1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/781 E., 2026/619 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 16.09.2026 Sayı: 2025/781 E. - 2026/619 K. Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

KONYA

TÜRK MİLLETİ ADINA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO:

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACI : ... - TCN:..., ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI :

VEKİLİ : Av. ...

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ

DAVA TARİHİ :

KARAR TARİHİ :

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; taraflar arasında 18/06/2025 tarihinde “İbiş- ... Ortaklığının (Selçuk V.No: ... ) Feshi ve Tasfiyesi Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşme kapsamında davalının davacıya 3.084.279,26 TL ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine 01/08/2025 tarihli ihtarname ile borcun 3 iş günü içerisinde ödenmesinin talep edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borcun kendisine ait olmadığı iddiasıyla takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, oysa borcun taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklandığını ve davalının söz konusu sözleşmeyi kendi iradesiyle imzaladığını, davalının tacir sıfatıyla basiretli davranma yükümlülüğü altında bulunduğunu, sözleşmenin geçersizliğini gerektirecek herhangi bir durum bulunmadığını, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, Arabuluculuk Daire Başkanlığının ... Büro, ... Arabuluculuk numaralı dosyasında anlaşma sağlanamadığını, alacağın likit ve belirlenebilir olduğunu, bu nedenle davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, taraflar arasında düzenlendiği ileri sürülen “... Ticaret ...-... Ortaklığının Feshi ve Tasfiyesi Sözleşmesi” kapsamında 3.053.100,00 TL alacak bulunduğu iddiasıyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin borcu bulunmadığından takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, akabinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığını, tarafların kardeş olduklarını ve uzun yıllar tarım makineleri üretimi alanında birlikte faaliyet gösterdiklerini, ortaklığın sürdürülemez hale gelmesi üzerine sona erdirildiğini; ancak 18/06/2025 tarihli fesih ve tasfiye sözleşmesinde davalı tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılacağına ilişkin hüküm bulunmadığını, davacının sözleşmeden kaynaklandığını ileri sürdüğü alacağın hangi sözleşme maddesine ve hangi hukuki sebebe dayandığını somutlaştırmadığını, ortaklığın feshi sırasında kullanılan ... Bankası ... Şubesindeki ortaklık hesabının bulunduğunu, sözleşmenin 12. maddesi uyarınca ortaklığın feshinden kaynaklanan vergi, harç ve diğer masrafların taraflarca eşit karşılanmasının kararlaştırıldığını, ancak bu giderlerin davalı tarafından karşılandığını; ortaklığın devam ettiği 2025 Ocak-Şubat-Mart-Nisan-Mayıs-Haziran aylarına ilişkin toplam 36.000,00 TL gider ile kapanış ve açılış masraflarına ilişkin 21.175,00 TL'nin de davalı tarafından karşılandığını, ortaklığın diğer giderlerinin de davalı tarafından ödendiğini, bu ödemelerin Konya Organize Sanayi Bölgesinden getirilecek müzekkere ile tespit edilebileceğini; ayrıca 28/07/2025 tarihinde ortaklığın feshinden kaynaklanan toplam 303.514,30 TL vergi ödemesinin davalı tarafından gerçekleştirildiğini, ortaklığın fesih işlemlerine ilişkin sözleşmeyi düzenleyen avukata 40.000,00 TL ödemenin de davalı tarafından yapıldığını, ortaklığın feshedildiği 18/06/2025 tarihinden itibaren banka hesap hareketlerinin ilgili bankalardan celbini, yapılan ödemelerin hangi tarafça gerçekleştirildiğinin ve ortaklık hesabının kim tarafından kullanılmaya devam edildiğinin belirlenmesini talep ettiğini; ortaklığın feshine ilişkin banka hesap hareketlerinin müvekkili tarafından bilinmediğini, buna karşılık hesapların davacı tarafından kullanılmaya devam edildiğini, davacının takip konusu alacağın likit olduğu yönündeki iddiasını da kabul etmediklerini, davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının alacağın sözleşmenin hangi maddesinden ve hangi sebeple kaynaklandığını ortaya koymadığını, bu nedenle alacağın varlığından ve likit olduğundan söz edilemeyeceğini, ayrıca ortaklığın üçüncü kişilerden olan alacaklarının fesih sözleşmesinin düzenlenmesinden sonra davacı tarafından elden veya banka yoluyla tahsil edildiğini, bu ödemelerden davalıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, davanın ve davacının tüm taleplerinin reddine, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine, icra takibinin kötü niyetli olduğu iddiasıyla davacı aleyhine takip konusu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava itirazın iptali isteminden ibarettir.

Taraflar arasındaki ihtilaf; 18/06/2025 tarihli adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi sözleşmesine dayalı olarak davacının takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı ve varsa alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir.

Taraflar kardeş olduğundan 6100 s. HMK'nın 203. maddesi uyarınca miktar yönünden senetle ispat zorunluluğu bulunmamakta ise de, tarafların tasfiye işlemlerini yazılı olarak gerçekleştirmeleri nedeniyle aynı yasanın 201. maddesi uyarınca tanıkla ispatın mümkün olmadığı kabul edilmiştir. Bu kapsamda tanık dinletme talepleri reddedilmiştir.

14/04/2026 tarihli bilirkişi raporu ile, 18/06/2025 tarihli sözleşme içeriğine göre davacının alacaklı olduğu miktarın 9.735.255,00 TL olduğu, davalı tarafından 6.683.265,76 TL tutarında ödeme yapıldığı, yine her iki tarafın da sorumlu olmasına rağmen davalı tarafından yapılan ödeme tutarının 391.987,74 TL olduğu, bu tutarın 1/2'lik kısmının mahsubu sonucunda davacının alacaklı olduğu miktarın 2.855.995,37 TL olduğu mütalaa edilmiştir.

Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 30/06/2026 tarihli bilirkişi raporu ile, kök raporda hesaplamalara dahil edilmeyen adi ortaklık defterinde alacak olarak yer alıp, akıbeti bilinmeyen ... alacağından, davalı bevanı ile davacı tarafından tahsil edildiği belirtilen 140.000 TL'nin 1/2'si ile Whatsapp görüntüsünde teslim edildiği belirtilen 27.06.2025 Tarihli 350.000 TL tutarlı “Saman Aktarma Aspitarörü'”nden1/2 hisse dikkate alındığında 70.000 + 175.000 = 245.000,00 TL'nin de mahsubunun gerektiği, yine Muhasebe Ödemelerinden; 18.000 TL, Avukat Ödemelerinden; 10.000 TL, ... Tahsil Edilen Alacaktan; 77.500 TL, Ot Toplama Tırmığından; 240.000 TL olmak üzere toplam 345.500 TL tutarın alacaktan mahsup edilmesi halinde; davacı alacağının (2.610.995,37 TL — 345.500,00 TL) 2.265.495,37 TL olacağı mütalaa edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki adi ortaklığın 18/06/2025 tarihli sözleşme ile tasfiye edildiği, tasfiye kapsamında davalı tarafından ödenmesi gereken toplam tutarın 9.735.255,00 TL olduğu, buna karşılık yapılan ödeme tutarının 6.683.265,76 TL olduğu,

-ortaklığın tasfiyesinden sonra davalı tarafından toplamda 391.987,74 TL tutarında ödeme yapıldığı, bunun 1/2'lik kısmından davacının sorumlu olduğu ve bu tutarın (195.993,87) mahsubunun gerektiği,

-yine bu tutardan davalının sözleşmeden önce ortaklık adına yaptığı ödemelerin 1/2'lik kısmının da mahsup edilmesinin gerektiği, davalı tarafından sözleşme imzalanmadan önce muhasebeciye 36.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, bu ödeme sözleşme tarihinden önce ise de ortaklık hesabından yapıldığı ispatlanamadığından yarısının (18.000,00 TL'lik kısmının) davacı alacağından mahsubunun gerektiği,

-yine adi ortaklığın müşterilerinden yapılan tahsilatlarından hesaptan düşülmesinin gerektiği, toplam tahsilat miktarının (155.000 TL Ufuk Sarıgül'den, 140.000 TL ... olmak üzere toplam=) 295.000,00 TL olduğu, bu tutarın adi ortaklık hesabına aktarıldığı ispatlanmadığın 1/2'lik kısmının (147.500,00 TL) alacaktan mahsup edilmesinin gerektiği,

-sözleşmeden sonra olsa da bu sözleşme için yapıldığı anlaşılan avukat ödemesinin de alacaktan mahsubunun gerektiği, sözleşmeden sonra yapılan 20.000,00 TL ödemenin yarısının (10.000 TL) da alacaktan mahsubunun gerektiği,

-yine teslim edilen makine bedellerinin de alacaktan mahsubunun gerektiği, toplam makine bedelinin (480.000 + 350.000 =) 830.000 TL olduğu, bunun yarısının (415.000,00TL) da alacaktan mahsubunun gerektiği,

-dolayısıyla davacının bakiye (9.735.255,00 - 6.683.265,76 - 195.993,87 - 18.000,00 - 147.500,00 - 10.000 - 415.000,00 =) 2.265.495,37 TL tutarınca alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Davacının takipten önce alacağının ödenmesi amacıyla davalıya ihtarname gönderdiği, bu ihtarname dikkate alındığında davalının 08/08/2025 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu işlemiş faiz miktarının 27.465,25 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda davacının takip tarihi itibariyle 2.292.960,62 TL tutarında alacaklı olduğu sonucuna varıldığından takibin bu tutar üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.

Takibe itirazın kısmen de olsa haksız olması ve alacağın likit kabul edilmesi nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir. Bununla birlikte reddedilen kısım yönünden takibin kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 2.265.495,37 TL asıl alacak ve 27.465,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.292.960,62 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-2.292.960,62 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 458.592,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Davalının tazminat isteminin reddine,

4-Alınması gereken 156.632,14

TL harçtan, peşin alınan 37.250,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 119.381,76 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

5-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.600,00 TL yargılama giderinin, 3.419,81 TL'lik kısmının davalıdan, 1.180,19 TL'lik kısmının ise davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

6-Davacı tarafından yapılan 37.250,38 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL harç gideri ve 10.471,20 TL diğer giderler olmak üzere toplam 11.086,60 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan 8.242,16 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacının kendi üzerinde bırakılmasına,

8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 339.014,49 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 124.697,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10-Gerekçeli karar tebliği için davacı avansından yapılacak (ve 40 TL olacağı değerlendirilen) yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 29,73 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacının kendi üzerinde bırakılmasına,

11-Taraflarca tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/09/2026

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı