1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/61 E., 2026/507 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 03.07.2026 Sayı: 2025/61 E. - 2026/507 K. İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C.

İSTANBUL

22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/61 Esas

KARAR NO:2026/507

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:02/09/2025

KARAR TARİHİ:03/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketine ... ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe numarasıyla sigortalı olan müvekkiline ait ... plakalı araç, 21.02.2025 tarihinde tek taraflı trafik kazası sonucu hasarlandığını, davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen hasar ekspertiz raporunda müvekkilin aracında 427.003,24-TL tutarında hasar oluştuğu belirtildiğini, bağımsız eksper tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen eksper raporunda ise müvekkilin aracında 1.055.607,31-TL tutarında hasarın oluştuğu tespit edildiğini ancak müvekkilin aracındaki hasarın daha yüksek olduğunu düşündüklerini, müvekkilinin uğradığı gerçek hasar zararının belirlenmesi ve tazmin edilmesi amacıyla işbu davanın açıldığını, davalı tarafça müvekkilin zararının karşılanmamasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin aracında meydana gelen hasar ile net bir tespit yapılamadığını, mahkemece müvekkilin aracında meydana gelen gerçek hasar miktarının tespiti için Yargıtay kararları da dikkate alınarak alanında uzman bir bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, iş bu dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ise de tarafınca herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; HMK 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davasının kabulüne, şimdilik 100,00-TL hasar bedelinin, poliçe limitleri dâhilinde, davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin Genişletilmiş Kasko Poliçesi, İhtiyari Mali Mesuliyet Teminatı’ndan dolayı sorumluluğu, trafik poliçesi teminatı üzerinde ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yapılan incelemeler neticesinde davacının aracında değer kaybı zararı ile ilgili başvurusu bulunmadığından işbu davanın açıldığını, bu bakımdan davanın reddi gerektiğini, huzurdaki davada zamanaşımı dolduğunu, bu bakımdan davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, davacının talepleri zamanaşımına uğramış olduğunu ayrıca dava görevli ve yetkili olmayan mahkemede açıldığını, davacının taleplerinin genel şartlar kapsamı dahilinde değerlendirilmesi gerektiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunu, söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulandığını, Trafik Sigortası Genel Şartları, değer kaybı taleplerini maddi hasarlara ilişkin verilmiş poliçe teminatı kapsamında değerlendirmekle birlikte genel şart ekinde yer alan değer kaybı hesaplama esasları ve teminat dışı haller kriterleri getirilerek bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirttiğini, meydana gelen hasarın boyutu ve aracın kullanım amacı gibi hususların karşı tarafın talebinin poliçe teminatı kapsamı içerisinde olup olmadığının değerlendirilmesi açısından önem arz ettiğini, kazada suistimal durumu bulunduğunu, dosyada kaza tespit tutanağı bulunmadığını, alkol raporu olmadığını, tek taraflı beyan ile dava açıldığını belirterek davanın usul ve esastan reddine, avans faiz talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Mahkemece taraf teşkili sağlanmış, bildirilen deliller toplanmış, Arabuluculuk anlaşamama tutanağı, İhtarname, Eksper raporu ve ücret faturası, Kaza tespit tutanağı ve kazaya ilişkin faturalar, tramer kayıtları ve Hasar dosyası dosya arasına alınmış ve hasar ile kusur yönünden bilirkişi raporu alınmıştır.

Mahkememizce atanan makine mühendisi bilirkişisi ... ... hazırlamış olduğu 07.12.2025 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Olan trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsü ...' ın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, manevraları düzenleyen genel kurallara uymayarak trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek şekilde seyretmemesi, yolun icap ve şartlarına uygun seyretmesi gerekirken bu kurallara riayet etmediği, aracı ile kazanın meydana geldiği yol üzerinde seyir halinde iken aracının hızını, aracının cinsine göre ayarlamayarak direksiyon hakimiyetini kaybederek tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b (Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar) maddesini ihlal ettiği anlaşıldığından dolayı, %100 oranda kusurlu olduğu, dosya muhteviyatı, kazanın oluş şekli ve maddi hasarlı trafik kazası tutanağı incelendiğinde, uzman raporunda ve hasar ekspertiz raporunda tespit edilen, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve gerekli işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, dava konusu ... plakalı aracın markası ve modeli dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırması sonucunda; hasar ekspertiz raporunda tespit edilen ve fiili olarak gerçekleşen iskontolu KDV dahil 427.003,24 TL hasar miktarının uygun olduğu, davacının aracını, iskontolu olarak KDV dahil 427.003,24 TL'ye tamir ettirmiş olduğunun anlaşılmış olmasından dolayı, aynı hasarlar için iskontosuz KDV dahil 1.055.607,31 TL hasar hesaplaması yapılan ... firmasının hazırlamış olduğu rapordaki hasarı talep edemeyeceği, davacının, tespit edilen KDV dahil 427.003,24 TL hasar miktarına aracını tamir ettirmiş olmasından ve sigorta firmasından 427.003,24 TL ödeme almış olmasından dolayı talep edebileceği bakiye hasar miktarının kalmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu, davacının, dosya muhteviyatında bulunan hasar ekspertiz raporunda tespit edilen ve fiili olarak gerçekleştiği anlaşılan iskontolu KDV dahil 427.003,24 TL hasar miktarının dışında, aracının onarımının ... firmasının hazırlamış olduğu raporda tespit edildiği gibi iskontosuz KDV dahil 1.055.607,31 TL 'ye gerçekleştiğini iddia ederek hasar farkı talebinde ısrarcı olması durumunda, fiili olarak gerçekleştiğini iddia ettiği hasar onarımı ile ilgili onarım faturasını dosyaya sunarak iddiasını ispatlaması gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Mahkememizin 27/02/2026 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle; Davacının, yargıtay kararlarına göre aracını iskontosuz istediği yerde tamir ettirme seçimlik hakkı varken, davacı seçimlik hakkını iskontolu olarak, ... adresinde bulunan ... Servisinde aracını bağımsız sigorta eksperi tarafından hazırlanan hasar ekspertiz raporunda tespit edildiği gibi KDV dahil 427.003,24 TL'ye tamir ettirmekten yana kullandığını, davacı seçimlik hakkını iskontolu olarak aracını KDV dahil 427.003,24 TL'ye tamir ettirmekten yana kullandıktan sonra, iskontosuz hasar farkı talep etmesi anlaşılamadığını, kök raporda, davacının itirazda ifade ettiği iskonto oranları ile yeniden bir hesaplama yapılmadığını, kök raporda iskontolu olarak tespit edilen ve fiili olarak iskontolu olarak gerçekleşen onarım bedelinin makul olduğu, gerçekleşen onarım için zorunlu olarak değiştirilmesi gereken parçaların ve gerekli işçiliklerin kaza ile ve davacının sunduğu uzman raporu ile uyumlu olduğu tespitleri yapıldığını, dava konusu ... plakalı aracın markası ve modeli dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırması sonucunda; hasar ekspertiz raporunda tespit edilen ve fiili olarak gerçekleşen iskontolu KDV dahil 427.003,24 TL hasar miktarının uygun olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. '' denildiğini, kök rapor hazırlanırken, hasar ekspertiz raporunda yedek parçalar için kdv eklemesi yapıldağının farkına varılarak hesaplama yapıldığını, davacının itirazda kırmızı ile vurgaladığı bölümdeki gibi hatalı bir hesaplama yapılmadığını, kök raporda ifade edilen '' ...KDV hariç 406.903,06 TL, kısmi kdv uygulanması ile gerçekleşen kdv dahil onarımın bedelinin 427.003,24 TL...'' cümlesindeki kısmi KDV ifadesi ile hasar ekspertiz raporunda yedek parçalara KDV eklenmediği, işçilik bedeline KDV eklendiğinin farkında olunarak kök rapor tanzim edildiğini, davacının yargıtay kararlarında iskonto için ifade edildiği gibi KDV konusunda da KDV dahil hasar talebinde bulunma hakkı olduğunu, yargıtay kararlarında KDV' nin hasarın içinde olduğunun vurgulandığını ancak fiili olarak gerçekleşen onarım kısmi KDV ' li olarak 427.003,24 TL olduğunu, davacı yedek parça yönünden KDV ödemeden aracını tamir ettirmiş olmasından dolayı ayrıca yedek parça yönünden KDV talep etmesi sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, Aracın onarımı kısmi KDV ödenerek gerçekleşmiş olmasından dolayı, davacının sebepsiz zenginleşmemesi için tam KDV ödemediği halde, tam KDV ödediği iddiasına karşılık ödemiş olduğu KDV'yi fatura vb. Bir belge sunarak ispatlaması gerektiğini, kök rapordaki değerlendirme ve görüşü devam etmekle birlikte, mahkeme tarafından davacının tam KDV ödemesi yapmadığı halde, belge sunmadan tam KDV talep edebileceği yönünde kanaatinin oluşması durumu için aşağıda seçenekli olarak tam KDV ' li hasar hesaplaması yapıldığını, onarım için zorunlu olarak değişmesi gereken yedek parçaların bedeli = 306.403,24 TL + KDV = 367.683,89 TL onarım için gerekli işçilik bedeli = 100.000,00 TL +KDV = 120.000,00 TL tam KDV dahil onarım bedeli = 367.683,89 TL + 120.000,00 TL = 488.283,89 TL olarak bu duruma göre davacının KDV dahil 488.283,89 TL tam KDV dahil hasar miktarına karşılık tahsil ettiği 427.003,24 TL düştüğünde kalan bakiye hasar miktarı 61.280,65 TL olduğunu, bağımsız eksper tarafından hazırlanan hasar ekspertiz raporunda hasar miktarı fiili olarak gerçekleşen kısmi KDV ile birlikte 427.003,24 TL olarak tespit edildiğini, davacının bağımsız olarak ifade ettiği ... firması SBM tarafından atanan bağımsız ekspertiz firması değil, davacının /vekilinin çalıştığı özel bir firma veya alt firması olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE

Dava, davacıya ait ... plakalı davalı sigorta şirketi tarafından ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın tek taraflı kaza neticesinde meydana gelen hasar bedeli talebinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememiz dava konusu sebebi ( sigortaya ilişkin hükümler TTK da düzenlendiğinden) ile görevli ve yetkilidir.

6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir.

Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2. maddesinde; "onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile taşıtın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tesbit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki sigorta değeri ödenir. Bu durumda aracın Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur." hükmüne yer verilmiştir.

6100 sayılı Kanunun 107. maddesine göre "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir." düzenlemesi gereğince taraflar arasında maddi zarara ilişkin alacak talebinin belirli olmadığı ve uyuşmazlık bulunduğu, davacıdan maddi zararının ne kadar olduğunun tam ve kesin olarak bilmesinin mümkün olmadığı ve Mahkememizce yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda belli olacağından davanın belirsiz alacak davası olduğunun kabulü gerekmiştir.

Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; ... plakalı araç sürücüsü ...' ın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, manevraları düzenleyen genel kurallara uymayarak trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek şekilde seyretmemesi, yolun icap ve şartlarına uygun seyretmesi gerekirken bu kurallara riayet etmediği, aracı ile kazanın meydana geldiği yol üzerinde seyir halinde iken aracının hızını, aracının cinsine göre ayarlamayarak direksiyon hakimiyetini kaybederek tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğu, davaya konu aracın İMM sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketinde sigortalı olduğu, hasar ekspertiz raporunda tespit edilen ve fiili olarak gerçekleşen iskontolu KDV dahil 427.003,24 TL hasar miktarının uygun olduğu, davacının aracınında iskontolu olarak KDV dahil 427.003,24 TL'ye tamir ettirmiş olduğu anlaşılmış olup davalı sigorta şirketinin gerçek zararda sorumlu olduğu, aracın tamir edildiği ve sigorta tarafından tamir bedelinin ödendiği anlaşıldığından sigortanın sorumluluğunu yerine getirdiği anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davanın REDDİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,

Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.

03/07/2026

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı