T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/461
KARAR NO : 2026/1159
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/11/2022
NUMARASI : 2021/896 Esas 2022/1028 Karar
DAVA : TAZMİNAT
BAM KARAR TARİHİ : 05/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/05/2026
Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketine 302360195 nolu nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalısı ..... A.Ş. tarafından Tayvan’da mukim....Ltd firmasından 27.05.2021 tarihli 2K210517 nolu fatura tahtında satın alınan tel erozyon makinesinin taşıma işi ve liman içi terminal işlemleri DE02021000040206 nolu navlun faturası tahtında ....A.Ş tarafından üstlenildiğini, emtianın İzmir Limanı’nda davalı..... tarafından fiili şekilde tahliye edilip kamyona yüklenmesi esnasında teknik istif operatörü .... tarafından kullanılan forkliften bir makine kaydırılmak suretiyle düşürüldüğünü ve liman yetkilileri tarafından tutanak tutulduğunu, 12.08.2021 tarihinde sigortalıya 29.268,40 ABD Doları hasar bedelinin ödendiğini, davacı sigorta şirketinin hasar bedelini ödemekle mukavele şartlarına ve TTK'nın 1472 maddesi ve BK'nın 183 ve devamı hükümleri uyarınca sigortalısının yerine kaim (halef) olduğunu ve sigortalının zarara sebebiyet verenler aleyhine mevcut her türlü talep ve dava haklarının müvekkiline intikal ettiğini, hasar bedelinin tahsili için TTK'nın 5/a maddesi uyarınca arabulucuk yoluna başvurulduğunu ve sonuç alınamadığını belirterek, 29.268,40 ABD Doları hasar bedelinin 24.03.2020 ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanununun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının ABD Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre işleyecek faiziyle birlikte TBK'nın 99. maddesi uyarınca fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşımanın TPEA1003658 numaralı konşimento tahtında gerçekleştirildiğini, davacı tarafın konşimentonun arka yüzünü dosyaya sunmaktan imtina ettiğini, konşimentonun arka sayfasında yazan yetki şartının açıkça görmezden gelindiğini, ...... tarafından düzenlenen TPEA100365 numaralı konşimentonun arka sayfasında 14. maddede konşimentodan kaynaklanan uyuşmazlıklarda İngiltere Mahkemelerinin yetkili olduğunu ve uygulanacak hukukun da İngiliz Hukuku olduğunun belirtildiğini, yetki hükmünün alacaklı sigortacının sigortalısını bağlayacağı gibi, halefiyet ilkesi uyarınca alacaklı sigorta şirketini de bağlayacağını, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, TTK'nın 1188. maddesine göre, hiçbir şekilde müvekkili şirketin taşıyan sıfatının ve sorumluluğunun kabul anlamına gelmemekle birlikte, taşıyana karşı açılacak her türlü istem hakkının bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşeceğinin düzenlendiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine karar verilmesi gerektiğini, TTK'nın 1472. maddesi kapsamında sigortacının halefiyetinden söz edebilmek için geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunması, sigortalının dava hakkının bulunması ve sigorta bedelinin ödenmiş olması gerektiğini, bir tanesinin yokluğunun, halefiyet iddialarını geçersiz kılacağını, davacı tarafından dosyaya sunulan delillerin incelendiğinde; davacının bu üç şarttan sigortalısının zarara uğradığının varlığını ispat edemediğini, sigortalının taşıyana karşı herhangi bir alacak hakkı olması için öncelikle sigortalının dava konusu taşımadan zarar görmesi gerektiğini, taşıma sırasında emtianın hasara uğradığı iddia edildiğine göre, bu zarardan sigortalının zarar görmesi için satışın gerçekleşmiş olması ve sigortalının dava dışı satıcıya mal bedelini ödemiş olması gerektiğini, 17.05.2021 tarih ve 2K210517 numaralı faturada “Fob Kaohsıung, Taiwan (Incoterms 2020)” kaydının yer aldığını, FOB teslim şeklinin alıcının en önemli yükümlülüğünün sözleşme koşullarına uygun olarak mal bedelini ödeyeceği anlamına geldiğini, davacının sigortalısının mal bedelini ödemiş olduğuna dair bir ödeme dekontunun davacının delilleri arasında yer almadığını, sigortalının mal bedelini dava dışı satıcıya ödemediyse bu durumda hasara katlanma yükümlülüğünün sigortalıda olmayacağı için davacının da geçerli bir sigorta tazminatı ödemesi yaptığından söz edilemeyeceğini, sigorta şirketinin rücu hakkının bulunmayacağını, TTK'nın 1421. maddesi uyarınca sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalının prim borcunun ilk taksidini ödemesi ile başlayacağını, davacı sigorta şirketinden sigortalısının prim ödeme tarihinin sorulmasını ve gerektiğinde davacının ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin akdi taşıyan sıfatının bulunmadığını, taşıyanın, deniz yolu ile yük taşımayı taahhüt etmiş olan taraf olduğunu, TPEA100365 numaralı ara konşimentoda ...... Ltd'nin taşıma taahhüdünde bulunduğunu, COSU6300795740 numaralı ana konşimentoda ise, ... Ltd. taşıma taahhüdünde bulunduğunu, TTK m. 1238’e göre; “Konişmentoyu taşıyan sıfatıyla imzalayan veya konişmento kendi ad ve hesabına imzalanan kişi, taşıyan sayılır.” taşıyan sıfatının kime ait olduğunun açıkça düzenlendiğini, TPEA100365 numaralı ara konşimento incelendiğinde ise, konşimentoyu taşıyan sıfatıyla İsviçre merkezli ..... Ltd. adlı firma taşıyan olarak imzaladığını, aynı konşimentoda davacının sigortalısı gönderilen, yurt dışındaki satıcı ise, taşıtan yer aldığını, bu konşimentoda müvekkili şirketin For The Release Of Goods Apply To kısmalarında malların teslimi için başvurulacak kişi sıfatıyla yer almadığını, müvekkili şirketin taşıyan sıfatı ve sorumluluğunun olmadığını, dava konusu taşımada müvekkili şirketin taşıyan sıfatına haiz olmadığından herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, davanın pasif husumet yokluğundan dolayı reddine karar verilmesi gerektiğini, fiili taşımanın dava dışı .... tarafından geçekleştirildiğini, davacı tarafın müvekkili şirketin akdi taşıyan sıfatına haiz olduğunu iddia etmiş olsa da müvekkili şirketin davaya konu taşımada taşıyan sıfatıyla hareket etmediğini, emtianın fiilen taşınması, konişmentoyu taşıyan sıfatıyla imzalayan dava dışı ..... tarafından gerçekleştirildiğini, TTK'nın 1238. maddesinde; “Konşimentoyu taşıyan sıfatıyla imzalayan veya konşimento kendi ad ve hesabına imzalanan kişi, taşıyan sayılır.” hükmü uyarınca konişmentoyu düzenleyenin taşıyan sıfatına havi olduğunun karine olarak kabul edildiğini, dava konusu COSU6300795740 numaralı konşimentoyu taşıyan sıfatıyla imzalayan ..... Şirketine İzafeten ve Asaleten.... .. . A.Ş.’nin “.....Mah......Cad. ....Center( ... Blok) Apt. No:......” adresine davanın ihbarını talep ettiklerini, meydana geldiği iddia olunan hasardan müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin taşıyıcı sıfatını kabul anlamına gelmemekle birlikte emtianın tahliye limanı olan İzmir Limanına sorunsuz bir şekilde tam, eksiksiz ve hukuka uygun olarak teslim edildiğini, emtia persiyle yükleme şeklinde deniz yoluyla konteyner taşımacılığına konu olacak şekilde taşındığını, konteyner taşımalarında gönderilenin gemi rıhtıma yanaşır yanaşmaz derhal yükü fiilen teslim alması gerektiğini, konteyner taşımasının kırkambar sözleşmesi niteliğinde taşındığını, kırkambar sözleşmelerinde boşaltma işleri başlığını taşıyan TTK'nın 1176. maddesinde; “Kırkambar sözleşmesinde gönderilen, taşıyanın veya yetkili bir temsilcisinin bildirimi üzerine gecikmeden eşyayı teslim almakla yükümlüdür. Gönderilen tanınmıyorsa bildirim, yerel teamül üzere ilan yoluyla yapılır. 1174 üncü madde hükmü kırkambar sözleşmelerine de uygulanır. Bu maddeye göre taşıtana yapılması gereken bildirim yerel âdete göre ilan yoluyla olur.” hükmünün bulunduğunu, TTK'nın 1176/f.2. maddesinde, gönderilenin kim olduğunun bilinmediği durumlarda bildirimin ilan yoluyla da yapılabileceğinin düzenlendiğini, uygulamada ve somut olayda taşıyanın geminin varış tarihini internet sitesinde ilan ederek ilgilisine duyuruda bulunduğunu, TTK'nın 1243. maddesinde, deniz taşımasında emredici hükümlerinin düzenlendiğini, TTK'nın 1174. maddesinde yer alan bu bildirim yükümlülüğünün emredici hükümler arasında yer almadığını, konşimentonun “6.3. Bildirim ve Teslimat” başlığı altındaki 6.3.1. maddesi “İşbu Konşimentoda söz edilen, Malların varışına dair taraflara bildirim yapılması hususu, yalnızca Taşıyanın bilgilendirilmesi amacına yöneliktir ve söz konusu bildirimin yapılmaması, Taşıyanı hiçbir sorumluluk altına sokmayacağı gibi, Taciri işbu Konşimento çerçevesindeki hiçbir sorumluluktan da kurtarmayacaktır.” şeklinde olduğunu, tarafların taşıyanın bildirim yükümlülüğünü kaldırdığını, bu bildirim yükümlülüğünün kaldırılmasının bir sonucu olarak geminin boşaltma limanına yanaşmasıyla birlikte sona eren taşımada yükünü derhal teslim almayan gönderilene karşı TTK'nın 1174. maddesinde hakkını kullanabileceğini, bu kapsamda taşıyanın acentesi aracılığıyla (müvekkili şirketin) konteyner içerisindeki malları gümrük idaresine bildireceğini ve derhal liman terminalince işletilen gümrüklü antrepoya tevdi edeceğini, liman ardiyesinin söz konusu eşya yüklü konteyneri TTK ve BK kapsamında taşıyana karşı sorumlu olacak şekilde saklamakla yükümlü olduğunu, müvekkili şirket tarafından düzenlen 01.07.2021 tarihli fatura içeriğinde yer alan “Dokümantasyon Ücreti” ve “Liman İçi Terminal Ücreti” kalemleri konteyner gemiden indirildikten sonra depoya tevdi edildiği aşamaya kadar olan terminal ücretlerine ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin grupaj ambarına/depoya getirilen emtianın kamyona yüklenmesi işine ilişkin davacının sigortalısına herhangi bir hizmet vermediğini, davacının dosyaya diğer davalı ..... tarafından düzenlenen 06.07.2021 tarih ve 1600028014 numaralı fatura içeriğinde yer alan “Liman Gelirleri Terminal-Ardiye-Muayene” kalemlerinin yer aldığı faturadan anlaşılabileceğini, ......'nin faturayı davacının sigortalısı adına tanzim ettiğini, çünkü emtianın FOB teslim şeklinde satıldığını, mallar gemi küpeştesini geçtikten sonra tüm risk ve masraflara katlanma yükümlülüğünün alıcıya geçtiğini, davacının iddia ettiği şekilde bir hasar meydana gelmişse bile hasarın meydana geldiği işlemin müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, yapılan işlem ile müvekkili şirket arasında hiçbir bağlantının bulunmadığını ve davacı tarafından bunun aksinin de ispat edilemediğinden meydana geldiği iddia olunan hasardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini, TTK'nın 1185/2f maddesinde, ziya veya hasarın meydana geldiği iddia olunan eşyada yapılacak olan incelemenin tarafların katılımıyla veya yetkili makam tarafından yapılmış olmasını aramış olmasına rağmen davacı tarafça dosyaya sunulmuş olan ekspertiz raporunun müşterek katılımlı olacak şekilde tanzim edilmediğini, konşimento üzerine herhangi bir hasar şerhinin de düşülmemiş olup taşıyanın emtiayı alıcısına hasarsız, tam ve eksiksiz olarak teslim ettiğinin kabulü gerektiğini, müvekkili şirkete usulüne uygun hasar bildiriminin yapılmadığını, TTK'nın 1185. maddesine göre, yükün ziya veya hasara uğradığı en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında, haricen belli olmayan durumlarda ise, teslimden itibaren üç gün içinde bildirim yapılması gerektiğini, emtiada meydana gelen hasarın taşıma sırasında oluştuğuna ilişkin ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, ancak davacı tarafça buna ilişkin bir delilin sunulmadığını, bu aşamadan sonra sunulmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, emtiadaki hasarın 06.07.2021 tarihli tutanakla tespit edildiğini, ne davacı tarafından ne de davacının sigortalısı tarafından süresi içerisinde müvekkili şirkete hasar bildiriminde bulunulmadığını, hasar bildirimine ilişkin ihtarname tarihinin 27.02.2021 olduğunu, süresi içerisinde bir bildirimde bulunulmadığını, bu nedenlerle emtianın alıcısına hasarsız olarak teslim edildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, Sovtaj Teklif Formunda 16.000 TL + KDV tutarında teklif verilmiş olmasına rağmen hasar tutarının hesaplanmasında sovtaj bedelinin 6.100 TL olarak değerlendirildiğini, davacının dosyaya sunmuş olduğu ekspertiz raporunda emtianın sovtaj tutarının neye göre hesaplandığının belli olmadığını, davacı tarafça yapılan ödeme tarihinde taşıyanın aleyhinde oluşan bir temerrütün söz konusu olmadığını, davacının sigortalısının göndermiş olduğu ihtarnamede belirtilen tutarla davacının sigortalısına yapmış olduğu sigorta tazminatı tutarının aynı olmadığı gibi müvekkili şirketi temerrüde düşürmeye yönelik bir ihtarnamenin varlığından söz edilemeyeceğini, tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye ilişkin ihtar ve ihbarların noter kanalıyla yapılmasının TTK'nın 18/f.3. maddesine göre zorunlu olduğunu, ödeme tarihinden itibaren talep olunan faizin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, TTK'nın 1186 ve devamı maddelerinde taşıyan bakımından belirlenen sorumluluğun üst sınırını aşan taleplerin kabul edilemeyeceğini, taşıyanın taşıma sırasında taşınan emtiada meydana gelen hasardan sorumluluğunun TTK'nın 1186 ve devamı maddeleri ile sınırlandırıldığını, taşınan emtiada kısmi hasar bulunması halinde ise, sadece hasara uğrayan kısmın ağırlığının dikkate alınarak sorumluluk miktarının belirlenebileceğini, taşıyanın sorumluluk sınırının gözetilmeden talep edilen tazminat miktarının hukuka aykırı olduğunu belirterek, müvekkili şirkete karşı açılmış olan haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle yetki, dava şartı yokluğu ve hak düşürücü süre, aktif ve pasif husumet nedeni ile usulden reddine, esasa girilmesi durumunda da esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın İngiltere Mahkemelerinde yetkili İngiliz Hukukunun uygulanarak çözülmesi gerektiğini, konşimentonun 14. maddesinde bununla ilgili bir hüküm bulunduğunu,.... AŞ’ye ait bir kap 1317 kg Tel Erozyon Makinesi ve aksamlarından oluşan eşyanın CCLU4958... numaralı konteyner 06.07.2021 tarihinde ..... gemisinden tahliye edilerek yüklenici .... A.Ş. personeli .... tarafından forkliften düşürülerek hasar gördüğünü, 29.12.2020 tarihli sözleşme ile .... AŞ’nin doldurma boşaltma ve yükleme işini üstlendiğini, müvekkilinin işi bütünüyle devrettiğini ve kusurunun bulunmadığını belirterek, davanın usulden ve olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince "Dava; sigorta sözleşmesine dayalı karşı sigorta konusu malın hasara uğramasına istinaden liman içi boşaltma işlemlerini yapan ve taşıyan / yükleten ifa yardımcısı sıfatına sahip olan davalı ....aleyhine açılan rücuen tazminat davasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
Arabuluculuk tutanağı, ekspertiz raporu, mal faturası, konşimento, ithalat beyannamesi, liman tutanağı, sigortalı tutanak, hasarlı rulo etiket bilgisi, liman hizmet faturası, hasar talebine ilişkin belgeler, sovtaj teklifleri ve dekontu, fotoğraflar, ödeme dekontu, hasar tespit tutanağı, tutanak, liman içi operasyon faturası, liman tutanağı, makinenin fabrikaya giriş tutanağı, makinenin servis raporu, alternatif servis raporu, limana çekilen ihtar, taşıyıcıya çekilen ihtar,.... firması cevabı, ihtarname, faturalar, ekspertiz raporları incelenmiştir.
Davanın HMK m. 138 ve HMK m. 140/1 e göre itirazlar yönünden incelenmesinde davalıların süresinde yetki, aktif – pasif husumet hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunması nedeniyle yetki, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazının değerlendirilmesinin gerektiği görüldü.
Davalılar vekillerinin yetki itirazı değerlendirildiğinde; davalı ....'ın taraf olarak bulunmadığı konşimentoya istinaden yetki itirazında bulunduğu, davalı şirketin genel merkezinin İstanbul olduğu, yetki itirazının uluslararası yetkiye ilişkin olup, MÖHUK m. 6&ya göre kamu düzenine aykırı olduğu gibi TBK m. 20 ve 23'e göre emredici olan genel işlem şartı niteliği taşıdığı ve taraflarca teati edilmediği gibi, ibraz edilen ....'ın düzenlemiş olduğu konşimentonun 14. Maddesindeki ABD dışındaki taşıma hükmünde ve yetkileri kısıtlayıcı hükümler içerdiği, simetrik yetki hususunun düzenlenmediği tespit edilmekle davalının hem taraf olmadığı, hem de pasif sıfat yokluğu nedeniyle reddini talep ettiği davada yetki itirazının TMK m. 2'ye aykırı olduğu tespit edilmekle yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Diğer davalı ... İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün yetki itirazının da taraflar arasındaki ticari ilişkisinde sigortalı ile arasında düzenlemiş olduğu faturaya ilişkin ticari ilişki bulunduğu ve davalının yetki itirazının haklı sebebe dayanmadığı gibi TMK m. 2 ye aykırı olduğu, akdin ifa yerinin de İzmir olduğu tespit edilmekle; yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı .... A.Ş.’nin hak düşürücü süre itirazının konşimentonun düzenlendiği tarih itibariyle yüklemenin 30.05.2021 tarihinde yapıldığı, davanın ise 03.12.2021 tarihinde açıldığı tespit edilmekle; hak düşürücü sürenin geçmediği (TTK m. 1188) tespit edildiğinden hak düşürücü itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafın aktif husumet itirazı değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketinin sigortalısının zararının oluşmadığı ve bu nedenle yapılan ödemenin ex - gratia ödeme olduğu iddia edilmekle; sigortalının zararının oluşup oluşmadığı ve malın zarara uğramış olması nedeniyle sigortalının bu bedeli iade alıp almadığı ya da satıcının bu mal yerine başka bir mal gönderip göndermediği ya da cari hesap kayıtlarında bir mahsup olup olmadığı konularında bilirkişi incelemesi yapılarak davacının sigortalısının zararının oluşup oluşmadığının tespiti ile halefiyet şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gerektiğinden bu konuda bilirkişi incelemesi yapılması ile aktif husumet konusunda karar verildiği ve bu konuda Bilirkişi SMMM .....’den 23.04.2022 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda; davacının sigortalısı .... AŞ’nin defter ve kayıtları incelendiğinde bilirkişinin dava dışı .... AŞ’nin defterlerine ilişkin incelemesinde satıcı .... Ltd. firmasından satın aldığı 17.05.2021 tarihli fatura 2 kap makinenin bedelinin ödenip ödenmediği incelenmiş, makine bedeline yurt dışı satıcılar hesabı yansıtıldığı, davacı sigorta şirketinin bu şirkete 29.268,40 USD (252.422,39 TL)'yi 12.08.2021 tarihinde hasar dosyası kapsamında ödediği belirtilmiştir.
Ayrıca davalı tarafın itirazı gereğince, davacı tarafın ibraz ettiği sigorta poliçesinde tarih ve saate ilişkin itirazı nedeniyle beyanda bulunması istenmiş ve davacı taraf 16.06.2022 tarihinde beyanda bulunarak 06.07.2021 tarihli hasar ve banka kredi işlemi ile acente poliçe üzerine hasar gören Erozyon Makinesi not edilerek ... Gemi adı yazılarak Flotan poliçesi hazırlandığı, böylece ayrı ayrı sevkiyatların sigortalandığı, sigortacıdan tek tek emtia poliçelerin talep edilebildiği şemsiye abonman poliçesi olduğu belirtilmiştir.
Davalıların diğer itirazlarının (pasif husumet) bilirkişi tarafından yapılacak incelemeden sonra hüküm ile değerlendirilmesine karar verilmiş olup, Bilirkişiler Makine Mühendisi ...., Kaptan...., Gümrükçü ...., Teknik Bilirkişi ....’den 12.10.2022 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda; tarafların beyan ve itirazları değerlendirilerek yapılan incelemede; dava dışı..... A.Ş.’nin ticari kayıtlarına göre davacının sigortacı olarak bu şirkete 29.268,40 USD ödeme yaptığı ve bu miktar alacağı temlik aldığı, sigortalının malın bedelini de satıcıya ödediğinden sigortacının yapmış olduğu ödemenin ex-gratia ödemenin olmadığı, sigortalısının haklarına halef olduğu ve temliknameyle bu alacağı temlik aldığı (10.08.2021 tarihli temlikname ve ibraname), hasar miktarının 6.100,00 TL hurda bedeli olarak belirtildiği, her ne kadar ......’nin sovtaj bedeli olarak 16.000,00 TL olduğunu belirterek itirazda bulunmuş ise de; dava konusu emtianın yatırım teşvik kapsamında getirilmiş olması nedeniyle sovtaj olarak verilemediği ve hurda bedeli olarak 6.100,00 TL değerin rayice uygun olduğu, hasar gören malın 07.07.2021 tarihli tutanağında emtianın düşme neticesinde zarar gördüğü, ekspertiz raporunun incelenmesiyle de X, Y, Z’lerinin deforme olduğu, kupa gövdesinin yerinden koptuğu ve makinanın rijitliğinin bozulduğu, Türkiye’de onarım imkanının bulunmadığını, ancak menşeinde onarılabileceğini, bu halde makinenin kullanılamaz olması nedeniyle hurdaya ayrılması gerektiği, hurda değerinin de 6.100,00 TL = 731.60 USD olarak belirlendiği, gerçek zararın 30.000,00 USD – 731,60 USD = 29.268,40 USD olduğu, davalı.....’nin somut olayda liman gelirleri, terminal, ardiye ve muayene başlıklı 06.07.2021 tarihli 254,07 TL bedelli hizmet faturası düzenlediği, bu faturanın sigortalı .... A.Ş.’ye düzenlendiği, TBK m. 393 vd. göre taraflar arasında bir hizmet sözleşmesi yapıldığı, ...’nin bu hizmeti liman içinde yüklendiği, TBK m. 400 vd. yine işçinin kusuruyla vermiş olduğu zararlardan işçinin sorumlu olduğu, ....’nin TBK m. 395 vd. göre işi bizatihi yapmakla yükümlü olduğu halde alt taşerona verebileceği dava dışı ..... A.Ş. ile yüklenici olarak anlaşıldığı, .... Hizmet Alımları Tıp Sözleşmesi m. 29 gereğince yüklenicinin tazminat sorumluluğu bulunduğu, uygulama yanlışından dolayı ortaya çıkan zarardan yüklenicinin sorumlu olduğu, davalı .... ile yüklenici ..... A.Ş. arasında imzalanmış olan sözleşmenin yine dava dışı davacının sigortalısını bağlamadığını, bunun iç ilişki de sonuç doğurduğunu, ....’nin ödemek zorunda kaldığı tazminatı yükleniciye rücu etme imkânının teknik şartname m. 7/2’de yer aldığı, davalı ....’nin boşaltmada meydana gelen ve 07.07.2021 tarihli teslim tutanağında fotoğraflarla da hasarlı olduğu belirtilen emtianın kamyona yükleme sırasında forkliften düşürülerek hasar görmesinden sorumlu olduğunu, TBK m. 116/1f gereğince ifa yardımcısının verdiği hasardan da sorumluluğunun bulunduğu, yüklemenin .....’nin gözetimi altında yapılması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu, yine dava dışı ..... tarafından düzenlenen COSU6300795740 sayılı 30.05.2021 tarihli ana konşimento da davalı ....A.Ş.’nin “taşıtan – gönderilen – ihbar edilen” sıfatlarına sahip olduğu, yine dava dışı Tayvan’da bulunan taşıma işleri komisyoncusu ..... tarafından düzenlenen ara konşimentoda ise gerçek yük ilgilileri olan .... “yükleten – taşıtan” sıfatlarına sahip olduğu, .... A.Ş.’nin ise “gönderilen – ihbar olunan” sıfatlarına sahip olduğu, ayrıca davalı olan .....’in ise konşimento da forwarder acentesi yani komisyoncu olarak yer aldığı, 01.07.2021 tarihli ve davalı .... .tarafından dava dışı sigortalı adına düzenlenen “dokümantasyon ücreti, liman içi terminal ücreti ve navlun ücreti” açıklamalarına haiz 2.160,00 USD bedelli faturada da deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetlerin vergi istisnasından muaf olduğu ve bu hizmetler için ücret aldığı, dolayısıyla .....’in eşya taşımayı da üstlendiği ve TTK m. 921 uyarınca taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahip olduğu, bu faturayla navlunu tahsil eden ....’in TTK m. 1178 vd’ye göre taşıyanın sorumluluğuna sahip olduğunu, TTK m. 1178/2f uyarınca eşyanın ziya ve hasarından sorumluluğu bulunduğunu, liman içi terminal hizmetlerini de üzerine almış olup, buna ilişkin fatura da düzenlediğinden doğan zarardan sorumluluğunun bulunduğunu, TTK m. 1178 vd. hükümlerine göre sorumluluktan kurtarılma şartları araştırıldığında bu şartların bulunmadığı, TTK m. 1185 hükmüne göre ihbarın süresinde yapıldığı, zira zarara ilişkin tutanağın limanda tutulduğu, bu davalının TTK m. 1186’ya göre sorumluluğunun sınırlandırılıp sınırlandırılmadığı incelendiğinde; emtianın değerinin konşimentoda yer aldığı, 1 ÖÇH’nin 1,41 USD olup, bir parça hasarlı mal x 666,67 ÖÇH (1,41 USD) = 940,00 USD ve 1.317 kg hasar gören emtia kilogramı x 2 ÖÇH (1 ÖÇH - 1,41 USD) = 3.713,94 USD olup, bu miktarla sınırlı olduğu, bu zarardan 1 nolu davalı .....’nin tümünden sorumlu olup, 2 nolu davalı.....A.Ş.’nin ise TTK m. 1186/1f hükmüne göre sorumluluk sınırlaması ilkelerine göre 3.713,94 USD ile sınırlı olarak sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davacı vekili 24.10.2022 tarihli beyan dilekçesiyle; davalı.... A.Ş. açısından sorumluluğun sınırlandırılmasını kabul etmediklerini, bu davalının terminal hizmetlerini de üstlendiğinden tüm zarardan sorumlu olması gerektiğini, ayrıca ÖÇH hesabının da yanlış belirlendiğini, ödeme gününde 1 ÖÇH’nin 1,42 USD olup, sorumluluk tutarının 3.741,65 USD olduğunu belirterek itiraz etmiştir.
Bu rapora karşı davalı.... vekili 26.10.2022 tarihli beyan dilekçesiyle; müvekkilinin taşıma işleri komisyoncusu olduğunun belirlendiğini, ancak navlun faturası da düzenlendiğinden taşıyan olarak kabul edildiğini, fiili taşıyanın .... olup, taşımadan kaynaklanan bir zarar doğduğunda ....’nun sorumlu olacağını, müvekkilinin ....’ın düzenlediği konşimento da For The Release Of Goods Apply To yani malların teslimi için başvurulacak kişi sıfatıyla yer aldığını, taşıyan sıfatıyla herhangi bir sorumluluğun bulunmadığını, müvekkili şirketin kendisine yüklenen edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirdiğini, geminin rıhtıma yanaşır yanaşmaz gönderilenin derhal yükü teslim alması gerektiğini, dava konusu taşımanın gerçekleştirildiği, TPEA100365 nolu konşimentonun arka sayfasında taşıma şartlarının yer aldığı m. 6.3’te bildirim yapılması gerektiğini, bildirim yapılmamasının taşıyanı sorumluluk altına sokmayacağını ve tacire hak sağlamayacağını belirttiğinden müvekkilinin TTK m. 1174’te yer alan hakkını kullanarak taşıyanın acentesi aracılığıyla (müvekkili) konteyner içerisindeki malları Gümrük İdaresi'ne bildirdiği ve Liman Terminali tarafından işletilen gümrüklü antrepoya tevdi ettiğini, navlun faturasının da müvekkili şirket tarafından tanzim edildiği belirtilmekle; birlikte bu ücretlerin dokümantasyon ve liman içi terminal ücreti olarak gemiden indirildikten sonra depoya tevdi edildiği aşamaya kadar terminal ücretine ilişkin olduğu, müvekkilinin emtianın kamyona yüklenmesiyle ilgili herhangi bir hizmet vermediğini, bu hizmetlerin ... tarafından yapıldığını, aktif husumete ilişkin itirazlarını da tekrar ettiklerini, taşıyana süresinde ihbar yapılmamış olduğundan müvekkili şirketin veya taşıyanın zarardan sorumlu olmadığını, tek taraflı düzenlenen tutanağın yeterli olmadığını, TTK m. 1185/2f uyarınca eksper raporu dikkate alınmışsa da eksper raporunun hükme esas alınamayacağını, hasar tespit tutarına da itiraz ettiklerini, sovtaj bedelinin 16.000,00 TL + KDV olması gerektiğini belirterek bilirkişilerden ek rapor alınmasına ve yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bu rapora karşı davalı .... vekili 03.11.2022 tarihli beyan dilekçesiyle; müvekkilinin ihaleyi veren makam olduğunu, işi bütünüyle devrettiğini, bu nedenle zarardan sorumlu olamayacağını belirterek rapora itiraz etmiştir.
Toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre;
Dava konusu somut olayda davacı sigortacının sigortalısı olan....A.Ş.’nin Tayvan’da bulunan satıcı ...’ten 27.05.2021 tarihinde 2 adet tel erozyon makinesi satın aldığı ve bu makinelerin taşınma işinin satıcı tarafından Tayvan’da bulunan .... firması tarafından akdi taşıyan sıfatıyla düzenlenen konşimentoyla Tayvan’dan İzmir’e taşınması işini üzerine aldığı, TPEA100365 nolu konşimento kapsamında göndereni ...., alıcısı ve ihbar olunanı .... A.Ş. ve For The Release Of Goods Apply To yani malların teslimi için başvurulacak kişi sıfatıyla ... A.Ş.’nin yer aldığı, konşimentonun düzenlendiği, bu konşimentoyla akdi taşıyanın düzenlendiği belirlenmiştir. Fiili taşıyanın ...'in ise COSU6300795740 numaralı ve 30.05.2021 tarihli konşimentoyu düzenlediği, bu konşimento da yükletenin ... PTH Limited, alıcı / gönderilen / ihbar olunan .... A.Ş. olduğu, bu konşimentoya ek olarak bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere davalı .... A.Ş.’nin Dokümantasyon Ücreti, Liman Ücreti, Terminal Ücreti Ve Navlun Ücreti başlıklı 2.160,00 USD bedelli 01.07.2021 tarihli fatura düzenlediği, davalının sadece taşıma işleri komisyoncusu olmayarak aynı zamanda taşımayı da üzerine aldığından TTK m. 921 vd. göre taşıyan sıfatına haiz olduğu, bu nedenle taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahip olarak TTK m. 1178 hükümlerine göre taşıyanın sorumluluğu kapsamında eşyanın taşıma sırasında zarara uğramasından sorumlu olduğu belirlenmiştir. .....A.Ş.'nin düzenlediği bu fatura kapsamında liman içi terminal hizmetlerini de üzerine aldığından terminalde meydana gelen bu zarardan da sorumluluğunun bulunduğu tespit edilmiştir. TTK m. 1185 hükmüne göre ihbarın süresinde yapıldığı ve zira zarar gören mal nedeniyle tarafların katılımıyla bir tutanak düzenlendiği, zararın terminal hizmetlerinden meydana geldiği, sorumluluğun sınırlandırılması bakımından ise taşıyanın TTK m. 1186/1f hükmüne göre “…Özel Çekme Hakkı, fiilî ödeme günündeki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir…” hüküm tarihine en yakın tarihteki (04.11.2022) değeriyle hesaplanacak olursa 1 ÖÇH = 1.27693 USD olup, hasarlı bir parça x 666,67 ÖÇH (1.27693 USD) = 851,29 USD ve hasar gören 1.317 kg x 2 ÖÇH (1.27693 USD) = 2.634,00 USD x 1.27693 USD = 3.363,43 USD olduğundan yüksek olan hesaplama miktarı 3.363,43 USD ile bu davalının sorumlu olduğu belirlenmiştir.
Yine, davalılardan ......'nün ise davacının sigortacısı olan.....A.Ş.’ne düzenlediği 06.07.2021 tarihli 254,07 TL bedelli hizmet faturasıyla liman ardiye ve muayene / liman hizmetleri başlığıyla düzenlediği faturaya istinaden yüklemeyi taahhüt ettiği, bu nedenle liman içerisinde bulunan emtianın kamyona yüklenmesi sırasında doğacak hasarlardan limanın sorumlu olduğu, her ne kadar liman idaresinin bu işi ... Hizmet Alımları Tıp Sözleşmesiyle alt yüklenici olan ...A.Ş.’ne ihale yoluyla devretmiş olsa dahi 3. kişilere karşı sorumluluğunun devam ettiği, bu firmayla ihale yoluyla yapılan sözleşme kapsamında doğacak zararlardan .... A.Ş.’ye rücu etme hakkının bulunduğunu, bu davalının sorumluluğunun aynı zamanda TBK m. 66 gereğince adam çalıştıranın sorumluluğuna dayandığı, yine TBK m. 71’e göre yapılan işin niteliği liman hizmetleri olması ve bu işin tehlike doğuran bir iş olması nedeniyle tehlike sorumluluğunun da bulunduğu, bu tehlike nedeniyle doğan zararlardan davalının sorumluluğunun bulunacağı, vinçler, istif makineleri veya forkliftlerin kullanılmasından doğacak zararlarda limanın işletilmesi nedeniyle önemli ölçüde tehlikeli bir faaliyet teşkil etmesi nedeniyle göstereceği tüm özene rağmen doğacak zararlardan sorumluluğu bulunacaktır.
