1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2025/1119 E., 2026/605 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 03.03.2026 Sayı: 2025/1119 E. - 2026/605 K. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1119

KARAR NO : 2026/605

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/02/2020

NUMARASI : 2018/714 E - 2020/215 K

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 03/03/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalı şirketin, davacının ... Tesisat numaralı abonesi olduğunu, elektrik tüketimi sonucu adına kesilen faturaları ödemediğini, 02.08.2017 tarihinde söz konusu faturalara dayanılarak toplam 58.871,03 TL üzerinden İstanbul 29. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalı tarafından 12.08.2017 tarihinde takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve ilgili İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğunu belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine başlatılan takibin tamamen haksız olduğunu, takipte enerji bedeli olarak gösterilen alacak miktarının 44.716.38 TL olduğunu, bu rakamın gerçeği yansıtmadığını, davalı şirkete ait iş yerinin küçük bir atölye olduğunu, elektrik tüketiminin yapıldığı makine sayısının 3'ü geçmediğini, faturalandırmaya tabi tutulan aylarda, davalının çoğu zaman iş olmaması sebebiyle üretimi durdurmuş olduğundan gösterilen miktarda tüketim yapmış olmasının mümkün olmadığını, davaya dayanak icra takibinde, hem KDV talebinde bulunulmuş, hem de işlemiş faize ve bundan sonra işleyecek faize de %18 KDV uygulanması talep edilmesinin mükerrer vergilendirme sebebiyle açıkça kanuna aykırı olduğunu belirterek; davanın reddine, dosyanın Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/63 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davacı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; -İş bu asıl davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 45.344,44-Tl üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacak olan 44.718,38- TL ye bu miktara yasal faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine,

%20 icra inkar tazminatı tutarı 9.068.-Tl nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde hüküm kurulmuştur.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.

Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; "... müvekkil şirketçe açılan itirazın iptali davasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde, asıl alacak doğru şekilde hesaplanmış ise de asıl alacağa işleyen temerrüt faizi, faizin KDV'si Bilirkişice hatalı değerlendirmelerle yanlış hesaplanmıştır.Mahkemece, hatalı bilirkişi raporu ile hüküm tesis edilmiştir. Takipte müvekkil şirketçe 44.718,38 TL enerji bedeline %16.40 Temerrüt faizi üzerinden takip tarihine kadar işlemiş 11.993,76 TL faiz ve bu faizin KDV'si olarak 2.158,89 TL talep edilmesine rağmen bilirkişice işlemiş temerrüt faizi 530,56 TL ve temerrüt faizinin KDV'si 95.50 TL olarak hesaplanmıştır.

Bilirkişi bu hesabına dayanak olarak,"Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre; elektrik faturalarının son ödeme tarihlerinde temerrüt oluşmuştur. Ancak, davacı şirketin müterafık kusuru nedeniyle gecikme zammı, 30 gün hesaplanmıştır. " gerekçesine dayanmıştır.

Müvekkil şirketin somut davada müterafik kusuru bulunmamaktadır. Bilirkişice, müvekkil şirketin müterafik kusuru olduğu kanaatine nasıl varıldığı anlaşılmış değildir. Mahkemece de bu değerlendirmelerin yer aldığı Bilirkişi Raporu'nun gerekçeli karara esas teşkil alınması tamamen hatalı değerlendirme olmuştur.Mahkeme, "Faturaların tahsil edilememesinde, gecikme zammı ve KDV nedeniyle davalının borcunun artmasında davacının mülerafik kusuru vardır, Şöyleki; ödemelerin son ödeme tarihine kadar yapılmaması durumunda davacının, aboneye yazı yazarak ikinci bildirimde bulunduktan sonra, borcun yine ödenmemesi halinde davalının elektriğini kesmesi gerekmektedir. Davacı şirket, davalının elektriğini kesmediğinden, gecikme zammı ve KDV’si nedeniyle davalının borçların artmasında müterafik kusurludur. " gerekçesiyle müvekkil şirketin faturaların zamanında ödenmemesi nedeniyle davalı tarafa ikinci bir bildirimde bulunmamış olması nedeniyle gecikme zammı ve KDV oluşmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle müvekkil şirkete müterafik kusur yüklemişse de dosya kapsamında mübrez abonelik sözleşmesi hükümleri de göz önüne alındığında ve tarafların her ikisinin de tacir olması nedeniyle davalı tarafın basiretli bir iş adamı gibi davranmakla yükümlü olduğu gözetildiğinde, faturalarını vadesinde ödemeyen davalı tarafa müvekkil şirketin ikinci bir bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Davalı taraf tacir sıfatında olduğundan yapmış olduğu sözleşmenin hüküm ve sonuçlarını basiretli bir iş adamı gibi değerlendirerek faturalarını vadesinde ödememenin yaptırımlarını bilmeli ve ona göre hareket etmelidir. Bu nedenle somut olayda davalının faturalarını ödememesinden ötürü müvekkil şirkete müterafik kusur yükletilemez.

Kaldı ki, davalı taraf borcunu ödemediği için elektriği de müvekkil şirketçe zaten kesilmiştir. Mahkemece, dosya kapsamında mübrez belgeler göz önüne alınmaksızın, davalının elektriğinin kesildiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile sanki elektrik kesilmemiş gibi müvekkile müterafik kusur yükletilmesi de hatalıdır.Ek-1'de sunduğumuz belgeden de görüleceği üzere davalı tarafın elektriği müvekkil şirketçe zaten kesildiği için müvekkilin müterafik kusuru söz konusu olamayacağından müvekkil şirketçe başlatılan icra takibinde talep edilen gecikme zammı ve KDV'si üzerinden hüküm tesis edilmesi gerekirken müvekkilin enerji kesme belgesi gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm tesis edilerek müvekkil şirkete müterafik kusur yükletilerek eksik gecikme zammı ve KDV'si hesaplanması hatalıdır. Bu nedenle reddedilen kısım bakımından davalı taraf lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine de hükmedilmesi hatalı olduğundan" şeklindeki istinaf sebepleri ile , kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.

HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;

Dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.

Davanın dayanağı olan İstanbul 29 İcra Müdürlüğünün ... Esaslı dosyasında 44.718,38.-Tl enerji bedeli alacağa % 16,40 temerrüt faizi tutarı 11.993,76 Tl ve Faizin KDVergisi tutarı 2.158,89 Tl ile birlikte toplam 58.871,03 Tl için ilamsız takip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.

Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; "Davalı ... Ltd. Şti. ile davacı ... A.Ş, arasında 13.02.2015 tarihinde Sanayi tipi abonelik sözleşmesi yapılmıştır. Abone, davalı ... Ltd. Şti'dir, Davacı ... A.Ş. nin, tahakkuk ettirdiği 7 adet elektrik faturası davalı ... Ltd. Şti.’nin abonelik döneminde kullanmış olduğu elektrik enerji bedeline ilişkin olduğundan, davalı şirketin gecikme zam ve KDV leriyle birlikte ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre; elektrik faturalarının son ödeme tarihlerinde temerrüt oluşmuştur, Davacı şirketin müterafık kusuru nedeniyle faturaların gecikme zamları, istikrar kazanmış Yargıtay Kararlarına göre, faturaların son ödeme tarihlerinden elektriğin kesilmesi gereken tarihe kadar hesaplanmış ve KDV’si de yansıtılmıştır. Davacının asıl alacağı; 44.718,38-TL, Gecikme zammı; 530,56 TL, Gecikme zammı KDV’si 95,50 TL olmak üzere Davacının toplam alacağı 45,344,44 TL olduğu, Davacı, ... A.Ş.’nin, davalı ...Ltd. Şti.’den toplam alacağının 45.344,44 TL olduğu kanaati" ile raporunu sunmuştur.

Bilirkişinin ek raporunda itirazları gerekçeleri ile cevaplayarak,aynı kanaatini tekrar etmiştir.

Bilirkişi raporunda ; "Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre; elektrik faturalarının son ödeme tarihlerinde temerrüt oluşmuştur. Ancak, davacı şirketin müterafik kusuru nedeniyle gecikme zammı, 30 gün hesaplanacaklır.Yönetmelikte Maddesinde Tüketicinin elektrik enerjisi tüketimine ilişkin ödemelerini son ödeme tarihine kadar yapmaması durumunda tedarikçi tarafından tüketiciye yazılı olarak en az beş iş günü süreyi içeren ikinci bildirimde bulunulur. Söz konusu bildirimde ödeme yükümlülüğünün belirtilen sürede yerine getirilmemesi halinde elektrik enerjisinin kesileceği belirtilir. Tüketicinin, ödemeleri, ikinci bildirimde belirtilen süre içerisinde de yapmaması halinde, bildirim tarihinden itibaren en geç beş iş günü içerisinde elektriği kesilir. Yasal tebligat süreleri de dikkate alındığında borcunu ödemeyen ahonenin faturaların son ödeme tarihlerinden itibarcn cn geç 30 gün içinde elektriğinin kesilmesi gerekmektedir." şeklindeki gerekçe ile her bir faturanın son ödeme tarihi itibarıyla 30 gün için gecikme zammı hesaplanmıştır

Emsal Yargıtay 3. HD kararlarına göre ; davalının, elektrik tüketim bedeline esas faturaların uzun bir süre ödenmemesine rağmen yönetmelik gereği elektriği kesmemesinin müterafik kusur teşkil ettiği, ancak bu kusurun tüketilen enerji bedelinin aslından davacının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, sadece abonenin normal tüketim bedeli dışında, gecikme zammından en fazla yasal/avans faizine kadar indirim gerektireceği, bu nedenle elektriğin kesilmesi gereken tarihten sonra tahakkuk eden faturalar için avans faizi ve KDV uygulanması gereklidir.

Davacı vekilince , müvekkili şirketçe davalı tarafın elektriğinin kesildiği konusunda , istinaf dilekçesinde bu husus belirtilerek,buna dair belge sunulmuş olduğu görülmektedir.Sözkonusu belgenin borcun hesaplanması yönünden incelenmesi gerekli bir belge olduğu, bu sebeple dikkate alınması gerektiği değerlendirilmiştir.Ayrıca ; bilirkişinin hesaplamada 30 günlük süreleri esas alması hatalı olup , ilgili Yönetmelik uyarınca elektriğin kesilmesi gereken tarih ile ,takip tarihi arasındaki süre için avans faizi hesaplanması gereklidir.

Bu sebeple avans faizi hesaplanması yönünden, davalının elektriğinin kesildiği tarihlere ilişkin belgelerin celbi ile ,bilirkişiden 2. Ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile ,kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda açıklanan şekilde yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,

İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/03/2026

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı