1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2026/2262 E., 2026/1941 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 07.09.2026 Sayı: 2026/2262 E. - 2026/1941 K. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ...

KARAR NO : ...

KARAR TARİHİ : 07/09/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ..... (...)

ÜYE : ..... (...)

ÜYE : ..... (...)

KATİP : ..... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ : 06/05/2026

NUMARASI : ... Esas ... Karar

DAVACILAR : 1- ........

2- ........

VEKİLERİ : Av..... Av..... Av..... Av.....

DAVALI : ........

VEKİLLERİ: Av..... Av..... Av..... Av..... Av.....

DAVA : KAYIT TERKİN

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 07/09/2026

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 07/09/2026

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacılar vekili 12/03/2024 tarihli dilekçesiyle; dava dışı ........'nin iflasına karar verilerek, Konya .... İcra (İflas) Müdürlüğünün ... İflas sırası üzerinden iflas masası oluşturulduğunu, kendilerinin alacaklı olarak sıra cetveline kabul edildiği gibi davalıların da alacaklı olarak sıra cetveline kaydedildiğini ancak, davalıların alacaklarını gerçek bir alacak olmadığını beyan ederek, davalıların sıra cetvelinde yer alan alacaklarının muvazaalı olması nedeniyle terkin edilerek, davalılara ayrılan payın 2004 s. İİK'nin 235/3. maddesi gereğince davacılara ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

DAVALILAR SAVUNMA :

Davalı vekili, alacaklarının gerçek bir alacak olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME ÖZETİ:

Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi 06/05/2026 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Somut olayda ; davanın, görevli ve yetkili mahkemesinde, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Her ne kadar, dava dilekçesinde davalı olarak Konya İhtisas Vergi Dairesi gösterilmiş ise de; 15/07/20218 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 4 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 153/2. Maddesi gereğince vergi dairelerini temsilen il defterdarlıkları idari yargıdaki davalar yönünden taraf sıfatına sahip ise de, adli yargıdaki davalar yönünden 02/11/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 659 s. KHK'nin 2/ç, 6/1, 6/2, 6/3, 6/5 maddeleri ile 5018 s. Kanuna ekli I nolu cetvelin 37. Maddesine göre ........ Başkanlığının taraf sıfatına sahip olması nedeniyle, Mahkememizdeki davalının (Konya İhtisas Vergi Dairesini temsilen) ........ olduğunun ve davalı vekillerinin de davalı ........ vekili olduklarının tespitine karar verilmiştir.

Dava dışı ........ hakkında Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/02/2022 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile iflas kararı verildiği, kararın 24/05/2022 tarihinde kesinleştiği ve Konya .... İcra (İflas) Müdürlüğünün ... İflas sayılı iflas masasının oluşturulduğu anlaşılmıştır.

Davacılara karşı da kayıt terkin davası açılmış ise de; Mahkememizin ... E. ... K. ve ... E. ... K. sayılı kesinleşen ilamları gereğince davacılara yönelik kayıt terkin davalarının tamamen değil, kısmen kabul edilmesi ve davacıların kısmen de olsa dava dışı müflis şirketten alacaklı olduklarının belirlenmesi nedeniyle, her iki davacının bu davada aktif husumetinin bulunduğu belirlenmiştir.

Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişinin 09/09/2025 tarihli ek raporuna göre; işlem ve tahakkukları iflas tarihi olan 04/02/2022 tarihinden önce yapılmış olsa dahi, davalının (Konya İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğünün) 04/02/2022 tarihinden önce doğan alacaklarının iflas tarihi itibariyle 48.144.016,86 TL. olduğu belirlenmiştir.

Davalı tarafın sıra cetveline kabul edilen alacağının da 48.144.016,86 TL. olduğu, bu alacağın bilirkişi ek raporu ile de ispat edildiği anlaşıldığından, davalının sıra cetvelinden terkini gereken ve gerçek olmayan bir alacağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Davacı taraf, davasını ispat edemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve ;

Davacının davasının İSPAT EDİLEMEMESİ NEDENİYLE REDDİNE " şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ :

Davacılar vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi kök raporu ile ek raporu arasında fahiş düzeyde çelişkinin hasıl olduğunu, yeni bir bilirkişiden yeni rapor alınması taleplerinin dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi ek raporunu ve içeriğini kabul anlamına gelmemekle birlikte, raporda belirtilen Damga Vergileri, KDV Gerçekler ve tüm vergiler ile bunlara yönelik cezaları zamanaşımına uğradığını, her ne kadar kök raporun içeriğinde dava dışı Sel Süt Gıda ile ilgili vergi suçu raporu tanzim edildiği belirtilmişse de davalı vergi dairesinin savunma dilekçesinde iş bu rapora dayalı olarak suç duyurusunda bulunulduğuna, kamu davası açıldığına ve mahkumiyet kararı verildiğine yönelik bir açıklama bulunmadığını, bu sebeple varlığı iddia edilen vergi suçu raporuna itibar edilmesi hukuken olanaksızken bu durumun dikkate alınmaksızın oluşturulan nihai kararın hukuka aykırı olduğunu, sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükünün, alacaklı olduğunu iddia eden davalıda olduğunun gözden kaçırılmaması olduğuna yönelik itirazlarının haklılığının gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi nihai kararının müvekkiller lehine kaldırılmasına, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Hak düşürücü süre yönünden resen yapılan incelemede :

İİK'nın 234/1. maddesi, "iflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166. maddenin 2. fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder." hükmünü içermektedir.

İflas idaresinin, sıra cetveli ile birlikte, sıra cetveli ile ilgili olan bütün bilgileri (deliller, diğer belgeler) de iflas idaresine vermesi gerekir. Bundan sonra, iflas idaresi, sıra cetvelinin iflas dairesine verildiğini ve orada alacaklıların ve (mülkiyet dışındaki) istihkak iddiası sahiplerinin incelemesine hazır olduğunu ilan eder.

Bu itibarla, yapılacak ilanda iflas sıra cetveline de yer verilmesine gerek bulunmayıp, iflas işlemlerinin yürütüldüğü iflas dairesi ve dosya numarası belirtilerek, sıra cetvelinin alacaklıların incelemesine hazır bulunduğunun belirtilmesi yeterlidir. İİK'nın 235/1. maddesinin ilk iki cümlesi "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur." hükmünü içermektedir. İİK'nın 234/2. madde hükmü uyarınca yapılan tebligat bilgi verme mahiyetinde olup, dava açma süresi bu tebligat ile başlamaz. Bu madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, iflas sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup, bu süre kural olarak sıra cetvelinin İİK'nın 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı aynı Kanun'un 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır. Bu itibarla sıra cetvelinin hangi tarihte hangi gazetede yayınlandığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklıkla belirtilmesi ve davacının tebliğe elverişli adres bildirip, gerekli avansı yatırıp yatırmadığının net olarak bilinmesi şarttır.

SOMUT OLAYDA

Somut olayda; davanın, görevli ve yetkili mahkemesinde, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmakla esasa geçilmiştir

2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 206. Maddesinin 4. Fıkrasında ise "Teminatlı olup da rehinle karşılanmamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış tutarından, aşağıdaki sıra il everilmek üzere kaydolunur:

Birinci sıra:

A) İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları,

B) İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları,

C) İflâsın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları.

İkinci sıra:

Velâyet ve vesayet nedeniyle malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu ilişki nedeniyle doğmuş olan tüm alacakları;

Ancak bu alacaklar, iflâs, vesayet veya velâyetin devam ettiği müddet yahut bunların bitmesini takip eden yıl içinde açılırsa imtiyazlı alacak olarak kabul olunur. Bir davanın veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz.

Üçüncü sıra:

Özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar.

Dördüncü sıra: İmtiyazlı olmayan diğer bütün alacaklar." Düzenlemesi mevcuttur. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere İİK'da alacakların taşıdıkları niteliklerine bağlı öncelik sistemi benimsenmiştir.

6183 sayılı AATUHK'nun "Amme alacaklarında rüçhan hakkı" başlıklı 21. maddesinde;

"Üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden evvel o mal üzerine amme alacağı için de haciz konulursa bu alacak da hacze iştirak eder ve aralarında satış bedeli garameten taksim olunur. (Ek hüküm: 30/3/2006 - 5479/4 md.) Genel bütçeye gelir kaydedilen vergi, resim, harç ile vergi cezaları ve bunlara bağlı zam ve faizler için tatbik edilen hacizlerde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 268 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi hükmü uygulanmaz.

Rehinli alacaklıların hakları mahfuzdur.

Borçlunun iflası, mirasın reddi ve terekenin resmi tasfiyeye tabi tutulması hallerinde amme alacakları imtiyazlı alacak olarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesinin üçüncü sırasında, bu sıranın önceliğini alan alacaklar da dahil olmak üzere tüm imtiyazlı alacaklar ile birlikte işleme tabi tutulur." hükmü bulunmaktadır

Dava dışı ........ hakkında Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/02/2022 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile iflas kararı verildiği, kararın 24/05/2022 tarihinde kesinleştiği ve Konya .... İcra (İflas) Müdürlüğünün ... İflas sayılı iflas masasının oluşturulduğu anlaşılmıştır.

Davacılara karşı da kayıt terkin davası açılmış ise de; Mahkememizin ... E. ... K. ve ... E. ... K. sayılı kesinleşen ilamları gereğince davacılara yönelik kayıt terkin davalarının tamamen değil, kısmen kabul edilmesi ve davacıların kısmen de olsa dava dışı müflis şirketten alacaklı olduklarının belirlenmesi nedeniyle, her iki davacının bu davada aktif husumetinin bulunduğu belirlenmesi isabetlidir

Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişinin 09/09/2025 tarihli ek raporuna göre; işlem ve tahakkukları iflas tarihi olan 04/02/2022 tarihinden önce yapılmış olsa dahi, davalının (Konya İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğünün) 04/02/2022 tarihinden önce doğan alacaklarının iflas tarihi itibariyle 48.144.016,86 TL. olduğu belirlenmiştir.

Davalı tarafın sıra cetveline kabul edilen alacağının da 48.144.016,86 TL. olduğu, bu alacağın bilirkişi ek raporu ile de ispat edildiği anlaşıldığından, davalının sıra cetvelinden terkini gereken ve gerçek olmayan bir alacağının bulunmadığı sonucuna varılarak Davacı taraf, davasını ispat edemediğinden davanın reddine karar vermek isabetlidir

Bu halde ,Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına,tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,

Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davacılar vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,

2-Davacılar tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacılar üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 07/09/2026

.....

Başkan

...

e-imzalı

.....

Üye

...

e-imzalı

.....

Üye

...

e-imzalı

.....

Katip

...

e-imzalı

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı