T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/519
KARAR NO: 2025/819
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
ASIL DAVA
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/248
KARAR NO: 2024/1026
DAVA TARİHİ: 30/03/2022
KARAR TARİHİ: 10/12/2024
ASIL DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/447
DAVA TARİHİ: 21/06/2023
BİRLEŞEN DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 09/07/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında tam tasdik ve KDV iadesine yönelik sözleşmeler yapıldığını, tam tasdik hizmetine ilişkin ödemelerin hizmet verilen yıl sonunda ödeneceği ve KDV iadesi yönünden ise iade gerçekleştikten sonra asgari ücret tarifesi oranında yüzdelik ödeme yapılacağının belirlendiğini, sözleşmeler kapsamındaki hizmetlerin davalı adına yerine getirilmesine rağmen davalı tarafın müvekkilinin hak etmiş olduğu 2017-2018-2019 yıllarına ilişkin tam tasdik, 2017-2018 yıllarına ilişkin KDV iadesine yönelik ücretlerini ödemediğini iddia ederek; müvekkilinin 2017-2018-2019 yıllarına ilişkin tam tasdik hizmet alacağı, müvekkilinin 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin KDV iadesi hizmet alacağı için o yıllara ilişkin Yeminli Mali Müşavirlik asgari ücret tarifesine göre bilirkişi marifetiyle hesaplanacak hak edişin faizi ile sonradan artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'sının müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasının belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkilini zarara uğrattığını, gerekirse karşı dava açacaklarını belirterek bu hususta takas mahsup defini ileri sürdüklerini, davacı tarafça dava konusu fatura bedellerinin fazla hesaplandığını, faturaların hangi alacağa ilişkin olduğunun açıklanmadığını, davacının alacak iddiaları incelendiğinde kabul anlamına gelmemek kaydıyla tasdik ücretinin fazla talep edildiğini, KDV iade alacakları bakımından tenzil nedeninin davacının hizmet kusurundan meydana geldiğini belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, aksi takdirde takas-mahsup taleplerine göre hesaplama yapılmasını talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği davalı tarafın KDV iadesi alacaklarına ilişkin gerekli iş ve işlemleri yapmakla yükümlü olduğunu, lakin kusurlu hizmet verildiğini, davacı firmayı zarara uğrattıklarını ileri sürerek 620.446,18 TL'nin zararın doğduğu tarihten itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresinde açılmadığını, davalı şirketin sunduğu evrakların delil değeri taşımadığını, sözleşme ve yapılan hizmetler delillerle sabit olduğunu, açılan asıl davada lehlerine gelen bilirkişi raporunun ardından söz konusu davanın açılmasının hem usulen hem de esasen hukuka aykırı, süreci uzatmaya yönelik kötü niyetli olduğunu, sözleşme konusu yükümlülüklerin yerine getirildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...Somut olayda; taraflar arasında imzalanan tasdik sözleşmesi ve KDV iadelerine yönelik sözleşmelerin incelenmesinde; Özel Hükümler başlıklı 5. Maddede; sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların (işbu sözleşmenin 2.e maddesindeki...alacaklar için kanuni takibe geçer) hükmü hariç, Hakem Kurulunca karar bağlanacağının, Hakem Kurulunun Yeminli Mali Müşavir Odasının seçeceği bir oda üyesinin başkanlığında taraflarca seçilecek birer üye olmak üzere üç kişiden oluşacağının kararlaştırıldığı görülmekle HMK 114. Maddesi gereği asıl davanın ve birleşen davanın usulden reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı birleşen davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde tahkim itirazı ileri sürülmediğinden verilen kararın hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı birleşen davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde tahkim itirazı ileri sürülmediğinden verilen kararın hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Asıl dava; taraflar arasında imzalanan tam tasdik ve KDV iadesine yönelik sözleşmelerden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Birleşen dava ise; taraflar arasından imzalanan sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediği, kusurlu hizmet verildiği iddiasıyla zarar tazmini istemine ilişkindir. HMK'nın 116.maddesinde ilk itirazlar sıralanmış ve b bendinde "Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı" ilk itirazlar arasında sayılmıştır. HMK'nın 117.maddesinde ise ilk itirazların cevap dilekçesinde ileri sürülmesinin zorunlu olduğu aksi halde dinlenemeyeceği, ilk itirazların dava şartlarından sonra ön sorunlar gibi incelenerek karara bağlanacağı düzenlenmiştir. Yasal düzenlemeler uyarınca tahkim itirazı ilk itirazlardan olup cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Davalı tarafından süresi içinde ileri sürülmeyen tahkim itirazı sonradan ileri sürülemeyeceği gibi mahkemece re'sen nazara alınması da mümkün değildir. Şayet süresi içerisinde ileri sürülen bir tahkim itirazı yok ise bu durumda taraflar arasında imzalanan sözleşmede tahkim şartı yokmuş gibi uyuşmazlığın mahkemece çözümlenmesi gerekmektedir. Somut olayda, mahkemece her ne kadar davanın HMK'nın 114.maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiş ise de, HMK'nın 114.maddesinde tahkim şartının dava şartları arasında sayılmadığı, yukarıda açıklandığı üzere uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazının ilk itiraz olduğu, her ne kadar taraflar arasında imzalanan sözleşmede tahkim şartı mevcut ise de gerek asıl gerekse birleşen davaya cevap dilekçelerinde taraflarca bu hususun ilk itiraz olarak ileri sürülmediği anlaşılmakla, bu durumda mahkemece davanın esasına yönelik inceleme yapılması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi hatalıdır. Açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf talebi kabul edilerek kararın HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/248 E. 2024/1026 K. sayılı 10/12/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irat kaydına,4-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Tarafların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/07/2025