Bu nedenle davalı .... doğan zararın tümünden, diğer davalı .... A.Ş. ise doğan zararın 3.363,43 USD’lik kısmından sorumlu olduğu kabul edilmesi gerekmiştir. "şeklindeki gerekçe ile " Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; Davacı sigortacının, sigortalısına yapmış olduğu 29.268,40 USD hasar bedelinin (davalı ....A.Ş’nin bu zararın 3.363,43 USD'lik kısmından sorumlu olmak kaydıyla) ödeme tarihi olan 12.08.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca ABD doları cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden -.TL karşılığının davalılardan tahsiline, Davalı.... A.Ş. yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine'' karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin gerekçeli kararında; davacı ve davalı .... vekillerinin vekalet ücretlerini hesaplarken yabancı para alacağının dava açılış değeri üzerinden hesaplama yapılarak vekalet ücretlerine hükmedildiğini, tahsis talebinde bulunulduğunu ancak red kararı verildiğini, ekli içtihatlarda da, yabancı para ile açılan davalarda karar tarihindeki TL karşılığı üzerinden vekalet ücretinin hesaplanacağı için; 29.268,40 ABD Doları dava değerinin 10/11/2022 tarihindeki TCMB efektif satış kurunun TL karşılığı (29.268,40 x 18,6405) 545.577,61 TL olup, davalı ....'in sorumluluğunun da (3.363,43-ABD Doları ile) 62.696,00 TL üzerinden hesaplanacağını, dolayısı ile hükmolunacak vekalet ücretlerinin de,.... vekili aleyhine 78.013,50 TL'sinden,....vekili aleyhine 10.031,36 TL'sinden sorumlu olmak üzere, şeklinde olması gerekirken, 2021 tarihli dava açılış TL karşılığı ile hesap yapılmasının hatalı olup, bu yönden kaldırılması gerektiğini, yine yerel mahkemenin gerekçeli kararında; davalılardan .....vekili lehine red olan kısma ilişkin olarak vekalet ücretini AAÜT m.13/1 ile hesaplamış ise de; bu davalı için AAÜT m.13/3 ile "kısmi red halinde davalının vekaleti, davacının vekaletini geçemeyeceği" hükmü gereğince davacı ile aynı vekalet ücretinin verilmesi gerektiğini, AAÜT m.13/3 "Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." hükmünün yer aldığı, gerekçeli kararda vekalet ücretinin hesaplanırken sehven karar tarihi yerine dava açılış tarihindeki TL karşılığı ile hesaplanan vekalet ücretlerinin; ... aleyhine 78.013,50 TL,....aleyhine 10.031,36-TL ile sorumlu olmak üzere, şeklinde düzeltilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Cevap dilekçelerinde vurguladıkları gibi, limanında makine ile konteyner içi doldurma/boşaltma ve aktarma işinin ..... A.Ş. tarafından üstlenildiğini, müvekkili idarenin, ihale makamı olarak işi bütünüyle devrettiğini, dava konusu kazanın, adı geçen şirket personeli tarafından yapılan yükleme sırasında meydana geldiğini, bu nedenle müvekkili idarenin kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını, farklı yöndeki değerlendirmelerin yerinde olmadığını, hesaplanan hasar bedelinin fahiş olduğunu, ayrıca dava tarihinden öncesi için faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı......... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetki itirazı yönünden; her ne kadar yerel mahkemenin gerekçeli kararında; cevap dilekçelerinde sundukları savunmalarının değerlendirilmediğini, TMK'nın 2. madde hükümleri ile bağdaşmayacağını, aynı zamanda konşimento tarafı olmadıklarını iddia ederek yetki itirazlarının reddine karar vermiş olunsa da bu karar noktasında eksik değerlendirme yapıldığını, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, istinafa konu davaya ilişkin yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davacının rücuen tazminat talebi kabul edilmiş olsa da davacının yapmış olduğu ödemenin sigorta tazminat kapsamında yapılmış bir ödeme olup olmadığı konusunda eksik değerlendirme yapıldığını, söz konusu taşımada davacının sigortalısı alıcı/gönderilen, .... Ltd'nin ise, gönderici/satıcı konumunda olduğu emtianın Tayvan'dan Türkiye'ye nakliyesi sonrasında limanda tahliyesi esnasında hasara uğraması nedeni ile zarara uğradığını iddia eden sigortalısına ödeme yapan sigortacının öncelikle anılan davada aktif husumet ehliyetinin var olması gerektiğini, hiçbir şekilde müvekkilinin taşıyan sıfatını ve/veya sorumluluğunu kabul anlamına gelmemek üzere, sigortalının taşıyana karşı herhangi bir alacak hakkının olması için öncelikle sigortalının dava konusu taşımadan zarar görmesi gerektiğini, taşıma sırasında emtianın hasara uğradığının iddia edildiğine göre, bu zarardan sigortalının zarar görmesi için satışın gerçekleşmiş olması ve sigortalının dava dışı satıcıya mal bedelini ödemiş olması gerektiğini, ancak, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davacının sigortalısının mal bedelini ödemiş olduğuna dair bir ödeme dekontunun davacının delilleri arasında yer almadığını, eğer sigortalının mal bedelini dava dışı satıcıya ödemediyse sigortacının sigortalısının anılan davayı ikame etme imkanının bulunmadığından davacının halefiyet talebinin de bulunmasının mümkün olmadığını, sigortalısına lütuf ödemesinde bulunan davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeni ile reddedilmesi gerekirken yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin akdi taşıyan sıfatının bulunmadığını, yerel mahkemenin gerekçeli kararında müvekkili şirketin dokümantasyon ücreti, liman ücreti, terminal ücreti ve navlun ücretine ilişkin açıklamalı fatura düzenlediğinden bahisle taşıyan sıfatını haiz olduğunu ve bu sebeple meydana geldiği iddia olunan hasardan sorumlu olduğuna hükmedildiğini, ancak bunun kabulünün taraflarınca mümkün olmadığını, öncelikle cevap dilekçelerinde de belirtilen, müvekkili şirketin taşıma kapsamında taşıyan sıfatının bulunmadığını, ayrıca anılı konşimentoda taşıyanın acentesi olarak ..... (...) .. Ltd. yazısı şerhinin düşülmüş olup dosya tahtına konu olayda müvekkili şirketin acente olarak dahi hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, ... (...) .. Ltd ile müvekkili şirketin ayrı tüzel kişilere haiz olup organik ya da inorganik hiçbir ilişkilerinin bulunmadığını, bu bağlamda, müvekkili şirkete acente sıfatıyla izafeten dahi dava açılmasının mümkün olmadığını, ana konşimento .....Ltd tarafından taşıyan sıfatıyla imzalandığını, bu anlamda, hiçbir şekilde davacının davasının kabulü anlamına gelmemek kaydı ile, bir an için taşıma esnasında emtiada hasarın meydana geldiği kabul edilse dahi meydana gelen hasardan dolayı tüm sorumluluğun fiili taşıyan .... Ltd şirketine izafeten ve kendisi adına asaleten ... A.Ş'nin üzerinde olması gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu taşımada ne taşıyan ne de acente sıfatını haiz olmamasından dolayı sorumluluğun da atfedilemeyeceğinden ve bu doğrultuda da müvekkili şirkete herhangi bir sorumluluk yükletilemeyeceğinden, gerek doğrudan gerekse de izafeten husumetin tevcih edilerek müvekkili şirkete karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddedilmesi gerekirken yerel mahkemenin yanlış ve eksik incelemesi sonucunda kurulan hükmün hukuka aykırı olup yerel mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin anılan davaya konu taşımada hiçbir şekilde sorumluluğunun bulunmadığını, yerel mahkemenin her ne kadar davaya konu taşımada müvekkili şirketin üst taşıyıcı sıfatını haiz olduğu kanaatine vararak hüküm kurmuş olsa da müvekkili şirketin bu taşımada hiçbir şekilde sorumluluğunun bulunmadığını, hiçbir şekilde müvekkili şirketin taşıyıcı sıfatını kabul anlamına gelmemekle birlikte emtia tahliye limanı olan İzmir Limanı’na sorunsuz bir şekilde tam, eksiksiz ve hukuka uygun olarak teslim edildiğini, söz konusu emtia persiyle yükleme şeklinde deniz yoluyla konteyner taşımacılığına konu olacak şekilde taşındığını, konteyner taşımalarında gönderilenin geminin rıhtıma yanaşır yanaşmaz derhal yükü fiilen teslim alması gerektiğini, konteyner taşımasının kırkambar sözleşmesi niteliğini taşıdığını, kırkambar sözleşmelerinde boşaltma işleri başlığını taşıyan TTK'nın 1176 maddesinde; “Kırkambar sözleşmesinde gönderilen, taşıyanın veya yetkili bir temsilcisinin bildirimi üzerine gecikmeden eşyayı teslim almakla yükümlüdür. Gönderilen tanınmıyorsa bildirim, yerel teamül üzere ilan yoluyla yapılır.1174 üncü madde hükmü kırkambar sözleşmelerine de uygulanır. Bu maddeye göre taşıtana yapılması gereken bildirim yerel âdete göre ilan yoluyla olur.” denildiğini, TTK'nın 1176/f.2 maddesinde; gönderilenin kim olduğunun bilinmediği durumlarda bildirimin ilan yoluyla da yapılabileceğinin düzenlendiğini, uygulamada ve somut olayda taşıyanın geminin varış tarihini internet sitesinde ilan ederek ilgilisine duyuruda bulunduğunun tartışmasız olduğunu, tüm bunlara ek olarak TTK'nın 1243. maddesinde, deniz taşımasında emredici hükümlerin düzenlediğini ve TTK'nın 1174. maddesinde yer alan bu bildirim yükümlülüğünün emredici hükümler arasında yer almadığını, dava konusu taşımanın gerçekleştirildiği TPEA100365 numaralı konişmentonun arka sayfasının incelendiğinde; davacı tarafın tamamen kötüniyetli olarak, söz konusu taşımanın şartlarını içeren konişmentonun arka sayfasını mahkeme dosyasına sunmaktan imtina ettiğini, taşıyanın bu bildirim yükümlülüğünün “6.3. Bildirim ve Teslimat” başlığı altındaki 6.3.1. maddesi “İşbu Konşimentoda söz edilen, Malların varışına dair taraflara bildirim yapılması hususu, yalnızca Taşıyanın bilgilendirilmesi amacına yöneliktir ve söz konusu bildirimin yapılmaması, Taşıyanı hiçbir sorumluluk altına sokmayacağı gibi, Taciri işbu Konşimento çerçevesindeki hiçbir sorumluluktan da kurtarmayacaktır.” şeklinde olduğunu, tarafların taşıyanın bildirim yükümlülüğünü kaldırdıklarını, bildirim yükümlülüğünün kaldırılmasının bir sonucu olarak geminin boşaltma limanına yanaşmasıyla birlikte sona eren taşımada yükünü derhal teslim almayan gönderilene karşı TTK'nın 1174. maddesinde, hakkını kullanabileceğini, bu kapsamda taşıyan acentesi aracılığıyla konteyner içerisindeki malları gümrük idaresine bildirdiğini ve derhal liman terminalince işletilen gümrüklü antrepoya tevdi ettiğini, burada liman ardiyesinin söz konusu eşya yüklü konteyneri TTK ve BK kapsamında taşıyana karşı sorumlu olacak şekilde saklamakla yükümlü olduğunu, davacı tarafın dosyaya sunulan müvekkili şirket tarafından düzenlenen 01.07.2021 tarihli fatura içeriğinde yer alan “Dokümantasyon Ücreti” ve “Liman İçi Terminal Ücreti” kalemlerinin konteyner gemiden indirildikten sonra depoya tevdi edildiği aşamaya kadar olan terminal ücretlerine ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin grupaj ambarına/depoya getirilen emtianın kamyona yüklenmesi işine ilişkin davacının sigortalısına herhangi bir hizmet vermediğini, bu durumun davacının dosyaya diğer davalı .... tarafından düzenlenen 06.07.2021 tarih ve 1600028014 numaralı fatura içeriğinde yer alan “Liman Gelirleri Terminal-Ardiye-Muayene” kalemlerinin yer aldığı faturadan anlaşılabildiğini, diğer davalı.... nin anılan faturayı davacının sigortalısı adına tanzim ettiğini, çünkü dava konusu taşımaya ilişkin emtianın FOB teslim şeklinde satıldığını, her ne kadar FOB kaydı satıcı ile alıcı arasında yapılmış satım sözleşmesine konulmuş şartlardan olsa da taşıma sözleşmesine de etki ettiğini, FOB teslim şeklinde alıcının, malların gemi küpeştesini geçtikten sonra malla ilgili tüm risk ve masraflara katlanma yükümlülüğünün alıcıya geçtiğini, bu kapsamda emtianın tahliye limanındaki gerekli işlemlerini yerine getirme yükümlülüğünün davacının sigortalısında olduğundan, diğer davalı .... tarafından liman sahasında verilen işlemlere ilişkin tanzim edilen faturanın da dikkate alındığında, hasarın meydana geldiği forklift ve forklifti kullanan kişinin davacının sigortalısının diğer davalı ile yaptığı anlaşma sonucunda aldığı hizmete ilişkin olduğunun ortada olduğunu, davacının, bu kabul karşısında ancak aksini yani forklift ve bu forklifti kullanan kişinin taşıyanın adamlarının, müvekkili şirketin veya onun ifa yardımcısı olduğunu kanıtlayarak müvekkili şirketin sorumluluğunu sağlayabileceğini, dosya kapsamındaki diğer davalı tarafından direkt davacının sigortalısının muhatap kılınmak suretiyle tanzim edilen faturanın bu durumun aksini açık bir şekilde ortaya koyduğunu, söz konusu taşımada müvekkili şirket ile terminal işleticisi olan diğer davalı arasında bir alt sözleşmesinin bulunmadığını, ..... tarafından düzenlenen fatura muhatabının davacının sigortalısı olmasında kolaylıkla anlaşılabileceğini ve ayrıca yerel mahkemenin de kararında belirtildiği üzere ...... nin davacı sigortalının yardımcı şahsı olduğunu, hiçbir şekilde müvekkil şirketin taşıyıcı sıfatını ve sorumluluğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının iddia ettiği şekilde bir hasar meydana gelmiş ise bile hasarın meydana geldiği işlemin müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, yapılan işlem ile müvekkili şirket arasında hiçbir bağlantının bulunmadığını ve davacı tarafından aksinin de ispat edilemediğinden meydana geldiği iddia olunan hasardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini, müşterek katılımlı bir raporun tanzim edilmediğini, davacı tarafın dosyaya sunduğu ekspertiz raporunun delil olarak geçerli olacağını iddia etmiş olsa da söz konusu ekspertiz raporunun deniz taşımacılığında kullanılabilmesi için bazı şartları taşıması gerektiğini, Kanunen ekspertizin tüm tarafların kabul ettiği üçüncü bir firma ya da resmi makam tarafından yapılması gerektiğini, gerekli sürelere ve kurallara uymadan hazırlanan söz konusu raporun deniz taşımasında hiçbir şekilde müvekkili şirketin taşıyan sıfatını kabul anlamına gelmemekle birlikte taşıyana karşı kullanılamayacağını, davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan ekspertiz raporunu kabul anlamına gelmemekle birlikte TTK'nın 1185. maddesinin ikinci fıkrasında zıya veya hasarın meydana geldiği iddia olunan eşyada yapılacak olan incelemenin tarafların katılımıyla veya yetkili makam tarafından yapılmış olmasını aramış olmasına rağmen davacı tarafça dosyaya sunulmuş olan ekspertiz raporu davacının sigortalısının tek taraflı beyanına göre ve yine emtianın davacının sigortalısının uhdesinde iken inceleme yapılmış olup raporun usul ve yasaya uygun olarak tanzim edilmediğini, konşimento üzerine herhangi bir hasar şerhinin de düşülmemiş olup taşıyanın emtiayı alıcısına hasarsız, tam ve eksiksiz olarak teslim ettiğinin kabulü gerektiğini, TTK'nın 1185. maddesi uyarınca meydana geldiği iddia olunan hasardan taşıyanın sorumlu olmadığının karine olduğunu, ancak davacının bunun aksini iddia ediyorsa bunu ispatlaması gerektiğini, davacının dosyaya buna ilişkin bir delil sunmadığı gibi bu aşamadan sonra da davacının böyle bir delili dosyaya sunmasına muvafakatlarının olmadığını, bu durumda emtianın alıcısına hasarsız olarak teslim edildiğinin kabul edildiğini, yasal ihbar süresine uygun olarak müvekkili şirkete hasar ihbarında da bulunulmadığını, hiçbir şekilde müvekkili şirketin sorumluluğunun kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için mahkemenin farklı bir kanaate varması durumunda TTK'nın 1185/f.1 maddesi kapsamında yapılması gereken bildirimin müvekkili şirkete yapılmamış olduğunu, cevap dilekçelerinde de belirttikleri gibi, TTK'nın 1185. maddesine göre, yükün ziya veya hasara uğradığının en geç eşyanın gönderilene teslim sırasında, haricen belli olmayan durumlarda ise, teslimden itibaren üç gün içinde bildirimin yapılması gerektiğini, davacı ve sigortalısının TTK'nın 1185/f.1 maddesi kapsamında süresinde ve usulüne uygun olarak yapılmış bir bildirimin yapılmadığını, hal böyle olunca emtiada meydana gelen hasarın taşıma sırasında oluştuğuna ilişkin ispat yükünün davacı taraf üzerinde olup zararın taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten ileri geldiğini ispatlayacak bir delilin dosyaya sunulmadığını, davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu fotoğraflarla hasarın deniz taşımasında meydana geldiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bu durumun tamamen somut olaya uygulanabilir nitelikte olan ve yakın tarihli bir Bölge Adliye Mahkemesi kararında da isabetle belirtildiğini, dava konusu taşıma kapsamında emtiadaki hasarın 06.07.2021 tarihli tutanakla tespit edildiğinin belirtildiğini, ancak ne davacı tarafça ne de davacının sigortalısı tarafından süresi içerisinde müvekkili şirkete hasar bildiriminde bulunulmadığını, davacının dosyaya sunmuş olduğu hasar bildirimine ilişkin ihtarname tarihinin 27.02.2021 olup bu durumun da süresi içerisinde bir bildirimde bulunulmadığını gösterdiğini, Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümleri ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek üzere, mallardaki iddia olunan hasarın müvekkili şirketin sorumlu olmayacağı bir sebepten ileri geldiğinin kabulünün zorunlu olduğunu, davacının davasını kabul anlamına gelmemekle birlikte hasar tespit tutarına itiraz ettiklerini, hiçbir şekilde davacının dosyaya sunmuş olduğu ekspertiz raporunu kabul anlamına gelmemekle birlikte raporda gerçek zarar tutarına ilişkin bir hesaplamanın yer almadığını, hiçbir şekilde meydana geldiği iddia olunan hasardan müvekkili şirketin sorumlu olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte hasarın onarılarak giderilebilecek nitelikte olup bu durumun davacının dosyaya sunmuş olduğu ekspertiz raporunda da belirtildiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan deliller arasında yer alan Sovtaj Teklif Formunda 16.000,00 TL+ KDV tutarında teklif verilmiş olmasına rağmen hasar tutarının hesaplanmasında sovtaj bedelinin 6.100,00 TL olarak değerlendirildiğini, davacının dosyaya sunmuş olduğu ekspertiz raporunda emtianın sovtaj tutarının neye göre hesaplandığının belli olmadığını, davacı sigorta şirketinin emtiaya nasıl sovtaj tutarı biçildiği açıklanmaya muhtaç olduğundan yapılan hasar hesaplamasının mahkemece kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, taşımada taşıyanın sorumluluk sınırının TTK’nın 1186/f.3 maddesinde belirlenen sınırları aşamayacağını, hiçbir halel gelmemek ve hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, TTK md. 1186 ve devamı maddelerinde taşıyan bakımından belirlenen sorumluluk üst sınırını aşan talepler kabul edilemeyeceğini, hiçbir şekilde davacının talep edebileceği herhangi bir tazminat bulunduğunu kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla, taşıyanın taşıma sırasında taşınan emtiada meydana gelen hasardan sorumluluğunun TTK'nın 1186 ve devamı maddeleri ile sınırlandırıldığını, taşınan emtiada kısmi hasar bulunması halinde ise, sadece hasara uğrayan kısmın ağırlığı dikkate alınarak sorumluluk miktarının belirlendiğini, Yargıtay kararlarında da bu kuralların benimsendiğini, dolayısıyla taşıyanın sorumluluk sınırının gözetilmeden talep edilen tazminat miktarının hukuka aykırı olduğunu ve reddedilmesi gerektiğini, bu bağlamda, hiçbir şekilde sorumluluğun varlığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bu taşımada taşıyanın sorumluluğunun sınırının TTK hükümlerince belirlenen miktarı aşamayacağını, tamamen müvekkili şirketin sorumluluk alanı dışında vuku bulan olay nedeni ile müvekkili şirkete kusur atfedilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporu ve kusur tespitine ilişkin itirazlarının mahkeme tarafından karşılanmadan TBK ve TTK'nın ilgili hükümleri ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına aykırı bir hüküm oluşturduğunu, anılan davayı tahlil ederken Borçlar ve Ticaret Hukuku hükümlerinin doğru analiz edilemediğini, dosya kapsamında hatalı inceleme yapıldığını, müvekkilinin anılan davada sorumluluğunun bulunmadığını, dosya kapsamında eksik inceleme yapılarak hüküm kurulan yerel mahkeme kararının isabetsiz olup bozmayı gerektirdiğini, müvekkili şirket yönünden davanın kısmen kabulüne dair verdiği kararının kaldırılması ile haksız davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; sigortalı emtianın hasara uğradığı iddiası ile dava dışı sigortalıya ödenen sigorta tazminatının davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde " davacının davasının kısmen kabulü ile; davacı sigortacının, sigortalısına yapmış olduğu 29.268,40 USD hasar bedelinin (davalı .... A.Ş’nin bu zararın 3.363,43 USD'lik kısmından sorumlu olmak kaydıyla) ödeme tarihi olan 12.08.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca ABD doları cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden -.TL karşılığının davalılardan tahsiline, davalı ....A.Ş. yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
İş bu karar davacı ve davalı vekilleri tarafından tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf talebi yönünden;
Mahkemece yapılan yargılama sırasında mali müşavir bilirkişiden alınan 23.04.2022 tarihli raporda sonuç olarak; Dava dışı sigortalı .... AŞ’nin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinden, dava dışı sigortalı şirket tarafından dava konusu makine bedeli ödemesinin 344783 nolu yövmiye kaydı ile 320 (Yurt dışı) satıcılar hesabı altında yahsıtıldığı, ayrıca davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalıya 29.268,40 USD (252.422,39 TL)'yi 12.08.2021 tarihinde hasar dosyası kapsamında ödediğinin tespit edildiği belirlenmiş olmakla davalı....vekilinin, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı yönündeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Yine eldeki iş bu dava, TL karşılığı gösterilmek kaydıyla yabancı para üzerinden açılmış olup mahkemece, davacı lehine hüküm altına alınan tutar açısından dava tarihindeki TCMB kuru esas alınarak harca esas değerin hesaplanmasında ve bu tutar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinde ve ayrıca davalı .... açısından reddedilen kısım üzerinden yazılı olduğu şekilde bu davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin bu hususa değinen istinaf nedenleri de görülmemiştir.
Davalıların istinaf talebi açısından;
Ayrıca mahkemece, davalı .....'nin taraf olarak bulunmadığı konşimentoya istinaden yetki itirazında bulunduğu, davalı şirketin genel merkezinin İstanbul olduğu, yetki itirazının uluslararası yetkiye ilişkin olup, MÖHUK m. 6'ya göre kamu düzenine aykırı olduğu gibi TBK m. 20 ve 23'e göre emredici olan genel işlem şartı niteliği taşıdığı ve taraflarca teati edilmediği gibi, ibraz edilen.....'ın düzenlemiş olduğu konşimentonun 14. maddesindeki ABD dışındaki taşıma hükmünde ve yetkileri kısıtlayıcı hükümler içerdiği, simetrik yetki hususunun düzenlenmediği tespit edilmekle davalının hem taraf olmadığı, hem de pasif sıfat yokluğu nedeniyle reddini talep ettiği davada yetki itirazının TMK m. 2'ye aykırı olduğu tespit edilmekle yetki itirazının reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı .... vekilinin bu hususa değinen istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Ayrıca mahkemece hükme esas alınan 12.10.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Dosyada bulunan 06.07.2021 ve 07.07.2021 tarihli tutanaklar, servis raporu, ekspertiz raporunun incelenmesinden kamyona yüklenmesi sırasında forkliftin bıçaklarından kayarak beton liman sahasına düştüğü, servis raporuna göre düşmenin etkisi ile X, Y, Z’lerinin deforme olduğu, kupa gövdesinin yerinden koptuğu ve makinanın rijitliğinin bozulduğu, Türkiye’de onarım imkanının bulunmadığını, ancak menşeinde onarılabileceği, bu halde makinenin kullanılamaz olması nedeniyle hurdaya ayrılması gerektiği, hurda değerinin de 6.100,00 TL = 731.60 USD olarak belirlendiği, gerçek zararın ise 30.000,00 USD – 731,60 USD = 29.268,40 USD olduğu, dava dışı sigortalı ....A.Ş.’nin ticari kayıtlarına göre davacının sigortacı olarak bu şirkete 29.268,40 USD ödeme yaptığı ve bu miktar alacağı temlik aldığı, sigortalının malın bedelini de dava dışı satıcıya ödediğinden sigortacının yapmış olduğu ödemenin ex-gratia ödemenin olmadığı, sigortalısının haklarına halef olduğu ve 10.08.2021 tarihli temlikname ve ibraname ile bu alacağı temlik aldığı belirtilmiştir.
Yine aynı raporda davalı ....’nin dava dışı sigortalı sigortalı .... A.Ş. adına "liman gelirleri, terminal, ardiye ve muayene" açıklamalı 06.07.2021 tarih ve 254,07 TL bedelli hizmet faturasını düzenlediği, bu fatura gereğince dava dışı sigortalı ve davalı arasında TBK m. 393 vd maddelerine göre bir hizmet sözleşmesi yapıldığı, iş bu sözleşme ile davalı ....’nin bu hizmeti liman içinde yüklendiği, TBK 'nın 400. maddesi uyarınca işçinin kusuruyla vermiş olduğu zararlardan sorumluluğunun bulunduğunun belirtilmesinin gerektiği, her nekadar BK hükümlerine göre işçi üstlendiği işi bizzat yapmakla olsada BK 395. maddesi gereğince "durumun gereği" dolayısı ile davalının bu işi dava dışı bir şirkete bırakmış olduğunun tespit edildiği, davalının dava dışı .... A.Ş. ile yüklenici olarak anlaştığı, taraflar arasında imzalanan " .... Hizmet Alımları Tıp Sözleşmesi m. 29 gereğince "yüklenicinin tazminat sorumluluğu"'nun düzenlendiği, uygulama yanlışından dolayı ortaya çıkan zarardan yüklenicinin sorumlu olduğu, davalı.... ile yüklenici .... A.Ş. arasında imzalanmış olan sözleşmenin yine dava dışı davacının sigortalısını bağlamadığını, bunun iç ilişki de sonuç doğurduğunu, davalı .....’nin ödemek zorunda kaldığı tazminatı yükleniciye rücu etme imkânının teknik şartname m. 7/2’de yer aldığı, davalı....’nin boşaltmada meydana gelen ve 07.07.2021 tarihli teslim tutanağında fotoğraflarla da hasarlı olduğu belirtilen emtianın kamyona yükleme sırasında forkliften düşürülerek hasar görmesinden sorumlu olduğunu, TBK m. 116/1f gereğince ifa yardımcısının verdiği hasardan da sorumluluğunun bulunduğu, yüklemenin....’nin gözetimi altında yapılması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu belirlenmiştir.
Ayrıca hükme esas alınan aynı raporda; dava dışı ..... tarafından düzenlenen COSU6300795740 sayılı 30.05.2021 tarihli ana konşimento da davalı .... A.Ş.’nin hem taşıtan, hem gönderilen, hem de ihbar edilen sıfatlarına sahip olduğu, yine dava dışı Tayvan’da bulunan taşıma işleri komisyoncusu ..... tarafından düzenlenen ara konşimentoda ise gerçek yük ilgilileri olan ... Limited “satıcı – taşıtan” sıfatlarına sahip olduğu, .... A.Ş.’nin ise “alıcı/gönderilen sıfatlarına sahip olduğu, ayrıca davalı olan...... Limited’in ise konşimento da (forwarder agent) yani komisyoncu olarak yer aldığı, 01.07.2021 tarihli ve davalı .... tarafından dava dışı sigortalı adına düzenlenen “dokümantasyon ücreti, liman içi terminal ücreti ve navlun ücreti” açıklamalarına haiz 2.160,00 USD bedelli faturada da deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetlerin vergi istisnasından muaf olduğu ve bu hizmetler için ücret aldığı, dolayısıyla .....’in eşya taşımayı da üstlendiği ve TTK m. 921 uyarınca taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahip olduğu, bu faturayla navlunu tahsil eden .....’in TTK m. 1178 vd’ye göre taşıyanın sorumluluğuna sahip olduğunu, TTK m. 1178/2f uyarınca eşyanın ziya ve hasarından sorumluluğu bulunduğunu, liman içi terminal hizmetlerini de üzerine almış olup, buna ilişkin fatura da düzenlediğinden doğan zarardan sorumluluğunun bulunduğu, bu davalının TTK m. 1178 vd. hükümleri dairesinde (m.1179- m.1182 gereğince sorumluluktan kurtulma sebeplerini de ıspat edemediğinden) sorumlu tutulmasının gerektiği, dosya kapsamı belgelerden zararın meydana geldiğinin açık olduğu," kamyona yükleme esnasında fokliftin bıçaklarından kayarak düşürülmesi neticesinde" liman içi hizmetler dahilinde kabul edilecek bu hizmetin görülmesi esnasında bu hasarın meydana geldiğinin açık olduğu ,ve taşıyanın düzenlediği faturasından bu hizmetleri de üzerine alması sebebi ile kendisinin sorumluluğunun bu noktada tesis edilebileceği, kaldı ki TTK 1238/1 ve 2 fıkraları hükümleri dairesinde temiz konşimentoya bağlanan karineler doğrultusunda da iyi halde taşıyan tarafından teslim alınan eşyanın zarara uğraması neticesinde bu zararda taşıyanın hakimiyeti dahilinde gerçekleştiğinden davalı ....'nin de iş bu dava konusu zarara ilişkin taşıyan sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, bu davalının TTK m. 1186’ya göre sorumluluğunun sınırlandırılıp sınırlandırılmadığı incelendiğinde ise emtianın değerinin konşimentoda yer aldığı, 1 ÖÇH’nin 1,41 USD olup, bir parça hasarlı mal x 666,67 ÖÇH (1,41 USD) = 940,00 USD ve 1.317 kg hasar gören emtia kilogramı x 2 ÖÇH (1 ÖÇH - 1,41 USD) = 3.713,94 USD olup, bu miktarla sınırlı olduğu, bu zarardan 1 nolu davalı ....’nin tümünden sorumlu olup, 2 nolu davalı .... A.Ş.’nin ise TTK m. 1186/1f hükmüne göre sorumluluk sınırlaması ilkelerine göre 3.713,94 USD ile sınırlı olarak sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece iş bu rapor hükme esas alınarak yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına göre, hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca mahkemenin gerekçeli kararında da belirtildiği üzere, dava konusu somut olayda fiili taşıyan ....'in tarafından düzenlenen COSU6300795740 nolu ve 30.05.2021 tarihli konşimento da .....Limited'in yükleten, davalı ....A.Ş.'nin ise alıcı / gönderilen / ihbar olunan olarak gösterildiği, bu konşimentoya ek olarak davalı .... A.Ş.’nin "Dokümantasyon Ücreti, Liman içi Terminal Ücreti ve Navlun Ücreti" başlıklı 2.160,60 USD bedelli 01.07.2021 tarihli faturayı düzenlediği, bu davalının sadece taşıma işleri komisyoncusu olmayıp aynı zamanda taşımayı da üzerine aldığından TTK 921. ve vd. maddelerine göre taşıyan sıfatına haiz olduğu, bu nedenle taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahip olarak TTK m. 1178 hükümlerine göre taşıyanın sorumluluğu kapsamında eşyanın taşıma sırasında zarara uğramasından sorumlu olduğunun ve davalının düzenlediği fatura kapsamında liman içi terminal hizmetlerini de üzerine aldığından terminalde meydana gelen bu zarardan da sorumluluğunun bulunduğu ve TTK 1186/1 maddesi hükmüne göre sorumluluk sınırlaması ilkelerine göre 3.713,94 USD ile sınırlı olarak sorumlu olduğunun belirlenmiş olmasına ve yine davalı .....'nün ise dava dışı sigortalıya "liman gelirleri- terminal- ardiye ve muayene " açıklaması ile düzenlediği 06.07.2021 tarihli 254,07 TL bedelli hizmet faturasına istinaden yüklemeyi taahhüt ettiği, bu nedenle liman içerisinde bulunan emtianın kamyona yüklenmesi sırasında doğa dava konusu hasardan sorumlu olduğunun belirlenmiş olmasına göre taraf vekillerinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/11/2022 tarih ve 2021/896 Esas 2022/1028 Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 552,10 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı .... tarafından alınması gereken 26.892,96 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 6.723,30 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 20.169,66 TL'nin anılan davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı.... Şirketinden alınması gereken 2.218,67 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 736,60 mahsubu ile eksik yatırılan 1.482,07 TL'nin anılan davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı ve davalılar tarafından yapılan istinaf masraflarının üzerlerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
7-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
9-Kararın resen taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/05/2026