T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/02/2026
NUMARASI: ... Esas - ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR: 1- ....
2- ...
VEKİLİ : Av...
DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 04/06/2026
YAZIM TARİHİ : 05/06/2026
Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 19/02/2026 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 20.03.2010 tarihinde ...... isimli işveren yanında çalışırken iş kazası yaşadığını, çalışmasını sürdürdüğü 150 tonluk eksantrik pres makinesinde sol elini pres makinasına kaptırarak sol el işaret, orta ve yüzük parmağını prese sıkıştırdığını, müvekkilinin iş kazası nedeniyle yaşadığı zararların tazmini için ......'ne dava açtığını, Konya ....İş Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararıyla davanın kabul edildiğini, kararın kesinleştiğini, müvekkilinin alacağının tahsili için Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak borçlu şirketin alacağını karşılamaya yönelik mal varlığı bulunmaması ve şirketin borca batık olması nedeniyle sonuçsuz kaldığını, şirketin üzerinde aktif veya pasif mal varlığı bulunmadığını, tabela şirketi olduğunu, şirket yöneticilerinin yükümlülüklerini ihlal etmek suretiyle alacaklıları zarara uğratmaktan sorumlu olmaları gerektiğini, bu nedenlerle müvekkilinin, borçlu şirketten alacaklarının sonuçsuz kalmaması için dürüstlük kuralı ve tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ilkesi kapsamında alacağını borçlu şirketin ortakları olan davalılardan isteyebileceğinin kabul edilmesi gerektiğini, bu kapsamda davalılar ... ve ...'ın TC Konya ....İş Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararında belirtilen ve Konya ....İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile işleme konan dava dışı şirketin borcundan dolayı müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına karar verilmesini talep ettiklerini, somut olayda borçlu limited şirketin ortak sayısının 25.10.2018 tarihinde bire düşürüldüğünü ve 05.11.2018 tarihinde ticaret sicilinde ilan edildiğini, ticaret sicilinden görüleceği üzere ...'ın şirketin tek ve hakim ortağı olduğunu, hisse devri gerçekleşmeden önce diğer davalı ...'ın şirketin en büyük pay sahibi olduğunu ve ... ile aralarında baba-oğul ilişkisi bulunduğunu beyan ederek mal kaçırma ihtimaline karşı davalıların menkul gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Konya .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında belirtilen alacak kalemleri olan davacının çalışma gücünün azalması / yitirilmesi/ ve sürekli iş göremezliğine ilişkin 76.362,06 TL, davacının geçici iş görememezliği nedeniyle 1.574,04 TL, bakıcı ve tedavi giderleri nedeniyle 4.668,30 TL maddi tazminatın ve 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkili davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Davacı her ne kadar 19/02/2026 tarihli duruşmada arabuluculuk son tutanağını sunmuş ise de; arabuluculuğa 29/12/2025 tarihinde başvuru yapıldığı, dava tarihinin 19/12/2025 tarihi olduğu anlaşılmakla; ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartının usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmesi gerekirken, anlaşmazlık yönündeki son tutanak düzenlenmeden davanın açıldığı ve bu cihetle ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği anlaşılmakla, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18 A/2 maddesi gereğince davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle, davacı vekilinin davalı aleyhine açtığı davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere 7155 sayılı yasanın 20. maddesi ile eklenen 5/A, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu'nun 7155 sayılı yasa ile eklenen 18/A-2 ve 6100 Sayılı HMK'nın 114/2, 115/1-2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulen reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ilk olarak iş mahkemesinde açıldığını ve Konya .... İş Mahkemesi'nin ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile karara çıktığını, davalı tarafın istinafı üzerine Konya BAM 9.HD'nin ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğuna karar verildiğini, davanın iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğunu, 7036 sayılı Kanunun madde 3/3 hükmünde iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davalarında arabuluculuğun dava şartı olarak kabul edilmediğini, bu nedenle iş mahkemesinde dava açılırken arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını, mahkeme kararı mevzuata aykırı olduğu gibi davacının mahkemeye erişim hakkını da engeller nitelikte olduğunu, davanın iş mahkemesinde açıldığını ve davanın açıldığı tarihte arabulucu şartının aranmayacağını, celse arasında da taraflar arabulucu anlaşma belgesi ile mevcut uyuşmazlık konusunda anlaşmaya vardığı için bu kapsamda eldeki davada konusuz kalma kararı talep edilmiş ise de mahkemece bu şekilde hüküm kurulduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda davacının, dava dışı ...... aleyhine açtığı iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında Konya ....İş Mahkemesi'nin 07/05/2019 tarih, ... Esas-... Karar sayılı kararı ile hüküm altına alınan tazminatların şirketin ortakları olan davalılardan tahsili istemiyle davalılara karşı eldeki davayı 06/03/2020 tarihinde iş mahkemesinde açtığı ve Konya ....İş Mahkemesi'nin 18/01/2023 tarih, ... Esas-... Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi'nin 24/10/2025 tarih, ... Esas-... Karar sayılı kararı ile.''...davalıların, dava dışı ve davacının hizmet döküm cetvelinde 20.03.2010 kaza tarihi itibari ile işveren olarak bildirimlerin ve iş kazası bildirimi de yaptığı anlaşılan işveren ......'nde dava tarihi itibari ile bu şirkette ortaklıklarının bulunduğu, davacının TC Konya ....İş Mahkemesi ... esas ... karar sayılı dosyasında dava dışı ve işveren olduğu belirgin olan şirket aleyhine sonuçlanarak 07.05.2019 tarihinde karara bağlandığı, davacının ise ilama dayalı takip sonrasında açtığı bu dava ile şirketin mal varlığı ile ortakların mal varlıklarının iç içe geçmiş olduğu iddiasında bularak organik bağın varlığı nedeniyle, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması suretiyle davalı ortakların da sorumluluklarının olduğu iddiası ile davasını açtığı anlaşılmakta ise de, davalıların şirket yetkilisi/ortağı olup davaya konu takibe ilişkin yapılan takipte borçlu olarak gözüken şirket olduğundan ve davacının şirketin tüzel kişilik perdesinin kaldırılması yönündeki talebinin Ticaret Kanunu ve şirketler hukukuna ilişkin düzenlemesi kapsamında değerlendirilmesi ile buna göre davanın mutlak ticari dava olarak nitelendirilmesi gerektiği (Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.03.2021 tarihli ve 2020/2298 Esas, 2021/2249 Karar Sayılı ilamında da Ticaret mahkemesince verilmiş bir kararın esasına girilmiş olduğu ve böylece ticaret mahkemelerinin görevli görüldüğü anlaşılmaktadır.) dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olmuştur.'' gerekçesiyle kararın kaldırıldığı, kaldırma kararından sonra Konya ....İş Mahkemesince davanın mutlak ticari dava olduğu, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği ve görevli mahkeme olarak dosyanın gönderildiği Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dosyanın 19/12/2025 tarihinde esas aldığı, Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 23/12/2025 tarihinde hazırlanan tensip zaptı ile davacıya arabuluculuk tutanağının sunulması için süre verildiği, davacı tarafından arabuluculuk tutanağının sunulduğu, sunulan arabuluculuk tutanağına göre arabuluculuk sürecinin 29/12/2025 tarihinde başladığı ve 22/01/2026 tarihinde anlaşma ile arabuluculuk sürecinin bittiği anlaşılmıştır.
HMK'nın 115/1 hükmünde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan Kanun'un 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı Yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
Dava tarihi itibariyle 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/01/2026 tarih, ...-... Esas- ... Karar ve yine 21/01/2026 tarih, ...-... Esas- ... Karar sayılı ilamları gereğince görevsizlik kararı üzerine dosyanın görevli mahkemenin esasına kaydedilmesinden önce arabuluculuk başvurusunda bulunularak başvuru sürecinin sonuçlandırıldığı durumda arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği kabul edilmeli ve işin esasına girilerek oluşacak sonucu göre karar verilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalardan sonra tekrar somut olaya dönüldüğünde; zorunlu arabuluculuğa tabi eldeki davada davacının, Konya ....İş Mahkemesinin görevsizlik kararı üzerine dosyanın görevli Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin esasına kaydedilmesinden önce arabuluculuk başvurusunda bulunmadığı, dosyanın görevli mahkemenin esasına kaydedilmesinden 10 gün sonra arabuluculuğa başvurduğu, arabuluculuğa başvuru ve sürecin bitim tarihinin dosyanın görevli mahkemenin esasına kaydedilmesinden sonra olduğu bu sebeple arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına,
6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 04/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
...