1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/506 E., 2025/601 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 02.07.2025 Sayı: 2024/506 E. - 2025/601 K. İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/506

KARAR NO : 2025/601

DAVA : Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)

DAVA TARİHİ : 21/07/2024

KARAR TARİHİ : 02/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle :

Müvekkili ile davalılardan ... 16/01/2014 tarihinde ekli ------ gazetesinde inşaat alanında faaliyet göstermek üzere ...'ni kurmuş olduğunu, şirket'in 400,000,00 TL sermaye ile kurulduğunu, şirket müdürü olarak davalı ... seçildiğini, müvekkili ve ... her biri şirketin yüzde 50 ortağı olduğunu, 400,000,00 TL sermayenin müvekkili payına düşen 200,000,00 TL'sinin müvekkili tarafından 250,000,00 TL olarak ödendiğini, davalı ... ise payına düşen 200,000,00 TL'yi önce şirket hesabına yatırdığını, daha sonra ise kendisine ait -------Şirketi hesabına aktardığını, müvekkilinin şirkete koymuş olduğu 250,000,00 TL ile şirket, faaliyetine başladığını, toplam yıllar içerisinde şirket, 6 farklı kat karşılığı inşaat yaptığını, davalı ..., yapılan 6 farklı inşaata rağmen müvekkiline yıllar boyunca hiç bir kar payı ödemesi yapmadığını, davacının dava açmaya karar verdiğini, bunu öğrenen şirket müdürü davalı ..., dava açılmadan 2 gün önce -----Şirketi adına kayıtlı ----- Parselde kayıtlı zemin kat 6 numaralı bağımsız bölümü, eşi ----- kız kardeşinin kızı ------ muvazaalı olarak devredildiğini, müvekkilinin ortaklıktan çıkmak için ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ sayılı dosyasıyla ortaklıktan çıkmak üzere dava açarken şirketin adına kayıtlı 3 taşınmaza da tedbir konulmasını istediğini, mahkemece 3 taşınmaza tedbir konulduğunu, dosya kesinleşmediği için tedbirin kalkmadığını, bu tedbirin kalkması üzerine kalan 3 bağımsız bölümden ----- Parselde kayıtlı zemin kat dükkan, müvekkilinin yüzde 50 ortağı olduğu, davalı ... adına kayıtlı iken, şirket müdürü diğer yüzde 50 ortak ... tarafından ...'in halasının oğlu ----- muvazaalı olarak devrettiğini, bununla alakalı dava açıldığını, diğer kalan 2 bağımsız bölüm ise dava konusu 2 bağımsız bölüm olduğunu, tedbirin kalkması üzerine her iki bağımsız bölüm, ... tarafından 3.kişilere satıldığını, dava konusu taşınmazların ve diğer taşınmazların gerçek satış bedelinin şirket kayıtlarına geçmediği müvekkili tarafından bilinmekte olduğunu, ------.Noterliğince onaylanan taahhütname ve şirket müdürü sıfatıyla davalı ...'in müvekkiline vermiş olduğu 07/08/2014 tarih, ----- yevmiye numaralı , 6 inşaatın 5'i bizzat her ince ayrıntısına kadar müvekkili tarafından inşaa edildiğini, müvekkili rayiç bedel üzerinden tapuda bedel gösterildiğini, davalının bazı bedelleri elden aldığı bilindiğini, taşınmazın gerçek bedelinin tespit edilip, bu bedel üzerinden şirket hesabına bedelin yatıp yatmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, satılan 2 adet bağımsız bölüm bedelinin şirket hesabına yatırılıp yatırılmadığı, yatırılmışsa rayiç bedel üzerinden mi, gerçek bedel üzerinden mi yatırıldığı hususu araştırılması gerektiği , bu bedellerden paylarına düşen kısmın taraflarına ödenmesini ve uğranılan zararın tazminini talep ettiklerini, taşınmazların gerçek bedellerinin tespiti ile, gerçek bedellerinin şirket hesabına davalı ... tarafından ödenmesine, satışlardan payına düşen kısmın davalılar tarafından, şimdilik fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla her bir taşınmaz için tarafımıza faiziyle birlikte 500,00 'er TL olarak ödenmesine, şirket hesaplarına gerçek değer yansıtılmamışsa gerçek bedelin davalı gerçek kişi tarafından şirkete ödenmesine ve satışlardan paylarına düşen alacağın şimdilik fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla her bir taşınmaz için t davalılar tarafından faiziyle birlikte 500,00 'er TL olarak ödenmesine, mahrum kalınan zararların tespiti ile gerçek kişi davalıdan zararın oluştuğu tarihten itibaren faiziyle birlikte şimdilik fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL'sinin tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle :

Dava konusu taşınmaz satışları ile davacının satışları öğrendiği tarihten itibaren iki yıl geçmiş olması sebebiyle dava zaman aşımına uğradığından davanın esasa girilmeden usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından----- Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 30.09.2020 Tarih,----- Esas, ------ Karar Sayılı dosyasıyla kâr payının dağıtılmaması nedeniyle TTK madde 636/3 maddesine dayanarak şirket ortaklığından çıkmayı, kabul görmemesi halinde TTK madde 643 ve 644. Maddeleri uyarınca şirketin feshi ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava ettiği , Yerel Mahkeme' nin 30.09.2020 tarihli kararı '' ...Davacı tarafından ileri sürülen olgulara ilişkin deliller bilirkişi tarafından incelenmiştir. Dosya kapsamında yer alan belgeler incelendiğinde; her ne kadar davacı kar payı dağıtılmadığından bahisle ortaklıktan çıkmayı talep etmiş olsa da ana sözleşmenin incelenmesinde ve yukarıda açıklanan sözleşme hükümlerine göre ayrılması gereken yedek akçeler nazara alındığında şirket tarafından yukarıda açıklanan işlemlerin kanuna ve ana sözleşmeye aykırılık taşımadığı yedek akçeler ayrılmadıkça kar dağıtımına karar verilemeyeceği, davalı şirketin dava dışı diğer ortak tarafından kötü yönetildiğine ilişkin somut deliller sunulmadığı, şirketin mal varlığı faaliyet alanı ve borçları nazara alındığında bu aşamada kar payı dağıtılmamasının ana sözleşme ve kanuna aykırılık teşkil etmediği, sadece kar payı dağıtılmamasının doğrudan şirketten çıkmak için haklı neden oluşturmayacağı şirketin fesih ve tasfiyesini gerektiren bir durum tespit edilemediği.. '' gerekçesiyle dava reddedilmiş olduğunu, davacı huzurdaki davayla birlikte diğer mahkemenin ------. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 30.09.2020 Tarih, ------Karar Sayılı dosyasıyla aynı dava ikamet ettiğini, dava konusu ilk dava dosyasında incelendiğini, aynı konudan dolayı dava açılmayacağını, davanın konusu ve tarafları aynı olduğunu, limited şirketlerin kar payının dağıtılmasına ilişkin hükümleri TTK 608 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup kar payının nasıl dağıtılacağına ilişkin usul, gerek TTK gerekse müvekkil şirketin ana sözleşmesinde sabit olduğunu, davacının resmi olarak kar payı dağıtılmasına ilişkin usulüne uygun bir talebi olmadığını, davacı şirketin Ortaklar Kurulu' na karşı kar dağıtımına ilişkin olarak sözlü ve yazılı beyanda bulunmadığını, bu konuda geçmişte hiçbir tasarrufu olmadığını, ticari olarak iş ve işlemlere ilişkin davacıya ait bir talep olmadığını, bu konuda ilk davada şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığını, davacının davası reddedildiğini, müvekkili şirketin ticari kayıtları incelendiğinde davacı tarafından açılan ilk dava dosyasında da sabit olduğu üzere kar payı dağıtılmasına ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılacak olduğunu, bu konuda mahkeme tarafından oluşturulacak ara karar ile bilirkişi atanması halinde yapılacak incelemede kar payı dağıtılmasına ilişkin yasal şartların oluşmadığı, davacının da bu konuda sözlü ve yazılı bir beyanı olmadığı anlaşılacak olduğunu, kar payı talebine karşılık zaman aşımı itirazında bulunduklarını, ilk dava dosyasının istinaf incelemesi neticesinde davacının istinaf talebi esastan reddolunmuş olduğunu, ----- Bölge Adliye Mahkemesi ------. Hukuk Dairesi' nin 18.01.2024 Tarih, ----- Esas, -------Karar sayılı ilamında '' Davacı tarafından ileri sürülen olguların incelenmesinde; kar payı dağıtılmamış olmasının ortaklıktan çıkmayı gerektirir bir sebep olmadığı, bu husustaki talebin genel kurulda görüşülüp karara bağlanabileceği ve aksi bir genel kurul kararı çıkması halinde kararın iptali davası açılarak sorunun hukuken çözüm imkanı bulunduğu, ayrıca davalı şirketin ana sözleşme hükümlerine göre ayrılması gereken yedek akçeler ile elde edilen kar miktarı nazara alındığında kar payı dağıtılmamış olmasının haklı bir sebep oluşturmadığı anlaşılmaktadır... '' şeklinde olduğunu, davacının iddialarının gerçekleri yansıtmadığı, kar payı dağıtılmasına ilişkin usulüne uygun bir talebin söz konusu olmadığı, şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelendiği ve davacıyı haklı gören herhangi bir usulsüzlük görülmediği sabit olduğunu, davacı dava dilekçesinde, müvekkili şirkete %50 ortağı olduğu ve müvekkili ...'in %50 ortağı olduğu, davacının 200.000,00 TL sermaye borcunu 250.000,00 TL olarak ödediğini, müvekkil ...' in 200.000,00 TL sermaye borcunu şirket hesabına yatırdığını daha sonra kendisine ait dava dışı ------Şirketi hesabına aktardığını, müvekkili şirketin 6 farklı kat karşılığı inşaat yaptığını, -----parselde kayıtlı zemin kat 6 numaralı bağımsız bölümü muvazaalı olarak devredildiğini, ------ Parselde kayıtlı zemin kat dükkanın muvazaalı olarak devredildiğini, dava konusu 2 bağımsız bölümün 3. kişilere satış yapıldığını ve satılan taşınmazların gerçek satış bedellerinin yansıtılmadığını iddia ettiğini, söz konusu iddiaların asılsız olduğunu, müvekkili şirkete ortak olması hesabi ile şirketin mevcut yasal işlemlerinden kendisine haksız yarar sağlamaya çalıştığını, davacının bu yöndeki iddiası net şekilde kötü niyetli olarak işbu davayı açtığını göstermekte olduğunu, davacının huzurdaki davayı açmada hukuki yararı bulunmadığını, öncelikle taraflarınca yapılan usule itiraz nedeniyle davanın usulden reddine, taraflarınca yapılan beyanlarının kabulüne, haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiği görülmüştür.

GEREKÇE:

Dava, dava dışı şirkete ait taşınmazın satış bedelinin mahkemece tespitiyle, bu tespite bağlı olarak bu satıştan dolayı davacının ve şirketin zarara uğrayıp uğramadığı, varsa zarar miktarı ve bu zararın davacı ile dava dışı şirkete ayrı ayrı ödetilmesi, ayrıca değerine uygun satılmışsa da davcıya düşen payın davalıdan tahsiline yöneliktir.

Ticaret sicil kayıtlarına göre davacı, davalı şirkette ortak, davalı gerçek kişi ise davalı şirkette ortak ve şirketin münferiden yetkili temsilcisidir,

Dava konusu, davalı şirkete ait 2 bağımsız bölümün, ... tarafından 3.kişilere satıldığını, dava konusu taşınmazların ve diğer taşınmazların gerçek satış bedelinin şirket kayıtlarına geçmediğin müvekkili tarafından bilinmekte olduğunu, satılan 2 adet bağımsız bölüm bedelinin şirket hesabına yatırılıp yatırılmadığı, yatırılmışsa rayiç bedel üzerinden mi, gerçek bedel üzerinden mi yatırıldığı hususu araştırılması gerektiği , bu bedellerden paylarına düşen kısmın taraflarına ödenmesini ve uğranılan zararın tazminini talep ettiklerini, şirket hesaplarında gerçek bedel mevcutsa, satılan 2 bağımsız bölümün müvekkilinin payına düşen yüzde 50 kısmının taraflarına ödenmesi gerektiği ,gerçek bedel şirket hesabına yansıtılmamışsa, gerçek bedellerinin şirket hesabına davalı ... tarafından ödenmesine ve yine kendisine düşen payın ödenmesini ayrıca mahrum kalınan zararların tespiti ile gerçek kişi davalıdan zararın oluştuğu tarihten itibaren faiziyle birlikte kendisine ödenmesini talep etmiş, dava dilekçesinin ve taleplerinin yeterince anlaşılır olmaması nedeniyle davacı vekiline HMK31. Maddesi gereğince süre verilmiş, bunun üzerine davacı tarafça 07.04.2025 tarihli dilekçeyle;"...Taşınmazların bedelinin şirket hesabına yatırılıp yatırılmadığı ve yatırılmışsa gerçek bedelinin yatırılıp yatırılmadığı hususunda bilgimiz olmaması sebebiyle 3 olasılığımız olması açısından;

1-Şirket müdürünün şirkete karşı sorumluluğu sebebiyle taşınmazların bedellerinin şirket hesabına hiç yatırılmamış olması durumunda;

---Gerçek bedellerinin tespiti ile, gerçek bedellerinin şirket hesabına davalı ... tarafından ödenmesini, ayrıca şirket tarafından satışlardan payımıza düşen alacağın ödenmesini talep etmekteyiz.

2-Şayet şirket hesaplarına gerçek değer yatırılmışsa şirket tarafından satışlardan payımıza düşen alacağın ödenmesini talep etmekteyiz,

3-Şirket hesaplarına bir para yatırılmış ancak bu para gerçek değer değilse, gerçek değer yatırılmamışsa, mahrum kalınan kısmın gerçek kişi davalı tarafından şirkete ödenmesini ve bu bağlamda da şirket tarafından payımıza düşen kısmın tarafımıza ödenmesi..." şeklinde açıklanmıştır.

Davalılar vekili, davacı iddialarının asılsız olduğunu, bu taleplerinin daha önce -----Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 30.09.2020 Tarih, ----- Esas, ------Karar Sayılı dosyasında ileri sürüldüğünü, davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı vekilince derdestlik itirazı ve zamanaşımı definde bulunulmuşsa da, yapılan incelemede -----. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 30.09.2020 Tarih, ---- Esas, ------ Karar Sayılı dosyasından kaynaklı derdestlik koşullarının bulunmadığı, zamanaşımı süresininde dolmadığı anlaşıldığından bu itirazların reddine karar verilmiştir.

Görüleceği üzere talepler iki kısımdan oluşmakta olup, birincisi satışı yapılan iki adet taşınmazın gerçek bedelin tespiti, diğeri, gerçek bedelin tespitinden sonra kendisine düşen payın ödenmesi şeklindedir.

Davacının taşınmazların değerinin tespiti ile bedellerinin şirkete ödenip ödenmediğinin tespitinin mahkeme eliyle gerçekleştirilmeye çalışıldığı oysa davacının davalı şirket ortağı olarak, dava öncesinde ortaklığa baglı haklarından TTK 614.maddesinde düzenlenen bilgi alma ve inceleme hakkını kullanabileceği, bu hakkını kullanmak suretiyle elde edeceği bilgiler çerçevesinde eda davası açarak dava dilekçesindeki taleplerini ileri sürebileceği, bu nedenle mahkemeyi araç kılarak öncesinde başvuracağı yolları tüketmeden dava konusu taşınmazların gerçek değeri ile satış bedellerinin şirkete ödenip ödenmediğine yönelik tespit talebinde bulunmasında hukuki yararının bulunmadığı, dosya kapsamına göre davacının bilgi alma ve incele hakkını kullanmaya yönelik bir girişiminin bulunmadığı, bu nedenle taşınmazın satış bedellerinin şirkete ödenip ödenmediğinin ve buna bağlı olarak ödenmemişse şirkete ödenmesinin sağlanmasına yönelik talebinin yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Diğer talebi olan söz konusu taşınmazların satışından payına düşen alacağın ödenmesi talebi ise nitelik olarak kar payı ödenmesi talebidir.

Davacının hissedarı olduğu şirket limited şirkettir. Sermaye şirketlerinin kuruluşunda temel amaç kâr elde etmek ve nihayetinde bu kârı ortaklara dağıtmaktır. Davalı şirket bir limited şirket olup TTK'nın 616/1-e düzenlemesine göre, genel kurul kâr payı hakkında karar verme yetkisine sahiptir. Salt şirketin kâr etmiş olması, ortakların kâr payını talep etmesi için yeterli değildir. Ayrıca genel kurulun kâr payı dağıtımına ilişkin karar alması gerekir. Kârın dağıtılmasına karar verme yetkisi münhasıran şirket genel kuruluna ait olup dosyada, şirket genel kurulu tarafından kâr payı dağıtımına dair herhangi bir kararın mevcut olmadığı, bu durumda bu talebininde dosya kapsamına uygun olmadığı anlaşılmıştır.

Sonuç olarak yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, dava konusu taşınmazların satış bedellerinin ve bu bedellerin şirkete ödenip ödenmediğinin tespitinin, paydaşlığa bağlı kanundan doğan hakların şirkete doğrudan başvuru suretiyle tüketilmeden dava yoluyla istenmesinde hukuki yararın bulunmadığı gibi, bu taşınmazların satış bedellerinin kendisine ödenmesi talebinin kar payı talebi niteliğinde olması ve bu konuda şirket genel kurulunca karar alınması gerekmesi nedeniyle yerinde olmadığı kanaatine ulaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davanın reddine ,

2-Karar tarihinde alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile alınması gerekli 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,

3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

5-Taraflarca mahkemeler veznesine yatırılan gider avanstan kullanılmayan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı