T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1817
KARAR NO: 2026/905
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/06/2022
NUMARASI: 2021/715 Esas - 2022/654 Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2026
Taraflar arasındaki Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/Borçlu şirket Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/219 E. 2021/599 K. Sayılı dosyasından 27/03/2019 Tarihli dava dilekçesi ile Konkordato Projesinin Tasdikini talep edildiğini, müvekkil bankanın alacaklı konumunda olması itibariyle davalı/borçlu şirketin müvekkil bankaya söz konusu borçların ödenmesi veya yapılandırılması hususunda herhangi bir başvuruda bulunmaksızın kötü niyetli olarak Konkordato talebin bulunması öncelikle mevzuatla belirlenen konkordato hükümlerine aykırılık oluşturduğunu, müvekkil Bankanın zaten söz konusu alcaklarını davalı/borçlu şirketten tahsil edememiş olması nedeniyle önemli bir mağduriyeti bulunurken davalı/borçlu şirketin dava yolu ile kötüniyetli ve haksız olarak konkordato talebinde bulunması müvekkil banka açısından telafisi olmayan zararlara neden olduğunu, müvekkil banka tarafından ilgili konkordato dosyasına sunulmuş olan müdahale dilekçesi ile konkordato talebinin kötüniyetli olduğu, konkordato hükümleri ile borçların yapılandırılması amacı taşıyan bu davanın davalı/borçlu şirket tarafından bu amaç ile konkordato talebinde bulunulmadığı müvekkil banka dahil bir kısım müdahiller tarafından da beyan edildiğini belirterek Bakırköy 3.asliye Ticaret Mahkemesi 2019/219 E. 2021/599 K. Sayılı dosyasından verilen Konkordato Projesinin Tasdik kararına ilişkin olarak müvekkil banka alacağının '' Çekişmeli Alacak '' kapsamında olması itibariyle müvekkil banka Alacağının nakit: 349.965,82TL , gayrinakit: 20.300,00TL olarak nisaba katılması talebimizin İcra İflas Kanunun 308/b maddesi gereğince kabulüne, eksik olarak konkordato nisabına katılmamış olan 182.046,15TL Alacağın davalıdan tahsiline; işbu bedel için davalı tarafından İİK 308/B hükmü gereğince konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacağımıza isabet eden payın, ihtiyati tedbir talebimizi kabulü ile kararın kesinleşmesine kadar davalı tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı alacağının dayanağını gösterir, denetime elverişli herhangi bir hesap özeti sunmadığını, iddia ettiği alacak mesnetsiz olduğunu, nitekim müvekkil şirket tarafından yapılan ödemeler, tahsil için alacaklıya teslim edilen 9 adet yaklaşık 240.000TL'lik çek bedellerinin borca mahsup edilip edilmediği dahi belli olmadığını, ayrıca davacıya olan riskimiz KGF ile teminatlandırılmadığını, söz konusu teminattan alacağını tahsil edip etmediği hususu da belirli olmadığını, asılsız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda " ... konkordato projesinde faizin öngörülmediği, davacı alacağının rehinli alacaklardan olmadığı, Bakırköy 3. Asliye Tic. Mahkemesinin 2019/219 E. 2021/599 K. sayılı dosyasında konkordato komiserliğince hesaplanan alacak kaydının uygun olduğu, konkortadoya tabi borçların geçici mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacağa faiz işlemesinin duracağı gözetilerek davacının davasının reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin hükmün gerekçesini kurarken sadece kesin delil niteliğinde olmayan takdiri bir delil olan bilirkişi raporunu hükme esas alarak hukuki nitelendirmeyi yapmayarak karar kurmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 22/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda Konkordato nisabına dahil edilecek alacak toplamının davalıya kullandırılan ve takip hesaplarında takip edilen dört kredi hesabından olan 270.082,37 TL Asıl Alacak ile 18.349,30 TL İşlemiş akdi ve gecikme faizinden kaynaklı toplam 289.314,67 TL olduğu tespit olunduğunu, dosyasına sunulan alacak bildiriminde de talep etmiş oldukları üzere müvekkil bankanın alacaklarının 349.965,82-TL nakit, 20.300,00-TL gayrinakit olarak Konkordato nisabına dahil edilmesi gerektiğini, bu bağlamda konkordato projesine dahi edilmeyen ve çekişmeli olan kısmın 182.046,15-TL olduğunu, müvekkili bankanın davalı/borçluya genel kredi ve teminat sözleşmesi, ihtarname ve diğer müvekkil banka alacağına esas oluşturan belge ve kayıtlar dikkate alındığında söz konusu verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu çok açık olduğunu, davalı/borçlular ile müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi ve teminat sözleşmeleri uyarınca müvekkil bankanın ticari defter ve kayıtlarının kesin delil niteliğinde olacağı düzenlendiğini, müvekkil Banka’nın defter ve kayıtları kesin delil teşkil etmesine rağmen dikkate alınmamış olup davanın reddine karar verildiğini beyanla,Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/715 Esas sayılı dosyasından verilen karanın kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Dava; İİK 308/b maddesi uyarınca çekişmeli alacak istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelerden, davacı banka tarafından keşide edilen .... Noterliğinin ...07.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya kullandırılan taksitli ticari kredi, iskonto kredisi, kredi kartı, esnek ticari krediden kaynaklı hesapların 16.07.2019 tarihi itibariyle kat edilerek 291.079,43 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, 27.03.2019 tarihinde davalı tarafından ikame edilen konkordato davasında 29.03.2019 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği, davacı bankanın konkordato komiserliğine 30.09.2019 tarihi itibariyle 349.965,82 TL nakdi alacak ve 20.300,00 TL gayrı nakdi olmak üzere 370.265,82 TL alacak bildiriminde bulunduğu, konkordato komiserliği tarafından davalı şirket beyanı ile 84.912,52 TL'nin banka alacağı olarak kabul edildiği ancak mahkemece davacı banka alacağının 167.919,67 TL olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça konkordato nisabına dahil edilmeyen 182.046,15 TL çekişmeli alacağın tahsili istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, kat tarihi itibariyle asıl alacağın 270.082,37 TL, işlemiş faizin 16.583,49 TL, BSMV'sinin 883,00 TL, gecikme faizinin 1.765,81 TL olduğu, davacı bankanın alacaklı olduğu toplam tutarın 289.314,67 TL olduğu, davalı bankanın 30.09.2019 tarihi itibariyle asıl alacak tutarlarına tahakkuk ettirdiği akdi ve temerrüt faizleri ve ferilerinden kaynaklı olduğu, İİK md.288/1 ve 294/3 hükümleri gereği mühlet tarihinden itibaren alacaklara faiz işlemesi duracağından bu miktarın nisaba dahil edilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 308/b maddesi; "Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler.Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir." şeklindedir. Çekişmeli alacağın akibeti konkordato hükümlerine tabi olduğundan bu hüküm uyarınca açılan dava, konkordato projesinin tasdiki kararı ile sıkı bağlantı içerisindedir. Çünkü, çekişmeli alacak davasında davanın kabulü yahut kısmen kabulü halinde verilecek karar eda hükmü içermeyip alacağın projeye eklenmesi şeklinde olacaktır. Bu nedenle İİK'nın 308/b maddesi uyarınca uyuşmazlığın karara bağlanabilmesi için mahkeme tarafından tasdik edilmiş bir konkordato projesi bulunması gerekir.
İİK'nın 294.maddesinde tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin duracağı, Kanun'un 288/1 maddesinde ise geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı düzenlenmiş olup, bu yasal düzenlemeler karşısında geçici mühlet tarihinden itibaren adi alacaklara faiz işletilemeyecektir. (Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2024/2336 Esas ve 2024/2845 Karar sayılı kararı)
Somut olayda davalı hakkında konkordato talep edildikten sonra hesap kat edilmiştir. İİK'nın 296/1. Maddesine göre konkordato başvurusu nedeniyle sözleşmenin feshi ve borcun muaccel hale gelmesi mümkün olmadığından kredi alacağının konkordato başvurusundan önce muaccel hale gelip gelmediğinin tespit edilmesi gerekir. İlk derece mahkemesince bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı gibi hükme esas alınan bilirkişi raporu, davaya konu alacak tutarının, asıl alacak tutarlarına tahakkuk ettirilen akdi ve temerrüt faizleri olup olmadığı konusunda denetime elverişli de değildir. Bu haliyle ilk derece mahkemesince eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Diğer yandan konkordatonun tasdikine ilişkin kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 2021/1184 Esas ve 2022/263 Karar sayılı kararı ile bir kısım alacaklılar vekilinin istinaf başvurularının reddine karar verilmekle birlikte bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 17.10.2022 tarihli 2022/2076 Esas ve 2022/4779 Karar sayılı kararı ile konkordatonun tasdikine ilişkin kararın bozulmasına karar verilmiş ve bozma sonrası dosyanın Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1083 Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda ilgili dosyanın akibeti sorularak, çekişmeli alacak davasının ön koşulu olan ''konkordatonun tasdiki'' koşulunun ortadan kalkıp kalkmadığı hususunda bir değerlendirme yapılması ve konkordato kararının ortadan kalkması halinde davanın alacak davası olarak değerlendirilerek, konkordato yargılaması sırasında talep konusu edilen alacak bölümü bu davanın konusu olmadığından, bu dosya özelindeki taleple bağlı kalınarak inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2026