T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/466 Esas
KARAR NO:2024/544
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/05/2018
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 2000 yılından bu yana bilhassa kurumsal iş uygulamaları alanlarında faaliyet gösteren bir şirket olup, mevcut başarılı ekibi ile ticari hayatta önemli başarılara imza attığı, sektörde gerek iş yapış biçimi, gerekse müşteri odaklılığı ile ciddi ve önemli bir marka değerine sahip olduğu, davalılar tarafından gerçekleştirilen haksız rekabet teşkil eden eylemlerin, ticaret hayatındaki sakıncaları sebebiyle en eski yasalardan beri hukuka aykırılık teşkil ettiği, Davalı--------müvekkili şirkette görev yapmakta olan ve toplamda 4 kişiden ibaret olan kıdemli ---------- admin kadrosunun birer üyesi konumunda bulunan davalıların istifa ederek her biri davalı rakip firmayla çalışmaya başlayıp, bu eylemleri ile rekabet etmeme yasağını ihlal ettikleri, davalılardan ------- tarihinde,-----tarihinde ve diğer davalı ----- tarihinde istifa etmek suretiyle iş akitlerine son verdikleri, davalıların iş akitlerine son vermiş oldukları iş bu tarihlerden sonraki tarihlerde diğer davalı şirket ------------- nezdinde çalışmaya başlamak suretiyle haksız rekabet eylemiş gerçekleştirdikleri ve davalıların haksız rekabet eylemlerine halen devam etmekte olduğu, davalıların bu eylemleri ile müvekkili şirketin yıllardır oluşturmuş olduğu Müşteri portföyünün büyük bir bölümünü haksız bir biçimde oluşturmuş olduğu müşteri portföyünün büyük bir bölümünü haksız bir biçimde rakip davalı firmaya kazandırmış olmakla müvekkili şirketten elde etmiş bulundukları ticari ve üretim sırlarını ifşa ederek kendileri lehine değerlendirdikleri ve haksız rekabet eylemi icra ettiklerini, davalı şahısların faaliyet gösterdiği kıdemli ekibin tamamının istifa ederek rakip firmayla anlaşması, tüm davalı kadronun birlikte diğer davalı şirkette çalışmaya başlamasının açıkça haksız rekabet eyleminin işlendiğinin göstergesi olduğu, müvekkili şirketin Müşterilerinin büyük bir kısmının ( 11 / 19 ) diğer davalı rakip şirkette çalışmalarına sebebiyet vererek şirketin müşteri çevresini olumsuz etkiledikleri, Davalı şahısların müvekkili şirket ile imzaladıkları hizmet akdi sözleşmesinin rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettikleri, ihlal durumunda sözleşmede davalıların on iki aylık brüt ücretleri ile sorumlu bulundukları, davalı ---- için 174.960,00 TL----- 151.200,00 TL, davalı ---- için 164.640,00 TL, davalı ---------- 151.200,00 TL olmak üzere toplam 642.000,00 TL cezai tazminatın müvekkil şirkete ödenmesi taleplerinin bulunduğu, davalı şirket tarafından yukarıda izah edilen sebeplerle müvekkili şirket aleyhine ayartma eyleminin gerçekleştirildiği, Müvekkili şirketin iktisadi faaliyetinin olumsuz etkilendiği ve etkilenmekte olduğu, davalı şirketin kıdemli database admin kadrosunun tamamını kendisine çekmekle, rekabet gücünü artırırken, muhatapların önceki işvereni olan müvekkili şirketin rekabet gücünü zayıflatıp, iktisadi faaliyetini olumsuz yönde etkilediği, bu eylemin bu iş kolunun müvekkili şirkette tamamen kaybı sonucunu doğurduğu, aynı durumun müşterilerin ayartılması durumu için de geçerli olduğu, müvekkili şirketin uzun yıllar boyunca çalışmakta olduğu müşterilerinin davalı şirketi iş bu haksız rekabet eylemleri neticesinde, müvekkili şirketle çalışmalarına son verdikleri, sözleşmelerini feshettikleri ve yenilemedikleri, müvekkili şirketin birlikte çalışmış olduğu ve çalışmalarına son verilen toplam ------ halihazırda muhatap şirketle çalışıyor olmasının da haksız rekabet eyleminin açık bir göstergesi olduğu, Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında rekabet ilişkisinin oluştuğu, davalı şirketin teşvik ve tahrik eyleminin, muhatapların müvekkili şirket ile olan akdi ilişkisini ihlal etmesinde etken olduğu, Davanın HMK 107 madde hükümleri gereğince açılmış olup, maddi tazminat talepli belirsiz alacak davası olduğu, müvekkillerin zararının bilirkişi marifetiyle tespitine, tespite göre verecekleri bedel artırım dilekçesi gereğince de edasına karar verilmesi, Islah hakları ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik, müvekkili şirket için davalı ---- için 2.000,00 TL, ---- için 2.000,00 TL, davalı ----- 2.000,00 TL, davalı---- 2.000,00 TL, davalı --------için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın tacir davalıdan haksız rekabet tarihinden itibaren ticari faizi ile, diğer davalılar için haksız rekabet tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, Müvekkili şirket için her bir davalı şahıslardan, davalı ---- için 174.960,00 TL, ------ 151.200,00 TL, davalı ---- 164.640,00 TL, davalı --------151.200,00 TL olmak üzere toplam 642.000,00 TL cezai şartın haksız rekabet tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline ( iş bu talebin sadece davalı şahıslara yönelik olup, cezai şart tazminat taleplerinden davalı şirketin sorumlu olmadığı ), Manevi tazminat talepleri için davalı ---- için 10.000,00 TL, ----- 10.000,00 TL, davalı ------10.000,00 TL, davalı ----- 10.000,00 TL, davalı----- 10.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan haksız rekabet tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsil edilerek, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın belirsiz alacak davası ve kısmi dava şeklinde açılmayacağı, manevi tazminat talebinin belirsiz alacak davası ve kısmi dava yoluyla talep edilemeyeceği, Davacının korumaya değer gerçek bir yararının olmadığı, davacının üretim ve ticari sırrının olmadığı, davacının ticari faaliyetlerinin 3 başlık altında toplandığı, birincisinin ---- uygulamalarına ilişkin teknik hizmet ve destek verilmesi, ikincisinin -------- uygulamalarına ilişkin yazılımlar hazırlanması ve uyarlanması, üçüncüsünün ---------uygulamalarının dışından bağımsız yazılımlar oluşturulması olduğu, anılan faaliyetlerin tamamının, davacı bünyesinde farklı meslek gruplarına mensup çalışanlar tarafından verildiği, Davacının ------- akdettiği sözleşme kapsamında müşterilerine ---- uygulamaları hususunda teknik hizmet ve destek verdiği, ----- sözleşmesi olan tüm şirketlerin ------ adreslerinden------uygulamalarına ve ilgili dokümantasyona ulaşabileceği, ----- uygulamalarına ilişkin verilen teknik hizmet ve destek faaliyetlerine ilişkin üçüncü şahıslar tarafından hazırlanan videolara ve bilgi notlarına ------ üzerinden ulaşılabileceği, müvekkil çalışanların, davacı bünyesinde --------- uygulamalarına ilişkin teknik hizmet ve destek veren ekipte görev yaptıkları, müvekkil çalışanların davacı bünyesinde verdiği tüm hizmetlerin-------- sözleşmesi olan tüm üçüncü kişiler tarafından bilinen ve ulaşılabilir hizmetler olduğu, Davacı ile müvekkilleri çalışanlar arasında akdedilen hizmet sözleşmesinde yer alan yapılan işin bilgisayar yazılım sırlarını öğrenme olanağı verdiği ifadesinin müvekkili çalışanların verdiği hizmet ile uyumlu olmadığı, Davacının faaliyetlerinden birinin de ----------- uygulamaları için müşterilere yazılım hazırlanması ve uyarlanması olduğu, bu faaliyetin yazılım geliştirme ve uyarlama ekibi tarafından verildiği, bu ekipte çalışanların ------uygulamalarını ----- uygulama bünyesinde izin verdiği ölçüde bildiği ve izin verdiği ölçüde değiştirebildiği, müvekkili çalışanların davacı bünyesinde yazılım geliştirme ve uyarlama ekibinde görev yapmadığı, Davacının müşteri çevresinin müvekkil çalışanlar tarafından rakip şirkete taşınmasının işin doğası gereği mümkün olmadığı, davacı ile ilişkisini sona erdiren müşterilerin sektörde aynı hizmeti veren rakip firmalardan hizmet almaya başladığı, davacı ile Müşterilerinin ticari ilişkisinin sona ermesinin nedenlerinin Sözleşme süresinin sona ermesi, Sözleşmelerin süresinden önce müşteriler tarafından tek taraflı olarak feshedilmesi ve Müşterilere verilen tekliflerin yeterli olmaması olduğu, davacının çok sayıda personelinin iş akdini üst üste feshetmesi sonucunda kısır kalan personel sayısının kaliteli hizmet vermeye yeterli olmadığı, Sayın Mahkeme tarafından davacıya müvekkil çalışanların online hesaplarının hangi tarihte kapatıldığının ve müvekkil çalışanlar ile davacı arasındaki iş ilişkisi bittikten sonra bu hesaplar üzerinden bilgi işlem sistemlerine girilip girilmediğinin ve hangi amaçla kaç kez girildiğinin sorulması taleplerinin bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkememiz ------ sayılı dosyanın -------- tarihinde görülen duruşmasında davalı şahıslar ile şirket aleyhine TTK hükümlerine dayalı olarak açılan haksız rekabet iddialarına dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin davanın tefrikine karar verilerek mahkememiz iş bu esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporunda; " Davacı şirketin satış ve karlılıkları ve cirolarının yıllar itibariyle düştüğü, bu düşüşlerin davalıların işten ayrılmalarından mı, yoksa genel ekonomik durumdan mi kaynaklandığı konusunda takdir ve yorumun tamamen Mahkemede olduğu, Davacı şirketin verdiği ----- hizmet ve satışlarından dolayı 2018 yılı net karında 105.257,02 TL tutarında azalma olabileceği değerlendirilmiş olup, bu konuda nihai kararın Mahkemede olduğu, Davalı şirketin 2018 yılı öncesinde de------ çalışmasıbulunduğugörüldüğünden, bu durumda toplam satış tutarı 1.205.183,83 TL olarak bulunmuş olup, ( 1.205.183,83 * 560.036,53 / 4.401.641,51 X ) davalı şirketin verdiği ------- hizmet ve satışlarından dolayı 2018 yılı net karında 153.339,83 TL tutarında artma olabileceği değerlendirilmiş olup, bu konuda nihai kararın Mahkemede olduğu, Davacı firmada çalışan ---------yaptıkları iş gereği her türlü zor işi üstlenecek düzeyde bilgi sahibi olduklarından dolayı kişisel performansları müşteri tarafında dikkat çekeceği, firmaların yaptıkları zor talepleri zamanında ve problemsiz yapan firmaların ekipleriyle çalışmayı istediği, ancak Müşterilerin kişiler nezdinde değil firmalar nezdinde bilgi birikimler değerlendirilip hizmet alınacak firma seçildiğinin düşünüldüğü, Rekabet yasağının geçerliliği yönünden yapılacak değerlendirmede, zaman yönünde rekabet yasağı incelendiğinde, TBK'da öngörülen 2 yıllık azami sürenin altında bir süre (1 yıl) getirilmiş olması itibariyle zaman bakımından hukuka aykırılığın olmadığı sonucuna varılabileceği, Yer bakımından sınırlandırma açısından belirleyici olan unsurun, işverenin faaliyette bulunduğu alan olduğu, işverenin faaliyet alanını aşan bir şekilde rekabet yasağı sözleşmesi yapılması halinde işverenin korunmaya değer bir menfaatinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, aksine bu durumun işçinin ekonomik geleceğini ortadan kaldıracağından, anayasal çalışma hürriyetine aykırılık teşkil edeceği, konu bakımından sınırlandırma açısından önemli olan unsurun ise sözleşme ile yasaklanan konunun, işverenin faaliyet alanı ve işçinin iş yerinde edindiği mesleki bilgisi ile sınırlandırılması gerektiği, Davalı taraf dilekçesinde, sektörde ----- kullanan müşterilerin genel müdürlüklerinin --------- olduğunun ifade edildiği, rekabet yasağı sözleşmesinin işçilerin sözleşme sonrasındaki çalışma özgürlüğünü kanunun öngördüğü sınırların ötesinde sınırlaması halinde, hukuka aykırı olduğunda bahsedilebileceği, rekabet yasağının konu itibariyle sınırlandırılmasının ancak davalı işçilerin davacı şirketteki pozisyonları doğrultusunda getirilebileceği, bu hususta nihai takdirin Mahkemenizde olduğu, Mahkemece geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesinin varlığına karar inde ve rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranışın tespit edil. hallerde, sözleşmede yer alan cezai şartların davacı tarafından talep edilebileceği Haksız rekabet hukuku yönünden yapılan değerlendirmede, TTK m. 55/1-b uyarınca, davalı tarafın davacı şirkete ait müşterileri ayarttığı ve bu suretle haksız rekabet eyleminin gerçekleştirildiğinin ileri sürüldüğü, salt bir müşteriyle temasa geçilmesinin (yöneltme eylemi) tek başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği, TTK m. 55/1-b uyarınca haksız rekabetin varlığından bahsedilebilmesi için yöneltme eyleminin belirli bir ağırlığa ulaşması gerektiği, somut olayda davalı tarafından davacı müşterilerine yönelik ayartma eyleminin belirli bir ağırlığa ulaştığının ispat yükü davacı tarafta olduğu, davacı müşterilerinin hali hazırdaki sözleşmelerinin ihlali doğrultusunda bilinçli bir çabayı gerekli kılan çekici ve cazibedar bir teklifin mevcut olması halinde haksız rekabetin varlığından bahsedileceği, TIK m. 54 kapsamında yapılan değerlendirmede, davacı taraf kıdemli database admin kadrosunun davalı şirkette işe başlamasının kendi rekabet gücünü ortadan kaldırabileceği ve bu eylemin TTK m. 54 uyarınca haksız rekabet teşkil edebileceği, Tarafların masraf, inkar tazminatı, vekalet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin, mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı " yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Davacı tarafından haksız rekabet iddiasına dayalı olarak maddi ve manevi tazminat ile cezai şart talebine ilişkin olarak davalı şirket ve davalı şahıslar aleyhine mahkememizin ------ sayılı dosyası üzerinden dava açılmıştır.Mahkememizce -----dosyada yargılama devam ederken, davalı şahıslar ile şirket aleyhine TTK hükümlerine dayalı olarak açılan haksız rekabet iddialarına dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin davanın bu dosyadan TEFRİKİ İLE mahkememizin ayrı bir esasına kaydına karar verilmiş ve ilgili talepler yönünden davanın mahkememizin iş bu esasına kaydı yapılmıştır. ----- esas sayılı dosyada ise davacı tarafın davalı şahıslara yönelik hizmet sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart istemine ilişkin davasının mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, dosyanın karar kesinleştiğinde süresinde talep halinde görevli ------Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.Görevsizlik verilen dava------ esasına kaydolmuş, iş bu dosyada ---------davalı işçilerin sözleşmede yer alan rekabet yasağı yükümlülüğüne aykırı davrandığı belirlendiğinden davacı şirketin davalılar ile aralarındaki iş sözleşmesinin 8. maddesinde hüküm altına alınan cezai şarta hak kazandığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle cezai şarttan %80 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir.Davalı şahıslar ile şirket aleyhine TTK hükümlerine dayalı olarak açılan haksız rekabet iddialarına dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin davaya ise iş bu dosya üzerinden devam edilmiştir.Haksız rekabet; Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, 54/2. maddede rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı olarak nitelendirilmiştir.Haksız rekabet sayılan bazı durumlar ise TTK'nın 55. maddesinde belirtilmiştir. TTK'nın 55. maddesinde "başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek", "kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek", "kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak" ve "üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak", "üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendirmek veya başkalarına bildirmek" haksız rekabet eylemleri arasında sayılmıştır.TTK'nın 55/1.b maddesinde ise sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yönelik bir kısım haller haksız rekabet arasında sayılmıştır. Bu kapsamda müşterilerin sözleşmeyi bozmaya yöneltilmesi; üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine veya diğer yardımcı kişilere hak etmedikleri veya işleri ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışması; işçilerin, vekillerin veya diğer yardımcı kişilerin, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltilmesi halleri de haksız rekabet olarak değerlendirilmiştir. Haksız rekabetin varlığı halinde açılacak davalar anılan Yasanın 56. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini talep edebilir.Dosya kapsamına alınan tanık beyanlarında davalı şirket tarafından davacı şirket çalışanlarına iş teklifinde bulunulduğu hususunda açıklama bulunmadığı gibi davacı tarafça davalı şirketin dava dışı çalışanları ayartmak suretiyle davacı şirketten ayrılmasını sağladığına dair somut bir delil de sunulmamıştır. Salt işçinin bir şirketteki işinden ayrılarak aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir firmada çalışmaya başlaması haksız rekabetin ispatı için yeterli olmayıp, aksinin kabulü Anayasa'da güvence altına alınan çalışma özgürlüğünün ihlali anlamına gelmektedir. Dosya kapsamında bazı tanık beyanlarından davalı şahıslar davacı şirketten ayrılıp davalı şirkette çalışmaya başladıktan sonra davacı şirketin müşterilerinden bir kısmının davalı şirketle çalıştığı beyan edilmiş ve bu durumun TTK'nın 55/1.b.1 ve 1.b.3 maddelerine aykırılık teşkil ettiği ifade edilmiş ise de belirtilen maddelerde müşterileri sözleşmeyi bozmaya yöneltmek ve işçileri, vekilleri ve diğer yardımcı kişileri, işverenlerin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek eylemleri haksız rekabet olarak düzenlenmiş olup, tanımlanan unsurların gerçekleştiğine dair dosya kapsamında somut bir delil bulunmamaktadır. Bir kısım müşterilerin her iki şirket ile de ticari ilişkide bulunmasının haksız rekabet olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Zira rekabet serbest olup, hizmet alan müşterilerin daha uygun koşullarla iş yapan firmayla çalışmaları, ticari hayatın gereklerine ve doğasına da uygundur. Tarafların bulunduğu sektörde rakiplerin müşteriyi paylaşmak zorunda oldukları, bu itibarla davalının elde edeceği her müşterinin doğal olarak rakiplerinden elde edeceği müşterileri olduğu, bir kısım personelin davalıya geçtiği ve müşteri kaybedildiği hususu doğru olmakla birlikte, davalı şirketin ve şahısların TTK. Hükümlerine dayalı olarak hukuka aykırı eylemlerine rastlanılmamıştır. Dava dışı şirket çalışanlarının geçişinin davacıyı yıpratma olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığı gibi davalı rakip şirketin kurulması ve davacıda çalışanların işe alınmış olmasının davacıyı ticari olarak yıkmak veya ağır biçimde yıpratma amaçlı yapıldığı da belirlenmemiştir. Davalıların haksız rekabet teşkil edecek eylemi bulunmadığının anlaşılmasına göre davanın davalılardan maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden tümden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,
Karar harcı olan 427,60 TL'nin ıslah harcı olarak yatırılan 2.677,00 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 2.249,4 TL'nin karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama gideri masrafının davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
Davalı tarafından karşılanan 116,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde ----- konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne, davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/07/2024