T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/854 Esas
KARAR NO: 2024/1003
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 26/08/2024
KARAR TARİHİ: 11/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurumlarında ---------- sicil numaralı sigortalılarından ----------, 10/03/2006 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle % 35 oranında malul kaldığını, bu doğrultuda müvekkili tarafından sigortalıya bağlanan ilk Peşin Sermaye Değerli Gelir ve geçici iş göremezlik giderlerinin tahsili amacıyla ---------- E.sayılı dosyasından rücuan tazminat davası açıldığını, ---------- E.sayılı dosyasından verilen ara kararı ile davalılardan ---------- Şirketi hakkında ihya davası açılmak üzere tarafımıza süre verildiğini, Türk Ticaret Kanunun 547. maddesinde;" Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler." hükmü doğrultusunda, ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası gerektiğini,---------- E.sayılı dosyasından verilen ara karar doğrultusunda davalı ---------- Şirketi ' nin ihyasına karar verilmesini talep etme gereği hasıl olduğunu, ----------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 24/06/2024 tarih ve ---------- sayılı yazıları ile şirketin resen terkin edilmesi işlemiyle kamu alacağı tahsil edilemediğini, açıklanan nedenlerle ---------- Esas sayılı dosyasından verilen yetki ve süre doğrultusunda belirtilen şirketin ihyasını talep etme gereği hasıl olmuştur." diyerek ticaret sicilinden resen terkin edilen --------- Şirketi 'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicili Müdürlüğü vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Müvekkilnin, Ticaret Sicili Müdürlüğünün re’sen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığından bahisle müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava; ticaret sicilinden resen silinen şirketin yeniden ihyası istemine ilişkindir.Davacının iş mahkemesinde açtığı davada terkin olan şirketin davalı olduğunu belirterek devam eden dava için şirketin ihyasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Terkin olan şirketin 6102 sayılı TTK nun geçici 7. Maddesi ve ilgili tebliğ uyarınca adresin yetersizliği ve vergi kaydının terkin olmuş olması sebebiyle yapılan ilanlara müteakip 18/02/2015 tarihinde resen terkin edildiği anlaşılmıştır.Celp edilerek incelenen --------- Esas sayılı dosyanın eski esasının ----------- Esas olduğu, 10/12/2019 tarih ve ----------- Karar sayılı kararının istinaf edildiği; ----------- sayılı ilamıyla kaldırıldığı ve yeni esas numarasının --------- Esas olduğu, derdest olduğu görülmüştür. Dosyanın davacının ------------, davalılardan birinin de terkin olan -----------Şti olduğu görülmüştür. 6102 Sayılı TTK. Geçici 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar kanunda sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Kanunda yapılan düzenleme uyarınca Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderilir. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı açıkca kabul edilmiştir. Sonuç olarak, TTK' nin Geçici 7. maddesine göre münfesih sayıldığından resen sicilden terk olunduğu, derdest olan takibin devam edilebilmesi için söz konusu şirketin ihyasının gerektiği, davacının haklı sebebinin ve hukuki yararının mevcut olduğu, davalı ... sicil memurluğunun davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda olduğu görülmüştür.
29/5/2024 tarihli ve -------- sayılı ---------- 7511 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. TTK'nın geçici 7. maddesine (15) fıkradan sonra eklenen, (Ek cümle:23/5/2024-7511/16 madde) Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." cümlesi ilave edilerek, kanun hükmünün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme de nazara alınarak ticaret sicil memurluğu aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilemeyeceği, Yargıtay uygulamalarında da kabul edildiği üzere belirtilen şekilde ihya kararımızın konusuna göre, terkin olan şirketin icra dosyasındaki taraf teşkili bakımından tasfiye memuru atanması gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE;
2--------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ------------ sicil numarasına kayıtlı iken 18/02/2015 tarihinde TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen --------- ŞİRKETİ ünvanlı şirketin sicildeki terkin kaydının, ----------- E sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihyasına, ihya kararının TESCİL ve İLANINA,
3-Şirket yetkilisi ------------ tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına,
4-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
8-Davalı ... Sicili Müdürlüğü yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmamasına,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 11/12/2024