1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2026/1098 E., 2026/1160 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 18.06.2026 Sayı: 2026/1098 E. - 2026/1160 K. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1098

KARAR NO:2026/1160

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ:07.01.2026

NUMARASI:2025/678 Esas - 2026/9 Karar

DAVA:Zayi Belgesi Verilmesi

Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ortaklık yapısında yapılacak değişiklik için pay devri işlemlerinin yapılması gerektiğinde, şirketin pay defterine ulaşılamadığını, defterin şirket bünyesinde olmadığının anlaşıldığını, yapılan tüm araştırmalara rağmen pay defterinin bulunamadığını, pay defterinin mevcut olmaması nedeniyle ortaklık yapısındaki değişikliklerin işlenmesi ve pay devri işlemlerinin gerçekleştirilmesinin mümkün olamadığını, bu gibi durumlarda Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri gereği, şirket pay defterinin zayi olduğunun tespitinin talep edilebileceğini ileri sürerek, şirket pay defterinin zayi olduğunun tespitine ve zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda; Davacı şirket basiretli bir tacir gibi davranarak şirketin tutması zorunlu olan belgeleri tutmak ve muhafaza etmekle görevlidir. Ancak davacı şirket, şirketin ticari defterlerinin pay devri işlemleri yapılacağı esnada defterlerin mevcut olmadığının anlaşıldığını bu sebeple mahkememizden zayi belgesi verilmesi talebinde bulunmuştur. Ticari defterlerin kaybolmasına ilişkin yapılan açıklamada, davacının şirket defterlerinin nasıl kaybolduğuna dair bir açıklamada bulunmadığı, ticari defterlerin davacının sorumluluğu olduğu, tutulması zorunlu olan şirkete ait belgelerin basiretli bir tacir gibi davranarak koruması gerekirken kaybetmesi..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece Kozyatağı Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında davacı şirketin Bingöl Vergi Dairesinden nakil geldiği, defter ve belgelerin Bingöl Vergi Dairesinden istenmesi hususunun bildirilmesine rağmen bu hususun açıklığa kavuşturulmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, müvekkili şirketin Bingöl'de faaliyet gösterirken şirket kayıtlarını ve merkezini İstanbul'a taşıdığını, defterlerin zayi olmasında müvekkilinin kastı veya ihmali bulunduğuna dair dosyada tek bir somut delil olmadığını, cezalandırma amacıyla bu talebin reddedilemeyeceğini, pay devrinin yapılamamasının müvekkilinin mağduriyetini artıracağını, talebin reddinin şirketi hukuki bir çıkmaza sürüklediğini, kararın eksik inceleme ile verildiğini, Bingöl Vergi Dairesine müzekkere yazılarak şirkete ait defterlerin zayi sürecine ilişkin kayıtların dosyaya kazandırılarak talebin değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Talep, TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesine ilişkindir. İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava dilekçesinde, şirketin paylarının devri nedeniyle ihtiyaç duyulan pay defterine ulaşılamadığı belirtilerek, zayi belgesi verilmesi istenmiştir. Pay defterinin ne zaman ve ne şekilde zayi olduğuna ilişkin hiç bir açıklama yapılmamıştır. Mahkemece vergi dairesine yazılan yazıya verilen cevapta, davacı şirketin 30.07.2020 tarihinde Bingöl Vergi Dairesinden naklen geldiği bildirilmiştir. Davacı şirketin 2020 yılında adres değişikliği yaptığı ve dava tarihine kadar, TTK'nın 82/7. maddesinde belirlenen otuz günlük sürenin geçtiği anlaşılmış olup, bu nedenle 2020 yılı öncesi için Bingöl Vergi Dairesinden bir araştırma yapılması gerekmemektedir. TTK'nın 82/7. maddesinde zayi belgesi verilebilmesi için aranan zayi halleri tahdidî olarak sayılmamıştır. Zayi olayının, tacirin engelleyemeyeceği bir olaydan ve tacire atfedilecek bir muhafaza kusuru olmaksızın gerçekleşmiş olması yeterlidir. Ancak, dosya kapsamı ile davacı tarafça zayi olduğu iddia edilen defterin ne şekilde zayi olduğuna ilişkin bir açıklama yapılmaması, bu nedenle defterin yasada belirtilen veya benzer hâllerde zayi olduğunun davacı tarafından ileri sürülerek ispatlanması gerektiği, zayi şekline ilişkin bir açıklama yapılmadan soyut olarak pay defterinin zayi olduğunun ileri sürülmesi, zayi belgesi verilmesi için yeterli değildir. Ayrıca davacı ticari defter ve belgelerini koruyup gözetme yükümlülüğüne uygun davrandığını yani basiretli bir tacir gibi davrandığını kanıtlayacak delil göstermemiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07.03.2017 tarihli ve 2015/13372 Esas, 2017/1346 Karar sayılı kararı ).Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usule ve yasaya uygun olup davacı tarafça ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.18.06.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.ç. maddesi uyarınca karar kesindir.

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı