T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/56
KARAR NO: 2024/427
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 17/09/2020
NUMARASI: 2019/46 E. - 2020/411 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kamu Kurumu Türk Standartları Enstitüsü' nün davalı borçlu şirketten TSE marka kullanım ücreti nedeniyle 15.02.2017 tarihli ... ve ... nolu faturalara dayanan 15.540,60 TL tutarında asıl alacak, 208,29 TL tutarında KDV ve 1.157,24 TL tutarında işlemiş faiz ile birlikte toplam 16.906,13 TL alacağı bulunduğunu, söz konusu fatura bedelinin ödenmemesi üzerine alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosya üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı şirketin davacı kurumdan marka kullanım hizmeti aldığını, ancak almış olduğu hizmetler karşılığında hiçbir ödeme yapmadığını, davalının müvekkil kuruma borçlu olduğunun Müvekkil TSE kayıtlarının incelenmesi ile açıkça ortaya çıkacağını, her ne kadar davalı tarafın itirazında elden ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de müvekkili kurum Kamu Kurumu olduğundan ve elden yapılan ödemeler karşılığında makbuz verildiğinden bu hususun hayatın doğal akışına aykırı olduğunu, itiraza konu beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin davacı kuruma ait TSE markasını kullanmış olduğundan davacı kurumun alacağının doğduğunu iddia ederek, davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi Müflis Şirket İflas Masasının dosyaya sunduğu cevap yazısında; İstanbul Anadolu 3. ATM 2016/849 E. sayılı dosyasından 30.05.2018 tarihinde iflasına karar verilen ve iflas tasfiye işlemlerine müdürlüğün ... İflas Sayılı dosyası ile başlanılan ... Tic.Ltd.Şti. iflas masasında, Müflis Şirketin tasfiyesinin İİK'nın 218 Md. uyarınca basit tasfiye olarak yapılmasına karar verildiğini, ikinci alacaklılar toplantısının adi tasfiyede gerçekleştirilen bir toplantı olup, basit tasfiyede ikinci alacaklılar toplantısının yapılmayacağını, aynı şekilde iflas idaresinin teşekkülünün adi tasfiyede söz konusu olup, basit tasfiyede iflas idaresinin oluşturulmasının mümkün olmadığını, müflis şirketin ticari defterleri henüz dairelerine teslim etmediğini ve müflis şirket hakkında verilen iflas kararının kesinleşmemiş olduğunu, tasfiye işlemlerinin resen müdürlüklerince yürütüldüğünü ve müflis masasında iflas tasfiye işlemlerinin hali hazırda devam ettiği beyan etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Yapılan yargılama ve toplanan deliller ile davacının davalıya marka kullanım hizmeti sunduğu, ancak davacının alacağını tahsil edemediği, davalının ödeme iddiasının ispatına yönelik herhangi bir belge sunmadığı anlaşılmış, dava her ne kadar itirazın iptali davası olarak açılmış ise de davalının iflası nedeniyle dava kayıt kabul davasına dönüştüğünden saptanan alacağın davalı iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde, taraflar arasında temerrüt halini düzenleyen bir sözleşme ve/veya takip konusu yapılan fatura alacaklarına ilişkin bir hukuki nitelikli ihtarnamenin dosya kapsamında yer almadığı gibi iddia da edilmediği, davacı kurumun işlemiş faize ilişkin talebini davalı şirket adına düzenlemiş ve takip dayanağı yapmış bulunduğu faturalarında yer alan "fatura tarihi itibarıyla 30 takvim gününde ödenmez ise kanuni faiz uygulanır" şeklindeki şerhe dayanarak yaptığı ve faturaların düzenleme tarihi olan 15.02.2017 tarihinin l(bir) ay sonrası tarih olan 15.03.2017 tarihinden başlayarak takip tarihine kadar yasal faiz oranı üzerinden işlemiş faiz hesapladığı ve bu faize isabet eden %18 KDV ile birlikte talep konusu yaptığı anlaşılmıştır. Hesaplanan işlemiş faiz için davalı şirket adına fatura tanzim ve keşide edilmeksizin KDV talep edilebilmesi mümkün olmadığı, zira KDV Fatura düzenlendiği ayda doğan/tahakkuk eden ve adına fatura düzenlenenin indirim konusu yapabildiği, faturayı düzenleyenin de sorumlu sıfatıyla ilgili ayda Vergi İdaresine ödeyeceği vergi tutarını ifade ettiği, davacının ise böyle bir ödeme yapmadığı dolayısıyla KDV talep edemeyeceği, ayrıca davanın kayıt kabul davası olması dolayısıyla davacının icra inkar tazminat talebi kabul görmemiştir." gerekçesi ile karar verildiği görülmüştür.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-asıl alacakları olan 15.540,60-TL'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verildiğini ancak KDV ve işlemiş faiz kalemlerini içeren fazlaya ilişkin talepleri ile icra inkar tazminatına ilişkin taleplerinin reddedildiğini, 12/06/2020 tarihli bilirkişi raporunun esas alacağa ilişkin kısmına bir diyeceklerinin olmadığını, 26/06/2020 tarihinde rapora itiraz dilekçesi ile asıl alacak dışındaki eksikliklere itiraz ettiklerini, Yerel Mahkemece re'sen ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesi gerekirken, itiraz ve taleplerinin karşılanmadan karar verildiğini, -Bilirkişilerin "Hesaplanan işlemiş faiz için davalı şirket adına fatura tanzim ve keşide edilmeksizin KDV talep edilebilmesi mümkün değildir." denildiğini, takip dayanağı faturaların mevcudiyetinin kabulü gerektiğini, KDV'ye ilişkin taleplerinin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiğini, işlemiş faize ilişkin talepleri yönünden de ek rapor alınması gerektiğini, faturalar incelendiğine, takip dayanağı faturalarda yer alan "Fatura tarihi itibari ile 30 takvim gününde ödenmez ise kanuni faiz uygulanır." ibaresi nedeniyle müvekkili Kurum'un, hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın, işlemiş faize hak kazanmış olduğunu, 12/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda da bilirkişilerce bu hususun açıkça belirtildiğini ancak, hiçbir sebep olmamasına rağmen çekimser bir kanaat belirtildiğini, müvekkili Kurum'un 1.157,24-TL işlemiş faize hak kazandığının kabulü ile iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiğini,-icra inkar tazminatına ilişkin olarak müvekkili Kurum'un davalı müflis şirketten alacağı mahkeme ilamı ile de sabit bulunduğundan davalı müflis şirketin ilgili icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiği sabit olduğundan verilmesi gerektiğini, davalı şirketin iflasından evvel taraflarınca icra işlemlerine devam edilerek müvekkili Kurum'un alacağı elde edilmiş olabileceğini müvekkilinin alacağına kavuşması kötü niyetli olarak engellendiğini, haksız ve hukuka aykırı olarak verilen KDV'ye ilişkin taleplerinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak, müvekkili Kurum'un söz konusu 208,29-TL KDV alacağının bulunduğunun kabulü, 1.157,24-TL işlemiş faiz alacağının bulunduğunun kabulü ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı taleplerine ilişkindir. Davacı tarafından, davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile, 15.02.2017 tarihli ... ve ... nolu faturalara dayanan 15.540,60 TL tutarında asıl alacak, 208,29 TL tutarında KDV ve 1.157,24 TL tutarında işlemiş faiz ile birlikte toplam 16.906,13 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış, davalının süresi içerisinde borca ve ferilerine itirazı üzerine takip durmuş, davacı eldeki dava ile takip konusu faturalarda yer alan marka kullanım bedellerinin ödemediğini beyan ederek itirazın iptalini talep etmiş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. İflas idaresinden davalı hakkında İstanbul Anadolu 3. ATM 2016/849 E. sayılı dosyasından 30.05.2018 tarihinde iflas kararı verildiği ve davalının iflas tasfiyesine devam edildiği bildirilmiştir.6100 sayılı HMK 341/2. maddesinde miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar hakkındaki kararların kesin olduğu ve istinafa konu edilemeyeceği düzenlemesine yer verilmiş; üç bin liralık kesin sınırı, HMK'nın Geçici 1. maddesi hükmü gereğince 2017 yılında verilen kararlar için 3.110,00 TL, 2018 yılında verilen kararlar için 3.560,00 TL, 2019 yılında verilen kararlar için 4.400,00 TL, 2020 yılında verilen kararlar için ise 5.390,00 TL olarak belirlenmiştir.Somut olayda; davacı taraf, işlemiş faiz, icra inkar tazminatı ve KDV alacağına ilişkin toplam 4.473,65 TL'lik meblağa denk gelen masraflara ilişkin istinaf isteminde bulunmuş olup, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanun'un 41. Maddesiyle HMK'ya eklenen Ek-Madde 1'de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında karar yılı olan 2020 yılı için 5.390,00 TL olduğundan, dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmıştır. İstinafa konu edilen miktar itibariyle mahkeme kararı kesin niteliktedir. Kesin olan kararların istinaf istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi HMK'nun 352.maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 341/2 maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. maddesi delaletiyle 6100 Sayılı HMK'nın 352/1/b. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,2-İstinaf talebinin esası incelenmediğinden davacı vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde yatırana iadesine,3-6100 Sayılı HMK'nın 326/1. maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-6100 Sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince iadesine, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-b. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/02/2024