T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/77
KARAR NO : 2026/153
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/04/2024
KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 50 yıla yakındır ----- unsuru ile ticari faaliyetler sürdürdüğünü, ------ unsurunun Müvekkiline ait ticaret unvanı olmasının yanı sıra Müvekkilinin tescilli markası olduğunu, Müvekkilinin markasının tanınmış marka mahiyetinde olduğunu, Karşı yan adına tescil edilmiş olan ---- kod numaralı “----” unsurlu markanın hükümsüz kılınması gerektiğini, Karşı yanın kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunu iddia, talep ve beyan etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Taraflarının faaliyet alanlarının farklı olduğunu, Karşılaştırmaya tabi markalar arasında iltibas riskinin bulunmadığını, Davacının markasının koruma kapsamının inşaat ve gayrimenkul alanları ile sınırlı olduğunu, Müvekkilinin davacı yan ile haksız rekabet içerisinde olmadığını, Davacının markasının tanınmış marka muhteviyatında olmadığını iddia ve beyan ederek Davacının tüm taleplerinin reddini, talep ve beyan etmiştir.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, davacının ------ esas unsurlu marka ve ticaret unvanına yönelik marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin oluşup oluşmadığı, davalı adına tescilli -----markanın iltibas ticari unvan tanınmışlık ve haksız rekabet nedeniyle hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı taleplidir.
Mahkememiz dosyasından aldırılan 16/04/2025 bilirkişi raporunda: Davalı adına tescilli olan----- başvuru numaralı görselini ihtiva eden ihtiva eden markanın, SMK 6/1 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği, SMK 6/4, 6/5 ve 6/6 hükümleri kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, Heyetimizce davalı yanın herhangi bir markasal kullanımı incelenememiş olmak ile birlikte, davalı yanın var ise söz konusu eylemlerinin davacı yana ait markaya tecavüz ve davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olup olmadığı hususunda herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılamadığı yönünde görüş ve kanaatlerimiz oluştuğuna dair raporunu sunmuşlardır
Mahkememiz dosyasından aldırılan 27/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda : Sadece davacı yanın kök raporumuzun arzının ardından dosyaya arz ettiği sörseller ile davalı yanın savunmaları nispetinde davalı yanın kullanımları gerçekleştirdiği Sayın Mahkemeniz kanaat eder ise ve sunulan ilgili verilerin sunuluş tarihleri göz önünde bulundurulduğunda delil mahiyetinin takdirinin yalnızca Sayın Mahkemenize ait olmak ile birlikte, ilgili kullanımların evvelce ve yukarıda açıklanan gerekçeler ile davacı yana ait tescilli markalar ile iltibasa sebebiyet verebileceği, ilgili kullanımların davacı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği yönünde görüş ve kanaatlerini sunmuşlardır.
Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, değerlendirildiğinde; Dava, davalıya ait----- ibareli markanın 39. Sınıftaki hizmetler bakımından, iltibas, ticari unvan, tanınmışlık nedeniyle hükümsüzlük ayrıca marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni ve refine ilişkin olup, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, davacının --- esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, -- markasını inşaat sektöründe tanınmış marka olduğunun iddia edildiği ayrıca ----- ticari unvanı ile 50 yıldır ticari faaliyette bulunduğunun belirtildiği, incelenen ticari kayıtlardan davacı şirketin 2013 yılında ---- Adı ile tescil edildiği, yine davacının ---- numaralı ------ ibareli markanın dava konumuz ile ilgili olarak 39. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, aldırılan 16/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda, SMK 6/1 kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, SMK 6/4, 6/5 ve 6/6. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı yönünde görüş bildirildiği itiraz üzerine aldırılan 27/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda ise davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği yönünde görüş bildirildiği, buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacının --- numaralı -----Şekil ibareli markanın 02,07,09,19,23,24,26,35,36,37,39,40 ve 42. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalının ise davaya konu ----- numaralı markanın 39. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, markalar karşılaştırıldığında esas unsurun ------- ibaresi olduğu, taraf markalarının ortak olarak 39. Sınıfta tescilli olduğu, bunun da iltibasa yol açacağı, ortalama tüketicisinin taraf markalarını gördüğünde aynı kişiye aitmiş veya aynı kaynaktan doğmuş algısına kapılabileceği, bu nedenle SMK 6/1. Maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, SMK 6/4 ve 6/5. Maddeleri uyarınca bilirkişi heyetince davacı markasının tanınmış marka olmadığı yönünde görüş bildirildiği, mahkememiz kanaatine göre davacı markasının özellikle inşaat sektöründe tanınmış marka olarak bilirkişi heyetince kabul edilmemiş ise de sektörünün önde gelen firmalarından olduğu, bilinir bir firma olduğu, fakat bilirkişi heyetince bu yönde bir tespit yapılamadığından SMK 6/4 ve 6/5. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerektiği fakat SMK 6/6. Maddesi uyarınca davacı markasının esas unsurunu ---- ibaresi olduğu davalı markasının da esas unsurun ------ ibaresi olduğu, bilirkişilerce bu madde yönünden hükümsüzlük oluşmadığı belirtilmiş ise de davalı markasında yer alan ---- ibaresinin davacı ticaret unvanının esas unsuru olan ------ ibaresini ihlal ettiği anlaşıldığından SMK 6/6. Maddesi uyarınca da davalı markasının hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiş yine davalı tarafından hem marka tescili hem de aldırılan 27/10/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre ----- ibaresinin internet sitelerinde kullanmış olduğunun tespit edildiği, bu kullanımın tüketiciler nezdinde karışıklığa sebebiyet vereceği ve SMK 29. Maddesi kapsamında tecavüz teşkil ettiği davalının tescilli marka kullanımının SMK 155/1 kapsamınında tecavüz davalarında önceki sınai hak mülkiyet sahibine karşı ileri sürülemeyeceği anlaşıldığından davalı kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşıldığından öte yandan davacı aynı zamanda haksız rekabet de talep ettiğinden, Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin yeni kararlarında marka hakkına tecavüz iddiası ile birlikte haksız rekabet talep edilemeyeceği belirtildiğinden, haksız rekabet talebi yönünden davanın reddine karar verilerek neticeten davanın kısmen kabul kısmen reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
Davalı adına tescilli ----- numaralı markanın 39. Sınıfta yer alan tüm hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne,
Davalı tarafından davacının marka hakkına yönelik tecavüzün tespiti, meni ve refine, Davalı tarafından ----- ibaresinin kullanımının her türlü fiziki, internet ve sosyal medya ortamında yasaklanmasına, kullanımların her türlü yayın, hizmet, ürün, ambalaj, ilan, reklam, basılı kağıt, fatura vs. İnternet görsel yazılı ilanlar ile web sayfalarından çıkartılmasına,
Haksız rekabet talebi yönünden davanın reddine,
Hükmün kesinleşmesi halinde masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayınlanan günlük gazetelerden birinde ilanına,
1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile eksik alınan 304,40 TL Harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan toplam 427,60 TL harcın ve yapılan 15.962,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 16.389,60 TL giderin davalıdan tahsiline davacıya verilmesine
3-Hükümsüzlük bakımından: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Marka hakkına tecavüz bakımından: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Ret edilen haksız rekabet talebi bakımından: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.