T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2023/2398
KARAR NO: 2024/1571
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 06/04/2023
NUMARASI: 2018/580 (E) - 2023/223 (K)
DAVALI: ... Sigorta Anonim Şirketi
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 07/11/2024
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 11/07/2015 tarihinde, davalıların zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, işleteni ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın yolun karşısına geçmeye çalışan davacıların 9 yaşındaki oğlu ...'ye çarpması sonucu ölümüne neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı 1.500 TL olmak üzere toplam 3.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının işleten ve sürücüden olay tarihinden, sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline; sorumluluğun derecesine ve kusur oranına göre belirlenmesi nedeni ile bilirkişi incelemesinden sonra belirlenecek miktarda manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline; kaza tarihi ile ölüm tarihi arasında yaklaşık dört gün süren bakım, tedavi nedeniyle ayrıca davacılar için toplam 2.000 TL maluliyet tazminatının işleten ve sürücüden olay tarihinden itibaren, sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 26/10/2022 tarihli dilekçesiyle ... bakımından dava değerini 71.120,17 TL'ye, ... bakımından ise 5.782,36 TL'ye artırmıştır. Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirkete eksik evrakla başvurulduğunu, dolayısıyla dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "Davanın kısmen kabul kısmen reddine, 1-Davacıların destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin kabulü ile; A)Davacı ... yönünden 71.120,17 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 21/03/2017 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 11/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak şartıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, B)Davacı ... yönünden 5.782,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 21/03/2017 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 11/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak şartıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, 2-Davacıların maluliyet tazminatına ilişkin talepleri ispatlanamadığından reddine, 3-Davacıların manevi tazminat talepleri bakımından harçlandırılmış bir talep olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hastane ve defin masrafları talepleri bulunmasına karşın mahkemece bu konularda karar verilmediğini, manevi tazminat konusunda mahkemece taraflarına harcın yatırılması için süre verilmesi gerekirken bu konuda süre verilmediğini belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur raporuna ilişkin itirazları dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olmasının usul ve esasa aykırı olduğunu, yargılama sırasında alınan 10/09/2020 tarihli bilirkişi kusur-hesap raporunda sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini ve bu oran üzerinden hüküm kurulduğunu, kazanın müteveffa çocuğun aniden yola atlaması nedeni ile meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsüne gerekçesiz ve afaki nedenler ile atfedilen kusur oranının kabul edilemeyeceğini, kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün hızlı seyrettiğine ilişkin hiçbir somut delilin dosya kapsamına girmediğini, müteveffanın gelirinin tamamı üzerinden destekten yoksun kalma tazminatı hesaplaması yapılmasının hatalı olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik kararları doğrultusunda müteveffanın gelirinin, destekten yoksun kalanlara dağılış oranlarının tespitinde müteveffanın kazançlarının %70 tutarı üzerinden paylaştırılma yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda TRH progresif ranta göre hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 tablosu ve %1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunun sigorta aktüerleri yönetmeliği uyarınca Hazine Müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı lisanslı aktüerler tarafından yapılması gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine hükmedilen faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davacının ancak dava tarihinden itibaren işleyecek olan faizi talep edebileceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, davacıların murisinin (oğlunun) trafik kazasından kaynaklanan bedensel zararı nedeniyle maddi tazminat ve tedavi gideri ile kazadan dört gün sonra vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesi; HMK'nın 345. maddesinde, istinaf yoluna başvuru süresi, kararın tebliğinden itibaren iki hafta olarak düzenlenmiştir. Somut olayda, gerekçeli karar e-tebligat yoluyla 21/10/2023 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, iki haftalık başvuru süresi geçtikten sonra 06/11/2023 tarihinde sunduğu dilekçe ile istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nın 352/1-c maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesi; İlk derece mahkemesince alınan 10/09/2020 tarihli raporda; davalı sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu, davacı taraf yakını yaya ...'nin yaşı nedeniyle davranış faktörlerinin sonuç üzerine %75 oranında etken olduğu belirlenmiştir. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/22591 Soruşturma nolu dosyasında İTÜ öğretim üyelerinden oluşan heyetten alınan bilirkişi raporunda; olayda, sanık sürücü ...'ın tali, maktul çocuk ...'nin asli etken olduğu Gaziosmanpaşa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/45 Esas - 2018/367 Karar sayılı dosyasında; ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 07/08/2017 tarihli raporda, olayda; maktul yaya ...'nin davranış faktörlerinin asli derecede etken, sanık sürücü ...'ın tali derecede kusurlu olduğu tespit edilmiş, ceza mahkemesince sanık ...'ın kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu kabul edilerek taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ve kesinleşmiştir. İlk derece mahkemesince alınan kusur raporunun dosya içeriği ile oluşa uygun ve ceza dosyasında alınan kusur raporu ile uyumlu olmasına göre kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi ek raporunda Yargıtay'ın güncel kararları gereğince TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, bekar olarak ölen desteğin ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem için de anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16’şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe, bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya %12,5’er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekir.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüer raporunda bekar olarak ölen desteğin evleninceye kadar annesine 1/4, babasına 1/4 pay ayıracağı kabul edilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmakla bu konuya yönelen istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davanın açılmasından önce davacılar tarafından davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığından mahkemece hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nin 352/1-c maddesi uyarınca reddine, 2-İstinaf dilekçesinin reddine karar verildiğinden, istinaf başvurusu sırasında ödenen istinaf karar ve ilam harcı ile istinaf başvuru harcının istekte bulunulması durumunda mahkemesince yatırana geri verilmesine, 3-İstinaf kanun yolu incelemesi aşamasında yapılan masrafların istinaf eden üzerinde bırakılmasına, istinaf kanun yolu başvurusu için yatırılan gider avansından artan tutarın ilk derece mahkemesince HMK'nin 333. maddesi uyarınca kendiliğinden istinaf talebinde bulunana geri verilmesine, 4-İstinaf kanun yolu incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, B)1-Davalı ...xa Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 5.253,21 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.313,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.939,41 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı ...a Sigorta AŞ'nin istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024