T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/339 Esas
KARAR NO : 2026/586 Karar
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 21/04/2026
KARAR TARİHİ : 05/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile ... Şirketi arasındaki ticari ilişki kapsamında doğan ve ödenmeyen 74.220,00 TL bakiye alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk sürecinin tüketildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının ikame edildiğini, davanın 07.04.2026 tarihli ön inceleme duruşmasında davalı şirketin yargılama esnasında tasfiye sürecine girdiğinin ve 30.03.2026 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yapılan ilan ile ticaret sicilinden terkin edildiğinin tespit edildiğini, mahkemece davalı şirketin ihyası için 2 haftalık kesin süre verildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu hallerde alacaklıların ihyayı talep etme hakkının bulunduğunu, bir şirketin tasfiyesinin hukuka uygun tamamlanabilmesi için taraf olduğu tüm hukuki ihtilafların sonuçlanması gerektiğini, müvekkil şirketin alacaklı sıfatıyla yürüttüğü derdest icra takibi ve itirazın iptali davası bulunmasına rağmen tasfiye memuru tarafından bu hususların göz ardı edilerek haksız ve usulsüz şekilde şirketin sicilden terkininin sağlandığını, terkin edilen şirketin ihyasını talep etmekte mutlak hukuki yarar bulunduğunu, ihya davalarında husumetin tasfiye memurları ile ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, tasfiye memurları ... ve ...'ın bilgilerinin KVKK ve 5490 sayılı kanun gereği paylaşılmadığını, bu sebeple mahkemece müzekkere yazılarak tarafların davalı olarak kaydedilmesini, şirketin ek tasfiye işlemleri için son tasfiye memurunun tasfiye memuru olarak atanmasını, davanın kabulü ile ... Şirketi'nin tüzel kişiliğinin 2025/... E. sayılı takip dosyası ve 2025/... Esas sayılı dava dosyasının yürütülmesi ile sınırlı olarak ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere tasfiye memuru atanmasına, kararın tescil ve ilanına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tasfiye memurlarına yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkilinin Ticaret Sicil Müdürlüğüne ...-0 ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan Kadıoğulları İnşaat-kimyevi Maddeler Ve Ticaret Limited Şirketi'nin dosyasında yapılan incelemede, şirketin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; "sermayesinin yasal tutarının altında olduğu", "vergi kaydının terkin edildiği" ve "5174 Sayılı Kanun kapsamında olduğunun (m. 10)" hususlarının belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 31.07.2013 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünce söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi hâlinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu, bu ihtara rağmen söz konusu şirket yukarıdaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dava konusu şirketin ticaret sicilinden terkin edileceği hususunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici m.7/f.4-a kapsamında bu kapsama giren tüm şirketlerle birlikte Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkilinin ticaret sicili müdürlüğü, “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, re'sen terkin kapsamında olan şirketlerden hangisi hakkında derdest dava bulunduğunun tespit edilebileceği sistemle entegrasyonu bulunmamasından mütevellit anılan iddiaya itibar edilerek aleyhe yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini beyanla, öncelikle davanın reddine, davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde ise dava konusu şirketin, dava dilekçesinde anılan kapsamda ve sınırlı olarak ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına, müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar ... ve ... kendilerine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı tarafın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, tasfiye sonucu terkin edilen şirketin, açılan dava dosyasında taraf teşkili sağlanması ve ek tasfiye amacıyla ihyası istemine ilişkindir.
Mahkememizce, davanın basit yargılamaya tabi olması nedeniyle HMK'nın 320/1. Maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilmesi mümkün görüldüğünden, duruşma açılmaksızın karar verilmiştir.
Ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde, ihyası istenen şirketin 30.03.2026 tarihinde sicilden resen terkin edildiği görülmüştür.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyasının ve .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyalarının derdest ve ihyası istenen şirketin taraf olduğu, bu durumda davayı açmakta davacının hukuki yararı olduğu, bu kapsamda davanın kabulüne, davalı ... Sicil Müdürlüğü davanın açılmasına sebebiyet vermediği ve bir kusuru tespit edilemediğinden ve davalının yasaya göre resen terkin işlemini yaptığı ve yargılamaya neden olmadığından yargılama giderinden sorumlu olmadığına, şirketin ihyasına, usul ekonomisi nedeniyle ve şirketin menfaatlerinin korunması adına şirketin son temsile yetkilisi ... ve ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, yargılama giderinin İcra takibi devam ederken terkin işlemini yapan davalı Tasfiye Memuru ...' dan tahsiline karar vermek gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
1-Davacının davasının kabulü ile, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğnün ...-0 sicil numarasında kayıtlı, ... Limited Şirketi'nin, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyası ile .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyalarının devam ettirilip infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına,
2-Tasfiye Memuru olarak eski yetkilisi ... ve ...'ın atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına,
4-Davacının harcanan 732,00 TL peşin harç, 732,00 TL başvurma harcının ve sair masraf olarak harcanan yargılama gideri 1.107,90 TL ' nin Tasfiye memurları ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, AAÜT gereğince 45.000,00TL vekalet ücretinin davalı Tasfiye memurları ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
5-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, HMK 320/1. Maddesi uyarınca dosya üzerinden, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/08/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır