1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/325 E., 2024/563 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 09.09.2024 Sayı: 2022/325 E. - 2024/563 K. İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/325

KARAR NO : 2024/563

DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)

DAVA TARİHİ : 10/05/2022

KARAR TARİHİ : 09/09/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Davacı şirket ortağının, elektrik elektronik, diğer ortak ise mekanik işi ile ilgilenerek, alınan projeleri birlikte bir bütün olarak tamamlamakta iken ortakların arasındaki husumet ve iletişim yokluğu nedeniyle davalı şirkette müşterek iş yapmalarına engel olarak şirketin faaliyetini yürütülemez hale getirdiğini, davacı yakınlarından şirketin diğer ortağı olan abinin davacıyı cüzi bir miktarla şirketten ayırarak şirketi kızına bırakmayı amaçladığını duyduğu, bu durum kardeşler arasındaki ilişkinin yürümesini engellediği gibi ortaklığın faaliyetinin devamlılığını da tehdit eder konuma getirdiğini, dolayısıyla ortaklar arasındaki güven ilişkisi sona erdiği, TTK'nın 638'inci maddesinin ikinci fıkrasında “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.” şeklinde olduğu, bu durumda ortaklığın devamında bir fayda ve neden kalmadığı, davacı, T.T.K. nu gereğince haklı sebeplerle şirketin ortaklığından çıkmak istediği, yukarıda da belirttiğimiz hususlar gerek ortaklık gerekse akrabalık ilişkisi bakımından sıkıntıların yaşanması, güven ilişkisinin de bozulmasına dolayısıyla, davacının haklı sebebe dayanarak şirketten çıkmayı talep etmesine neden olduğu, haklı sebep bazen tek bir maddi olgudan ibaret olabilir bazen de çeşitli nedenlerin birikiminden oluşabilir ve ortaklığın devamını çekilmez kılabileceğini, menfaatler terazisi çekilmezlik yönünde eğilinceye kadar tek başına haklı sebep düzeyinde olmayan çeşitli olguların birikimsel olarak haklı sebep oluşturacağı Yargıtay ---. Hukuk Dairesinin kararı ile kabul edildiğini, TTK 641/1 maddesi uyarınca çıkan ortağa ayrılma akçesi ödenmesi gerektiğini, ayrılma akçesinin tespitinde gerçek değer; yaşayan şirket değerinin esas alınması gerektiğini, ayrılma akçesinin gerçek değer olarak ödenmesinde yasanın öngördüğü; yaşayan işletme içindeki piyasa değeri, yani şirketin ticari itibarı, marka değeri, halen devam etmekte olan işlerin değeri, şirket devredilmesi ticari maksatla devredilmesi halinde devir bedelinin ne olacağı, knowhow, şirketin unvanı, şirketin özvarlığı taşınmazlar, makinalar, şirketin tüm aktif ve pasifleri, gelecek dönemde elde edeceği kazançlar, müşteri çevresi, işletmenin tümünün satılması halinde şirketi almak için ödenecek değer vb. bunların toplamı üzerinden yapılacak bilirkişi incelemesi ile şirketin gerçek değeri tespit edilmesi bu nedenle ayrılma akçesinin gerçek değerinin yaşayan işletme içindeki piyasa değerinin bilirkişi marifeti ile tespit edilerek davacıya ödenmesini, yukarıda açıklamış olduğumuz nedenlerle; öncelikle Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilin ortaklıktan çıkma talebinin kabulüne, bilirkişi tarafından tespit edilecek karar tarihine en yakı tarihteki piyasa gerçek değeri üzerinden tespit edilecek ayrılma akçesinin müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davalı şirketin --- - bürosu olarak 1982 yılında kurulduğu, -----, Davacı ..., ----, ----- tarafından kurulan şirketin kuruluş sermayesi yakın arkadaşları ve şirket ortağı da olan ---- tarafından borç olarak sağlandığını, ----- ve --- daha sonraki yıllarda ortaklıktan ayrıldığı, 2000 yılından itibaren şirket ortakları iki kardeş ----- ve ... - şirket ortağı olarak çalıştıkları, her iki ortak tarafından eşit temsil ettikleri, davacı Elektrik Mühendisi, şirketin diğer ortağı olan ağabey ----- Makina Mühendisi olduğunu, şirketin büyümesinde makina mühendisliği alanında yapılan projeler, uygulamalar en önemli rolü oynadığı, bu durum kuruluştan bu yana yapılan işler ve kesilen faturalardan tespit edilebileceği, Ağabey ----- yıllardır yoğun şekilde çalışması ile şirket bugünlere gelmiş, şirkete maddi manevi katkısı, şirketin tanınması ve büyümesini sağladığını, davacı ... her koşulda ağabeyi tarafından korunmuş ve kollandığını, asla iddia edildiği gibi şirketin tek sahibiymiş gibi davranmamış şirketi birlikte daha ileriye götürmek için çabaladığı, ancak davacı her şeyi farklı algılayarak şirketin faaliyeti ile ilgili konuları konuşmaktan imtina etmiş kendisi şirketin tek ortağı gibi hareket ettiği, şirketin düzeni davacının tutum ve davranışları sebebiyle bozulduğu, son iki yıldır, davacı sağlık sorunları yaşamakta ve asla şirket ortağı ağabey ile birebir iletişime geçmediğini, kendisinin sağlık sorunları sebebiyle şirketle ilgilenmemekte ve şirketin olağan işleyişi zarar gördüğü, davacı şirkette müşterek iş yapmalarına karşı çıkmış ve son iki yıldır yukarıda izah edilen sebeplerle her iki ortak arasında hesaplarda ayrıldığı, haklı sebep 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda tam olarak tanımlanmadığı, ancak bazı haller haklı sebep olarak sayıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 245. maddesinde sayılan şu haller haklı sebep olarak nitelendirildiğini, dava dilekçesinde davacı yanın şirketin diğer ortağı olan ağabeyin kızına şirketi bırakacağı ve kendisine cüz “i miktar ödeyerek şirketten ayıracağını yakınlardan duyduğunu beyan ettiğini, bu durumun kardeşler arasındaki ilişkinin yürümesini engellediğini ve ortaklığın faaliyetini tehdit ettiği iddiasında bulunduğunu, ağabeyin kızı ---- Mühendisi olduğunu, ----- mezunu, ---- Tıp Fakültesi (Master) eğitimli olup, halen --- Bağlı “---- proje yöneticisi olarak görev yaptığı, şirket ortağı ağabeyin kızının bırakın şirkette görev almayı, şirket ofisinin kapısından dahi içeri adımını atmadığını, bu şirketle ilgili bir tasarrufu dahi söz konusu olmayacağı, şirketin iştigal konusu ile ---- tahsili ve hedefleri başka yönde olduğu, iş bu dava açılmadan önce şirketin Yeminli Mali Müşaviri Sn -----ile görüşüldüğünü, şirketin %50 davacının ve %50 sinin ağabeyi --- olduğu konusunda daima hemfikir olunduğu, Mali Müşavir aracılığı ile gayriresmi yapılan görüşmelerde davacının olumlu bir yaklaşımı olmadığı, davacının hakkı payı yapılacak hesaplamalarla şirketin değerinin belirlenmesi ile tespit edilebi bir miktarla ayıracaktır iddiası hangi hukuki sebebe dayalı ortaya atıldığı, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle; davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER : Nüfus Kayıtları, ---- Ticaret Odası Ticaret Sicil Kayıtları, ---- Vergi Dairesi Kayıtları, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ :

Dava, Ticari Şirket Ortaklığından çıkma ve ayrılma akçesi talebine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince dava değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili sağlanmış , dilekçeler aşaması tamamlanmış ve resen incelemeye tabi HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, taraf sıfatı, hak düşürücü süre ve harç gibi hususlar incelenmek, değerlendirilmek ve karara bağlanmak suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek, deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri kapsamında bilirkişi raporu alınmıştır.

Yargılama devam ederken davacı vekili tarafından UYAP sistemi Avukat Portalı üzerinden gönderilen 12/07/2024 tarihli dilekçe ile tarafların sulh olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı ve buna karar verilmesi talep edilmiş ve talep dilekçesi ekinde ihtiyari arabuluculuk tutağı sunulduğu görülmüştür. Davalı vekili tarafından ise yine UYAP sistemi Avukat Portalı üzerinden gönderilen 04/06/2024 tarihli dilekçe ile ise tarafların sulh olduğu, duruşma günü beklenmeden karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirir şekilde dilekçe sunulduğu tespit edilmiştir.

Dosya ve UYAP kapsamı ile taraf vekillerinin vaki beyanlarına göre taleple bağlılık ilkesi de gözetildiğinde uyuşmazlığın taraflarca arabuluculuk yoluyla çözüldüğü anlaşılmış ve buna göre davanın konusuz kaldığı tespit edilerek davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden ise aynı yasanın 331/1. Maddesi gözetilerek taraf vekillerinin buna ilişkin beyanların nezdinde yapılan yargılama giderleri karşılıklı olarak giderleri yapan taraflar üzerinde bırakılmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-)Dava konusuz kaldığından; DAVANIN ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3-)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avanslarının yatırana iadesine, (Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına ) Dair, tarafların ve taraf vekillerin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı