T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 14/08/2025
NUMARASI : ... Esas
İSTİNAF EDEN
DAVACILAR : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 22/10/2025
YAZIM TARİHİ : 22/10/2025
Davacılar tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan genel kurul kararının iptali davasında 14/08/2025 tarihinde tesis edilen ara karara karşı davacıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 2018 yılında kurulan ...... Kooperatifi üyesi olup genel kurullarda belirlenen aidatlarını ödediklerini, kooperatif üyeleri kuralarını çektiklerini ve şu an müvekkilleri dahil büyük bir kısmının dairelerinde oturduğunu, müvekkillerinin, yöneticilerin taahhütlerine itimat ederek, 2025 yılında ödemelerin biteceğini, kooperatifin feshedilip sona ereceğini düşünürken, Kooperatif yönetiminin 23.11.2024 tarihinde olağan üstü genel kurul toplantısı yaparak kooperatifin yeni bir arsa alarak bir kaç yıl daha inşaata devam edeceğini, ve yeni arsa alımı ve giderler karşılığında aidatları artırma ve ara ödeme altında bütün üyelerin daire başı 1.0000.000 TL daha ödeme yapacaklarını belirttiklerini ve bu yönde genel kurulda karar alındığını, müvekkillerinin ve bir kısım üyelerin bu duruma itirazlarının yersiz karşılandığını, 23.11.2024 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını ve yapılan toplantıda yasal olmayan ve üyelerin menfaatine olmayan bazı kararlar alındığını, alınan kararların Kooperatif ana sözleşmesine ve yasalara aykırı olduğunu, her ne kadar 23.11.2024 tarihli Genel kurul toplantısının gündem başlıklı 3. maddesinde Kooperatif adına alınacak arsanın yerinin belirlenmesi ve m2 birim fiyatının tespiti ile bütçe oluşturmak için yönetim kuruluna yetki verilmesi maddesinde; Kooperatifin sahibi bulunduğu veya bulunacağı Konya ili Karatay ilçesi sınırları içerisinde Kooperatifler için ihtiyaç duyulacak arsalar ile Karatay ilçesi ...... mah. ... ada ... parsel ile ... ada parsellerin m2 si 20.000 TL den fazla olmamak şartıyla arsa alınması için oy birliği ile yönetim kuruluna yetki verilmesi ve akabinde 4. maddede bu arsaların alamı ve yapılacak işler için ara ödeme olarak toplam 1.000.000,00 TL ara ödemin toplanmasına karar verildiğini ve aylık % 4,5 gecikme zammı uygulanmasına karar verilmişse de bu yönde alınan karar ve akabinde yapılan işlemlerin 1163 sayılı Kooperatif yasasının 42,47,18 32, 34 ve ilgi diğer maddeleri ile Kooperatif ana sözleşmesinin 58, 59. maddelerine açıkça aykırı olduğunu, bahsedilen arsaların halen Kooperatif tarafından alınmadığını, bu yönde çalışma yapılmadığını, yeni arsa alınacağından bahisle haksız para alındığını ve üyelere yansıtıldığını, ayrıca Kooperatifçe yapılan dairelerin ve bitme aşamasına yakın tarihlerde zemin katların üçüncü şahıslara satılarak sonradan üyelere daire temini amacıyla hareket edildiği ve yeni dairelerin yapılarak üyelere teslimi gerektiği yönündeki eylemlerin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, müvekkillerinin davalı Kooperatife 23.11.2024 tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısında alınan 3,4,5, maddelerinden dönülmesi için Konya .... Noterliğinin 18.06.2025 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ihtar gönderilmişse de olumlu bir yanıt alınamadığını, davalı kooperatifin toplantıya çağrı gibi benzeri işlemlerinin de hukuka uygun olmadığını, Kooperatif Ana sözleşmesinde 59 maddede açıkça belirtildiği üzere kooperatifçe konut inşaatlarını devamı sırasında veya tamamlanmasından sonra değişik yer ve zamanlarda yeniden arsa alınması ve ortak kayıt edilmesi şeklinde faaliyetlerde bulunulamayacağını, zaten genel kurul toplantısında bu yönde alınan karalarda eksik işlem bulunduğunu, yönetim kurulununu yetkisinin de kısıtlı olduğunu, ilaveten ek ödeme ile ilgili alınacak kararların 1163 sayılı Kooperatif kanununu 52 /1 maddesinde belirtildiği üzere ek ödeme ihtası hakkında alınacak kararların ancak bütün ortakların ¾ onayı ile alınabilecek bir karardan olduğunu, sınırların muhayyel hale gelemeyeceğini, davalı kooperatifin yönetimi kötüniyetli olarak müvekkillerini cebir altında bırakmak amacıyla aidatlarını ödeyen fakat müvekkillerini ara ödemeleri ödemediği için bir kısmını üyelikten çıkarma kararı aldığını, kötüniyetli kooperatif yönetiminin, üyelere ait bir kısım daireleri sattığını ve akabinde bütçenin yetersizliğinden bahsederek yeni arsa alımı ve yeni aidat ve ara ödemelerin belirlendiğini, yönetim veya başka bir organın keyfi uygulamalar ile kooperatif planını değiştiremeyeceğini, yeni bir plan eklemesi yapamayacağını, kooperatif kanununda ve ana sözleşmenin emredici hükümleri gereği, kurası çekilmiş oturulmuş veya oturulmamış Kooperatiflerde iş programının dışına çıkılamayacağını, olağanüstü toplantı ile üyelere ek külfet yüklenilemeyeceğini, yeni arsa alımı yapılamayacağını, genel kurul kararında belirlenen aylık %4,5 gecikme zammına ilişkin kararın batıl hükmünde olduğunu, bu oranda gecikme zammı uygulanmasının TBK, Kooperatif ana sözleşmesi ve kooperatif yasasına açıkça aykırıdır ve yok hükmünde batıl işlem olduğunu beyan ederek öncelikle tedbir taleplerinin kabulü ile müvekkillerinin ödemek zorunda oldukları ara ödemelerin iş bu dava sonuna kadar veya mahkemece uygun görülecek bir süre zarfında tedbiren durdurulması ile bu yönde kooperatife verilen bonoların ödemelerinin durdurulmasına ve aidat hariç ara ödemeden kaynaklanan ödemelerin müvekkilleri tarafından ödenmemesi durumunda üyelikten çıkarılmalarının durdurulmasına tedbiren karar verilmesini, davanın kabulü ile 23.11.2024 tarihli Olağan Üstü Genel Kurul toplantısında alınan genel kurul kararlarının 3,4 ve 5 maddelerinin; hukuka, emredici hükümlere, kooperatif planı, amacına, ana sözleşmeye aykırı olması sebebiyle ve de toplantı ile çağrı şartlarındaki yasal zorunluluklara uyulmaması sebebiyle alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Somut olayda, ihtiyati tedbir talep edenin davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, ibraz edilen delillerin 23/11/2024 tarihli genel kurulda alınan kararların batıl nitelikte olduğunun yaklaşık ispatına elverişli olmadığı, dolayısıyla ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığı sonucuna varıldığından davacıların ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle, davacıların ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece, tedbir talebinin genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılması olarak nitelendirildiğini, esas itibariyle alınan kararların yürütülmesinin tedbiren geri bırakılmasına karar verilmesi halinde, davacıların tedbir talebi ile amaçladıkları sonuca ulaşacağına, bu nedenle, davacıların tedbir talebinin genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin olduğunun kabul edildiğini, mahkemece davanın, mutlak butlanla sakat olan genel kurul kararının iptali olmasına rağmen davaya konu kararlara ilişkin muhalefet şerhinin bulunmadığını belirtilmişse de dava mutlak butlanla iptal olduğu için muhalefet şerhi ve sürenin bir önem arz etmediğini, davalının elindeki tüm imkanları kötüniyetli olarak kullandığını ve müvekkillerini ara ödeme yapmadıkları için kooperatiften çıkartmakla tehdit ederek ihtar gönderdiklerini, ihtiyati tedbirin, kesin hükme kadar devam eden, yargılama süresince, tarafların hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülen, geçici nitelikte, geniş ya da sınırlı olabilen bir hukuki koruma aracı olduğunu, kötüniyetli hareket eden davalı kooperatif yönetiminin müvekkillerini mağdur etmek için ...... ve ...... isimli iki müvekkilini kooperatif üyeliğinden çıkardıkları gibi diğer üyeleri de üyelikten çıkarma ve ara ödeme altında aldıkları bonoları tahsile vererek müvekkillerini mağdur edeceklerini, müvekkillerinin normal aidatları olan aylık 21.000,00 TL'yi ödediğini, bu yönde borçlarının bulunmadığını, dar gelirli insanlar olan müvekkillerinin davaya konu genel kurul kararı ile yaklaşık aylık 85.000,00 TL belirlenen ek ara ödeme yapmasının mümkün olmadığını, tedbir kararı verilmediği taktirde, davanın sonuçlanması zaman alacağından üyelikten çıkarılma tehdidi altında kalan müvekkillerinin ara ödemeleri ödemek zorunda kalacaklarını ve böylece davalının her halükarda amacına ulaşacağını, müvekkillerinin, yöneticilerin taahhütlerine itimat ederek, 2025 yılında ödemelerin biteceğini, kooperatifin feshedilip sona ereceğini düşünürken, Kooperatif yönetiminin 23.11.2024 tarihinde olağan üstü genel kurul toplantısı yaparak kooperatifin yeni bir arsa alarak bir kaç yıl daha inşaata devam edeceğini, ve yeni arsa alımı ve giderler karşılığında aidatları artırma ve ara ödeme altında bütün üyelerin daire başı 1.0000.000 TL daha ödeme yapacaklarını belirttiklerini ve bu yönde genel kurulda karar alındığını, müvekkillerinin ve bir kısım üyelerin bu duruma itirazlarının yersiz karşılandığını, 23.11.2024 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını ve yapılan toplantıda yasal olmayan ve üyelerin menfaatine olmayan bazı kararlar alındığını, alınan kararların Kooperatif ana sözleşmesine ve yasalara aykırı olduğunu, her ne kadar 23.11.2024 tarihli Genel kurul toplantısının gündem başlıklı 3. maddesinde Kooperatif adına alınacak arsanın yerinin belirlenmesi ve m2 birim fiyatının tespiti ile bütçe oluşturmak için yönetim kuruluna yetki verilmesi maddesinde; Kooperatifin sahibi bulunduğu veya bulunacağı Konya ili Karatay ilçesi sınırları içerisinde Kooperatifler için ihtiyaç duyulacak arsalar ile Karatay ilçesi ...... mah. ... ada ... parsel ile ... ada parsellerin m2 si 20.000 TL den fazla olmamak şartıyla arsa alınması için oy birliği ile yönetim kuruluna yetki verilmesi ve akabinde 4. maddede bu arsaların alımı ve yapılacak işler için ara ödeme olarak toplam 1.000.000,00 TL ara ödemin toplanmasına karar verildiğini ve aylık % 4,5 gecikme zammı uygulanmasına karar verilmişse de bu yönde alınan karar ve akabinde yapılan işlemlerin 1163 sayılı Kooperatif yasasının 42,47,18 32, 34 ve ilgi diğer maddeleri ile Kooperatif ana sözleşmesinin 58, 59. maddelerine açıkça aykırı olduğunu, bahsedilen arsaların halen Kooperatif tarafından alınmadığını, bu yönde çalışma yapılmadığını, yeni arsa alınacağından bahisle haksız para alındığını ve üyelere yansıtıldığını, ayrıca Kooperatifçe yapılan dairelerin ve bitme aşamasına yakın tarihlerde zemin katların üçüncü şahıslara satılarak sonradan üyelere daire temini amacıyla hareket edildiği ve yeni dairelerin yapılarak üyelere teslimi gerektiği yönündeki eylemlerin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, müvekkillerinin davalı Kooperatife 23.11.2024 tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısında alınan 3,4,5, maddelerinden dönülmesi için Konya .... Noterliğinin 18.06.2025 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ihtar gönderilmişse de olumlu bir yanıt alınamadığını, davalı kooperatifin toplantıya çağrı gibi benzeri işlemlerinin de hukuka uygun olmadığını, Kooperatif Ana sözleşmesinde 59 maddede açıkça belirtildiği üzere kooperatifçe konut inşaatlarını devamı sırasında veya tamamlanmasından sonra değişik yer ve zamanlarda yeniden arsa alınması ve ortak kayıt edilmesi şeklinde faaliyetlerde bulunulamayacağını, zaten genel kurul toplantısında bu yönde alınan karalarda eksik işlem bulunduğunu, yönetim kurulununu yetkisinin de kısıtlı olduğunu, ilaveten ek ödeme ile ilgili alınacak karaların 1163 sayılı Kooperatif kanununu 52 /1 maddesinde belirtildiği üzere ek ödeme ihtası hakkında alınacak kararların ancak bütün ortakların ¾ onayı ile alınabilecek bir karardan olduğunu, sınırların muhayyel hale gelemeyeceğini beyan ederek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesi ‘Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.’
Aynı yasanın 390. maddesinde "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünün yer aldığı,
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri nazara alındığında, somut olayda bu aşamada ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, ihtiyati tedbir talep eden davacıların istinaf başvuru taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/10/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
...