Yerli üretim dalının 2019 yılında birim ticari maliyetlerinde artış yaşandığı tespit edilmiştir. Söz konusu yılda birim yurtiçi satış fiyatının, birim ticari maliyetinin altında kalması neticesinde yurtiçi ve toplam satışlardan birim ürün karlılığında önemli derecede bozulmalar görülmüş olup 2017 yılındaki pozitif karlılık, 2019 yılında soruşturma konusu üründe zarara dönüşmüştür.
Nihai bildirim sonrasında bir ihracatçı firmanın, pozitif olan 2017 yılı birim karlılığı esasında negatif endekslemenin 2019 yılında nasıl yapıldığı hususu ile yurtiçi ve yurtdışı satışlardan ürün karlılığı ile toplam karlılığın endekslemelerinin doğruluğunun kontrol edilmesi yönündeki talebi üzerine hesaplar incelenmiş ancak herhangi bir maddi hata bulunmadığı anlaşılmıştır. Yukarıdaki değerlendirmeleri tekrarla; soruşturma dönemi olan 2019 yılında yerli üretim dalının birim yurtiçi satış fiyatının, birim ticari maliyetinin altında kalması neticesinde yurtiçi ve toplam satışlardan birim ürün karlılığında belirgin derecede olumsuzluklar meydana gelmiş ve zarar inceleme döneminin baz yılındaki pozitif karlılığı, 2019 yılında soruşturma konusu üründe zarara dönüşmüştür. Ayrıca, bu raporun 4.7 nci maddesinin birinci fıkrasında da ifade edildiği üzere Türk lirası bazındaki verilerin on iki aylık ortalama ÜFE kullanılarak enflasyondan arındırılması suretiyle endeksleme yapılmıştır.
Bir ihracatçı firma tarafından nihai bildirim raporuna yönelik sunulan görüşlerde, başvuru sahibi yerli üretici firmaya ilişkin başvurunun gizli olmayan nüshası ile nihai bildirim raporundaki bazı ekonomik göstergelerin farklı olduğu ifade edilerek; başvurunun doğruluğunun incelenmeden soruşturma açıldığı, dolayısıyla Yönetmeliğin 19 uncu maddesi hükmünün ihlal edildiği iddia edilmiştir. Başvuru sahibi firmanın gizli olmayan nüshasında yer alan ekonomik göstergeler ile soruşturmaya yönelik nihai bilgi, bulgu ve değerlendirmelerin yer aldığı nihai bildirim raporundaki yerli üretim dalı ekonomik göstergeleri arasında bulunan nicel farklılıklar yerli üretim dalı nezdinde gerçekleştirilen doğrulama soruşturması kaynaklı olup; işbu soruşturmanın başlatılmasından evvel soruşturmanın açılmasını haklı kılacak damping, maddi zarar ve illiyet bağına ilişkin yeterli delillerin mevcut olduğu sonucuna da sadece yerli üretici firmanın bazı ekonomik göstergeleri doğrultusunda varılmadığı her türlü izahtan vareste durumdadır.
Bir ihracatçı firma tarafından Vietnam’dan ve özel olarak kendi firmasından ithal edilen malların oranındaki artışın dampingli ithalatı yansıtmadığı, ayrıca Türkiye’nin Vietnam menşeli ithalatın yanı sıra üçüncü ülkeler menşeli ithalat da gerçekleştirdiği dikkate alındığında kendi firması tarafından yerli üretim dalı üzerinde zarara neden olmadığı iddia edilmiştir. Firma bazında ithalat artışlarının karşılaştırılması gibi bir gereklilik bulunmamaktadır. Bununla birlikte, yerli üretim dalında zarara neden olan etkenlerden biri veya birkaçı mutlak anlamda belirleyici bir yargıya temel teşkil etmemektedir. Söz konusu firmadan gerçekleştirilen ithalat da dahil olmak üzere Vietnam menşeli ithalatın, yerli üretim dalı üzerindeki zarar halinin birincil sebebi olduğu değerlendirilmektedir.
Yerli üretim dalının 2017-2019 dönemi boyunca kapasite miktarı sabit kaldığından soruşturma konusu üründeki kapasite kullanım oranı, üretim miktarındaki eğilime paralel olarak baz yıla göre düşüş göstermiştir.
Öte yandan, yerli üretim dalının direkt işçi sayısındaki azalmanın üretimdeki azalıştan daha fazla olmasına bağlı olarak 2019 yılında, baz yıl olan 2017 yılına göre verimliliğinde artış yaşanmıştır.
Bu kapsamda, 2017-2019 döneminde yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri genel itibarıyla değerlendirildiğinde; 2019 yılında, 2017 yılına göre üretim, yurtiçi satış miktarı, ticari maliyet, yurtiçi ve toplam satışlardan birim ürün karlılığı, kapasite kullanım oranı gibi ekonomik göstergelerinde bozulmalar yaşandığı dikkate alındığında, yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde maddi zarar oluştuğu değerlendirilmektedir.
Zarara İlişkin Değerlendirme
Vietnam menşeli ithalatın payı 2017 yılında %21 iken 2019 yılında %26 olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu ithalatın birim fiyatları ise 2019 yılında, 2017 yılına göre %4 oranında azalış göstermiştir.
Diğer ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın pazar payı 2019 yılında, 2017 yılına göre %20 azalırken; Vietnam menşeli ithalatın pazar payı %7 artış göstermiştir. Yerli üretim dalının pazar payında ise 2019 yılında, 2017 yılına göre %10 artış kaydedilmiştir.
Vietnam menşeli ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalının iç piyasa fiyatları üzerindeki etkisini görebilmek için fiyat kırılması ve fiyat baskısı hesabı yapılmıştır. Buna göre yerli üretim dalının en çok imalatını ve satışını gerçekleştirdiği ve işbirliğinde bulunan her bir ihracatçı firmadan en çok ithalatın yapıldığı 304 malzeme kalitesi bazında paslanmaz çelikten borular için soruşturma dönemi olan 2019 yılında fiyat kırılması ve baskısının mevcut olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, her bir ihracatçı firma tarafından soruşturma döneminde Türkiye’ye en çok satışı yapılan ve yerli üreticinin de satışının bulunduğu aynı ürün tiplerinin dikkate alınması suretiyle gerçekleştirilen analizlerde de fiyat kırılması ve fiyat baskısının mevcudiyeti kaydedilmiştir.
Bazı ihracatçı firmalar Marcegaglia TR firmasının bazı ekonomik göstergelerinde çok olumlu gelişmeler gözlendiğini ve Vietnam menşeli dampingli ithalat ile anılan yerli üretici firmanın yurtiçi ve toplam satışlardan karlılığının azalması arasında nedensellik bağının bulunmadığını iddia etmişlerse de ADA ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri bir bütünlük içerisinde ele alındığından incelenen etkenlerden biri veya birkaçı mutlak anlamda belirleyici bir yargıya temel teşkil etmemektedir. Bu çerçevede, söz konusu iddialar geçerli görülmemiştir.
Nihai Bildirim sonrasında ilgili taraflarca ifade edilen görüşlerin, yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri ve zarara ilişkin ulaşılan tespitleri değiştirmediği değerlendirilmiştir.
DAMPİNGLİ İTHALAT İLE ZARAR ARASINDAKİ NEDENSELLİK BAĞI
Dampingli İthalatın Zarar Üzerindeki Etkisi
Soruşturmaya konu firmalardan gerçekleşen ithalatın dampingli olduğu bu raporun 3.6 ncı maddesinde tespit edilmiştir.
2017 yılında Vietnam menşeli ithalatın miktar payı %21 iken, 2019 yılında %26 olarak gerçekleşmiştir. 2017-2019 döneminde tüketimin reel bazda %17 azalış göstermesine karşılık anılan dönemde Vietnam menşeli ithalatın pazar payında %7 artış kaydedilmiştir.
İşbirliğine gelen ihracatçı firmalardan gerçekleşen soruşturma konusu ürün ithalatının yerli üretim dalının yurtiçi satış fiyatlarını kırdığı ve baskı altında tuttuğu belirlemiştir.
2017-2019 döneminde yerli üretim dalının üretim, yurtiçi satış miktarı, ticari maliyet, yurtiçi ve toplam satışlardan birim ürün karlılığı, kapasite kullanım oranı gibi ekonomik göstergelerinde bozulmalar yaşandığı gözlenmiştir.
Bu değerlendirmeler ışığında, dampinge konu ithalatın yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri üzerindeki etkisi bilhassa soruşturma döneminde açık bir biçimde tespit edilmiş olup, dampinge konu ithalat ile yerli üretim dalının karşı karşıya kaldığı maddi zarar arasında illiyet bağının mevcut olduğu görülmektedir.
Zarara Neden Olabilecek Diğer Unsurlar
(1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde, yerli üretim dalı üzerinde oluşmuş bulunan maddi zarar ile dampinge konu ithalat arasındaki nedensellik bağının incelenmesi esnasında zarara etki edebilecek bilinen diğer unsurlar incelenmiştir.
(2) 2017-2019 döneminde diğer ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın miktar payı azalmış olup anılan ithalatın birim fiyatlarının soruşturma konusu Vietnam menşeli ithalatın birim fiyatlarının oldukça üzerinde gerçekleştiği tespit edilmiştir. İlaveten, üçüncü ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın pazar payının anılan dönemde azaldığı görülmektedir.
(3) Soruşturma konusu ürün yurtiçi tüketimi 2019 yılında, 2017 yılına göre azalış göstermiştir. Buna karşılık, anılan dönemde yerli üretim dalı ile Vietnam menşeli ithalatın pazar payları artmıştır.
(4) 2017-2019 döneminde soruşturma konusu ürün üretiminde yerli üretim dalının pazar payının dalgalı bir seyir izlediği; öte yandan yerli üretimin pazar payının artış eğilimi gösterdiği kaydedilmiştir.
(5) Nihai bildirim sonrası sunulan görüşlerde bir ihracatçı firma tarafından, başvuru sahibi Marcegaglia TR haricinde kalan diğer üreticilerin oldukça iyi durumda oldukları, satışlarını arttırdıkları, başvuru sahibi firmanın ise diğer üreticilerdeki üretim ve satış artışına karşılık veremediği, bu durumun dampingli ithalattan kaynaklanmayıp başvuru sahibi firmanın yurtiçindeki diğer yerli üreticiler kadar rekabetçi olmamasından kaynaklandığı ifade edilmiştir. Zarar inceleme döneminde soruşturma konusu ürün üretiminde toplam yerli üretimin pazar payının artış eğilimi gösterdiği görülmüş olmakla beraber; incelenen tüm unsurların bütünsel olarak ele alındığı dikkate alındığında anılan hususun tek başına yerli üretim dalı üzerinde oluşmuş bulunan maddi zarar ile dampinge konu ithalat arasındaki nedensellik bağının ortadan kaldırılması sonucunu doğurmadığı değerlendirilmektedir.
(6) Kamu ve özel dinleme toplantıları sonrasında bir ihracatçı firma tarafından Vietnam menşeli ithalatın kalite gibi nedenlerden artmış olabileceği iddia edilmiş olsa da, gerek soruşturma kapsamında soruşturma konusu ürün ile yerli üretim dalı tarafından üretilen ve Türkiye piyasasında satılan ürününün teknik ve fiziki özellikleri ile temel kullanım alanları itibariyle benzer özelliklere sahip olduğu anlaşıldığından gerekse yerli üretim dalının gerekli kalite yönetim sistemi belgelerine sahip olduğu görüldüğünden söz konusu iddia geçerli görülmemiştir.
(7) Zarar inceleme döneminde; 2019 yılında, 2017 yılı olan baz döneme göre yerli üretim dalının yurtdışı satışlarının ve verimliliğinin arttığı gözlenmiştir. Bunun yanı sıra, yerli üretim dalı nezdinde yapılan doğrulama incelemesinden yerli üretim dalının tüketim kalıplarındaki değişiklikleri ve teknolojideki gelişmeleri takip ettiği anlaşılmaktadır.
(8) Sonuç olarak illiyet bağı değerlendirmesi kapsamında incelenen söz konusu hususların, dampinge konu ithalat ile yerli üretim dalı üzerinde oluşan maddi zarar arasındaki illiyet bağını zayıflatacak veya tümüyle ortadan kaldıracak nitelik ve güçte olmadığı değerlendirilmiştir.
Sonuç
Sonuç
Yürütülen soruşturma sonucunda, Vietnam menşeli “paslanmaz çelikten borular” ürünü ithalatının dampingli olduğu ve yerli üretim dalında zarara neden olduğu tespit edilmiştir.
Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan tespitleri değerlendiren Kurul’un kararı ile Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işbirliğinde bulunan firmalar için damping marjı oranında, diğer üretici/ihracatçı firmalar için zararı ortadan kaldıracak daha az bir oranda dampinge karşı önlem uygulanması temelinde aşağıdaki tabloda GTİP’i, eşya tanımı ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın Türkiye’ye ithalatında tabloda gösterilen oranlarda dampinge karşı kesin önlemin uygulanmasına karar verilmiştir.
GTİP
Eşya Tanımı
Menşe Ülke
Firma Unvanı
Dampinge Karşı Önlem (CIF Bedelin %)
7306.40.20.90.00
Diğerleri
Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti
Inox Hoa Binh Joint Stock Company
21,86
7306.40.80.90.00
Diğerleri
OSS Dai Duong International Joint Stock Company
22,36
7306.61.10.00.00
Paslanmaz çelikten olanlar
Sonha SSP Vietnam Sole Member Company Limited
19,64
Diğerleri
25