T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1030
KARAR NO : 2018/1351
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/09/2018
KARAR TARİHİ: 18/12/2018
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İTİRAZ ;
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında 77.450,36-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmıştır.
Kendisine 27/02/2018 tarihinde usulüne uygun olarak ödeme emri tebliğ edilen davalı-borçlu yasal süre içerisinde vekili aracılığıyla verdiği 03/02/2017 tarihli dilekçesi ile; şirketlerinin adresinin İstanbul’da olduğunu, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu, alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek, borca, faize, faiz oranına ve yetkiye itiraz etmiştir.
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin, davalıdan taşımacılık işinden kaynaklı 7 adet faturaya dayalı alacağının bulunduğunu, ancak davalının fatura bedellerini ödemediğini, müvekkilinin yaptığı işin, davalının taşımacılığını üstlendiği ... Marketin İzmir depolarında bulunan gıdaların ... A.Ş.’nin market şubelerine dağıtımı ve şehir içi taşımacılıktan ibaret olduğunu, borcun ifa yerinin İzmir olduğunu, yapılan işin 01/06/2016 ile 29/07/2016 tarihleri arasını kapsadığını, sevk edilen araç listesinde hangi araçların kullanıldığının ve hizmet güzergahlarının belirgin olduğunu, müvekkilinin ödeme yapması konusunda davalıya ihtarname gönderdiğini, davalının ise cevabı ihtarname ile faturaları iade ettiğini, davalıya taşıma hizmetini verdikleri hususunun 3. kişi durumundaki ... A.Ş.’ye yazılacak yazı ile istenecek belgelerden anlaşılacağını, borcun ifa edileceği yer davalı şirketin İzmir şubesi olduğundan HMK’nın 10. maddesi gereğince İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline, müvekkili yararına % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili süre uzatım dilekçesi ile birlikte alacağın zaman aşımına uğradığını, dava şartlarının bulunmadığını, belirsiz alacak davasının açılamayacağını, husumet ve derdestlik itirazlarının bulunduğu belirtmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşme ile İstanbul Mahkemelerinin ve İcra Müdürlüklerinin yetkili kılındığını, HMK'nın 17. maddesi gereğince İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, arada imzalanan 01/01/2016 tarihli sözleşme gereğince müvekkilinin müşterisi olan ... A.Ş.'ye ait olan ürünlerin nakliye v tedarik işlemlerinin davacı tarafından yapılmakta iken, davacının aynı bölgede deposu bulunan ... marketlerinin işlerini yapan ... firması ile alt nakliyeci olarak haricen anlaştığını, müvekkilinin müşterisine ait olan depolarda çalışan araçlarını çekerek diğer ... firmasına ait depoda çalışmaya başladığını, davacının sözleşmeye aykırı davranmasından dolayı müvekkilinin operasyonel anlamda zor durumda kaldığını ve zarara uğradığını, müvekkilinin sözleşmede yer alan "cezai müeyyideler" başlıklı 10. madde uyarınca sözleşmenin fesih ve ceza bedeli olarak KDV dahil 48.355,90 TL bedelli faturayı düzenlediğini, bu fatura ile birlikte müvekkili tarafından düzenlenen diğer faturaların davacıya tebliğ edildiğini, davacının faturaları iade ettiğini, ödeme yapmadığını, müvekkilinin, davacıya ödemesi gereken nakliye alacağından kendi alacağını mahsup ettiğini, mahsup sonrasında davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının kalmadığını, takibe itirazlarında haklı olduklarını, alacağın likit olmadığını, tazminat istenemeyeceğini belirterek, davanın reddine, müvekkili yararına alacağın % 20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE ;
Dava; hakkında faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılan davalının borca itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davacı davalıya Balıkesir ... Noterliğinden gönderdiği 11/08/2016 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname ile 72.230,29-TL borcu 7 gün içerisinde ödemesini istemiştir.
Davacı alacağının dayanağı olarak 31/07/2016 tarihli, ... numaralı KDV dahil 1.359,30-TL bedelli, 28/07/2016 tarihli, ... numaralı KDV dahil 11.639,50-TL bedelli, 21/07/2016 tarihli, ... numaralı KDV dahil 5.626,20-TL bedelli, 14/07/2016 tarihli, ... numaralı KDV dahil 10.097,26-TL bedelli, 07/07/2016 tarihli, ... numaralı KDV dahil 14.206,02-TL bedelli, 28/06/2016 tarihli, ... numaralı KDV dahil 17.185,52-TL bedelli ve 21/06/2016 tarihli, ... numaralı KDV dahil 17.336,56-TL bedelli faturalara dayanmıştır. Bu faturalarda "açıklama" kısmında nakliye bedellerine ilişkin olduğu yazılmıştır.
İİK'nın 50. maddesi gereğince; para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri kıyas yolu ile uygulanacaktır.
6100 sayılı HMK'nın yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açılabilecektir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu düzenlemeye göre; yetki sözleşmesi, tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerlidir.
Somut olayda; taraflar arasında davacı tarafça inkar edilmeyen sefer bazlı nakliye sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmenin 12.9. maddesinde ise; "uyuşmazlık durumunda İstanbul İcra Müdürlüklerinin ve Mahkemelerinin yetkili olacağı" kararlaştırılmıştır. Tarafların her ikisi de tacirdir. Dolayısıyla ortada 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesi çerçevesinde geçerli bir yetki sözleşmesi bulunmaktadır. Taraflar bu sözleşme ile birlikte uyuşmazlık durumunda İstanbul İcra Müdürlüklerinin ve Mahkemelerinin yetkili olacağını kararlaştırmış olduklarından, takibin de bu düzenlemeye göre İstanbul İcra Müdürlükleri'nde başlatılması gerektiğinden, yetkisiz İcra Müdürlüğünde takip yapılması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-İcra takibinin yetkili icra müdürlüğünde yapılmamış olması nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 35,90-TL maktu karar harcı, peşin alınan 935,41-TL nispi harçtan indirildikten sonra kalan 899,51-TL harcın isteği halinde davacıya iadesine,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
5-Davacının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde isteği halinde iadesine,
6-Davalının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde isteği halinde iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.18/12/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı