T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/301 Esas
KARAR NO : 2020/48DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/04/2017
KARAR TARİHİ : 21/01/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, mahkememize verdiği 17/04/2017 tarihli dilekçesinde; davalı hakkında İzmir... İcra Müd' nün... E. sayılı dosyası ile cari hesap alacağına müsteniden icra takibine girişildiğini, davalının yasal süresi içinde borca itiraz ederek takibin durmasını sağladığını, itirazın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında cari hesap ilişkisine dayalı ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkiye müsteniden davalının müvekkiline borçlu olduğunu, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu müvekkilinin alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını belirtmiş, davalının İzmir ... İcra Müd' nün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, mahkememize verdiği 22/05/2017 tarihli cevap dilekçesinde; müvekkilinin toptan kömür dağıtım işi ile uğraştığını ve ortalama olarak 600 bayiye kömür dağıtımı yaptığını, davacının da bu bayiler arasında yer aldığını, müvekkilinin davacıya kömür sattığını, davacının ise satın aldığı kömürlere ilişkin ödemeleri cari hesap ilişkisi kapsamında müvekkiline yaptığını, davacının icra takibinde her hangi bir belge sunmadığını, alacağın dayanaktan yoksun olduğunu, takip tarihi itibariyle müvekkilinin davacıya sattığı kömürlerden dolayı 12.127,78-USD tutarında alacağı bulunduğunu, davacının borcu ödemek yerine haksız ve dayanksız icra takibi başlattığını, taraf ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme sonucu müvekkilinin alacağının ortaya çıkacağını, davacının alacağının likit olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin kötü niyetli olduğunu belirtmiş, davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın reddine dair mahkememizce verilen karar İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi Başkanlığının... Karar sayılı ilamıyla " Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK’nın 67. maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir. Yargılama aşamasında davacı şahsın vefat etmesi üzerine, dosyaya sunulan mirasçılık belgesinde mirasçı oldukları anlaşılan mirasçıların davaya katıldıkları ve davaya devam olunduğu başkaca davaya katılmayan mirasçı bulunmadığı belirlenmiştir. Davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının tetkikinde davacı tarafından davalı hakkında cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili sebep gösterilerek 07/04/2017 tarihinde ilamsız takiplere ilişkin olmak üzere takip başlatıldığı, davalı borçlu tarafın her ne kadar dosyada ödeme emri bulunamamış ise de 07/04/2017 tarihinde başlatıldığı kesin olan icra takibine süresi içerisinde 11/04/2017 tarihinde itirazda bulunduğu, eldeki davanın ise yasal süresi içerisinde açıldığı belirlenmiştir. Davacı vekili, icra takip dosyası, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar, cari hesap raporu, yemin delillerine, davalı taraf vekili ise icra takip dosyası, cari hesap ekstresi, müvekkiline ait defter ve kayıtlar ile bilirkişi incelemesi delillerine dayanmıştır. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Yerel Mahkeme kararı davacılar tarafından istinaf konusu edilmiş olup, Dairemizce mahkeme dosyası 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ele alınmıştır. Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satım sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasa'nın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olup, takip talepnamesi esastır. Takip talepnamesinden ayrılarak karar vermek mümkün değildir. Somut uyuşmazlıkta, takip cari hesap ilişkisine dayalı olarak başlatılmış, davalı taraf dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde ve icra takip dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde takibin tamamına itirazda bulunmuştur. Dava konusu somut olayda ispat yükü genel karine gereğince davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf takipte dayandığı cari hesap ekstresine ilişkin olarak davalıdan dava ve takip miktarı kadar alacaklı olduğunu, dava değeri de değerlendirilerek HMK'nun 200/1 maddesi gereğince yazılı delillerle ispat etmelidir. Davacı tarafça yargılama aşamasında sunulan faturalarda, faturaların davalıya teslim edildiğini gösterir davalı imzası bulunmamaktadır. Bu yönde herhangi bir davalı kabulü de yoktur. Dava dilekçesi, davalı tarafın cevap dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıdan ticari ilişki kapsamında kömür satın aldığı, bu süreçte bir takım ödemeler yaptığı, ancak taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı konusunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesinde her iki tarafın da ticari defterleri üzerinde atanan SMM bilirkişisi vasıtasıyla ayrıntılı bir inceleme yaptırılmak suretiyle rapor ve ek raporlar aldırtılmıştır. Rapor ve ek raporlara göre her iki tarafın da ticari defterlerin hesap ekstreleri ayrıntılı bir şekilde incelenmiş, buna göre davacının resmi defter ve kayıtları oluştururken almış olduğu dolar bedelli faturalar için TL ödemeler yaptığı tarihte Merkez Bankasının döviz kurunu kullanarak dolar bedelli kayıt oluşturmadığı, dönem sonlarında dolar ile takip etmesi gereken hesaplarına o günün Merkez Bankası kur bedeli ile değerleme işlemi yapmadığının belirlendiği, neticeten davacının 2014-2015-2016 ve 2017 yıllarına ait resmi defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda defter ve kayıtlarında ki farklılığın mal alış ya da satış faturalarından kaynaklanmadığı, davacı tarafın 213 sayılı VUK'nun dolar bedelli mal alış faturalarında ve bunlara ait ödemelerde ilgili kanun maddelerinin defter ve kayıtlarında uygulamadığı, döviz bedelli olan ve davalıya ait olan cari hesap ekstresinde mali dönem sonlarında kur farkı değerlemesi yapmadığı, fatura ve ödemelerden kaynaklı satıcıya düzenlemesi gereken faturaların kayıtlarında yer almadığı, davacının yıllara ilişkin olarak dolar karşılığı TL tutarlı cari hesap kaydı tutmadığı sebebiyle cari hesap kayıtlarında alacaklı olarak gözükmesine neden olduğu, TL olarak kaydedilmiş olan kayıtları için her işlem yönünden ayrı ayrı olmak üzere dolar tutarlı kayıtlarının oluşturulması gerektiği, kendi kayıtlarında olup davalı tarafın kayıtlarında olmayan 1.184.866,99 TL tutarın oluşmasına sebep olan belgelerin ispatına yarar kanuni ispat yükümlülüğünü kaldıracak şekilde belge sunulmadığı, davacı tarafın sunmuş olduğu davalı tarafa ait hesap ekstresinin icra takibine konu ettiği alacağı ispata yeterli olmadığı ayrıntılı bir şekilde belirlenmiştir. Anılan rapor ve ek rapor Dairemizce de dosya kapsamına uygun olup karar vermeye elverişli bulunmuştur. Dava konusu somut olay yukarıda yapılan ispata ilişkin yasal tespitler ile aldırılan ve dosyaya uygun düşen bilirkişi rapor ve ek raporu ile toplanan deliller de birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın alıcı, davalı tarafın satıcı konumunda bulunduğu ve yazılı bir sözleşme bulunmayan ticari ilişkide takibin cari hesap ilişkisine dayandırıldığı, mutabık kalınmış bir cari hesap ekstresi bulunmadığı, cari hesap kayıtlarına göre davacının alacaklı olduğu ve talep ettiği bedelin ispatına yarar herhangi bir yazılı belge ve delil sunamadığı, davacının 213 sayılı VUK hükümlerinin dolar bedelli mal alış işlemlerinde ve ödemelerinde kendi defter ve kayıtları üzerinde uygulamadığı, cari hesap ekstrelerinde mali dönem sonlarında kur farkı değerlemesi yapmadığı, bu yönde olması gereken faturaların kayıtlarında bulunmadığı, yıllara ilişkin dolar tutarlı cari hesap tutmadığı ve kur farkının ilgili dönemlerde yapılmamış olduğu, sunulan cari hesap ekstresinin icra takibine konu alacağı ispatlamaya yeterli bulunmadığı ve neticede takibe konu alacağın yazılı ve yeterli delillerle ispatlanamadığı sonuç ve kanaatine varıldığından davacı tarafın istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği mütalaa olunur. Davacı tarafça dava dilekçesi içeriğinde sunulan delil listesinde ayrıca ve açıkça yemin deliline de dayanılmış bulunulmuştur. İlk derece mahkemesince yargılama aşamasında tarafların ticari defter ve kayıtları ile delil listelerinde belirttikleri tüm deliller toplanmak suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak davanın ispatlanamadığından dolayı davanın reddine karar verilmiş ise de yargılama aşamasında davacıya yemin deliline dayanıp dayanmayacağı hususu ayrıca ve açıkça hatırlatılmamıştır. İlk derece mahkemesince davacıya dayanıp dayanmayacağı hatırlatılmayan yemin delili esaslı nitelikte bir delil olup sonucuna göre davanın neticesini değiştirecek mahiyettedir. Bu bakımdan davacının kendisi listesinde belirtmiş olduğu yemin deliline dayanıp dayanmayacağı, dayanacak ise yemin metninin hazırlatılıp davalıya teklif edilip edilmeyeceği hususundaki davacı delili konusunda hiçbir değerlendirme yapılmadan karar verilmiş olması esaslı nitelikte bir eksik inceleme sayıldığından davacı tarafın sair istinaf istemleri incelenmeksizin istinaf isteminin bu yönden kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği " gerekçesiyle kaldırılmış , dosya esasa alınarak yargılamaya devam olunmuştur.
İzmir... İcra Müd' nün ... E. sayılı dosyasının incelemesinde: Alacaklının ..., borçlunun ..., borç miktarının 150.000,00-TL olduğu, ödeme emrinin borçluya 10/04/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 11/04/2017 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
İstinaf ilamı öncesi dava ve takip konusu edilen alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak dosya ve taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi raporunda; davacı ve davalı tarafın 2016 ve 2017 yılları resmi defter ve belgelerinin birlikte incelendiği, aradaki farklılığın mal alış yada satış faturalarından kaynaklanmadığı, davacı tarafın 213 sayılı VUK' nin dolar bedelli mal alış faturalarında ve bunlara ait olan ödemelerde ilgili Kanun maddelerini resmi defter kayıt ve belgeleri üzerinde uygulamadığı, dolar bedelli davalıya ait olan cari hesap ekstresinde mali dönem sonlarında kur farkı değerlemesi yapmadığı ayrıca fatura ve ödemelerden kaynaklı satıcıya düzenlemesi gereken yada satıcının kendisinin düzenlemiş olduğu faturaların kayıtlarında olmadığı, davacının yıllara sari olarak dolar tutarlı cari hesap kaydı tutmamış olması ve ilgili dönemlerde kur farkı değerlemesi yapmamış olması sebebiyle kendi cari hesap kayıtlarında davalı taraftan alacaklı olarak gözükmesine neden olduğu, bu sebeple davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Taraflarca bilirkişi raporuna itiraz edildiğinden, tarafların itirazları ile tarafların 2014 - 2015 yılı defterlerinin de incelenerek rapor düzenlenmesi için bilirkişiden ek rapor istenilmiş alınan ek bilirkişi raporunda: Davacı ve davalının 2014 ve 2015 yılları resmi defter ve belgelerinin birlikte incelendiği , aradaki farklılığın rapor içerisinde detaylı olarak tablo halinde hazırlanan işlemlerden kaynaklandığı , davacının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu' nun dolar bedelli mal alış faturalarında ve bunlara ait olan ödemelerde ilgili Kanun maddelerinin resmi defter, kayıt ve belgeleri üzerinde uygulamadığı, dolar bedelli davalıya ait olan cari hesap ekstresinde mali dönem sonlarında kur farkı değerlemesi yapmadığı ayrıca fatura ve ödemelerden kaynaklı satıcıya düzenlenmesi gereken yada satıcının kendisinin düzenlemiş olduğu faturaların kayıtlarında olmadığı, davacının yıllara sari dolar tutarlı cari hesap tutmamış olması ve ilgili dönemlerde kur farkı değerlemesi yapmamış olması sebebiyle kendi cari hesap kayıtlarında davalı taraftan alacaklı olarak gözükmesine neden olduğu, öncelikle TL olarak kaydedilmiş kayıtlar için her işlem bazında ayrı olarak dolar tutarlı kayıtları oluşturması gerektiği, oluşturmuş olduğu tabloya göre dolar bazında alacaklı çıkıyor ise kendi kayıtlarında olup davalı tarafın kayıtlarında olmayan 1.184.866,99-TL tutarın oluşmasına sebep olan belgelerin kanuni ispat yükümlülüğünü kaldırıcak şekilde mahkemeye belge yada belgeler sunulduğu takdirde davalı taraftan dolar yada TL tutarında alacaklı olup olmadığının net olarak tespit edilebileceği, davacı tarafın mahkemeye sunmuş olduğu davalı tarafa ait olan hesap ekstresinin icra takibine konu ettiği alacağı ispatlamaya yeterli olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
İstinaf ilamı öncesi davacı ... ' ın duruşmaların devamı esnasında vefat ettiği belirlenmiş mirasçılar davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı vekili 10/09/2019 tarihli celsede davalı tarafa cari hesaba dayalı olarak 150.000,00 TL alacak olup olmadığı konusunda yemin teklif ettiklerini beyan etmiş, bu beyanını imzası ile tasdik etmiştir.
Teklif edilen yeminin edası için Antalya ATM 'ye talimat yazılmış, davalı asil talimat mahkemesinin 10/12/2019 tarihli celsesinde cari hesaba dayalı olarak müteveffa ...'a 150.000,00 TL borcu bulunmadığına yönelik usulüne uygun olarak yemin eda etmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda: Davacı tarafça, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı alacağın ödenmediğinden bahisle davalı hakkında İzmir... İcra Müd' nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça itirazın iptaline yönelik olarak eldeki davanın açıldığı, taraflar arasında kömür alım satımına dayalı bir ticari ilişkinin varlığı konusunda her hangi bir ihtilafın bulunmadığı, dava ve takip konusu edilen alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak taraf ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan ayrıntılı gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi rapor ve ek raporunda da belirtildiği üzere davacı defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmadığı ve davacı alacağını kanıtlamaya yeterli olmadığı, davacı tarafça davalıdan alacaklı olunduğuna ilişkin yemin teklif edildiği, teklif edilen yeminin davalı asil tarafından usulüne uygun olarak eda edildiği, yeminin kesin delil niteliğinde bulunduğu, davacı tarafça yapılan icra takibinin haksız olduğu ancak takibin kötü niyetli olduğunun davalı tarafça ispat edilemediği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın ve yasal koşulları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yasal şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı isteğinin REDDİNE,
3-Peşin alınan harç fazla olduğundan 1.757,23-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihinde yürülükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 18.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'in yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2020
Katip ...
E imza
Hakim ...
E imza