1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2025/55 E., 2026/1011 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 21.05.2026 Sayı: 2025/55 E. - 2026/1011 K. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/55 - 2026/1011

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/55

KARAR NO : 2026/1011

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...)

ÜYE :... (...)

ÜYE :... (...)

KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 15/11/2024

NUMARASI : 2023/994 Esas - 2024/842 Karar

DAVACI : EUREKO SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : MERTUR OTOMOTİV VE TAŞIMACILIK ANONİM ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 27/12/2023

KARAR TARİHİ : 21/05/2026

KR. YAZIM TARİHİ : 21/05/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından, dava dışı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. ile ... poliçe nolu Nakliyat Emtea Abonman Sigorta Poliçesinin tanzim edilmiş olduğunu, müvekkili şirketin dava dışı sigortalısı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş.'ye ait araçların lojistiğinin taraflar arasında tanzim edilen “taşıma sözleşmesi” ile davalı Mertur firması tarafından yapılmakta olduğunu, davacı şirketin sigortalısına ait, WVGZZZ... şasi numaralı, 2023 model VOLKSWAGEN / Tiguan model araç, 08.07.2023 sevk tarihli lojistik faaliyeti esnasında tavan hasarı ve WAUZZZ.... şasi numaralı, 2023 model AUDİ / A3 model araç, 30.07.2023 sevk tarihli lojistik faaliyeti esnasında ön tampon alt kısmında krom parçada kırılma, ezilme oluşmuş, alt spoylerde kırılma, ezilme oluşmuş ve kapama elamanında da kırık oluşması suretiyle hasar almış olduğunu, oluşan hasarların Doğuş Otomotiv tarafından karşılandığını, ancak araçta nefaset indirimi yapılarak satılmak zorunda kalındığını, müvekkili şirketin sigortalısının maddi zararını ödemek suretiyle TTK madde 1472/1 ve taşıma sözleşmesi madde 6.5 uyarınca sigortalısına “halef” olmuş olduğunu, müvekkili şirketin halefiyet ilkesi gereği sigortalısına ödemiş olduğu tazminat tutarının tahsili için davalı şirkete rücu ihtarı yaptığını ve Gebze İcra Dairesi nezdinde 2023/26860 Esas sayılı dosya ile icra takibi başlattığını, ancak davalı tarafın haksız ve hukuksuz olarak yapmış olduğu itiraz neticesinde takibin durduğunu, davanın kabulüne, Gebze İcra Dairesi nezdinde 2023/26860 Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptal edilerek mevduatta uygulanan en yüksek faiz oranı ile takibin devamına, % 20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketi, dava dışı Doğuş Oto'ya ait WVGZZZ... şasi numaralı, 2023 model VOLKSWAGEN/Tiguan model araç, 08.07.2023 sevk tarihli lojistik faaliyeti esnasında tavan hasarı ve WAUZZZGY... şasi numaralı, 2023 model AUDİ / A3 model araç, 30.07.2023 sevk tarihli lojistik faaliyeti esnasında ön tampon alt kısmında krom parçada kırılma, ezilme oluşmuş, alt spoylerde kırılma, ezilme oluşmuş ve kapama elamanında da kırık oluşması suretiyle hasarlandığını, aracın hasar bedelinin ödendiğini ve sigortalısının haklarına halef olduğunu beyanla ödenen bedelin rücuen tazminini talep etmekte olduğunu, TTK madde 855/3 hükmüne göre, “Rücu haklarına ilişkin zaman aşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar” durumuna göre davacı tarafın rücu başvurusunun usulüne uygun olmadığını, hava koşullarından kaynaklanabilecek ıslanma, aşırı ısı, soğukluk, donma, aşırı rüzgâr; uçuşan kıvılcımlar, yanmakta olan sigara izmaritleri, taş düşmesi, kum veya tozdan dolayı kirlilik, çizilme, tünellere girildiğinde tünel tavan veya duvarlarına çarpma, sokakta dikili ağaç dallarına çarpma ve oluşan çizikler bu yönde verilebilecek çeşitli örnekler olduğunu, araçtaki hafif çiziklerin üstü açık taşımadan kaynaklanan ve TTK hükümleri gereği taşıyıcının sorumluluğuna gidilemeyecek hasarlardan olduğunu, mezkur hasar bedelinin müvekkilden tazmininin talep edilemeyeceğini, Dünyanın her yerinde sıfır km araç taşımacılığının yanları ve üstü açık tırlarla yapılmakta olduğunu, bu hususun tüm lojistik firmaları tarafından bilinmekte ve uygulanmakta olduğunu, davacının üstü açık araç taşımacılığı hususunda teamülün dışında olmak üzere kapalı kasa araç ile taşınması gerektiği yönünde bir iddiası var ise bunu davacının ispat etmekle yükümlü olduğunu, davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "...1-Davanın KABULÜ ile Gebze İcra Dairesi'nin 2023/26860 esas sayılı takibinin devamına,

2-İcra inkar tazminat talebinin reddine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu kararın, takibin devamına karar verilen miktar yönünden hatalı olduğunu, davacı şirket ile müşterisi arasında bu şekilde düzenlenmiş bir poliçe yoksa ödenen bedellerin davalıdan talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafça talep edilen zararın, piyasa gerçeklerinden uzak ve fahiş olduğunu, kaldı ki şirketin kendi çalıştığı firmalara düzenletilen raporlara itibar edilebilmesinin de mümkün olmadığını, bu sebeple bu bedelin likit olmadığı ve dolayısıyla icra inkar tazminatı da talep edilemeyeceğinin açık olduğunu, mahkeme tarafından yapılan yargılamada dosyada mübrez deliller incelenmeksizin hatalı şekilde tanzim edilen rapor doğrultusunda hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda araç içi hasarlara ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmayarak araç içi ve dışı bütün hasarlardan davalının sorumlu olduğu kanaatine varıldığını, taşıma sırasında araç içi hasarın oluşmasının mümkün olmadığını, sorumluluklarının bulunmadığı ve ambalaj/bant altı hasarlardan sorumluluklarının olmadığının dikkate alınması gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin haksız ve mesnetsiz olarak söz konusu icra takibine itiraz ettiği ve takibi durdurduğu, bu kapsamda rücu borçlusu davalıya karşı başvuru bakımından zaman aşımının söz konusu olmadığını, Ekspertiz ve bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere araçlarda meydana gelen hasarların basit ambalaj kaynaklı veya ambalaj altı hasarlar olmayıp, araçlarda çizilme ezilme ve kırılma gibi ciddi hasarlar meydana geldiği, mezkûr hasara bağlı bakım onarım bedellerinin davalı/taşıyıcı Mertur Otomotiv ve Taşımacılık A.Ş.’ye rücu edilebileceğinin alınan ekspertiz ve bilirkişi raporlarında açıkça tespit olunduğu, Mahkeme tarafından yapılan değerlendirme ile yerinde kabul kararı verildiği belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/11/2024 tarih, 2023/994 Esas - 2024/842 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; taşıma sözleşmesi nedeniyle sigortalının hasar gören aracı için davacının ödediği bedelin, TTK'nın 1472 maddesi uyarınca sorumludan tahsili isteminden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.

İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelenmesinde; davacıya 31.12.2022- 31.12.2023 tarihleri arasını kapsayan nakliyat emtea abonman sigorta poliçesi ile sigortalı olan dava dışı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş.’nin taşıma işlerinin davalı tarafından yapıldığını, 30.07.2023 tarihli taşıma irsaliyesi ile davacının sigortalısına ait WAUZZZGYSRA... şasi numaralı, 2023 model AUDİ / A3 model aracın lojistik faaliyeti esnasında ön panjur çıtasının kırıldığını, ön tampon spoyler kaplamasının ve orta ızgaranın kırıldığını, bu şekilde taşıma esnasında anılan aracın hasar almış olduğunu; WVGZZZ... şasi numaralı, 2023 model Volkswagen marka Tiguan model aracın, 08.07.2023 sevk tarihli lojistik faaliyeti esnasında tavanında hasar meydana gelmesi suretiyle hasar almış olduğunu, anılan araçlar için hasar ödemesi yapıldığını, davalı ile dava dışı sigortalı arasındaki sözleşme gereği anılan bedelden davalının sorumlu olduğundan bahisle davacının hasar nedeniyle ödediği bedelin davalıdan tahsili için başlattığı takibe davalının itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı; davalı tarafça davanın reddinin talep edildiği, alacağa karşı zaman aşımı definin ileriye sürüldüğü, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalının istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür.

Dava, 6102 sayılı TTK'nın 850 vd. maddelerinde düzenlenen, taşıma işlerinden kaynaklanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 863. maddesinde; sözleşmeden durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça gönderenin eşyayı taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorunda olduğu; taşıyıcının da ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. TTK.'da gönderenin kusursuz sorumluluğu halleri (m. 864), taşıyanın sorumluluğu (m. 875) ile tazminatın hesaplama yöntemi (m. 880), sorumluluk sınırları (m. 882), sorumluluğunun sınırlama hakkının kaybı (m. 886) halleri, açıkça düzenlenmiştir.

Taşıma işleminin tarafları gönderen ve taşıyan olup sorumluluk halleri yukarıda açıklandığı gibidir.

Gönderen ile taşıyıcının zararın meydana gelmesindeki sorumluluklarının 6102 sayılı TTK'nın 863-(1) maddesi uyarınca; değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan hükümde, açıkça eşyayı "taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, sabitleyerek yüklemek" borcu gönderene yüklenmiştir.

Somut olayda; Dava dışı sigortalı Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş. ile davalı şirket arasında 25.03.2020 tarihli "I. Bölge Yurtiçi Araç Taşıma Sözleşmesi" imzalanmıştır. Sözleşmenin 5.25.5 maddesine göre; "MERTUR gemi tahliye taşımaları için aşağıda belirtilen sayıda personeli liman sahasında görevlendirerek hazır bulunduracaktır. Liman sahasında tüm yasal iş akışını takip ve organize edecek, konulara vakıf yönetici seviyesinde bir personel, Araç yükleyen taşıyıcıların organizasyonunu sağlayacak bir yükleme sorumlusu." Sözleşmenin 6.5.2 maddesine göre; "Gemi ve lojistik saha hasarı dışında kalan, yükleme-boşaltma ve taşınma sırasında vuku bulabilecek, taşıyıcı şoförün ve MERTUR bünyesindeki diğer personel kusurundan dolayı oluşan hasarların tazmin edilebilmesi için gerekli tüm belge ve raporların, MERTUR tarafından temin edilmesi ve DOĞUŞ OTOMOTİV'in bilgilendirilmesi zorunludur. MERTUR, bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde DOĞUŞ OTOMOTİV'in uğrayacağı tüm zararların tazmininden sorumlu olacaktır." Sözleşmenin 6.5.5 maddesine göre; "Taşıyıcıların seyri sırasında yoldan kaynaklanan taş hasarları mücbir sebepli hasar kabul edilerek bu hasarlarla ilgili onarım ve nefaset bedeli MERTUR'a rücu edilmeyecektir" ve en önemlisi Sözleşmesin 6.4.1 maddesinde “…MERTUR aracı ilk teslim aldığı andan aracı teslim edene kadar geçen süreçte yaptığı tüm taşımalardan dolayı oluşacak hasar eksiklikten sorumlu olacaktır..."

Anılan hükümler ile sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki sözleşmeyle yükleme sorumluluğunun tamamının dava dışı sigortalı şirkete bırakılmadığı, davalının yüklemeye en az bir tane yönetici konumunda personel ve diğer personelle nezaret etme yükümlülüğünün yüklendiği (sözleşme 5.25.5), nefaset indirimi ile mücbir sebep hallerinin düzenlendiği ve davalıdan kaynaklanmayan hasarların nasıl belgelendirileceğinin ve sorumluluk hallerinin sözleşmede açıklandığı (sözleşme 6.5.2) anlaşılmaktadır.

Dosyaya sunulan 12.06.2024 tarihli bilirkişi heyet raporu ile dosya kapsamındaki tüm delillere göre; WAUZZZGYSRA... şasi numaralı WVGZZZ... şasi numaralı araçlarda meydana gelen hasarların taşıma esnasında meydana geldiği, yükleme esnasında araçların hasarlı olduklarına dair bir tutanak bulunmadığının tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre davalının yüklemeye nezaret etmesinin gerektiği, yükleme esnasında aracın hasarlı olduğuna dair sözleşmenin 6.4.2. maddesince düzenlenmiş bir tespit tutanağının da olmadığı, taşıma sonunda aracın teslimi anında anılan hasarın olduğuna dair tespit yapıldığı, sözleşmenin 6.4.1 ve 6.5.2. maddesi gereği davalının anılan hasardan sorumlu olduğu, oluşan hasarın sözleşmenin 6.1. maddesindeki tanıma da uyduğu anlaşıldığı görülmüştür. Takibe konu rücuya konu ödemenin hasar ödemesinden kaynaklandığı, bilirkişilerce hasar bedeli tespitinin yapıldığı, taşıma sonunda aracın teslimi anında anılan hasarın olduğuna dair tespit yapıldığı, sözleşmenin 6.4.1 ve 6.4.2. maddesi gereği davalının anılan hasarlardan sorumlu olduğu, oluşan zararın sözleşmenin 6.2. maddesindeki tanıma da uyduğu anlaşıldığı, oluşan hasarların araçların dışında olduğu ve davalının sorumlu olmayacağı belirtilen hususlara da ilişkin olmadığı, bilirkişiler tarafından yapılan tespitlere göre yapılan hasar ödemesinin bilirkişilerce uygun olduğunun bildirildiği, anılan raporun taraf ve yargı denetimine elverişli olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmasının isabetli olduğu anlaşılmıştır.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de; 6102 sayılı TTK'nın 855-(3) maddesi taşıyıcının bir diğer taşıyıcıya rücusu ile ilgili olup sigorta şirketinin açtığı rücu davasına uygulanmaz. 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi gereğince yasal halefiyet hakkına sahip olan davacı, selefi bulunduğu kişi davayı hangi zaman aşımı süresi içinde açması gerekiyorsa davayı o süre içinde açması gerekir. Bu durumda, 6102 sayılı TTK'nın 855-(2) maddesi gereğince eşyanın teslim tarihinden itibaren (1) yıllık zaman aşımı süresi bulunduğu ve davanın 1 yıllık zaman aşımı süresi içinde açıldığı görülmekle zaman aşımına ilişkin istinaf itirazının da reddi gerekmiştir.

Gerekçeli karar başlığında; tarafların ve taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Alınması gereken 3.566,48-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 892,00-TL'nin mahsubu ile kalan 2.674,48-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/05/2026

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı