1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/193 E., 2025/268 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 10.04.2025 Sayı: 2023/193 E. - 2025/268 K. İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/193 Esas

KARAR NO:2025/268

DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:14/03/2023

KARAR TARİHİ:10/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacının yanında satınalma sorumlusu olarak çalıştığını, aylık brüt ücretinin 15.250 TL olduğunu, şirketin gizli bilgilerine vakıf olduğunu, şirkete verdiği gizlilik ve rekabet etmeme taahhüdünün 2. Ve 3. Maddelerine göre rekabet yasağının düzenlendiğini, aksi takdirde yıllık brüt maaşı kadar cezai şart ödeyeceğini kabul ettiğini, ancak istifa edip rakip firmada aynı pozisyonda çalışmaya başladığını, ihtarnameye netice alınmadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 50.000 TL ceza koşulunun ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 10.9.2022 tarihinden itibaren avans faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Eylül 2015-Şubat 2022 arası davacının yanında çalıştığını, şirketin sırrına vakıf olabilecek bir işte çalışmadığını, mobbing sonucu istifaya zorlandığını, şirketlerin çalışma alanlarının aynı olmadığını, imzalanan taahhütnamenin genel işlem şartı niteliğinde olduğundan geçersiz olduğunu, bu vb. nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, rekebet yasağı ve gizlilik sözleşmeleri ile karalaştırılan iş akdinin feshinden sonra işçinin rekabet etmeme yasağına aykırı davranışları iddiasına dayalı cezai şart alacağının tahsili talebine ilişkindir.Davacı, davalının davacının yanında satın alma sorumlusu olarak çalıştığını, şirketin gizli bilgilerine vakıf olduğunu, iş sözlemesinde rekabet yasağı hükümlerinin düzenlendiğini, rekabet yasağına aykırılık halinde yıllık brüt maaşı kadar cezai şart ödeyeceğini kabul ettiğini, ancak davalının istifa ettikten sonra rakip firmada aynı pozisyonda çalışmaya başladığını, sözleşme gereğince cezai şart bedelinden sorumlu olduğunu, cezai şart alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----- davalının şahsi özlük dosyası celp edilmiş, davalının nüfus kaydı dosya arasına alınmış, ----davacı ve dava dışı şirketin ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, 05.09.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve 30.12.2024 tarihli bilirkişi ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ... tarihli raporunda özetle, "...İzahat ve Yargıtay kararları karşısında,---- rekabet yasağı hükmü yasada aranan (mahal) kriterine uymadığından, her ne kadar çalışan işi gereği, müşteriler hakkında bilgi edinecek konumda olsa dahi, rekabet sözleşmesinin yasaya uygun olmadığı sonucuna varılmış olup, hukuki takdir.mahkemenindir..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 30.12.2024 tarihli ek raporunda özetle, "...TBK 445 e göre, mahkeme, rekabet yasağı koşullarını serbestçe değerlendirebileceğinden, mahkemece cezai şartın ödenmesi gerektiği sonucuna varılırsa, dosyaya sunuları belgenin 3. Maddesine göre, (yıllık brüt maaş) cezai şart olarak ödeneceğinden ve dosyaya konulan bordroda davalının 15.250 TL aylık brüt ücret (giydirilmemiş) aldığı anlaşıldığından ; 15.250 Xx 12 183.000 TL cezai şart talep edebileceği (şimdilik 50.000 TL talep edilmiştir), bu miktardan indirim yapılmasının mahkemenin takdirinde olduğu,..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Taraflar arasında 28.9.2015 tarihli Belirsiz süreli iş sözleşmesi bulunmaktadır. Sözleşmeye göre davalı (satın alma sorumlusu) olarak göreve başlamış olup 28.01.2022 tarihinde (kendi isteği ile ayrıldığını belirterek) istifa etmiştir.Türk Borçlar Kanunu’nun 444/1. maddesi; “Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir” hükmünü haizdir. Buna göre rekabet yasağı sözleşmesinden söz edilebilmesi için ilk olarak işçinin fiil ehliyetine sahip olması ve iş sözleşmesinin kurulması sırasında veya iş ilişkisi devam ederken işçinin sözleşmenin sona ermesinden sonra rekabet etmeyeceğine ilişkin bir hükmün yazılı olarak iş sözleşmesine konulması veya bu konuda ayrı bir sözleşmenin (rekabet yasağı sözleşmesi) yapılması gerekmektedir.Bu durumda düzenlenecek sözleşmede, TBK 445. maddede belirlenen şekli kısıtlamaların var olması aranacaktır. Bunlardan ilki, rekabet yasağının belirli bir yer ile sınırlandırılmasıdır. İkincisi, rekabet yasağının belirli bir süre için geçerli olması ve üçüncüsü ise işverenin çalışma alanı geniş olabileceğinden hangi işlerle sınırlandırıldığının açıkça belirlenmesidir.

Rekabet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için coğrafi sınırlama yapılması zorunlu olmakla birlikte eğer sınırlama yapılmamışsa coğrafi sınır tüm-----. Dava konusu sözleşmede coğrafi sınırın kapsamı,------- coğrafi bölgelerinin tamamını kapsadığından TBK.'nın 445/2.maddesi uyarınca hakim tarafından kapsam olarak yani coğrafi sınır yönünden sınırlandırılmalıdır. Sınırlandırma yapılırken davalının davacı nezdinde çalıştığı il sınırlarının esas alınması hakkaniyete uygun görülmüştür. Davalı, ----davacı iş yerinde çalışırken, rekabet yasağı sözleşmesini imzaladığına göre, rekabet yasağı hükmünün ----ili için geçerli olduğunun kabulü gerekir. Davalı----- çalışması için rekabet etmeme taahhüdünde bulunduğuna ve işten ayrıldıktan sonra da ---- aynı faaliyet kolunda faaliyet gösteren dava dışı ----- başladığına göre, rekabet yasağı hükmünün geçersiz olduğunun ileri sürülmesi aynı zamanda TMK.'nın 2.maddesine de aykırıdır.

Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları, dinlenen tanık beyanları ve celp edilen müzekkere cevapları nazara alındığında taraflar arasındaki rekabet etmeme sözleşmesi iş dalı ve zaman sınırı içermekte olup bu yönlerden bir aşırılık içermemektedir. Coğrafi sınır------olmakla, bu yönden aşırı olan rekabet yasağı kapsamı TBK'nın 455/2. maddesi uyarınca Mahkememizce sınırlandırılmış olup coğrafi sınır -------ili olarak belirlenmiştir. Davalının işten ayrıldıktan sonra, rekabet yasağı süresi içinde ----- aynı faaliyet alanında kurulu dava dışı şirkette çalışmaya başladığı dosya kapsamı ile sabit olup davacı şirketteki pozisyonu itibariyle ortak müşteri portföyü ve benzer ürün isim ve içerik bilgilerine sahip olan davalı işçinin, davacı şirketin gizli bilgilerine sahip olarak, ekonomik alanda davacı şirketi önemli ölçüde zarar yönünde etkileyebileceği, bu itibarla somut olayda davalı işçinin rekabet yasağını ihlal ettiğinden davacının cezai şart talebinin yerinde olduğu, davalının işyerindeki pozisyonu, ülkemizdeki ekonomik koşullar ve yüksek enflasyon nazara alındığında 30/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 183.000,00-TL cezai şartın davalının mahvına sebep olmayacağı değerlendirilmiş ise de davacı tarafça 50.000,00-TL talep edildiğinden taleple bağlılık gereği anılan miktar yönünden cezai şart talebinin kabulüne karar verilmiştir. --------Her ne kadar davalı, cevap dilekçesi ile işyerinde mobinge uğradığını beyan etmiş ise de alınan bilirkişi raporları, dinlenen tanık beyanları ve celp edilen müzekkere cevapları nazara alındığında bu yönde elverişli ve yeterli somut delil bulunmadığından davalının mobing iddialarına itibar edilmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜNE,

2------------ temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Alınması gerekli karar harcı 3.415,50-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 853,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 2561,62-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafça yatırılan 853,88-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvuru harcı, 25,60-TL vekalet harcı, 634,25-TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.339,75‬-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına

7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/04/2025

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı