T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/431 Esas
KARAR NO : 2018/119
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 11/04/2017
KARAR TARİHİ : 15/02/2018
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize verdiği 11/04/2017 tarihli dilekçesinde: Davalı şirketin halka açık olmayan bir anonim şirket olduğunu, davacının davalı şirketin kurucu ortağı olup % 12 hisseye sahip olduğunu, şirketin % 46 hissesinin ..., % 41 hissesinin ..., % 1 hissesinin...' a ait olduğunu, yönetim kurulu başkanını... olup yönetim kurulunun tek kişiden oluştuğunu, ...' in şirket yönetimi ile ilgili hiç bir fonksiyonu olmadığını, gerçek yöneticinin amcasının oğlu ... olduğunu, bütün kararların... ve... tarafından birlikte alındığını, şirket yönetim kurulunun sermaye artırımına ilişkin genel kurul toplantısı dahil hiç bir konuda diğer ortakları bilgilendirmediğini, şirketin hesaplarını gösterir bilançoların şirket merkezinde ilan edilmediğini, hakim iki ortağın dışında şirketin gelirleri, giderleri, kar zarar harcamaları konusunda hiç bir bilginin olmadığını, yönetim kurulu başkanı ve şirketin diğer hakim ortağının yasalara aykırı sahte işlemler yaptığını, tahsil ettikleri paralar ile ilgili belge düzenlemediklerini, gizledikleri paraları mal edindikleri ve daha sonra parayı şirkete vermiş gibi fiktif işlemler yaptıkları ve bunu da olağanüstü genel kurul toplantısında aldıkları karar ile tahsil ettiklerini ayrıca şirket yöneticisi ve hakim ortağının bu şekilde elde ettikleri Yasa' ya aykırı gelir ile olağanüstü genel kurul toplantısında yönetim kuruluna yetki vererek sermaye artırımı yolu ile şirketin tamamının hisselerini gerçekte sermaye arttırımı yapmaksızın şirkete her hangi bir sermaye ödemesi yapmadan arttırmaya çalıştıklarını, bunu başarmaları halinde davacının hisselerinin yarı yarıya düşmüş olacağını, % 10' un altına düştüğünde de anonim ortaklıktaki azınlık haklarının çoğunun kullanılamaz hale geleceğini belirtmiş ... Sağlık Hizmetleri A.Ş yönetim kurulunun görevinin sonlandırılmasına yönetici kayyım atanmasına, anonim şirketin feshine karar verilmesini, fesih kararının hastane çalışanları ve kamu için ağır sonuçlar doğuracağının mahkemece belirlenmesi halinde davacının paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenip davacı pay sahibinin şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize verdiği 05/05/2017 tarihli cevap dilekçesinde: Yönetim kurulu tarafından şirketin Yasa' lara aykırı olarak ve keyfi şekilde yönetildiği iddialarının dayanağının olmadığını, davacının şirket kurucusu ve bir dönem yöneticisi olarak görev yaptığını, davacının görev yaptığı dönemde şirketin borca batık hale geldiğini ve İzmir... Atm' nin ... E. Sayılı dosyası ile iflasının bir yıl süre ile ertelenmesine karar verildiğini, daha sonra şirketin hisselerinin mevcut duruma geldiğini, eski hakim ortaklardan ... ve bazı ortakların hisselerini devrettiklerini, bu aşamadan sonra davalı firmanın mali olarak toplanmaya başladığını, davalı şirketin tüm kayıtlarının gerçek olup kayıt dışı her hangi bir işleminin bulunmadığını, davacının davayı şirketin aldığı sermaye artırımı kararına muhalefet etmesi nedeni ile açtığını, davacının şirketin hakim hissedarlarının hastalardan alınan fark ücretini kayıtlara intikal ettirmediği, sahte işlemler yaptıkları, kayıtlara intikal ettirilmeyen bedelleri şahıslarına mal edindikleri ve sermaye artışında bu bedelleri kullanacakları yönündeki tüm iddiaların gerçek dışı olduğunu, bankalar, özel sigorta şirketleri ve yurt dışı sigorta şirketlerinin tamamen kurumsal şirketler olup fatura tutarları ne ise o kadar bedel ödediklerini, bu şirketler ile davalı şirket ortaklarının yasa dışı işlem yapmalarının imkanının bulunmadığını, bir hastanın hastaneye girdiği ilk andan itibaren tüm işlemlerinin SGK' ya bağlı sistem üzerinden ve barkot uygulaması ile takip edildiğini, hastanın barkot üzerinden düzenlenen e-reçete ile ilaçlarını eczaneden aldığını, sonuç olarak her şeyin SGK tarafından sistem üzerinden takip edildiği ortamda davacının iddiasının komik kaldığını, davalı şirketin 2014 yılından itibaren kazandığı her kuruş ile borç ödediğini, borç ödemeden dolayı ortada para kalmadığını, davacı hariç tüm ortakların hastanenin kalkınması için yeniden sermaye artırımı kararı aldıklarını ve ceplerinden sermaye koymaya karar verdiklerini, arttırılması planlanan sermaye tutarının 11.900.000,00-TL olup ortakların bunun bir kısmını şirketten olan alacaklarının aktarılması, kalanının da nakit ödenmesi şekli ile gerçekleştirmeyi kararlaştırdıklarını belirtmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, UYAP üzerinden mahkememize gönderdiği 05/02/2018 tarihli elektronik imzalı dilekçesinde: Davadan feragat ettiklerini, tarafların dava dışı anlaştıklarını karşılıklı olarak birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirtmiş davalının feragati kabul beyanı alındıktan sonra dosyanın işlemden kaldırılmasını, yatırılan harç ve gider avansının iadesine karar verilmesini talep etmiş 15/02/2018 tarihli duruşma sırasında beyanlarını tekrar etmiştir.
Davalı vekili, UYAP üzerinden mahkememize gönderdiği 07/02/2018 tarihli elektronik imzalı dilekçesinde: Tarafların haricen anlaşması sebebiyle davacı yanın davadan feragate ilişkin beyanına bir diyeceklerinin olmadığını, tarafların mutabakatı çerçevesinde, karşılıklı vekalet ücreti talebi bulunmadığını, yargılama giderinin de tarafların kendi üzerlerinde kalmasına karar verildiğini, bu nedenle karşı yandan vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını belirtmiş , 15/02/2018 tarihli duruşma sırasında beyanlarını tekrar etmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda: Davacı tarafın açtığı davadan feragat ettiği, feragatin davaya son veren taraf işlemlerinden olduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, vaki feragata binaen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Vaki feragate binaen davanın REDDİNE,
2-Peşin alınan harç fazla olduğundan 7,47-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
3-Taraflarca talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Taraflarca yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
Dair, tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar Davacı vekili Av. ... ve Davalı vekili Av. ...'nın yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.15/02/2018
Başkan ...
E imza
Üye ...
eimza
Üye ...
eimza
Katip ...
eimza