1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/508 E., 2026/278 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 26.03.2026 Sayı: 2021/508 E. - 2026/278 K. Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO

HAKİM : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...

VEKİLİ :

DAVALI : ... - ... ...

VEKİLİ :

DAVA : Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ :

KARAR TARİHİ :

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :

KARARIN MAHİYETİ : RED

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya konu olan Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası dosyasındaki icra takibinden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatını talep ve dava etmiştir.

Davalı İsmail Yıldırım vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinden özetle; Öncelikle Mahkemenizce icra veznesinde bulunan paranın Müvekkile ödenmemesine ilişkin verilen tedbirin kaldırılmasına, bu mümkün değilse teminat alınarak tedbir konulmasına, arabuluculuk şartı yokluğundan davanın reddine, cevaplarımızın kabulü ile hukuka aykırı ve mesnetten yoksun olan karşı tarafın davasının reddine, İlgili kurumlara, duruşma günü beklenilmeksizin, müzekkere yazılarak; 2015 yılından tebliğ yapılan 05/02/2021 tarihine kadar ... Mah. ... Sok. No:... Selçuklu/KONYA adresindeki su, elektrik aboneliklerinin kime ait olduğunun öğrenilmesine ilişkin müzekkere yazılmasına, İşbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötü niyetli olan davacının İcra İflas Kanunu 72/4 uyarınca takip ve dava konusu alacağın fer-ileri dahil olmak üzere tamamının %20' sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve tazminatın müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın bilirkişi SMMM ... tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; "Raporumda, davacıya ait ticari defter ve belgeleri inceledim. Her türlü hukuki yorum ve nihai takdirin mahkemenize ait olduğu işaret edilerek, varılan sonuçlar şu şekildedir. Davacı ... KONUT YAPI KOOPERATİFİ 'ne ait incelenen 2021 yıl yevmiye defterinin açılış tasdikinin süresinde yapıldığı, kapanış tasdikinin süresi içinde yapılmadığı, bunun dışında ticari defterlerin muhasebe usul ve esaslarına uygun şekilde tutulduğu ve ticari defterlerin kendi içerisinde birbirini teyit eder nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Davacıya ait incelenen ticari defterlerde, davalı ...'nun kooperatife yapmış olduğu ödemelerin tespit yapma imkanı olmadığı, Üyelerden toplanan aidatların tek hesapta toplu bir şekilde kayıt yapıldığı hangi üyenin ne kadar ödeme yaptığının belli olmadığı, Davalı yanın 1996 yılında yapılan genel kurulda zemin katlara peşin bedelli üye alımı için yönetime verilen yetkiden sonra, Peşin bedelle satılan zemin katlar için yapılan sözleşmeler, noter tarafından çekilen kura sonuçları dosya içinde bulunmadığı ve kooperatifte yapılan incelemede tarafıma sunulmadığı için tercihli üye olup olmadığı tespiti yapılamamıştır." şeklinde rapor tanzim ettiği görülmüştür.

Aynı bilirkişi tarafından düzenlenen ek rapordan özetle; "Sayın mahkemece kooperatifin ana sözleşmesi aidat ve iade şartları yönünden özelikle değerlendirilerek üyenin kooperatif üyeliği konumunda değerlendirme yapılması kararı verilmiştir. Dosya ya sulan 30/08/1999 tarihli yönetim kurulu kararında özetle; ... peşin bedelli olarak almış olduğu hisseyi ...( Davalı ) ya devir ettiği belirtilmiştir. Dosya safahatından anlaşılacağı üzere, davalı peşin üyeliği devir almıştır, bu nedenle kooperatif kayıtlarında adına bir ödeme bulunmaması normaldir. Devir yapmış olan ... hesabından hareketle bu kişinin peşin üye olduğu kabul edildiğinde tek seferlik bir ödeme yapıldığı ve bu ödemenin üyeliğin tamamı için geçerli olduğu yönetim kurulu kararı ile bellidir.

Ancak icra dosyası incelendiğinde, takip dayanağı olarak 27/01/2021 tarihi itibariyle 2000 yılında alacaklı kooperatif üyesi olan müvekkile verilmeyen daire bedeli ve 2000 yılından itibaren kira bedeli olarak takip yapılmıştır. Ancak davalı halen üyedir. Üyelikten ihraç ve istifa gibi karar ya da durum da söz konusu değildir. Bu nedenle icra takibinin dayanağı olan bir hukuki belge dosyada bulunmamaktadır." Şeklinde ek rapor tanzim etmiştir.

Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek düzenlenen rapordan özetle; İnceleme konusu belgede alt sağ tarafta mevcut "..." isim yazısı ve atfen atılı imza ile ...'ın mukayese yazı ve imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu isim yazısı ve imzanın ...'ın eli ürünü olduğu,İnceleme konusu belgede alt sol tarafta mevcut "... " isim yazısı ve atfen atılı imza ile ... mukayese yazı ve imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu isim yazısı ve imzanın ... eli ürünü olduğu hususlarını bildirir rapor tanzim etmiştir.

Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın bilirkişi Prof. Dr. ... tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; "Tarafımıza sunulan davacı kooperatife ait karar defterleri ile tasdiksiz üye kayıt defteri incelenmiştir. Karar defterinde yapılan incelemede davalının ... hisse devir almasının yer aldığı görülen 30.08.1999 tarih ve 154 sayılı Yönetim Kurulu Kararı yer almaktadır. Buna göre davalının, ... peşin bedelli üyelik hissesini devralmıştır. Ancak, davalı tarafından mahkemeye sunulan 03.11.2020 tarihli davalının istifa talebinin kabul edilmesine ilişkin yönetim kurulu kararına Karar Defterlerinde rastlanmamıştır. Söz konusu istifa kararının kabul edilmesine ilişkin sunulan yönetim kurulu kararı tarihini kapsayan karar defteri bulunmaktadır, ancak böyle bir karar defterde yer almamaktadır. Tasdiksiz Üye Kayıt Defterinde, davalı ile ilgili bir kayıt yoktur. Ancak, davalıya hisse devreden ...'a ait 2 adet üyelik kaydı bulunmaktadır. Bu kayıtlardan birinde; 1994 yılında üyelikten ayrılma, diğerinde ise 31.12.1997 tarihi itibariyle 230.000,00 TL ödeme kaydı bulunmaktadır. Ancak bu hissenin devrine ilişkin bir kayıt/açıklama yoktur. Davacı kooperatifin 2021 yılı defterinin incelenmesinden, daha önce mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda da yapılan tespitler teyit edilmişti. Buna göre, davacı kooperatif defterlerinde ortaklardan yapılan aidat tahsilatları Sermaye Hesabında topluca kaydedilmiştir. Bu nedenle davalı kooperatif ortağı tarafından yapılan aidat ödemesi tespit edilememektedir. 2020 yılına ilişkin genel gider tutarı ise 120.460,61 TL'dir (Ek-i: 01.01.2021 Tarihli Açılış Yevmiye Kaydı Dökümü) 19.01.1997 tarihinde yapılan 1996 Yılı Olağan Genel Kurul Tutanağında; “...zemin kattaki dairelere peşin ödeme yapılması şartıyla asgari 800.000.000 TL'sine ve yönetim kurulunun uygun göreceği kişilere kooperatife ortak olarak alınması” kararı bulunmaktadır. Davacı kooperatif karar defterlerinde yer almayıp, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 03.11.2020 tarihli ancak numarası olmayan ..."nun istifası ve hakkında konulu karar, “... Yapı Kooperatifimize müracaat ederek istifa dilekçesini vermekle istifa ettiğini kooperatifte 1996 yılında tercihli üye olduğunu 2000 yılında dairesinin teslim olması gerektiğini daire bedelinin ve bu yıla kadar kiralarının ödenmesini talep etmiştir. Bizlerde ... Yapı Kooperatifi yönetimi olarak istifasının kabulü ile daire bedeli olarak 300 veya 350 bin (üç yüz veya üç yüz elli bin) ve kira bedelinin bir ay içinde hiçbir ihtara gerek duymadan ödemeyi kabul ve taahhüt ederiz. 03.11.2020 Başkan Yardımcısı ... (okunan) imza, Başkan ... (imza)” şeklindedir. Bu karar ile ilgili davacı kooperatif tarafından sahte belge itirazında bulunulmuştur. Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 18.09.2025 havale tarihli yazısında, ... söz konusu isim ve imzanın ...'ın eli ürünü olduğu, söz konusu isim ve imzanın ... eli ürünü olduğu hususlarını bildirmektedir. Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan ve davalının istifasının kabulünün yer aldığı 03.11.2020 tarihli yönetim kurulu kararından sonra yapılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 28.07.2021 tarihli Kooperatif Ortak Cetvelinde 40. Sırada ... ismi yer almaktadır. Bunun anlamı bu tarih itibariyle de davalının üyeliğinin devam ettiğidir. Kooperatif ortaklığından ayrılan bir ortağın, üyelik süresince yaptığı ödemeleri geri alma hakkı, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesi ve anasözleşme hükümleri çerçevesinde belirlenmektedir. Söz konusu alacak, ilgili yıl sonu bilançonun genel kurulca kabul edilmesiyle kesinleşir ve bu kabulden itibaren bir ay geçtikten sonra talep edilebilir hâle gelir. Mahkemece davalı tarafından sunulan istifa kararının geçerli olduğunun kabulü halinde, istifa kabul tarihi 03.11.2020'dir. Bu durumda, kooperatifler kanuna göre, ortaklıktan ayrılan üyeye ayrıldığı yıla ilişkin genel kurul tarihinden | ay sonra aidat iadesi yapılacaktır. 2020 yılı genel kurulu 01.08.2021 tarihinde yapılmıştır. Bu durumda aidat iadesinin 01.09.2021 tarihinde yapılması gerekmektedir. Ortaklıktan ayrılan kişiye geri ödeme yapılırken dikkate alınması gereken bir diğer husus da masraf hissesi konusudur. Bu hususta, diğer ortaklara da uygulanmış olması durumunda, Yargıtay'a göre ayrılan yıl bilançosuna göre hesaplanması gereken masraf hissesi bulunmaktadır. Bu durumda; 2020 yılı bilançosunda yer alan genel giderler toplamı (Dönen Net Zararı Hesabı tutarı) 120.460,61TL olarak yer almaktadır. 2020 yılı Genel Kurul Toplantı Tutanağında Ortaklar Listesinde Kayıtlı Ortak Sayısının 87 olduğu belirtilmektedir. Bu durumda üye başına düşen gider tutarı (120.460,61 TL / 87) 1.384,60 TL olmaktadır. Özetle, kooperatifin diğer ayrılan ortaklardan masraf hissesi aldığına ilişkin bir uygulama olması halinde davacıdan da 1.384,60 TL masraf hissesi kesilebileceği Mahkemenin takdiridir.Kooperatifler Kanunu ve Ana Sözleşmeye göre kooperatiften ayrılan ortağa aidat iadesi yapılmaktadır. Ayrıca, diğer ortaklara da yapılması durumunda ödenen aidat tutarından masraf hissesinin de düşülmesi gerekmektedir. Ancak, bu dosya kapsamında davalı kooperatif üyesinin kooperatife yaptığı ödeme ile ilgili bir tespit yapılamamaktadır. Davalının da yaptığı ödeme konusunda bir beyanı bulunmamakta, sadece peşin bedelli üye olarak kendisine verilmesi gereken daire bedeli ve kira bedeli talebinde bulunmaktadır. Raporumuzda, “Ortaklıktan Çıkma Prosedürü” başlığı altında açıklandığı üzere, ortaklıktan çıkanlarla hesaplaşmada, peşin bedelli üye/normal üye hakkında bir ayrım bulunmamaktadır. Bu durumda mevcut mevzuata göre iade edilmesi gereken tutar, masraf hissesi düşüldükten sonra kalan aidat tutarıdır. Mevcut kayıtlara göre davalı tarafından ödenen aidat tutarı tespit edilememektedir. Davalının talebi ise, peşin ödemeli üye olması dolayısıyla kendisine teslim edilmesi gereken daire bedeli ve kiralardır. Yukarıda belirtildiği üzere, Kooperatifler Kanunu ve Ana Sözleşmede, peşin bedelli üyelerin kooperatiften ayrılması halinde yapılacak ödemeye ilişkin, normal üyelerden farklı bir uygulama yer almamaktadır. Peşin bedelli üyeler için farklı bir uygulama olduğu ya da olması gerektiği hususunda bir kanaat oluşması halinde, bu husus hukuki değerlendirme gerektirmekte olup, bu konu uzmanlık alanımız dışındadır. Bu nedenle tarafımızdan bu hususta bir tespit ve değerlendirme yapılamamaktadır." şeklinde rapor tanzim etmiştir.

Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir.

Dava; Menfi Tespit davasıdır.

Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı aleyhine Menfi Tespit davası açmıştır.

Menfi Tespit Davasında Borçlunun (davalı - alacaklının lehine) Tazminata Mahkum Edilmesinin Şartları a-İcra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.

b-Alacaklının bir talebi olmasa bile Mahkeme, durdurulan icra takibi konusu alacağın %20’si oranında tazminata mahkum etmekle yükümlüdür.

c-Alacaklı lehine hükmedilen tazminatı borçlunun ihtiyati tedbir kararı alırken yatırdığı teminattan alabilir.

(... , Yargıtay Üyesi, İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat, Tasarrufun İptali, İflas ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetvelline İtiraz, 4. Baskı). Bilgileri de dikkate alındığında,

Somut olayda; davalı - alacaklı kooperatif peşin bedelli üyesi iken, istifa dilekçesi veriyor. (İstifa tek taraflı bir irade beyanıdır. Karşı tarafa ulaşmakla netice doğurur.)

Nitekim davacı Kooperatif yetkilileri istifa dilekçesine göre karar almışlardır. (Her ne kadar alınan kararı inkar edilse de imza incelemesi neticesinde imzaların kooperatif yetkilerin olduğu anlaşılmıştır.) Davalı - alacaklıya nelerin verileceği de karar altına alınmıştır. Bu kararın ticari defterlerinde olmadığından dikkate alınmaması talep edilmişse de ticari defterleri usulüne uygun tutulması davacının görev ve yetkisi alanındadır.

Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararı infaz edilmediğinden uygulamadaki adı ile tedbir tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."

Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,

Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, davalı aleyhine açtığı menfi tespit davasının reddine, davalının, tazminat talebi şartları oluşmadığından reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE

1-Davacının, davalı aleyhine açtığı Menfi Tespit davasının REDDİNE,

2-Davalının, tazminat talebi şartları oluşmadığından REDDİNE,

3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın dava başında yatırılan 6.090,73-TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 5.358,73-TL'nin davacı tarafa İADESİNE,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 57.064,32-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

6-Davalı ... tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan yargılama gideri 7.036,40-TL ile İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcı olan 162,10-TL'nin toplamı olan 7.198,50-TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen davacıya İADESİNE,

Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2026

Katip ... Hakim ...

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı