1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/139 E., 2024/626 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 05.11.2024 Sayı: 2024/139 E. - 2024/626 K. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/139 Esas - 2024/626

T.C.

SAKARYA

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/139 Esas

KARAR NO : 2024/626

HAKİM : ...

KATİP : ...

DAVACI : ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- ...

2- ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)

DAVA TARİHİ : 29/02/2024

KARAR TARİHİ : 05/11/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 29/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin Kamu İhale Kanunu kapsamında ihale ile hizmet alımı yaptığını, Genel Müdürlüğümüze bağlı, Adapazarı 5. Bölge Müdürlüğü ile davalı ...arasında muhtelif tarihlerde hizmet alımına dair imzalanan sözleşmeler ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında Güvenlik Hizmetleri işleri anılan firmaya verildiğini, davalı firma tarafından yatırılan Damga Vergisi Vergi Dairesi'nden talep edildiğini, Vergi Dairesi tarafından dava konusu damga vergileri davalı Şirkete iade edildiğini, sonrasında Vergi Dairesi tarafından davacıya vergi/ceza ihbarnamesi gönderilerek iade ettikleri damga vergisi tutarları Kurulumuşuzdan istendiğini, ancak, davalı Şirket ile imzalanan hizmet alımı sözleşmelerinin hükümleri gereğince karar pulu damga vergisi yükümlülüğü davalı Şirkete aittir. Nitekim davalı Şirket ile imzalanan sözleşmelerin 7.maddesinde her türlü vergiden davalı Şirketin sorumlu olduğu açıkça belirlendiğini, davacının ödenmek zorunda kalınan damga vergilerinin davalı Şirkete rücu edilerek davacıya ödenmesi gerektiğini, sözleşme gereğince damga vergisi yükümlüğünün davalı Şirkete ait olduğu açık olduğundan sözleşme gereği bu bedelin davacıya ödenmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 92.525,17-TL.nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı Şirketten alınarak davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde de açıkça belirtildiği üzere yasal mevzuat kapsamında mükerrer ödenen vergiler sebebiyle vergi dairesine yersiz ödenen mükerrer paranın vergi dairesinden iadesi yönünde davalı firmalarca yapılan başvuru üzerine dava dışı vergi dairesi davalı firmaları haklı bularak fazladan yapılan ödemelerin iadesine karar verdiğini, akabinde dava dışı vergi dairesince davacı kurum aleyhine uygulanan vergi ziyası cezaları neticesinde taraflar arasında görülen davaların neticesi davalı firmaları ilgilendirmediği gibi kesinleşen mahkeme kararları davalı firmaların hukuki sorumluluğunu işaret eden bir mahiyette olmadığını, bu nedenlerden de anlaşılacağı üzere açık sözleşme ve kanun hükümleri karşısında ikame edilen haksız dava ve taleplerin reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;

Dava rücuen tazminat istemine yöneliktir.

Adi ortaklık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre “Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir."

Adi ortaklık, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında yer alan ortaklıklardan farklı olarak tüzel kişiliği haiz değildir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 51. maddesinde dava ehliyetinin medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği düzenlenmiştir. Adi ortaklıkların, tüzel kişilikleri bulunmadığı için fiil ehliyeti ve taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle adi ortaklık halinde yönetici ortağa dava açmaya özel yetki verilmesi halleri dışında adi ortaklığın fiil ve taraf ehliyetleri bulunmamaktadır.

6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi gereği ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 6325 sayılı Kanun’un 18/A-2 maddesine göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir.

Somut olayda; açılan davanın konusunun bir miktar paranın ödenmesine yönelik tazminat talebinden ibaret olduğu, bu nedenle dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, davacı tarafça 2023/107048 Arabuculuk Numarası ve 2023/521 Büro Dosya Numarası ile sunulan arabuluculuk son oturum tutanağı ve bu başvuruya ilişkin tüm kayıtlara bakıldığında davacının ... ile görüşme gerçekleştirdiği, anlaşamama ile sonuçlanan tutanağa istinaden işbu davanın açıldığı, arabuluculuk görüşmesinin taraf ehliyeti olmayan iş ortaklığına karşı yapıldığı anlaşılmakla arabuluculuk dava dava şartının sağlanmadığı kanaatiyle açılan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Açılan davanın arabuluculuk dava şartından kaynaklı usulden REDDİNE,

2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.152,50-TL'nin yatıran tarafa iadesine,

3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep eden tarafa iadesine,

6-Zorunlu arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL tutarın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi.

05/11/2024

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı