T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - 2***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ :***
KARAR TARİHİ :***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 26/12/2013, 27/02/2017 ve 28/02/2017 tarihli sözleşmeler akdedildiğini, sözleşmelere göre davalı tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hak ediş ödemelerinde yükleniciye KDV'nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmiş olması sebebiyle müvekkili şirket üzerinde kaldığını, bu nedenle anılan iş ortağında sebepsiz zenginleşme yaratan bu durumun karşısında müvekkili adlarına vergi dairesine yatırılan 150.826,16 TL'nin müvekkili şirkete iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 150.826,16 TL'nin 02/03/2021 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını, hak düşürücü süre itirazı ve zaman aşımı def'inde bulunduklarını, davacının beyan ve iddialarını kabul etmediklerini, müvekkili şirketin davalı şirket zararına hareket etmesi ve ortaya çıkan zararda herhangi bir kusurlu eylemi bulunmadığını, müvekkili şirketin hizmet süresinde yapılan hakediş bedellerine ilişkin davalı tarafından belirtilen ve istenilen şekilde KDV tevkifatı yapılmaksızın fatura düzenleyerek kuruma ibraz ettiğini, verginin toplanamamasından kaynaklanan bir kamu zararı söz konusu olmadığını, anılan KDV ödemlerinin müvekkili tarafından ödendiğini ve müvekkilinin sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Mahkememizce 05/10/2023 tarih ve ...sayılı nihai kararın Karar sayılı gerekçeli karar ile "Davanın reddine " karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Mahkememizden verilen 05/10/2023 tarih ve ... sayılı kararı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin *** karar sayılı ilamıyla mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiştir.
Bilirkişi heyeti ..., ... ve ...'dan alınan 26/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
1-) Davacı ... Teşkilatı A.Ş. ile ... Turizm Nakliyat
İnş.San.Tic.Ltd. Şti. arasında PTT Kuruluş Kanunu kapsamında şirkete verilen hizmetlerin bir
bölümün personel ve ekipman kullanılarak yerine getirilmesi konusunda sözleşmenin
imzalandığı,
2-) Sözleşme konusu hizmetlerin davalı yüklenici tarafından yerine getirildiği ve
bedellerinin de faturalar karşılığı davalıya ödendiği,
3-) Davalı tarafından düzenlenen faturalarda mevzuatı gereği gösterilen KDV’lerin
tamamının davalıya ödendiği, ancak KDV Kanununun Bakanlığa Yasanın 9.maddesi ile
verdiği yetkiye dayanılarak çıkartılan KDV Genel Uygulama Tebliği uyarınca hizmet bedeli
ödemelerinde hesaplanan KDV’nin 9/10’unun alıcı tarafından tevkif edilerek kendi vergi
dairesine verilecek 2 nolu KDV beyanı ile yatırılması ve 1/10’luk kısmının satıcıya ödenmesi
gerekirken, sözleşmedeki “KDV ayrıca yükleniciye ödenecektir” ifadesi nedeni ile verginin
tamamının sehven davalıya ödendiği,
4-) Davacı PTT (... Teşkilatı Anonim Şirketinin Davalı ...
Turizm Nakliye Otomotiv ve Gıda İnşaat Ltd.Şti’nden 150.826,16 TL’yi ödeme tarihi
itibariyle hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan talep edebileceği,
hususunda kanaatlerini içerir raporu bildirmişlerdir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını sunduğu görüldü.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davalının katlanması gereken vergi yükünü hak ediş ödemelerinde yükleniciye KDV'nin tevfikat yapmaksızın tam olarak ödendiğini belirterek sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde alacak talep edildiği anlaşılmıştır.
Davalı cevap dilekçesi ile hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, herhangi bir kusurları olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Tarafların uyuşmazlık noktaları; davalının katlanması gereken vergi yükü olup olmadığı, hak ediş ödemelerinde yükleniciye KDV'nin tevfikat yapması gerekip gerekmediği, davacının alacaklı olup olmadığı, zamanaşımı, hak düşürücü süre olarak tespit edilmiştir.
Mahkememiz dosya kapsamında Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin *** karar sayılı ilamıyla mahkememiz kararı uyarınca bilirkişi incelemesi yapmıştır. Alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı itibariyle, taraflar arasında posta taşıma hizmetine ilişkin sözleşmeler bulunduğu, davacı PTT A.Ş.’nin yapılan sözleşmeye istinaden davalı ... Ltd.Şti’ne yaptığı ödemelerden KDV tutarının 9/10’unun sorumlu sıfatıyla tevkif edip, kendi vergi dairesine ödemesi gerektiği, KDV tutarının tamamının davalı ... Turizm Ltd.Şti’ne ödendiği, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV’yi Vergi Usul Kanununun 371.maddesi gereğince vergi dairesine ödediği, görülmektedir. Dava konusu ile ilgili olarak; “3065 sayılı KDV Kanununun 1.maddesi uyarınca KDV Türkiye’deki ticari, sinai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler üzerinden alınan bir işlem vergisidir.
Yasanın 8.maddesi uyarınca KDV’nin mükellefi mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar olup bunlar malı ya da hizmeti satanlardır. Verginin yüklenicisi ise vergiyi ödemek zorunda olan kişidir. KDV Kanunu normalde KDV’nin mükellefi olarak satıcıların alıcılardan tahsil ettiği vergileri vergi dairesine beyan ederek ödeme mükellefiyetini satıcılara vermekle birlikte 3065 Sayılı KDV Kanununun 9.maddesi ile Hazine ve Maliye Bakanlığının gerekli göreceği hallerde vergi alacağını emniyet altına almak amacı ile satıcının hesapladığı KDV’nin bir kısmının veya tamamının alıcı tarafından kesilip, alıcı tarafından kendi vergi dairesine ödemesi konusunda düzenleme yapma yetkisi vermiştir.
Böyle bir durumda yapılacak düzenleme ile KDV mükellefi satıcıların yerine alıcıların KDV’nin bir kısmını veya tamamını kesip vergi dairesine yatırma konusunda sorumlu durumuna getirildikleri görülmektedir. Bakanlık KDV Kanununun 9.maddesi ile kendisine tanınan yetki çerçevesinde çıkartmış olduğu KDV Uygulama Tebliğinde (1/c.2.1) bölümünde çeşitli başlıklar altında düzenlenmiş olup, işgücü temin hizmetlerinde alıcılara ödeyecekleri KDV’nin 9/10 oranındaki kısmını tevkif ederek 2.nolu KDV beyannamesi ile kendi vergi dairesine beyan edip ödeme mükellefiyetini getirmiş olup, satıcılar ise geri kalan ve tahsil ettikleri 1/10 oranındaki KDV’yi beyannameleri ile kendi vergi dairelerine beyan ederek ödemek durumundadırlar.
01.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliğinde dava konusu alacağın doğduğu tarihler için geçerli olan (1/c.2.1.3.2.5) bölümünde işgücü temin hizmetlerini 9/10 oranında KDV tevkifatına tabi kılmıştır. İşgücü teminlerinde % 18 olan KDV oranının 9/10 oranındaki kısmı alıcı tarafından kesilerek kendi vergi dairesine beyan edilerek ödenecek kalan 1/10 kısmı ise satıcıya ödenecek o da beyanname kapsamında gerekli mahsupları yapacak ve 1/10’luk tutar için alıcı beyanı açıklaması ile kendi vergi dairesine yatıracaktır.
Bilirkişi raporunda, davalı ... Ltd.Şti.’nin düzenlemiş olduğu 20811 numaralı fatura ile % 18 KDV olarak Davacı PTT A.Ş. den 1.617,35 TL tahsil ettiği. Oysaki tahsil etmesi gereken 9/10 KDV tevkifat tutarı olan 1.455,61 TL düşüldükten sonra kalan (1.617,35 – 1.455,61) = 161,74 TL KDV’yi tahsil edeceği,davalı ... Ltd.Şti’nin sadece örnek olaraksunulan 20811 nolu fatura ile 1.455,61 TL fazla KDV tahsilatı yaptığı dosya ekinde bulunan davalı tarafından düzenlenen faturaların tamamı hatalı olarak düzenleme yapıldığı, tespit edilmiştir.
Davacı ... Teşkilatı A.Ş. ile ...İnş.San.Tic.Ltd. Şti. arasında PTT Kuruluş Kanunu kapsamında şirkete verilen hizmetlerin bir bölümün personel ve ekipman kullanılarak yerine getirilmesi konusunda sözleşmenin imzalandığı, sözleşme konusu hizmetlerin davalı yüklenici tarafından yerine getirildiği ve bedellerinin de faturalar karşılığı davalıya ödendiği, davalı tarafından düzenlenen faturalarda mevzuatı gereği gösterilen KDV’lerin tamamının davalıya ödendiği, ancak KDV Kanununun Bakanlığa Yasanın 9.maddesi ile verdiği yetkiye dayanılarak çıkartılan KDV Genel Uygulama Tebliği uyarınca hizmet bedeli ödemelerinde hesaplanan KDV’nin 9/10’unun alıcı tarafından tevkif edilerek kendi vergi dairesine verilecek 2 nolu KDV beyanı ile yatırılması ve 1/10’luk kısmının satıcıya ödenmesi gerekirken, sözleşmedeki “KDV ayrıca yükleniciye ödenecektir” ifadesi nedeni ile verginin tamamının sehven davalıya ödendiği, davacı PTT (... Teşkilatı Anonim Şirketinin Davalı ... Turizm Nakliye Otomotiv ve Gıda İnşaat Ltd.Şti’nden 150.826,16 TL’yi davalıdan talep edebileceğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Faize ait değerlendirmede;
Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan 818 sayılı BKn un 101.maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur" hükmü getirilmiştir. 6098 sayılı TBKnun 117.maddesinde bu hüküm ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması ile gerçekleşir.
Anılan yasal düzenleme çerçevesinde dava öncesi temerrüd bulunmadığından davalı takip tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Davacının davasının kabulü ile, 150.826,16 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağı dava tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, davacının alacağı 02/03/2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 10.302,93-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 2.575,74-TL 'nin mahsubu ile eksik 7.727,19-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 2.575,74-TL peşin harç ve 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 3.394,44-TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 11.227,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair , davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/11/2024
Katip ***
E-imzalıdır
Hakim ***
E-imzalıdır